POLİTİKA - 10 Ocak 2026 Cumartesi 13:09

CHP Genel Başkanı Özel PMD’yi ziyaret etti

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel PMD’yi ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla PMD’yi ziyaret etti. Özel, 2025 yılının Türkiye için de demokrasi için de gazeteciler için de zor bir yıl olduğunu söyledi.


Özel, "Yasama süreçlerinde itiraz ettiğimiz dezenformasyon yasasının, çok sayıda meslektaşınız açısından ve halkın haber alma hakkı açısından ne büyük kısıtlamalara sebebiyet verdiği ne zorluklar yaşattığını da hep birlikte gördük" dedi.


Özel CHP millertvekillerinin eylemine ilişkin olarak, "Son dönemlerde emeklilerin sayılarının arttığını görüyoruz. Hatta emeklilere seslendiğimde ellerini kaldırdığımda miting meydanlarında yüzde 70’e yakın emeklinin bulunduğunu da görüyoruz. Emeklilerin öfkesini çok gördüm. Ama gözlerinde bu kadar öfkeyle dolu bir ateşi ilk kez görüyorum. Meclis hafta sonu tatiline çıkarken, Meclisi kapatmama ve buraya dikkat çekmeye yönelik olarak emekliler için Meclis’te oturma eylemi başlatmayı uygun gördük. Bu nöbet sürüyor. Dün AK Parti Grup Başkanı kanun teklifini sundu ve açıkladı. Gerçekten kamera şakası gibiydi. Yani Meclis’te kameralar önünde adeta emeklilere kamera şakası yaptılar. Bir yasama faaliyeti beklenirken bir yasak savma faaliyetine girmişler" şeklinde konuştu.


Son yapılan operasyonlara yönelik soruya Özel, "19 Mart operasyonundan sonra önce ilk bir ay geçti ve bir ayın sonunda toplumun yüzde 55’i bunun siyasi olduğunu düşünüyordu. Yüzde 25’i hukuki olduğunu düşünüyordu. Toplumun yüzde 20’si de görüş bildirmiyordu. 9 ay boyunca, bir propaganda yaptılar ve dediler ki iddianame çıksın bak neler olacak ve iddianame içinde olacağını söyledikleri bir sürü şey söylediler. Biz bunlar iddianamede olamaz. Bu tamamen yalan. Algı operasyonu diyerek bu süreyi geçirdik. Iddianame çıktı, biz haklı çıktık. Yani ne beş yüz altmış milyar yolsuzluk çıktı. Ne bavullarda para var çıktı. Ne parkenin altından 2 milyon euro değil 2 kuruş bile çıkmadı" diye konuştu.


13 milyon kişiyle mitingler yaptıklarını belirtren Özel, "Bunun siyasi olmadığına dair bu dava üzerinden ispat ve ikna imkanı yoksa çok sayıda toplum kesimine operasyon yapılsın ve bakın sadece CHP değil, topçusuna da yapılıyor, popçusuna da yapılıyor. Şikeye de yapılıyor, bahise de yapılıyor, uyuşturucu operasyonu da yapılıyor. Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor. İşte iktidara yakın gazetecilerle yapılıyor gibi bir algı yaptılar. Otuz tane toplumda özellikle de muhalif kimliğiyle önüne çıkmış sanatçıyı götürüyorlar. 15 gün sonra üçünün ben geri kalan 27’si hangi yirmi yedisi aklandı da üçü suçlu? Kimse bilmiyor. İsimler ilan edilse de bilmiyor. 15 gün boyunca aynı görüntü günde 900 kere ekrandan geçiyor. Burada iki yandaş, bunda iki yandaş 900 kere aynı görüntü dönüyor. Sonra bunların üçünde dördünde çıktı. 26’sı masummuş. O 26’sının çoluğu, çocuğu, ailesi, toplumdaki itibarı. Aynı şey gazetecilik mesleği için geçerli" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Oğuz ile bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve beraberindeki heyetle bakanlıkta bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC’nin uluslararası toplumun bağımsız, eşit egemen bir üyesi olarak hak ettiği yeri alması için gerekli desteği her zaman vereceklerini belirtti. Bakan Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve heyetiyle bakanlıkta bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nde gözlemci üye statüsü kazanması için de gerekli adımların atılmasını düşünüyoruz. Dün ve bugün olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının her zaman yanındayız" dedi. Ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Kıbrıs Türk halkının özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesine verdiğimiz destek de her zaman bizim bir ortak değerlerimizin yansımasıdır" diye konuştu. Bakan Gürlek, iki ülke arasında adli iş birliği anlaşmasına dikkat çekti. Gürlek, adli iş birliği anlaşması kapsamında suçluların iadesi ve KKTC’nin göndermiş olduğu taleplerin adli anlamda yerine getirilmesi için çalışacaklarını ifade etti. Hakim ve savcı eğitimleri Hâkim ve savcıların mesleki eğitimlerine ilişkin yapılan anlaşmaya da dikkat çeken Bakan Gürlek şöyle konuştu: "İki ülke arasındaki gerek ortak değerlerin yükselmesi gerek de tekrardan işlerinin pekiştirilmesi için hâkim savcı adaylarının eğitilmesi konusunda gerekli adımları attık. Bu konuda her zaman destek veriyoruz. Kıbrıs’tan hâkim, savcı arkadaşlarımız Türkiye Adalet Akademisi’ne eğitime gidiyor. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu sistemimizde infaz hukuku anlamında önemli çalışmalar yaptık. İhtiyaç duyduğunuz konularda destek vermeye hazırız. Özellikle yargı kurumlarının kapasitesinin arttırılması için iş birliği anlamında elimizden geldiğince Adalet Bakanlığı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına katkı sunmaya hazırız. Bu görüşmelerin; iki ülke arasındaki gerek adli anlamdaki konularında iş birliğinin desteklenmesi gerek de kardeşlik hukukunun pekişmesi için ben faydalı olduğuna inanıyorum." Kıbrıs’a yeni adli müşavir atanacak Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC Adli Müşavirinin görev süresinin tamamlandığını ve buraya kısa zamanda yeni bir atama yapılacağının müjdesini verdi. Bakan Gürlek, "Adli müşavirimiz 16 ülkede var. Kıbrıs adli müşavirliğine çok önem veriyoruz. Özellikle orada yaşayan vatandaşlarımız, adli konuların takibi ve iş birliği konusunda da çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Kısa bir sürede de inşallah onun atamasını yapacağız. Bu da ikili ilişkilerimizi inşallah pekiştirecek" dedi. "Anavatan garantörlüğü kırmızı çizgimizdir" KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da Bakan Gürlek’e teşekkür ederek, iki ülke arasındaki iş birliğinin her alanda devam etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bakan Oğuz, içinde bulunduğumuz coğrafyadaki meydana gelen savaşlarda anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı. 1960 Garanti Anlaşmasını imzalayanları yad eden Oğuz, "Öyle güzel bir anlaşma yapmışlar ki bugün dünya dahil iç cephe bunu kaldırmaya uğraşıyorlar. Ama o anlaşma ki bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin adada ki varlığını ve garantörlüğünü sağlıyor. Kıbrıs Türk Halkı olarak ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir. Bu tarih boyunca böyle kalacaktır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır" Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda KKTC’nin tanınmasında çok büyük katkılar sunduğunun altını çizen Oğuz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 4 defa üst üste bütün dünyaya KKTC’yi tanıyın demesi izolasyonlar altında kalan bir KKTC’nin tanınması yönünde çok büyük bir adımdır" dedi. Ambargolar altındaki bir devletin dış ilişkiler yapmasının önemine değinen Oğuz, "KKTC’nin tanınırlığının arttırılması, uluslararası ilişkilerde çok önemli bir boyuttur. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanımızdadır. Biz bu şekilde bakıyoruz ve anlamlı buluyoruz" diye konuştu.