ASAYİŞ - 05 Şubat 2026 Perşembe 08:59

Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki

A
A
A
Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki

Ankara’nın Mamak ilçesinde kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın sakinleri tarafından belediyeye tepki gösterildi. Tepkilerin üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin olay yerinde geldi.


Olay, 2 Şubat gecesi Mamak ilçesi Akdere Mahallesi 395. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan yağışlar nedeniyle zamanla aşınarak parçalar düşmeye başladı. Son olarak üç gün önce meydana gelen sağanak nedeniyle kopan dev taş parçaları yan taraftaki apartmanın garaj girişine düştü. Olay nedeniyle 11 dairenin bulunduğu 3 katlı apartman ve yanında yer alan iki katlı bina tahliye edildi. Kayaların düştüğü alandaki evlerde maddi hasar meydana gelirken, garaj girişi de kapandı. Mahalle sakinleri ise belediye yetkililerinin kendilerine yardımcı olmadıklarını söyleyerek tepki gösterdi.


Olaya ilişkin konuşan apartman sakini, "Gece saat 12 civarlarında bir sesle uyandık. Biz önce deprem sandık bir iki saniye bekledikten sonra deprem olmadığını anladık. Benim oğlum bağırdı istinat duvarı çöküyor dedi. Onun hışmıyla 2 tane biri 13 biri 12 yaşında iki tane oğlan ve kızlarımı korkuyla uyandırarak aşağı indik" dedi.


Konuya ilişkin konuşan Mamak Akdere Mahalle Muhtarı Necati Gönültaş ise "Çünkü gerçek anlamda burada bir risk var. Yarın yağışların tekrar geldiği söyleniyor. Yağışlar geldikçe de bu riskler artacak. Burada yetkililerin belediye başkanımızın, müdürlerimizin bir an önce buraya gelip nasıl bir çözüm bulunabilir, istimlak mı edilecek, riskli yapıya sokup ne yapacaksa bunun çözümünü bulup gecenin bu saatinde bu insanları, ben üç gündür uyumuyorum arkadaşlar" diye konuştu.


Vatandaşların tepkisi üzerine Mamak Belediye Başkanı Şahin olay yerine geldi


Akşam saatlerinde apartman sakinlerinin tepkisinin büyümesi üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin geldi. Binada incelemelerde bulunan Şahin, bina sakinlerinden yaşanan mağduriyet için özür diledi. Çöken istinaf duvarının kaldırılacağını ve gecekonduların durumuna bakılacağını söyleyen Şahin, çalışmaların yarın başlayacağını ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AK Parti Kayseri İl Başkanlığı Ramazan’da sahada AK Parti Kayseri İl Başkanlığı, Ramazan ayının manevi atmosferini programlarla ve sahadaki yoğun çalışmalarıyla taçlandırıyor. İl Başkanı Hüseyin Okandan öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında teşkilat mensupları, Ramazan’ın ilk üç gününde Kayseri’nin çalışmalarını sürdürüyor. Milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, gençlik ve kadın kolları teşkilatları, AK Parti Kayseri İl ve İlçe Teşkilat mensupları; gündüz vatandaşlarla buluşurken, akşam iftar sofralarında ve teravih sonrası programlarda hemşehrileriyle aynı manevi iklimi paylaşıyor. Ziyaret, dayanışma, paylaşma ve gönül köprüleri kurma hedefiyle gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Sarıoğlan, Akkışla, Felahiye ve Özvatan ilçelerinde kapsamlı saha programları icra edildi. Ramazanın ilk üç gününde yoğun saha programlarının yanı sıra 2 bin hane ziyaret edilerek, vatandaşların talep ve önerileri yerinde dinlendi. 108 farklı camide teravih namazı sonrası ikram dağıtımı yapıldı. 450 haneye iftar yemeği ulaştırılırken, 120 engelli, hasta ve şehit ailesi ziyaret edilerek yanlarında bulunuldu. ‘İftara 5 kala’ ve ‘sahura 5 kala’ programlarıyla trafikte ve sahada vatandaşlara ikramlarda bulunulurken, ihtiyaç sahiplerine yönelik iaşe dağıtımları da titizlikle sürdürüldü. İl Başkanı Hüseyin Okandan yaptığı açıklamada, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayı boyunca hemşehrilerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz. İlk üç günde binlerce hemşehrimizle buluştuk. Bu kutlu ayın ruhuna uygun şekilde, paylaşmayı ve dayanışmayı büyütmeye kararlıyız. Özveriyle sahada çalışan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum." Ramazan ayı boyunca Kayseri genelinde sürecek programlarla, hem gönüllere dokunulması hem de sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi hedefleniyor.
Eskişehir Metruk evde yalnız yaşayan yaşlı adam yaşam mücadelesi veriyor Eskişehir’de sol ayağı sakat olan ve metruk haldeki evde yalnız başına yaşam mücadelesi veren 64 yaşındaki Celal Ağır için komşularının yardım talebi sonuçsuz kaldı. Yaşlı adam evinin önünde çaresizce yardım bekliyor. Tepebaşı İlçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Asuman Sokak’ta ikamet eden Celal Ağır, geçtiğimiz aylarda damacana su alırken dengesini kaybedip yere düştü. Ambulansla hastaneye kaldırılan Ağır’ın sol ayağında sakatlık meydana geldi. Şu anda çatısı içeriye doğru çökük, metruk haldeki bir müstakil evde tek başına yaşam mücadelesi veren yaşlı adam, sakatlığı sebebiyle kendi ihtiyaçlarını göremez hale geldi. Komşuları ve hayırseverlerin destek olmaya çalıştığı Ağır, hem evi hem de tedavisi için yetkililerden yardım istedi. Öte yandan komşularının yetkililere Celal amcanın durumunu ilettiği ancak hiçbir yetkilinin gelmediği iddia edildi. "Ayağım yüzünden bakkala bile gidemiyorum" Emekli olmadan önce elektrikçilik yaptığını söyleyen Celal Ağır, "5-6 tane kardeş var ama fayda yok. ’Para var’ desen geliyorlar, parasızsan yok. Benim aylığım var, yetiyordu. Sağlamken hem yürüyerek hem de bisikletle istediğim yere gidiyordum. Şu anda yürüyemiyorum, evim kötü durumda. Şimdilerde bakkala bile gidemiyorum. Ayağım düzelse yürüsem, yardıma da gerek yok. Evin dağınık durumu düzeltirse iyi olur. Bir de tedavi olmak istiyorum. Hiçbir yere derdimi anlatamadım" dedi. Öte yandan, Ağır, evinin camlarının birkaç kez taş atılması suretiyle kırıldığını, televizyonu ve elektrikli motosikletinin çalındığını ancak sakatlığı sebebiyle hiçbir şey yapamadığını belirtti.
Bursa Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki göstererek, Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük balıkçıyı değil birkaç ihracatçıyı ihya edeceğini vurguladı. Sarı, Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının yanlış olduğunu belirterek, bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı. Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edeceğine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti: "Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. Marmara Denizi, 15 Nisan 2026’ya kadar denizkestanesi avcılığına açıldı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir." "Çare aşırı avcılığı azaltmaktır" Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Sarı, "Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir." ifadesini kullandı. Denizkestanesi popülasyonunun deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir." "Denizkestanesi birkaç kişiyi ihya edecektir" Prof. Dr. Sarı,  Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı yüzde 90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir. Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur." "Deniz deneme-yanılma veya oyun alanı değildir" Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmadığını, görüş alınmadığını aktaran Sarı, şöyle devam etti: "Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar. Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır."