GÜNDEM - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 15:27

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haraca göz yumanları maşeri vicdana havale ediyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haraca göz yumanları maşeri vicdana havale ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çalana çırpana, 'öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Vakıflar Haftası kutlama programına katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmaya, milletin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerin yanında olacaklarını söyledi. Dünyanın dört bir yanında hayır ve hasenatta yarışan, Allah'ın rızasından başka hiçbir karşılık gözetmeden vaktini, enerjisini ve imkanlarını iyilik ve dayanışma yoluna adayan tüm vakıf insanlarının Vakıflar Haftası'nı tebrik ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet temalı bu dört kavrama baktığımızda hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür. Bu şölenin en coşkulu, en estetik unsurları ise üç kıtadaki ecdat yadigarı eserlerde net bir şekilde ve göz alıcı surette tecessüm etmiştir. Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz, aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha nicesi insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir. Aynı zamanda bu eserler yüksek bir üslubun tekemmül etmiş bir estetiğin, adaletle, erdemle, ahlakla yoğrulmuş seçkin bir tasavvurun ‘halka hizmet Hakk'a hizmettir’ düsturunun en somut tezahürleri olmuştur. Kusursuz bir ilahi tasarımla yaratılmış zübde-i alem olan insana hizmeti amaçlayan vakıf kültürümüz, milletimizin en güzel hasletlerinden biridir. Dolayısıyla bir emanet olan bu kültürü korumak, bu eserlerin ihtiva ettiği mana ve değerler evrenini yaşatmak, tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak hepimiz için kritik önemdedir" ifadelerini kullandı.

202 vakıf eserinin açılışı yapıldı

Geçen yıl Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışının yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de 202 eserin açılışının yapılacağını söyledi. Erdoğan, "Bugün de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştireceğiz. Birazdan canlı bağlantılarla Kahramanmaraş'taki Ulu Camimizin, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi'yle Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakülteleri'nin ve Kuzey Makedonya'nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camii'mizin kurdelelerini hep birlikte keseceğiz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bu eserlerin bakım, onarım ve yeniden ihyasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı, sahada fedakarca çalışan işçi ve mühendislerimizi, mimarlarımızı, proje uzmanlarımızı ayrı ayrı kutluyorum. 202 eserimizin her birinin banilerini, hamilerini, bu yapılarda alın ve fikir teri olan tüm büyüklerimizi rahmetle yad ediyorum" diye konuştu.

"Hayır faaliyetlerimizi en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz"

Hayır ve zarafetin birbirini tamamlayan iki parça olduğunu ve birisi olmadan diğerinin anlamlı olmayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zarafetin davranış planındaki yansıması olan nezaket ve kibarlık da hayırla doğrudan ilişkilidir. Bu hakikate gönüller sultanının şu hadisi şeriflerinde sarih bir biçimde şahitlik ediyoruz. Hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur; ‘Kime rızktan yani nezaket ve kibarlıktan bir pay verilmişse, bir kimse hayırdan nasibini almış demektir. Nezaket ve kibarlıktan mahrum olan kimse ise hayırdan nasibini alamamış demektir.’ Evet, biz yüce Allah'ın ‘Kim zerre miktarı hayır işlerse onun mükafatını görecektir’ müjdesine iman etmiş bir milletiz. Hayır faaliyetlerimiz en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş, bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz. Bilhassa sanat ve hele hele zarafet timsali mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özelliklerin temerküz ettiğini görürüz" ifadelerine yer verdi.

"Yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için

samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz"
Vakıf kültürünün bir diğer özelliğinin de bireysel ve toplumsal hayatın her alanına, her safhasına şamil olması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Osmanlı Devleti sınırları içinde vakıflar sayesinde bir adam vakfedilmiş evde doğar, vakfedilmiş bir beşikte büyür. Vakıf ormanlarından geçimini temin eder. Vakıf mallarından yer ve içer. Vakıf kitaplarından okur, vakfedilmiş bir medresede hocalık yapar. Vakıf idaresinden ücretini alır. Öldüğü zaman da vakfedilmiş bir tabuta konur ve vakfedilmiş bir mezarlığa gömülür. Geçmişte yapılan işte bu tespit son derece yalın, çarpıcı ve isabetlidir. Divitinde mürekkep kalmayan talebelere mürekkep temin edilmesinden şehit ve sahabe türbelerinin tamir edilmesine, bitkilerin tohumların ve göç yolundaki leyleklerin korunmasından kimsesiz hastaların tedavisine kadar bizim vakıf geleneğimiz işte böylesine güçlü, bu derece kapsayıcı, kuşatıcı, kucaklayıcı bir yapıya sahiptir. Canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız, çok şükür bugün bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor. Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar, her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden, nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız, milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana çırpana, 'öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İnsan insanın şifasıdır. Bu inançla bir yaralı gönüle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız" dedi.

