EKONOMİ - 01 Nisan 2025 Salı 11:59

Bakan Yumaklı, orman köylülerine yönelik müjdelerini açıkladı

A
A
A
Bakan Yumaklı, orman köylülerine yönelik müjdelerini açıkladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "İlk müjdemiz, orman köylerinde ikamet eden ve bu sene evlenen ya da çocuk sahibi olan kadınlarımıza mikrokredi uygulamasında yüzde 50 hibe vereceğiz. Yani 70 bin liraya kadar kullanacakları kredilerin yarısı bizden olacak, geri kalan yarısı da faizsiz ve 4 yıl geri ödemeli şekilde uygulanacak" ifadelerini kullandı.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 Aile Yılı kapsamında, orman köylerinde ikamet eden ailelere yönelik çeşitli destek ve yardımlarda bulunacaklarını açıkladı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025’in "Aile Yılı" ilan edildiğini hatırlatan Yumaklı, bu kapsamda orman köylerinde ikamet eden aileler için bazı müjdeler hazırladıklarını bildirdi.



"Orman köylerinde ikamet eden ve çocuk sahibi olan kadınlarımıza mikrokredi uygulamasında yüzde 50 hibe vereceğiz"


Yumaklı, Bakanlığın orman köylülerine yönelik müjdeleri ile ilgili şu bilgileri aktardı:


"İlk müjdemiz, orman köylerinde ikamet eden ve bu sene evlenen ya da çocuk sahibi olan kadınlarımıza mikrokredi uygulamasında yüzde 50 hibe vereceğiz. Yani 70 bin liraya kadar kullanacakları kredilerin yarısı bizden olacak, geri kalan yarısı da faizsiz ve 4 yıl geri ödemeli şekilde uygulanacak.


İkinci olarak, süne böceğiyle mücadele eden ve tarlasının kenarına rüzgar perdesi yapmak isteyen çiftçilerimize ücretsiz fidan sağlayacağız.


Bir diğer müjdemiz, orman köyünde yaşayan çiftçilerimize gelir getirici ve tıbbi aromatik tür fidanlarını yüzde 80 indirimli olarak vereceğiz.


Son olarak da orman köyündeki çiftçi kooperatiflerini, ürettikleri ürünlerin paketleme, pazarlama, depolama gibi ihtiyaçları için tesis kurmaları konusunda destekleyeceğiz. Müjdelerimiz, başta orman köylülerimiz ve çiftçilerimiz için hayırlı uğurlu olsun."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Alaşehir’de ilk kez deve güreşleri düzenlendi Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde ilk kez deve güreşleri festivali düzenlendi. 70 devenin katıldığı etkinliğe vatandaşlar büyük ilgi gösterirken, festivalde Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu protokol üyeleriyle birlikte oynadığı harmandalı ile büyük alkış aldı. Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesinde ilk kez düzenlenen deve güreşleri büyük ilgi gördü. Güreş ağalığını iş insanları Mehmet Doğan ve Emrah Ertürk’ün üstlendiği Deve Güreşleri Festivalinde Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, Yeşilyurt Mahallesi Muhtarı İbrahim Beler, güreş ağaları iş adamları Alaşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Doğan, Emrah Ertürk ve çok sayıda vatandaş katıldı. Güreşler saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Festivalde Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, protokolle birlikte Harmandalı oynadı ve seyircileri selamlayarak büyük alkış aldı. Güreş ağası Mehmet Doğan, yaptığı açıklamada, "Yeşilyurt’ta hizmetlerimiz devam edecek. Daha önce üzüm festivali düzenlemiştik, vatandaşlarımız çok beğendi. Şimdi de deve güreşlerini başlattık ve bunu geleneksel hale getireceğiz." dedi. "En büyük Yörük Atatürk’tür" Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise, "Bugün Yörük Türkmen geleneğimiz olan deve güreşlerini ilk kez Yeşilyurt’ta yapıyoruz. İnşallah geleneksel hale getireceğiz. Hayvan severler endişe etmesin, deve güreşlerinde hayvanlar zarar görmüyor. Amacımız vatandaşlarımızın sosyalleşmesini ve bu kültürel mirasa sahip çıkmasını sağlamak" diye konuştu. Konuşmasında Atatürk vurgusu yapan Öküzcüoğlu, "Yörük Türkmenler bu ülkenin hamurunda, kurtuluşunda ve kuruluşunda var. Yolu cumhuriyetten, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarından geçmeyen bir Yörük yoktur. En büyük Yörük Atatürk’tür. Ülkeyi hukuktan ve cumhuriyetten uzaklaştırmak isteyenlere Atatürk’ün ’Geldikleri gibi giderler’ sözünü hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı. Deve güreşlerini izlemeye gelen vatandaşlar, deve güreşlerinin düzenlenmesinden dolayı çok mutlu olduklarını belirterek güreşlerin geleneksel hale getirilmesini istedi. Festivalde dereceye giren deve sahiplerine de kupaları düzenlenen törenle verildi.
Tokat Tokat bileziği gümüşten de üetiliyor Tokat’ta üç asırlık geleneksel bilezik, gümüşten üretilmeye başlandı. Tokat’ta geleneksel yöntemlerle üretilen ve yaklaşık üç asırdır kadınların kollarını süsleyen Tokat bileziği, artık gümüşten de üretiliyor. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü, bileziğin yapım aşamalarını ve işleme tekniklerini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla kuyumculuk atölyesinde gümüş işleme yöntemiyle üretime başladı. İlmek ilmek işlenerek bir haftada üretilen gümüş bilezikler, kadınların vazgeçilmez aksesuarı haline geldi. "Bileziğin yapımı 1 hafta sürüyor" Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nde 2 yıl önce başlatılan çalışmalar sonucu kuyumculuk atölyesinin kurulduğunu söyleyen kuyumculuk atölyesi öğretmeni Salih Tamar, "Yaklaşık 2 yıl önce kuyumculuk atölyemizde iki ustamızla birlikte Tokat bileziğinin üretimine başladık. Ustalarımıza bu özel bileziğin yapımını öğrettik ve geçmişten günümüze gelen bu tarihi eseri küçük dokunuşlarla revize ederek üretmeye devam ettik. Son dönemlerde gümüşe olan talep arttı. Tokat bileziğinde kullanılan işçilik tekniklerini gümüşe uygulayarak üretim yapıyoruz. Bu da büyük bir ilgiyle karşılandı. Bileziğin yapımı yaklaşık 1 hafta sürüyor. Tel örgüsü, kesimi ve kalem atması gibi aşamaların tamamlanması bu süreyi gerektiriyor. Amacımız, bu sanatı ve mesleği gelecek nesillere aktarmak" dedi. "Tokat bileziğini yapan sayılı kişilerden biri oldum" Tokat bileziği ustası Şirin Sapmaz, "Tokat Olgunlaşma Enstitüsü’nde gümüş işçiliği ile başladım. Ustam Nurettin’i saygıyla anıyorum. Kendisi bize Tokat bileziğinin gümüş işçiliğini öğretti. Bu mesleği kadınlar olarak öğrenmek bizim için büyük bir ayrıcalık oldu. Tokat’ta bu bileziği yapan sayılı kişilerden biri olmak gurur verici. Kuyumculuk, geleneksel olarak erkeklerin yaptığı bir meslek olarak biliniyordu ancak artık kadınlar da bu alanda yer alıyor. Oldukça sabır gerektiren bir iş, ancak kadınlara çok uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü sabır ve emek isteyen bir süreç. Ürettiğiniz bileziği bileğinize takmak ve bunun Tokat bileziği olması büyük bir mutluluk. Zor ama sonunda ortaya çıkan eser tüm emeğe değer" şeklinde konuştu. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü, bileziğin geleneksel üretim tekniklerini koruyarak yeni ustalar yetiştirmeyi ve mesleği gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.