GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 03:06

Bakan Kurum: "Diyor ki ’Orada 5 bin liraya ev yok’

A
A
A
Bakan Kurum: "Diyor ki ’Orada 5 bin liraya ev yok’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta özel bir televizyonunun canlı yayınına katılarak, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi.


Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen canlı yayınına katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘deprem bölgesinde afet konutları için boş senet imzalatılıyor, faizle satılacak’ iddialarına bir kez daha tepki gösterdi. Depremin ardından gece gündüz çalışarak 11 ilde inşa seferberliği yürüttüklerini kaydeden Bakan Kurum, "11 ilde bu kadar insanımızın etkilendiği bir depremde bu işleri yapabilmek, onlara umut olmak, onların ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışabilmek bizim için bir şeref. Biz bunu ömür boyu kalbimizde taşıyacağız. 11 ilde milyonlarca kardeşimiz bizim artık ailemiz oldu. Biz aile olarak görüyoruz. Ve bana ne zaman ihtiyaç duydularsa o zaman burada olmaya çalıştım. 3 bin 481 şantiye gece gündüz tüm arkadaşlarımızla birlikte bir mücadele ortaya koyduk. İnandık, inanmak aslında başarmanın yarısıydı ve sonunda başardık. Türkiye başardı, milletimiz başardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz bu çalışma tüm dünyaya da örnek olacak bir çalışma" dedi.



"11 ili nakış gibi işledik"


Bakan Kurum, Türk milleti ile omuz omuza vererek 11 ilde 455 bin konutu vatandaşlara teslim ettiklerini vurgulayarak "Buna biz sadece rakam olarak bakmadık. İşte bu çarşı bize emanet, şehitlerimizin, ecdadın emaneti. Dolayısıyla bu emanete sahip çıkmak durumundaydık. O yüzden bu bakışla 11 ili nakış gibi işledik. O zaman dediler ki ‘bu bölgelere Suriyelileri getirecekler’, ‘Buraya Hataylılar, Maraşlılar, Adıyamanlılar değil başka ülkelerden, başka şehirlerden insanlar getirecek’ dediler. Dedik ki ‘biz deprem bölgesini, deprem bölgesindeki kardeşlerimizle birlikte inşa edeceğiz. Burada daha önce kim yaşıyorsa, kim emeğini, alın terini ortaya koyuyorsa yine onlar alacak’ dedik. Biz ecdadın bize bıraktığı bu emanete sahip çıktık. Aslına uygun bir şekilde bilim insanlarımızla birlikte buranın inşasını gerçekleştirdik" dedi



"Ana muhalefet partisi bize teşekkür eden belediye başkanlarını azarladı"


"Kulağımızı kapattık, biz işimize odaklandık" diyen Bakan Kurum, muhalefetin eleştirileriyle ilgili şu ifadeleri kullandı: "Hiçbir vatandaşımızı ayırt etmeksizin, aynı hizmeti götürmeye gayret gösterdik. Herkesi, tüm sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri dinledik. Bir taraftan da ne yaparsanız yapın, beğenmeyen bir zihniyet de söz konusu. Açıkçası kulağımızı kapattık, biz işimize odaklandık. 27 Aralık’ta yapmış olduğumuz törende de tüm hak sahibi vatandaşlarımızın konutlarını, iş yerlerini teslim ettik. Tüm bunları yaparken maalesef ana muhalefet partisi burada yapılanları görmeyi bırakın, takdir etmeyi bırakın bize teşekkür eden belediye başkanlarını, milletvekillerini kapalı kapılar ardında ‘Niye teşekkür ediyorsunuz?’ diye azarladılar. Maalesef burada 200 bini çalışan, emekçinin, işçinin, mimarın alın terine, emeğine haksızlık ettiler. Sonuçta bir çaba, bir emek, bir alın teri var. Onu takdir etmek varken eleştirmek dünyanın en kolay işi. Ama Özgür Bey ‘Ortada konut monut yok’ diyerek siyaset yapıyor. 3 yıldır buraya uğramadılar, bir çivi çakmadılar. Ya soruyorum size Ankara, İstanbul, İzmir sizde. Milyarlarca liralık bütçeleri var. İnsan buraya gelip bir tane çivi çakmaz mı? Hatırlayın, seçim meydanlarında ‘bedava konut vereceğiz’ dediler. Ama gelinen süreçte milletimiz yine Cumhurbaşkanımıza güvendi, inandı."



"Kendi yapmadıklarını örtmek için deprem bölgesi aklına gelmiş"


Bakan Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem bölgesi ziyaretlerinde söylediği "halka boş senet imzalattılar" iddialarını bir kez daha yalanlayarak şu ifadeleri kullandı: "Sadece bir tiyatro üzerinden eline verilen senaryoyu deprem bölgesine giderek oynamaya çalışıyor. 3 yıldır siz buraya bir emek vermemişsiniz. Devlet gelmiş, 455 bin konutu 2 yıl gibi kısa bir sürede bitirmiş, teslim etmiş. Bunun altında kaldı tabii. Kendi yapmadıklarını örtmek için de yapılan işleri kötülemek adına deprem bölgesi aklına gelmiş. Günaydın Özgür Bey, 3 yıldır siz neredeydiniz? Aklınız neredeydi? Biz çek senet işlerinden anlamayız. Onlar daha iyi bilir. İlk önce Ankara’da 7 yıldır Mamaklı kardeşimin beklediği evi bir teslim etsinler, sonra bize soru sorsunlar."



"Bu kadar cahil olunmaz"


Van depremi, Giresun’daki sel felaketleri sonrası inşa edilen afet konutlarının ödeme tutarlarını örnek gösteren Bakan Kurum, "Bu kadar cahil olunmaz ya. Hiçbir şey bilmiyorsan şöyle geriye dönüp bir bak. 2011 Van depremi, vatandaşımız 345 lira faizsiz bir şekilde ödüyor. ‘Yok faiz alacaklar, farkını ekleyecekler’ diye milletimizin aklını çelmeye çalışıyorlar. Elazığ depremi; vatandaşımız aylık bin 350 lira taksit ödüyor. Malatya 2020 depremi; 3 bin 500 lira taksit ödüyor. 18 yıl, sabit, faizsiz şekilde. Giresun sel felaketi; bin 460 lira ödüyor. İzmir depremi; bin 620 lira taksitle vatandaşımız devletimizin yaptığı afet konutlarını ödüyor. Şimdi biz geçmişte ne yaptıysak burada aynısını yapacağız. Faiz almayacağız. Altyapı bedellerini almayacağız. Arsa bedellerini almayacağız. İnşaat bedelinde yüzde 50 indirim yapacağız. 2 yıl ödemesiz 18 yıl faizsiz bir şekilde vatandaşımız bunu ödeyecek. İnşallah yakın zamanda Cumhurbaşkanımız bunu milletimizle paylaşacak" dedi.



"11 ilde hiçbir kardeşimiz diyemez ki devlet geldi benim evimi zorla yıktı"


Bakan Kurum, Özel’in yaptığı toplantılarda şahsına ve Bakanlık çalışmalarına yönelik tutumuna da tepki gösterdi ve "Birebir benim şahsımla ilgili de gittiği her yerde açıklama yapıyor; Yalova’ya gidiyor, kentsel dönüşümü engelliyormuşuz. İşte zorla milletimizin evlerini yıkıyormuşuz. Rezerv alanları inşa ediyormuşuz. Ya biz zorla kimseye bir şey yapmadık. 11 ilde hiçbir kardeşimiz diyemez ki devlet geldi benim evimi zorla yıktı. Kim istiyorsa, kim iddia ediyorsa, çoğunluk ne diyorsa biz onu yaptık. Daha çöpünü toplayamıyorsun sen. Çöpünü toplayamayan bir belediye ve bunun Genel Başkanı bize bu işlerle ilgili ahkam kesemez" dedi.



"Deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar kira fiyatları düştü"


Bakan Kurum, Özgür Özel’in ‘deprem bölgesinde 15 bin TL’nin altında kira yok’ iddialarına emlak sitelerindeki ilanları göstererek şu şekilde yanıt verdi: "Deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar kira fiyatları düştü. Özgür Bey geçenlerde demiş ki ’15 bin liraya Osmaniye’de ev var, o da oturulacak ev değil.’ Ben gelirken araştırma yaptım. Osmaniye’de 7 bin 500 TL, 7 bin TL, 9 bin TL, 8 bin TL, 10 bin TL’ye evler var. Bakın 5 bin TL’den başlıyor. Diyor ki ’orada 5 bin liraya ev yok.’ Ya hep yalan hep iftira. Yani böyle siyaset olmaz. Bakın, Hatay’da 9 bin 500 lira, 8 bin 750 lira, 7 bin lira. Bakın yine başka bir bölge; bunlar bizim yaptığımız işler. 4 bin liradan başlıyor; Bir sürü ilan var. Diğer sitelerden de aldım. Biz öyle atarak tutarak konuşmayız. Gerçekçi, somut delillere dayanarak konuşuyorum. Burada konut kira fiyatlarını biz deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar düşürdük. Bu çok önemli bir şeydi, ev yoktu. Buna rağmen evi olmayan, hak sahibi olmayan vatandaşlarımız için de konut inşası yapıyoruz. 500 bin sosyal konut projesi kapsamında bugün Kahramanmaraş’ımızda 8 bin 195 konutun kurallarını çektik."



"İhtiyacı varsa konteynerde kalmasına müsaade ediyoruz"


Bakan Kurum, konteyner kentlerde kalmaya devam eden vatandaşlarla ilgili soruya da şöyle cevapladı: "Konteynerde kalanları da açıkçası zorlamıyoruz. Yani ihtiyacı varsa, ihtiyaç sahibiyse valilerimiz tespitlerini yapıyor. Yani mesela evi çıkmış, konteyner kentte yaşayan var. İhtiyacı varsa müsaade ediyoruz. Yani gerçekten ihtiyaç sahibiyse, gerçekten taşınmayla ilgili bir problemi varsa, belki okulu yakındır, belki çocuğunun işi yakındır, bunların hepsini değerlendiriyoruz. Evlerimizin de teslim sayısı arttıkça zaten vatandaşımız da doğal olarak evine geçer. Benim tahminim mayıs-hazirana kadar birçoğu kalkacaktır. Kış bitecek, okul kapanacak, işte belki şehrin dışında artık memleketine gelecek."



"Kimin kentsel dönüşümle ilgili ne projesi varsa gelsin, çalışmaya hazırız"


Sunucu Mesut Yar’ın "Eğer farklı düşünen partilerinde siyasilerin bürokratların projeleri olursa size getirebilirler mi?" sorusuna Bakan Kurum şöyle cevap verdi: "Tabi ki her zaman, ben hemen hemen bütün muhalefet belediye başkanlarıyla görüştüm. Hepsini dinledim. Yalova’da Özgür Bey bize ‘kentsel dönüşümü engelliyor’ diyor. Yalova belediye başkanına bir sorsun ya. Yalova belediye başkanı benle gelmiş, görüşmüş kentsel dönüşüm çalışmayla alakalı projelerini ortaya koymuş. Hepsinde istişare etmişiz, kararlarımızı almışız, yürüyor. Yani öyle bir şey ki kendi belediye başkanlarından bihaberler. Biz buradan bütün 81 ile aktaralım. Kimin ne projesi varsa kentsel dönüşümle ilgili gelsin, biz beraber çalışmaya hazırız. Yeter ki vatandaşımızın; canına, malına zarar gelmesin. Bu acıları bir daha yaşamayalım."



Bakan Kurum: "Diyor ki ’Orada 5 bin liraya ev yok’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Küçük bir mektupla yıllar sonra gelen büyük vefa 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin ardından Çameli Belediyesi ve Belediye Başkanı tarafından deprem bölgesine ulaştırılan yardım kolileri, aradan geçen yıllara rağmen unutulmayan bir gönül bağının oluşmasına vesile oldu. Çameli ilçesinden Fatma Naz Kağnıcı isimli bir kız çocuğunun, yardım kolisinin içerisine bıraktığı mektup; Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan depremzede bir aile için umut ve moral kaynağı oldu. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen, o gün gönderilen yardım kolisi ve mektubun etkisini hâlâ yüreklerinde hissettiklerini belirten Levent Şengün ve Nuran Şengün çifti, Çameli Belediyesine gönderdikleri teşekkür yazısıyla vefa borçlarını dile getirdi. İskenderun’dan gönderilen yazıda; başta Belediye Başkanı olmak üzere Çameli Belediyesi’ne, Çameli halkına ve yardım sürecinde emeği geçen herkese teşekkür edilerek, "Bugün yaşadığımız mutluluğu tarif etmek zor. Zor günümüzde yanımızda olan Çameli ilçesini ve o güzel yürekleri unutmadık" ifadelerine yer verildi. Depremzede Şengün çifti, yardım kolisinin içinden çıkan mektubu yazan Fatma Naz Kağnıcı’ya da özel olarak teşekkür ederek, kendi küçük ama yüreği dağlar kadar büyük bu anlamlı davranışın hayatlarında derin ve unutulmaz bir iz bıraktığını vurguladı. Ayrıca İskenderun halkı adına da Çameli ilçesine şükranlarını sunduklarını ifade etti.
Ankara Bakan Tekin’den 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla anma mesajı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı sebebiyle anma mesajı yayımladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı: "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük felaketin üzerinden üç yıl geçti. O gün yitirdiğimiz canların bıraktığı keder, milletimizin vicdanında yaşamaya devam ediyor. Kaybettiğimiz her bir vatandaşımızın, bilhassa evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin hatırası eğitim ailemiz için unutulması mümkün olmayan emanetlerdir. Mesuliyet telakkimizde ve geleceğe bakışımızda kalıcı izler bırakan depremlerin ardından tezahür eden fedakarlık, feraset ve dayanışma, bu milletin en müşkül zamanlarda dahi ortak bir vicdanla hareket edebildiğini bir kez daha göstermiştir. Kaybettiğimiz her evladımız, her öğretmenimiz, bizlere insanı merkeze alan bir maarif anlayışını daha güçlü şekilde yaşatma vazifemizi hatırlatmaktadır. Onların hatıralarını yaşatmak, gelecek nesillere karşı taşıdığımız bir vecibedir. Bu acı tecrübeden süzülen müşterek idrakle çocuklarımızın, gençlerimizin ve öğretmenlerimizin yarınlara güvenle yürüyebileceği bir eğitim iklimini kuvvetlendirme kararlılığındayız. Hafızamızı ve sorumluluk şuurumuzu canlı tutmayı, benzer acıların tekerrür etmemesi için en mühim görevimiz telakki ediyoruz. Geçtiğimiz üç yıl boyunca okulu dört duvardan ibaret görmeden, yaşanan sarsıntının izlerini hafifletmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitimle hayata bağlamaya, yaraları birlikte sarmaya gayret ettik. 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık 3 milyon 920 bin öğrenci ve 220 bin öğretmeni kapsayan kapsamlı bir eğitim seferberliğini hayata geçirdik. Afet öncesinde 11 ilde 11 bin 567 okulda, 119 bin 200 derslikte sürdürülen eğitim öğretim faaliyetleri, depremlerle birlikte ağır bir darbe aldı; bin 295 okul ve 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelirken 10 bin 272 okul ve 109 bin 401 derslik hasarsız ya da az hasarlı olarak tespit edildi. Bu tablo karşısında Bakanlığımız bölgede eğitimi ivedilikle yeniden ayağa kaldırmayı stratejik bir öncelik olarak ele aldı." "921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte" Bugüne kadar bölgede yapımı tamamlanan derslik sayısının 14 bin 304’e ulaştığını belirten Bakan Tekin, 9 bin 763 dersliğin inşasının devam ettiğini aktardı. Tekin, "Güçlendirme kapsamında 2 bin 965 derslik tamamlanırken bin 72 derslikte çalışmalar sürüyor. Okul bazında ise 921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte, güçlendirme çalışmaları 233 okulda tamamlanmış, 70 okulda sürmektedir. Deprem öncesinde 11 ilde 119 bin 200 derslik bulunurken 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelmiş, 109 bin 401 derslik eğitim sürecine devam etmiştir. Devam eden yatırımlar tamamlandığında deprem bölgesinde toplam derslik sayısı 137 bin 505’e ulaşacak, böylece kapasite deprem öncesinin yüzde 15 üzerine taşınacaktır. Bu yeniden inşa hamlesi fiziki kapasiteyle sınırlı kalmadı; öğrencinin doğrudan desteklenmesini esas alan mali ve pedagojik adımlar da eş zamanlı olarak devreye alındı" ifadelerini kullandı. "5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı" Deprem sonrası dönemde sınav süreçlerinin ve insan kaynağı yönetiminin, özel düzenlemelerle yapılandırıldığını kaydeden Bakan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Liselere Geçiş Sistemi kapsamında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde öğrenim gören öğrenciler için 2023 yılında her 30 kontenjana 2, 2024 ve 2025 yıllarında ise her 30 kontenjana 1 ek kontenjan tanımlandı. Bu uygulamayla depremden doğrudan etkilenen öğrencilerin merkezî sınavla öğrenci alan okullara erişimi kolaylaştırıldı; yerleştirmeler puan üstünlüğü ve tercih önceliğine göre merkezî sistem üzerinden gerçekleştirildi. 2023-2025 yılları arasında depremzede YKS adayları için devlet ve vakıf üniversitelerinde genel kontenjanda herhangi bir eksiltmeye gidilmeden yüzde 25’e varan ek kontenjan uygulaması hayata geçirildi. Bu düzenlemeyle afet bölgesinde ikamet eden gençlerimizin kendi illerindeki üniversitelere erişimi kolaylaştırılmış, yükseköğretimde fırsat eşitliği güçlendirilmiş oldu. Ayrıca öğrenme kayıplarının YKS sürecini sekteye uğratmaması amacıyla telafi programları devreye alındı; 9-12. sınıflar için 26 telafi kaynağı ve 16 konu pekiştirme kitabı hazırlandı, 5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı. YKS’ye hazırlanan öğrenciler için ayrıca 1 milyon 74 bin yaprak test basılarak dağıtıldı. Destekleme ve yetiştirme kursları ile yaz okulları aracılığıyla on binlerce öğrenciye akademik destek sağlandı; yalnızca 2023 yaz döneminde deprem bölgesindeki 11 ilde açılan kurslardan 62 bin 476 öğrenci faydalandı." "2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" Öğrenci hareketliliğinin esnek ve koruyucu bir çerçevede yönetildiğini vurgulayan Tekin, "Afet bölgesindeki öğrencilerin talepleri doğrultusunda ülke genelindeki okullara nakilleri kolaylaştırıldı; 2022-2023 ikinci döneminde devamsızlık hükümlerinden muafiyet sağlandı, not oluşmayan derslerde birinci dönem puanları yıl sonu puanı olarak kabul edildi ve öğrenciler sorumlu geçiş hakkıyla üst sınıfa alındı. Geçici barınma merkezlerinde kalan ya da taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenciler için açık öğretime geçiş imkanı tanındı. 1 Eylül-30 Aralık 2025 tarihleri arasında yalnızca ortaöğretimde deprem bölgesinden diğer illere yapılan nakil sayısı 1.301’e ulaştı. Aynı zamanda parasız yatılılık, bursluluk ve pansiyon imkanları genişletildi; depremzede öğrenciler ülke genelindeki boş pansiyon kontenjanlarına doğrudan yerleştirildi, burslu öğrencilerin hakları kesintisiz sürdürüldü, anne veya babasını kaybeden 820 öğrenciye ayrıca eğitim desteği sağlandı. Ayrıca Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki özel okullarda öğrenim gören 12 bin 689 öğrenciye 2024-2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" dedi. "148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verildi" İki yıl içinde toplam destek tutarının 733 milyon 483 bin 728 liraya ulaştığını ve bu ödemelerin 2025-2026 eğitim öğretim yılında da sürdürüldüğünü hatırlatan Tekin, şöyle konuştu: "Böylece derslik kadar çocuğun kendisi de merkeze alındı; rakamların arkasındaki hayatlara temas eden bir iyileşme hattı kuruldu. Eğitim altyapısı güçlendirilirken yapısal güvenlik boyutu da sistematik biçimde odağa alındı. Bakanlığımız tarafından yürütülen Risk Kalkanı Projesi kapsamında okul binalarının sismik dayanıklılığı ülke genelinde teknik ve mali ölçütlerle değerlendiriliyor; afetlerin hemen ardından hasar tespitleri hızla yapılarak gerekli yapısal müdahaleler gerçekleştiriliyor. UNICEF ve Dünya Bankası iş birlikleriyle deprem bölgesinde ve dezavantajlı gruplarda özel eğitim ile mesleki becerilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Amacımız, bugünün yaralarını sararken yarının eğitim yapısını daha dirençli bir zemine oturtmak. Eş zamanlı olarak psikososyal iyileşme ve öğrenme kayıplarının telafisi birlikte ele alındı. 148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verilirken öğretmen, öğrenci ve veliler için ayrı ayrı yapılandırılmış psikoeğitim programları uygulamaya alındı, rehber öğretmenler aracılığıyla travma odaklı çalışmalar sahaya yayıldı. Erken çocukluk eğitim setleri, konteyner teknoloji tasarım atölyeleri, öğrenme kayıplarını giderme projeleri ve Mobil Bilim Merkezi faaliyetleriyle akademik toparlanma desteklenirken yalnız Kahramanmaraş, Gaziantep ve Malatya’daki çadır ve konteyner alanlarında yaklaşık 25 bin öğrenciye bilim temelli etkinliklerle ulaşıldı. Böylece eğitim, yalnızca binaların onarımıyla sınırlı kalmadı; çocuğun zihnine, öğretmenin dayanıklılığına ve ailenin iyilik haline uzanan bütüncül bir yeniden ayağa kalkma sürecine dönüştü. Öğretmen hareketliliği ve yeni atamalar da sürecin kritik ayaklarından biri oldu. Deprem bölgesindeki öğretmenlerden talep edenler başka illere atanırken ülke genelinden gönüllü öğretmenler afet bölgesinde görevlendirildi; sağlık özrü ve aile birliği gerekçeleri hızlandırılmış biçimde sonuçlandırıldı. 2023 yılı sözleşmeli öğretmen atamalarında 21 bin 569 öğretmen doğrudan deprem bölgesindeki illere yerleştirildi; ayrıca ihtiyaç duyulan alanlarda 901 öğretmen geçici görevlendirmeyle sahaya destek verdi. Yeni atanan ya da görev yeri değişen öğretmenlere öğretmenevlerinde konaklama sağlandı. Kaybımız büyük, acımız hala taze. Fakat 6 Şubat’tan aldığımız ders de nettir: Eğitimin bir veçhesi de felaket karşısında hayatı savunan, toplumu ayakta tutan ve yeniden ayağa kaldıran bir direnç hattı olmasıdır. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yaklaşımlar, geçmişte yaşanan acıları daha bilinçli, daha dikkatli ve sorumluluk bilincini merkeze alan bir eğitim anlayışına dönüştürmeye yöneliktir. Bizlere düşen, bu büyük kaybın ardından emaneti daha sağlam yapılarla, daha güçlü bir eğitim iradesiyle ve daha yüksek bir sorumluluk duygusuyla geleceğe taşımaktır. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, onların aziz hatıralarını dualarla yad ediyorum. Yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yüce Rabbim milletimize sabır, dirayet ve huzur ihsan eylesin; ülkemizi her türlü afetten ve kötülükten muhafaza buyursun."
Bursa Çocuğunuz kalp sağlığı için bu 10 belirtiye dikkat Kalp hastalıklarının yalnızca yetişkinlerde görüldüğü düşünülse de, çocukluk çağında da kalp rahatsızlıklarına sıkça rastlanabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzm. Dr. Bahattin Öncü, çocuklarda doğuştan veya sonradan gelişebilen kalp hastalıklarının erken tanı ile ciddi sonuçlarının önlenebileceğini belirterek aileleri uyardı. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzm. Dr. Bahattin Öncü, çocuklarda görülebilecek kalp hastalıklarının genellikle doğumsal olduğunu ancak enfeksiyonlar, genetik hastalıklar veya diğer tıbbi durumlarla birlikte zamanla da gelişebileceğini ifade etti. Uzm. Dr. Bahattin Öncü, ailelerin 10 belirti karşısında dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Öncü şu uyarılarda bulundu; "Hızlı ve zorlu nefes alıp-verme: Ateş ya da akciğer hastalığı olmadan nefes sayısının normalden fazla olması, solunum olayına kaburga kaslarının ve burun kanatlarının katılması durumunda mutlaka kalp hastalığı akla gelmelidir. Morarma: Doğumda veya hemen sonrasında dudaklarda, dilde ve genel olarak tüm vücutta morarma görülmesi ciddi bir kalp hastalığı bulgusu olabilmektedir. İlerleyen yaşlarda aşırı heyecanlanma, nefes tutma atakları, soğuk havalarda görülebilen morarmalar ise genelde sağlıklı bireyle görülmektedir. Çarpıntı: Kalp atımının kişinin kendi tarafından rahatsız edici bir şekilde hissedilmesidir. Ciddi bir ritim bozukluğu belirtisi olabileceği gibi geçirilen enfeksiyonlara ya da kullanılan ilaçları bağlı olarak da görülebilmektedir. Kalpte üfürüm duyulması: Fizik muayene esnasında kalbi dinlerken duyulan anormal seslere üfürüm diyoruz. Çocukluk döneminde her on çocuktan dördünde duyulabilmektedir. Bu ses duyuluyor ise mutlaka çocuk kardiyoloji hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Üfürüm duyulan çocuklarında büyük genelinde kalp hastalığı bulunmamaktadır, bu üfürümler masum üfürüm olarak adlandırılmaktadır. Göğüs ağrısı: Çocuklarda görülen göğüs ağrılarının sebebi genellikle kalp dışındaki dokulardan kaynaklanmaktadır. Nadiren kalp hastalıklarına bağlı sebepler olsa da mutlaka kardiyoloji hekiminin değerlendirmesi önerilmektedir. Büyüme gelişme geriliği: Kalp yetersizliği gelişen hastalarda enerji tüketimi artacağı için uzun dönemde kilo alama, akranlarından boy ve kilo olarak geri kalma görülebilir. Çabuk yorulma ve halsizlik: Kalp yetersizliği, kalp delikleri ya da damar darlığı gibi durumlarda kalp vücudun ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalarak bu şikayetlere neden olabilir. Eklem ağrısı ve şişliği: Kalp romatizmasının bulgusu olarak diz, dirsek, el ve ayak bileklerinde ağrılı şişlikler görülebilmektedir. Uzamış ateş: 5 günden uzun süren ateşli hastalıklar kalbi besleyen damarlarda genişlemeye yol açan kawasaki hastalığı olabilir. Teşhis ve tedavisi çok önemlidir. Göğüs grafilerinde kalpte anormallik görülmesi: Hekimler tarafından genellikle farklı sebeplerle çekilen akciğer filmlerinde kalpte anormal görünümler fark edilebilir."
Eskişehir ESOGÜ Hastanesi, kemik iliği nakli ile hastalara umut olmayı sürdürüyor Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Onkolojisi ve Hematolojisi Bilim Dalı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde kemik iliği nakli alanında önemli başarılara imza atılmaya devam ediliyor. Hastanede 25 Haziran 2021 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi’nde ilk nakil işlemi 28 Kasım 2021 tarihinde başarıyla gerçekleştirilmişti. Ünitenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren talasemi, orak hücreli anemi, lösemi ve diğer kanser tanılı çocuk hastalara kemik iliği nakli uygulanmaya devam ediliyor. "Toplam 37 başarılı kemik iliği nakli gerçekleştirilmiştir" Çalışmalarla ilgili olarak Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi yetkililerince yapılan açıklamada, "Çocuk hastalarda büyük oranda allojenik kemik iliği nakli tercih edilmekte olup, bu yöntemde sağlıklı vericiden toplanan kök hücreler yoğun kemoterapi sürecinden geçirilerek nakle hazırlanan hastaya aktarılmaktadır. Kemik iliği nakli, her sağlık merkezinde uygulanabilen bir tedavi yöntemi olmayıp, alanında özel eğitim almış çocuk hematoloji ve onkoloji uzmanları tarafından yürütülmektedir. Süreç uzun, titiz ve özverili bir çalışma gerektirmekte, aynı zamanda güçlü bir ekip koordinasyonu ile ilerlemektedir. Tedavinin başarısı, bilimsel donanımın yanı sıra sabır, deneyim ve hasta aileleriyle kurulan etkili iletişimle doğrudan ilişkilidir. Bu kapsamda yürütülen tüm çalışmalar, nakil ekibinin başında bulunan Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Canan Özdemir’in liderliğinde gerçekleştirilmektedir. Nakil ekibi deneyimli hemşireler, nakil koordinatörü ve terapötik aferez birimi gibi önemli bileşenlerden oluşmakta olup, tüm işlemler büyük bir koordinasyon içerisinde yürütülmektedir. Bugüne kadar aile içi, aile dışı ve yarı uyumlu vericilerden yapılan nakiller dahil olmak üzere toplam 37 başarılı kemik iliği nakli gerçekleştirilmiştir. Son olarak 3 yaşında ve 15 kilogram ağırlığındaki en küçük vericiden kemik iliği toplama işlemi başarıyla tamamlanmıştır. Yaklaşık iki saat süren işlem sonucunda elde edilen kök hücreler, kardeşinin tedavisi için kullanılmıştır. Verici çocuğun sağlık durumu iyi olup, normal yaşantısına dönmeye hazır olduğu belirtilmiştir. ‘Bir insanı kurtarmak, insanlığı kurtarmaktır’ anlayışıyla yola çıkan ESOGÜ Çocuk Kemik İliği Nakli Ekibi, aynı kararlılık ve inançla çalışmalarını sürdürmekte, çocuk hastalara umut olmaya devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
Aydın Kuşadası’nda kooperatifçilikte yeni dönem Kuşadası’nda yerel kalkınmayı güçlendirmeye yönelik önemli bir adım atıldı. Kuşadası Kent Konseyi tarafından Ocak ayında düzenlenen "Yerel Kalkınmada Kooperatifçiliğin Önemi" panelinde ortaya konulan görüş ve öneriler, belediye meclisi kararıyla kalıcı bir kurumsal yapıya dönüştürüldü. Kuşadası Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda alınan kararla "Kooperatif Danışmanlık ve Destek Birimi" resmen kuruldu. Yeni birimle birlikte kent genelindeki kooperatiflerin üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerde desteklenmesi hedefleniyor. Birim, kooperatiflerin ekonomik sürdürülebilirliğini artırmayı ve yerel üreticiyi daha güçlü bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. 17 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen panelde akademisyenler Prof. Dr. Tendü Hilal Göktuğ ve Prof. Dr. Deniz Çoban tarafından sunulan bilimsel değerlendirmeler, Kuşadası Belediye Meclisi’nin onayıyla uygulamaya alındı. Kurulan Kooperatif Danışmanlık ve Destek Birimi; lojistik sorunların çözümü, markalaşma süreçlerinin yönetilmesi ve kooperatiflerin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi konularında danışmanlık hizmeti sunacak. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, meclis kararının ardından yaptığı açıklamada yerel kalkınmanın ancak ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Başkan Günel, "Amacımız Kuşadası’nın bereketli topraklarını ve üreticimizin emeğini profesyonel bir yönetim anlayışıyla buluşturmak. Kent Konseyimizle birlikte attığımız bu adım, yalnızca bir birim kurulumu değil, Kuşadası için yeni bir ekonomik modelin başlangıcıdır" ifadelerini kullandı. Kuşadası Kent Konseyi, sürecin hayata geçirilmesinde katkı sunan Belediye Meclis Üyeleri Nilüfer Tektaş Cevahir, Hasan Göçmen ve Tahsin Barış Çınar’a; bilimsel katkıları nedeniyle akademisyenlere ve projeye liderlik eden Belediye Başkanı Ömer Günel’e teşekkür etti.