"2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak"

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf miraslarına sahip çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276’sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. Geri kalan 101 eserin tadilat ve rekonstrüksiyonu inşallah bitti. Yıl içerisinde nihayete erecek. Böylece 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak. Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Mimar Sinan'ın ‘Ustalık eserim’ dediği Selimiye Camii'miz, 2020’de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif'imiz, barok tarzdaki üslubuyla öne çıkan Nur Osmaniye Külliye'miz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camii'miz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. Evlad-ı Fatihan diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak. 2012’den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek'te ise 11 eserin onarımı devam ediyor. Göğsümüzü kabartan, milletimizin yüz akı olan bu çalışmalardan ötürü Vakıflar Genel Müdürlüğümüze sizlerin huzurunda bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. Rojin’in telefonu incelenecek Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.
Kastamonu Kastamonu’da Yerel Kalkınma Hamlesi Programı yatırımcılara anlatıldı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgilerde toplantısı yapıldı. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı, KUZKA Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla detaylı olarak paylaşıldı. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer aldığı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları aktarıldı. "15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" Toplantının açılışında konuşan KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Türkiye yüzyılı hamlesinde teşvik sisteminde verilecek desteklerle bir konjonktür değişikliğine gidildi. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, 81 ilde her bir ilin öne çıkan rekabetçi üstünlüğe sahip olduğu konularda özel süper teşvikler uygulamalarına başvuruyor. Bu dönemde de ilimizin azami sürede azami şekilde yararlanması amacıyla bu bilgilendirme toplantılarına sıklıkla yapıyoruz. Bu yıl ağaç ve orman ürünlerinden katma değer ürün üretimi ve doğa temelli turizm yatırımı, entegre mermer işleme tesisi ve katma değer ürünlerle ilgili yatırımlar ve tarımsal ürünlerden katma değerli ürün üretimi konularında özel teşvik uygulamasına gidiliyor. 15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" Toplantıda konuşan Vali Meftun Dallı ise, "Yatırımcıyı ilimize davet etmek bir tohum ekmekse yatırım yeri, o tohumun yeşereceği topraktır. Bizler toprağı hazır etmeden, yatırımcıdan hasat bekleyemeyiz. Sanayi yatırımlarındaki yer tahsisi sorununu yeni OSB’lerimiz ve genişleme sahalarımızla sistematik olarak çözüyoruz. Kastamonu’nun can damarı olan turizm yatırımlarında ciddi bir alan sıkıntısı çekiyoruz. Orman varlığımızın yoğunluğu hepinizin malumu. Bu noktada iş, yerel yönetimlerimize düşmektedir. Belediyelerimizden acil beklentim turizm promosyonu yapabilmemiz için hukuki pürüzleri giderilmiş, altyapıya uygun ’turizm arsaları’ üretmeleridir. Bu salondaki tüm Kaymakamlarımızdan ve Belediye Başkanlarımızdan net bir talebim var. İlçelerinizdeki yatırıma uygun alanları standart bir formata kavuşturun. Bu veriler KUZKA Yatırım Destek Ofisimizde toplanacak ve Kastamonu’nun ’Yatırım Yeri Envanteri’ oluşturulacak. Kapımıza gelen yatırımcıya ’Şu ilçemizde, şu metrekare, şu altyapıya sahip yerimiz hazır’ diyebilmeliyiz. Bürokratik hızı artırmak ve Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" "Demir yolu için analiz çalışmasına başladık" Konuşmaların ardından Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Özgür Yücel Yakar da program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunu yaptı. Yakar, "Bu programın en önemli özelliği, Türkiye Teşvik Sistemi’nde teknoloji hamlesi gibi, savunma sanayi başta olmak üzere pek çok katma değeri yüksek alanlara tanınan teşvikler, aynı oranda yerel kalkınma hamlesine tanınıyor. Mermer işleme hariç olmak üzere, hepsi aynı zamanda hedef yatırımlar kapsamında desteklenen yatırımlar. Aynı yatırımı, ağaç orman ürünlerine katma değerlerini üretmek isteyen bir yatırımcı, hemen hedef yatırımlardan, bu teşviklerden yararlanabilir. Ama aradaki fark, teşvik unsurlarının hem sayısında hem kendi içindeki oranlarında gizli olması. KDV istilası ve günlük muafiyeti her ikisinde de var, onda bir sıkıntı yok. Ama en önemli fark kurumlar vergisi indiriminde. Burada yerel kalkınma hamlesi yüzde 50 oranında desteklenirken, hedef yatırımda bu oran yüzde 20’ye kadar düşüyor. İşveren hissesinde 8 yıllık bir dönem var. Bu yerel kalkınma hamlesinin kendi içindeki en önemli özelliği de Türkiye’nin neresinde olursa olsun aynı teşvik unsurlarından faydalanıyor" şeklinde konuştu. Kastamonu’nun demiryolu ihtiyacıyla ilgili çalışma yaptıklarını söyleyen Yakar, "Sayın valimizin liderliğinde analitik çalışma yapalım kararı aldık. Bölgemizin demiryolu ihtiyacını analiz etmeye, yük analizini incelemeye başladık. Yakında mevcut yüklerin ne kadar yükü var, ne kadar demiryollarına entegre edebilirler konusunu test eden bir anketi hayata geçiriyor olacağız" diye konuştu. Başvurular, 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek.