ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 10:11

Ankara’da 2 katlı depoda yangın

A
A
A
Ankara’da 2 katlı depoda yangın

Ankara’da 2 katlı bir depoda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürülerek kontrol altına alındı.


Edinilen bilgiye göre, Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi’nde 2 katlı bir depoda gece saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çıkan yangın itfaiye ekiplerince kontrol altına alınarak söndürüldü. Paniğe neden olan olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, yangının çıktığı depoda hasar oluştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı rahmetle anıyoruz" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz" dedi. TVHB, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada depremlerde hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşı ve Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşını, 10 öğrenciyi ve 2 yardımcı personeli rahmetle andı. ‘Asrın felaketi’ olarak geçen büyük depremin yıl dönümünde milletçe yaşanan tarifsiz acıyı bir kez daha derinden hissettiklerini belirten Eroğlu, "Bu elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor; ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Depremler toplumun tüm kesimlerinde derin yaralar bırakmış, sosyal, ekonomik ve çevresel düzen üzerinde kalıcı etkiler oluşturmuştur. Depremler hem insan hayatını hem de çok sayıda evcil, çiftlik ve yabani hayvanın yaşamını da etkilemiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak daha önce yaşanan deprem ve sel felaketlerinde olduğu gibi 6 Şubat merkezli depremlerde de afetin ilk anından itibaren insan ve hayvan sağlığını koruma sorumluluğuyla harekete geçerek, yaraların sarılması için tüm imkanlarımızı seferber ettik" ifadelerini kullandı. "Enkazdan çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapıldı" Eroğlu, "Deprem bölgelerinde enkaz altından çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapılmış, sahipsiz kalan hayvanların güvenli alanlara nakli sağlanmış, zoonotik hastalıkların yayılmasını önlemek için çalışmalar yürütülmüş ve su ile gıda güvenliğinin sağlanması için yoğun çaba harcanmıştır. Mesleki uzmanlık ve fedakarlıklarıyla veteriner hekimler afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduklarını ortaya koyarak, sahada her türlü zorluğa rağmen görevlerini sürdürmüştür. Afet yönetiminin yalnızca müdahaleden ibaret olmadığı, risklerin önceden azaltılması, etkili kriz yönetimi ve sürdürülebilir iyileştirme süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşımı gerektirdiği açıktır" dedi. "Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması gerekliliktir" Depremde kliniği ve deposu yıkılan veteriner hekimlerin tüm ilaç stoklarının zayi olduğunu ifade eden Eroğlu, "Bölgedeki veteriner hekimlere devlet tarafından kayıplarının telafisine yönelik herhangi bir destek de sağlanmamıştır. Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması, yalnızca onların değil, aynı zamanda bölgedeki hayvancılığın da ayakta kalabilmesi için hayati bir gerekliliktir. Elektrik ve internet kesintileri gibi altyapı eksiklikleri nedeniyle İlaç Takip Sistemi ve ATS sistemlerine erişimde aksaklıklar yaşanmakta, bu durum veteriner hekimleri cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Deprem bölgesindeki veteriner hekimler için ilaç stoklarının güncellenmesi ve geçmiş kayıplar sebebiyle uygulanacak cezai işlemler konusunda esneklik sağlanmalıdır. Aksi takdirde meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirmesi imkansız hale gelecektir" açıklamasında bulundu. "Veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur" TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, "İş yeri kiralarındaki fahiş artış, yem fiyatlarının yükselmesi ve hayvancılığın ciddi oranda gerilemesi, mevcut veteriner kliniklerinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Rezerv ilan edilen veya edilmeyen inşaat alanlarındaki gecikmeler nedeniyle yeni bir iş yeri bulmak da büyük bir sorun haline gelmiştir. Uzun vadeli kredilerle desteklenen TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur. Bölgede görev yapan meslektaşlarımız, ekonomik olarak büyük bir darboğaza sürüklenmiştir. Bu nedenle uzun vadeli, düşük faizli kredi imkanları ivedilikle sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Veteriner hekimlerin yokluğu halk sağlığını ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir" TVHB olarak yıkılan kliniklerin yerine yenilerinin yapılabilmesi için ayni ve nakdi yardımların yapılması yönündeki taleplerini yineleyen Eroğlu, "Veteriner hekimlerin bilgi birikimi ve uzmanlığı sadece hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve toplum refahını da doğrudan etkilemektedir. Unutulmamalıdır ki veteriner hekimlerin yokluğu, halk sağlığını, gıda güvenliğini ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir. Veteriner hekimlerin sesi duyulmalı, talepleri görmezden gelinmemelidir. Meydana gelebilecek doğal afet ve kriz anlarında halk sağlığının korunması, hayvan sağlığının gözetilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması adına yetkililerle iş birliği içinde çalışmaya her zaman hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, milletimize başsağlığı diliyoruz" dedi.
İstanbul Yatmadan önce telefona bakanlara uzmanından uyarı: "Beyniniz size oyun oynuyor" Televizyon karşısında uyuyan, yatmadan önce telefona bakan ve odasında gece lambası yananları uyaran Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, "Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Göz karanlığı algılamadıkça beyin uykuya geçmez. Bu süreçte melatoninin baskılanması, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere yol açabilir" dedi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, gece ışık maruziyetinin uyku kalitesini ciddi biçimde bozduğunu belirterek, "Uyku yalnızca gözleri kapatmakla başlamaz, göz karanlığı algılamadıkça beyin uykuya geçmez" dedi. Gözün yalnızca görme organı olmadığını, aynı zamanda ışığı algılayarak beynin biyolojik saatini yönlendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aylin Kılıç, "Gözün iç tabakası olan retina, ışığı algıladığı anda beyne ’gündüz’ sinyali gönderir. Bu sinyal, uyku hormonu melatoninin salgılanmasını baskılar. Özellikle televizyon, bilgisayar ve cep telefonlarından yayılan mavi ışık, retina tarafından gündüz ışığı gibi algılanır" diye konuştu. Gece ışık altında uyumanın, kişinin uyuduğunu sanmasına rağmen vücudun dinlenme moduna geçememesine yol açtığını belirten Prof. Dr. Kılıç, "Televizyon açıkken uyuyanlar, yatmadan önce telefona bakanlar ya da odasında gece lambası yananlar aslında uyumuyor, yalnızca yatakta bekliyor" ifadelerini kullandı. Televizyon karşısında uyuyanlar dikkat Gece ışık altında uyumanın, kişinin uyuduğunu sanmasına rağmen vücudu dinlenme moduna sokmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, "Televizyon açıkken uyuyanlar, yatmadan önce telefona bakanlar ya da odasında gece lambası yananlar uyumuyor, beyinleri gündüz gibi algıladıkları için sadece yatakta zaman geçiriyor" dedi. Melatoninin yalnızca uyku düzeniyle sınırlı olmadığını hatırlatan Prof. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hormon bağışıklık sistemi, hormon dengesi, hücre yenilenmesi ve stres kontrolünde de kritik rol oynar. Gece boyunca baskılanması, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere neden olabilir. Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Bilimsel olarak en sağlıklı yöntem tamamen karanlık bir ortamda uyumak. Uyku alanı ışık geçirmez olmalı, gerekirse göz maskesi kullanılmalı."
Diyarbakır Diyarbakır’da 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenler unutulmadı Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar, Diyarbakır’da düzenlenen programla mezarları başında anıldı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilden biri olan Diyarbakır’da 412 vatandaş hayatını kaybetmişti. Depremin 3. yıl dönümü dolayısıyla Yeniköy Mezarlığında anma programı düzenlendi. Törende dualar edilerek mezarlara tek tek karanfil bırakıldı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine baş sağlığı dileyen Vali Murat Zorluoğlu, "Malum bugün çok büyük bir felaketin yıl dönümündeyiz. 6 Şubat’ta ülkemizde 11 ilde asrın felaketi olarak daha sonra nitelendirilen ve çok yıkıcı bir depremle ülkemiz karşı karşıya kalmıştı. Maalesef bu depremler peş peşe iki depremdi. Bu depremler neticesinde 53 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Diyarbakır’da bu depremden ciddi şekilde etkilenen illerimizden bir tanesi. Diyarbakır’da da 412 vatandaşımız, kardeşimiz, evladımız maalesef depremde hayatını kaybetmişti. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın metfun olduğu bu mezarlıkta bugün onları bir kere daha rahmetle anmak için bir aradayız. Burada aynı zamanda o vatandaşlarımızdan başka dışarıda vefat edip depremde Diyarbakırlı olup buraya gelen 227 tane daha vatandaşımız var. Dolayısıyla burası adeta depremde hayatını kaybedenlerin mezarlığı olmuş bir anlamda. Tekrar bütün kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yakınlarına sabrı cemil Mevla’m ihsan eylesin inşallah" dedi. Bu büyük depremin akabinde yeryüzünün şahit olduğu en büyük iyileştirme hareketini de hep beraber yaşadıklarını dile getiren Zorluoğlu, şu ifadeleri kullandı: ’’Gerçekten milletimiz örnek bir yardımlaşma ve dayanışma sergiledi. Devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızdan başlayarak tüm bakanlıklarıyla ve kurumlarıyla çok büyük bir gayret ortaya koydu. Ve bugün geldiğimiz noktada çok şükür Diyarbakır’ımız da içinde olmak üzere deprem illeri adeta yeniden ayağa kaldırıldı ve depremzedelerimizin neredeyse tüm ihtiyaçları karşılanmış duruma geldik. Bu manada elbette ki devletimizle gurur duyuyoruz. Milletimizle övünüyoruz. Allah bir daha memleketimize böyle zor zamanlar yaşatmasın. Tabii bir taraftan dua ediyoruz ama bir taraftan da dirençli şehirler oluşturma anlamında elimizden gelen her türlü gayretle çalışıyoruz. Kurumlar olarak, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla daha dirençli Diyarbakır, daha dirençli bir Türkiye oluşturmak için el birliğiyle çalışıyoruz. İnşallah bundan sonra yakın zamanda alacağımız yeni tedbirlerle de bu tür felaketlerde ya hiç can kaybı olmadan ya da en az kayıpla inşallah bu tür felaketleri atlatacak tedbirleri de almış olacağız. Tekrar Allah rahmet eylesin diyoruz." Programa Vali Zorluoğlu, Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, İl Müftüsü Celal Büyük, AFAD İl Müdürü İlami Çakmak, kurum amirleri ve STK temsilcileri katıldı.
