POLİTİKA - 26 Mart 2026 Perşembe 16:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.


Burada konuşan Erdoğan, Ramazan ayında Türkiye’nin 81 vilayetinin dört bir yanında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini Türk milletiyle beraber yaşadıklarını belirterek, Ramazan ayı boyunca bakanlar başta olmak üzere genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve tüm teşkilatlarla beraber tam kadro sahada olduklarını ifade etti.


"Partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz herkesin başımızın üstünde yeri vardır"


AK Parti’nin, Akif İnan’ın ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ sözünün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kökü mazide gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmiyle ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır" dedi.


Şehit aileleri, gaziler, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini aktaran Başkan Erdoğan, Kadın ve Gençlik Kolları aracılığıyla üniversitelerde gerçekleştirilen iftarlarla yaklaşık 500 bin genç ile Ramazan sevincini yaşadıklarını kaydetti.


"Belediyelerimiz 10 milyon insanımızın kalbine dokundu"


‘İftara Beş Kala’ geleneğiyle 1 milyon 170 bin kumanyayı iftara yetişemeyenlere ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye’yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz; yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece ‘Gönül Sofraları’ programıyla bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif’te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık" diye konuştu.


"Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor"


İsrail’in kışkırtmaları sonucu 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir" açıklamasında bulundu.


"Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız"


"Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"İsfahan’da, Tebriz’de, Tahran’da dökülen gözyaşlarının Erbil’de, Amman’da, Bağdat’ta, Beyrut’ta, Sana’da, Doha’da, Riyad’da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran’da ister körfezde olsun atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebi ile kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız."


"Bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları yeniden açmayı doğru bulmuyoruz"


Türkiye’nin ve Türk milletinin iyi günde dost ve kardeş bildiği halkları kötü günde yalnız bırakmayacağına dikkati çeken Erdoğan, "Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyiz. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız, derdimiz, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi.


"Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz"


Başkan Erdoğan, savaş’ın İsrail’in savaşı olmasına rağmen ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların ardından tüm insanlığın ödediğini belirterek, "Netenyahu hükümeti sadece komşumuz İran’ı hedef almıyor. Lübnan’ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında iki Mart’tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden, yurdundan edinmiştir. İsrail, Suriye’yi de rahat bırakmıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail’in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa’da 1967’den


bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce iki milyar Müslüman’ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" şeklinde konuştu.


"Kudüs’ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak insanlığı savunmaktır"


"İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi asli vazifemizdir"


Mescid-i Aksa’ysa sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil; ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın sadece Filistin’de değil bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir’ diye anlatıyor. Şimdi tutsak El-Aksa bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs’e borcumuz Kudüs’ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs’ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi sesini yükseltmesi olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu.


"Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız"


Türkiye’nin bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu dile getiren Erdoğan, "Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi.


"Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında milletimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının gayet farkındadır"


"Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir. Doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye’nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin; milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye’nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah’a hamd ediyor, ‘iyi ki Türkiye’yi AK Parti yönetiyor’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye Partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı’nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz."


"Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır"


Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden Türk halkını korumak olduğunu bildiren Erdoğan, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ’den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik, barış, adalet, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız" açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor Samsun’da 300’den fazla tarım ürününe zararı olan kahverengi kokarca zararlısına karşı ilaçlama çalışmaları sürdürülüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kahverengi kokarca zararlısının kışı geçirdiği ev, ahır, depo gibi kapalı alanların dış yüzeyleri ve çatıları, kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temin edilen biyosidal ilaç ve koruyucu ekipmanlarla ilçenin Şeyhli Mahallesi’nde ilaçlamalara başlandığını açıkladı. Yılmaz, kahverengi kokarcaların havaların ısınmasıyla beraber kışlıklarda hareketlenip dışarıya çıkmaya başladıklarını vurguladı. Sıcaklığın 17 dereceye ulaştığı döneme kadar kokarca zararlısının çıkışlarının devam edeceğini belirten Yılmaz, "Şu dönemde kahverengi kokarcalar çıkıp sahaya yayılmadan, tarım arazilerimize yayılmadan kışlaklarda onları imha etmek istiyoruz. Böylece daha az emek harcayarak, daha az ilaç kullanarak bu kokarcaları imha ederek, ürünlerimizde yapacağı zararın önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi. Kışlaklara girişte de ekim ayında mücadelenin yapıldığını, o dönemde 70 bin kışlağın ilaçlanmasının yapıldığını söyleyen Yılmaz, kışlak çıkışı da bu mücadelenin yapıldığını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısının bölgedeki önemli tarımsal ürünlere ciddi zararlar verdiğinin altını çizen Yılmaz, "Kokarca, ilimiz içinde son derece önemli ürün olan ve ekonomimize ciddi katkı sağlayan fındık başta olmak üzere çok sayıda tarımsal üründe, sebzelerde, fasulyede, mısırda, tüm ürünlerimizde zarar yapıyor. 300’den fazla üründe zarar yapan bir zararlı. Polifag ve istilacı bir tür, mücadele edilmediği takdirde çok ciddi zararlara neden olabiliyor ve mücadelesi topyekûn yapılmak zorunda. Bir kurumun bir başına yapacağı bir mücadele değil, tüm paydaşlarımızın bu mücadelenin içinde yer alması gerekiyor. Ve ilimizde şu an büyük oranda tüm paydaşlarımızın katılımıyla bu mücadele çalışmalarını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Kahverengi kokarca mücadelesiyle ilgili olarak sahada ekiplerimiz tarafından tüm ilçelerimizde zararlının tanınması, mücadelesinin ne şekilde yapılacağına dair eğitim yayın faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Yaptığımız eğitim toplantılarıyla üreticilerimizi bilgilendirmeye, mücadelenin başladığı tarihi, ne zaman başlayacağı, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Tabii, bunun dışında kışlak mücadelesinde biyosidal ürünler kullanılıyor. Bu biyosidal ürünlerin rastgele kullanılmaması gerekiyor. Bu ürünleri kullanacak arkadaşlarımızı da eğitime tabi tuttuk." Yılmaz, nisan ayında tamamlanacak kışlak mücadelesi sonrasında bitki koruma ürünlerini kullanarak bahçelerde ilaçlamaların sürdürüleceğini sözlerine ekledi.
Ankara Ramazan’da gençler AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği iftar ve sahur sofralarında buluştu AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Gençlik Kolları tarafından çeşitli noktalarda ikram dağıtımı ve iftar sofraları ile Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını belirterek, ’Gençlik Sofrası’ programı ile bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini, "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu, ayrıca 30 ilde GENÇNOKTA iftar çadırları kurulduğunu söyledi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, partinin 178. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen gençlik çalışmaları ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum yaptı. Gençlik Kolları’nın gelenekselleşen programlarından "İftara 5 Kala" etkinlikleri kapsamında iftara yetişemeyen vatandaşlara destek sağlandığını belirten İbiş, şehirlerin yoğun ve trafik ışıkları olan 7 bin farklı noktasında mobil ikramlarla toplam 1 milyon 175 bin iftariyeliğin vatandaşlara ulaştırıldığını ifade etti. Ramazan öncesinde başlatılan ve gençlerle AK Parti Genel Başkan Yardımcılarını, bakanları ve milletvekillerini buluşturan program serisinin Ramazan ayında da sürdürüldüğünü belirten İbiş, Türkiye genelinde 750 noktada düzenlenen buluşmalarda 255 bin gençle bir araya gelinerek istişare ve paylaşım ortamının güçlendirildiğini dile getirdi. İbiş, ‘Gençlik Sofrası’ programı çerçevesinde 81 il ve 922 ilçede bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini söyledi. "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede gerçekleştirilen organizasyonlarda 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu ifade eden İbiş, gençlerin iftar sonrasında bir araya geldiği sosyal alanlar haline getirildiğini vurguladı. 30 ilde kurulan GENÇNOKTA iftar çadırlarının da gençlerin bir araya geldiği buluşma alanları arasında yer aldığını belirten İbiş, iftar sonrasında gerçekleştirilen buluşmalar ve çeşitli etkinliklerle gençlerle doğrudan iletişim kurulduğunu vurguladı. İbiş, Türkiye genelinde 3 bin noktada 475 bin ikram dağıtımı yapılarak Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını ifade ederek, Genel Merkez Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Geçmişten Günümüze AK Gençlik İftarı" programı ile önceki dönemlerde görev almış teşkilat mensuplarıyla mevcut kadroların bir araya geldiğini ifade etti.
İstanbul Hakan Çalhanoğlu: "Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak" A Milli Futbol Takımı’nın başarılı futbolcusu Hakan Çalhanoğlu, tek hedefinin kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak olduğunu ve bunu da 24 yıl sonra başaracaklarına inandığını söyledi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup ederek final etabına kaldı. Milliler, finalde Slovakya - Kosova mücadelesinin galibiyle karşılaşacak. Romanya müsabakasının ardından kırmızı-beyazlı takımın kaptanı Hakan Çalhanoğlu da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor" İlk maçı sorunsuz atlattıkları için çok mutlu olduklarını belirterek sözlerine başlayan milli futbolcu, "Üzerimizde bir yük var, bunu hissediyoruz. 24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor. Aynı şekilde biz de öyle. Bu maçı atlattığımız için çok mutluyuz. Son maç kaldı. İnşallah o maça da iyi hazırlanacağız. Şu an en önemlisi iyi dinlenmek, iyi hazırlanmak. Zaten şimdi Riva’ya gittiğimizde rakibi analiz edeceğiz. Şimdilik çok mutluyuz ama daha henüz bir şey bitmedi" ifadelerini kullandı. "Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi" Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın Romanya maçının kolay geçmeyeceğini kendilerine söylediğini hatırlatan Çalhanoğlu, "Herkesin beklentisi 3-0, 4-0’dı ama öyle bir maç olmayacağını biz de biliyorduk. Romanya Milli Takımı iyi bir takım. Eski hocamız orada çalışıyor. Her oyuncuyu tanıyor. Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi. Takım motive, çok pozitif. Soyunma odasındaki durum da çok güzel her zamanki gibi. Zaten çoğu şeyi görüyorsunuz, aynı şekilde devam ediyor. Bu mutluluğu kaybetmek istemiyoruz. Devamını yaşatmak istiyoruz hem kendimize hem milletimize" şeklinde konuştu. Hakan, ‘Play-off finalinde hangi takımı rakip olarak görmek istersin?’ sorusuna da, "Hangi rakip olursa olsun önemli değil. Önemli olan o finale iyi hazırlanmak" cevabını verdi. "103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum" Kırmızı-beyazlı formayı 103. kez sırtına geçiren Hakan Çalhanoğlu, duygularını şu şekilde aktardı: "Milli takım sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum; hocalarıma, tüm ağabeylerime.. 103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum, çok da gururluyum. İnşallah daha niceleri olur. Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak. Tek eksiğim de bu mili takımda şu an. İnşallah nasip olur. Takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Tüm kardeşlerimin eline, ayağına, yüreğine sağlık. Hepsi bana yardımcı oluyorlar. İnşallah oraya katılırsak güzel bir turnuva olacağına inanıyorum. Çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da güzel bir turnuva yaşadık. Oraya katılalım, ondan sonrasına bakarız."