POLİTİKA - 11 Eylül 2025 Perşembe 09:39

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu: "Muhsin Yazıcıoğlu, 26 gün çırılçıplak işkenceye maruz kaldı"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu’nun çok zor zamanlar geçirdiğini belirterek, "Polisler tarafından evi abluka altına alındı. Muhsin Yazıcıoğlu, 26 gün çırılçıplak işkenceye maruz kaldı" dedi.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğünde gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. Türkiye’de sağ ve sol görüş ayrılıklarının en yoğun şekilde yaşandığı dönemde özellikle genç kuşak ağır şiddet ve işkencelere maruz kaldı. Kimileri gördükleri işkenceler nedeniyle hayatını kaybederken, pek çok kişi de yıllar boyunca aile, iş ve sosyal hayatı derinden etkileyecek mağduriyetler yaşadı. O dönemde binlerce insan gibi kendisinin de haksız yere zulüm gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, aynı acıların tekrar yaşanmaması için büyük uğraş verdiklerini söyledi. Topçu, merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte darbe sonrası yaşadıkları zorlukları ve verdikleri mücadeleyi İhlas Haber Ajansı’na anlattı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu:

"Toplamda 10 yıla yakın hapis yattı"

Muhsin Yazıcıoğlu’nun birçok işkenceye maruz kaldığını ve sonrasında hiçbir suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle salıverildiğini belirten Topçu, "Muhsin Yazıcıoğlu, polisler tarafından evi abluka altına alındı. 26 gün çırılçıplak işkenceye maruz kaldı. Toplamda 10 yıla yakın bir hapis yattı. Bütün bunlardan sonra ‘sen suçsuzmuşsun’ denilerek serbest bırakıldı. Türkiye ne çektiyse sahte Atatürkçülerden, sahte cumhuriyetçilerden, sahte milliyetçilerden, sahte İslamcılardan, sahte demokratlardan ve yalancı siyasetçilerden çekti. Yazıcıoğlu, neticede bu ifade etmiş olduğu ilkeler doğrultusunda hayatını dizayn etti. Fakat sandıklarda istediği neticeyi alamadı ama Allah’ın rızasını kazandı. Milletimizin ve İslam coğrafyasındaki kardeşlerimizin tamamının da gönlünde yer etti. Onların gönüllerini kazandı. Yazıcıoğlu’nun unutulacağını da hiç sanmıyorum. Allah rahmet eylesin" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu:

"12 Eylül darbesini yaşamış binlerce mazlumdan birisiyim"

12 Eylül darbesinin mağdurlarından birisi olduğunu ve birçok zorluklara katlanmak durumunda olduğunu ifade eden Topçu, "12 Eylül 1980 ve 28 Şubat darbesinin mağduru olmuş, aşağılanmış, çeşitli sıkıntı ve acılar yaşamış binlerce mazlumdan birisiyim. Rahmetli Erbakan Hoca’nın Başbakan Müşaviri olarak memuriyet hayatına tekrar dönmüştüm ama 28 Şubat darbesi ile birlikte de daktilo memuru ilan edildim. 12 Eylül’de tutuklanıp, öğretmenlikten alınıp, kamu haklarından men edildim. Rahmetli Başbuğ diyor ki, ‘en kötü demokrasi en iyi darbe idaresinden daha evladır.’ Darbelerin ülkemize etkisi 12 Eylül esasında konuşursak. Bu darbelerin amacı darbeleri yapanların kendi ifadeleri ‘bizim çocuklar başardı’ ifadesidir. Çocukların eliyle; ülkemizi, devletimizi ve milletimizi kendilerine uydu yapıp parmakla yönetebilecekleri bir ülke haline getirmekti. Bütün darbelerin amacı budur. Bu ülke 10 yılda bir darbeler yaşadıysa, bu darbelerin amacı ifade ettiğim gibi, kendine uydu yapacak, parmakla otur kalk diyecek, kendi çıkarları doğrultusunda yönetecek kişiler sayesinde oldu. Amaç buydu. Darbelerin neticesinde ülkemiz hem ekonomik hem sosyal girdaplara girdi. Siyaset darmadağın edildi, millet siyasetten ürker hale geldi" şeklinde konuştu.

"Yüz binlerce insan cezaevlerine dolduruldu"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu:

12 Eylül darbesinin ardından suçsuz birçok vatandaşın cezaevinde çeşitli işkencelere maruz kaldığını belirten Topçu sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"İnsanların iki dudağı arasında bir hayata ülkemiz ve milletimiz mahkum edildi. Yüz binlerce insan cezaevlerine dolduruldu ve pervasızca çıkıp ‘bir sağdan bir soldan astık’ denildi. Bu insanlar sağıyla soluyla, karşı fikirlere sahip de olsalar bu milletin idealist çocuklarıydı. Zeki, idealist, vatanperver çocuklardı. Ülke ve millet için farklı şeyleri vardı. Şimdi diyorum ki ‘keşke 12 Eylül öncesinin gençliğinin idealizmi şu andaki gençliğimizde olsa da o kavgayı bıraksak’ Konuşmayı beceremedik, kantinleri paylaşamadık, Üniversiteleri, sokakları paylaşamadık. Ama neticede cezaevlerini ve hücreleri paylaştık. Keşke bunlar olmasaydı. Darbeler, idealist bir nesli yerle yeksan etti. Türkiye’nin ekonomisine darbe vurdular. Milletimizin geleceğine darbe vurdular. Demokrasimize darbe vurdular ve sahiplerine hizmet ettiler. Kazanan onlara bu işi yaptıranlar oldu. Kaybeden milletimiz ve devletimiz oldu."

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu:

"Artık biz masada oyun kurucu olduk"

Türkiye’nin uzun yıllar iç ve dış siyasette zor zamanlar geçirdiğini ama günümüzde adından söz ettiren ve masada güçlü bir ülke konumuna geldiğini belirten Topçu, "Artık biz masada oyun kurucu olduk. Onun için geleceğimizden ümitliyim. İnsanımızın yapması gereken tek şey birliğimizi, beraberliğimizi, bugüne kadar olduğu gibi her şeye rağmen muhafaza etmek. Çanakkale ruhu etrafında, Kudüs ruhu etrafında kitlenmek. Çünkü Türkiye’nin ayağa kalkması demek, medeniyet coğrafyamızdaki kardeşlerimizin de, Kürt’ün de, Arap’ın da, Alevi’nin de, Sünni’nin de, herkesin ayağa kalkması, bütün mazlumların ayağa kalkması demek" dedi.

Ahmet Mert Fırat - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da Tekin Uğurel için "Saygı Gecesi" düzenlendi Kütahya Belediyesi tarafından, kentin kültürel ve sanatsal hayatına uzun yıllar katkı sunan yazar, bestekâr ve musikişinas Tekin Uğurel onuruna "Saygı Gecesi" düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Kütahya’nın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Tekin Uğurel için düzenlenen geceye şehir protokolü, akademisyenler, sanatçılar, yakın dostları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran davetliler, usta sanatçının hayatı boyunca ortaya koyduğu eserleri ve kültürel katkılarını bir kez daha yakından hatırlama fırsatı buldu. Program kapsamında ilk olarak, Tekin Uğurel’in sanat ve edebiyat hayatını anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde sanatçının yıllar boyunca kaleme aldığı eserler, bestelediği çalışmalar ve katıldığı kültürel etkinliklerden kesitlere yer verildi. Gece boyunca söz alan dostları ve meslektaşları, Uğurel’in sanatçı kimliği, mütevazı kişiliği ve Kütahya kültürüne sunduğu katkılar hakkında konuşmalar yaptı. Programda seslendirilen eserler ve besteler ise davetlilerden büyük beğeni aldı. Etkinliğe katılarak konuşma yapan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, yaşayan değerlere sahip çıkılmasının önemli olduğunu belirterek, böyle anlamlı bir saygı gecesinin düzenlenmesinin takdire değer olduğunu ifade etti. Programın sonunda Belediye Başkan Vekili EjderhanGezer ile Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Sarıyar tarafından, Tekin Uğurel’e hediye ve plaket takdim edildi. Duygusal anların yaşandığı gecede konuşan Tekin Uğurel ise kendisi adına böyle anlamlı bir organizasyon düzenleyen Kütahya Belediyesi yetkililerine ve geceye katılan herkese teşekkür etti.
Kütahya Tavşanlı MYO öğrencilerinden anlamlı etkinlik Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Tavşanlı Meslek Yüksekokulu (MYO) öğrencileri, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Kuruçay İlkokulu ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik "Sevgi Köprüsü" etkinliği düzenledi. Üniversite öğrencileri, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve MYO yönetiminin destekleriyle gerçekleştirdikleri organizasyonda minik kardeşleriyle bir araya gelerek kültürel ve toplumsal değerleri paylaştı. Tavşanlı MYO Öğrenci Topluluğu Başkanı Ceren Demirayak’ın sunuculuğunu üstlendiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını üniversite öğrencileri adına yapan Dolunay Şahin, milli birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Küçük kardeşlerimizin gözlerindeki ışıltı ve neşeyle güçlenecek olan birlik ruhu, geleceğe uzanan bir bağ oluşturacak" dedi. Kuruçay İlkokulu Müdürü Hasan Hüseyin Çevik ise üniversite öğrencilerini ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal ve kültürel gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. Tavşanlı MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, organizasyonun aziz milletimizin özünde yer alan yardımlaşma ve dayanışma kültürünün en güzel yansımalarından biri olduğunu dile getirdi. Çelik, desteklerinden dolayı Tavşanlı Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne, Kuruçay Belediye Başkanı’na, okul yöneticilerine, muhtarlara ve emeği geçen tüm personele teşekkür etti. Kuruçay Belediye Başkanı Rengül Atıcı da üniversite gençliğinin toplumsal dayanışma bilinciyle hareket etmesinin son derece anlamlı olduğunu belirterek, MYO yönetimine ve öğrencilere teşekkürlerini iletti. Kuruçay İlkokulu bahçesinde düzenlenen etkinliğe Kuruçay Belediye Başkanı Rengül Atıcı, MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, okul müdürleri Ahmet Halid Güçlü ve Hasan Hüseyin Çevik’in yanı sıra MYO akademik ve idari personeli, muhtarlar, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Tavşanlı Gençlik Merkezi görevlilerinin de destek verdiği etkinlikte kurulan oyun alanlarında çocuklar gönüllerince eğlendi. Gün boyu süren programda sandalye kapmaca, donma oyunu, yüz boyama etkinlikleri, palyaço gösterileri gerçekleştirilirken, çocuklara pamuk şeker ikram edildi. Öğrenciler arasında sevgi ve paylaşım bağlarını güçlendiren etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.