Yozgat Dijital Gençlik Merkezi, yazılım meraklılarına kapılarını açıyor Yozgat Belediyesi’nin açtığı ‘Dijital Gençlik Merkezi’ gençler tarafından yoğun ilgi görüyor. Geçtiğimiz Kasım ayında Yozgat Belediyesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle açılan Dijital Gençlik Merkezi, verdiği eğitimlerle ön plana çıkıyor. 18-29 yaş arası gençlere hizmet veren kursta toplam 7 modül var. Bu modüller başlangıç modülü, veri analisti, dijital pazarlama, yapay zeka, yazılım, dijital tasarım ve e-ticaret modüllerinden oluşuyor. Her modül sonunda katılımcılara sertifika veriliyor. Modüllerde başlangıçta ve belli aralıklarla sınavlar uygulanıyor. Her ders 48 saatten oluşuyor. Ücretsiz olan bu eğitimler, kapılarını meraklılarına açıyor. "Gençler kendilerini geliştirmek için buraya gelebilir" Eğitim alan öğrencilerden Kardelen Karademir, Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi olduğunu ve eğitimine katkı sağlaması amacıyla bu kursu tercih ettiğini ifade etti. Karademir, "Hem özgeçmişim açısından bana katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bölümümle alakalı olduğu için kendimi geliştirmiş oluyorum. Gençlere yönelik bir şeylerin yapılması iyi oldu. Gençler kendilerini geliştirme açısından buraya gelebilirler" dedi. "Aldığım eğitimler sonrasında oyun yapmak istiyorum" Baturay Tam "Burada kodlama eğitimi alıyoruz. Özgeçmişime katkı sağlayacağını düşünüyorum. Hayallerimde oyun yapmak var. Ülkeme yardımcı olacak her konuda destek olmak için bu eğitimleri alıyorum" ifadelerini kullandı. "Yazılıma ilgi duyan herkes burada kurs almakta" Yazılım Öğretmeni olarak görev yapan Said Enes Uslukılıç multidisipliner çalıştıklarını söyledi. Uslukılıç, "Yazılım bilen bilmeyen o bölüme ilgisi olan herkes burada kurs almakta. Kursta öğrettiğimiz kısımlar web tabanlı ve nesne tabanlı. Örnek olarak sağlıkçı bir arkadaşımız burada nesne tabanlı veya inceleme kodları öğrenir. Sağlıkla bunu birleştirmek ister, bir projesi olur ve bunu kendisi yapabilir" diyerek eğitimin avantajlarına değindi. "Kurslara çok büyük ilgi var" Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan "Gençlerimiz geleceğe yönelik olarak dijital hayata, internete yönelik değişik kurslar almak suretiyle kariyer planlamalarında farklılık oluşturmuş olacaklar. İleriye dönük olarak kendi akranlarından biraz daha farklı bir kariyere sahip olacaklar. Gençlere ve yetişkinlere yönelik şu an açtığımız kurslar var. Çok büyük bir ilgi var. Dijital dünyanın nimetlerinden gençlerimiz biraz daha fazla şekilde faydalanmış olacaklar. Bu da ilerideki kariyer planlamalarında ve mesleki yükselmelerinde mutlaka kendilerine fayda sağlayacak" şeklinde konuştu. (EY-
Denizli Ramazan öncesinde piyasa denetimleri yoğunlaştırıldı DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerinde Ramazan ayı öncesinde ve süresince piyasa denetimlerinin yoğunlaştırılacağı belirtildi. Ticaret Bakanlığınca, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, başta gıda ve temel tüketim maddeleri olmak üzere, vatandaşların yoğun olarak talep gösterdiği ürün gruplarında fiyat artışları, haksız kazanç sağlama girişimleri ve mevzuata aykırı uygulamaların artabileceği değerlendirilerek süregelen piyasa denetimleri yoğunlaştırılması ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince eşgüdümlü olarak yürütülmesi talimatlandırıldı. Bu kapsamda tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması, piyasalarda adil rekabet ortamının sağlanması, fahiş fiyat artışları ile haksız ticari uygulamaların önlenmesi amacıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile koordinasyon içerisinde Denizli ili genelinde denetim faaliyetlerinin Ramazan ayı öncesinde ve Ramazan ayı süresince yoğunlaştırılarak yürütülmesi planlandı. Bu doğrultuda, mevcut yürütülen denetimlere ek olarak hafta başından bu yana gerçekleştirilen denetimlerde özellikle gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde fiyat etiketi, kasa-raf uyumu ve haksız fiyat artışları, lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri işletmelerde fiyat listeleri ve gramaj kontrolleri, market, zincir mağaza ve perakende satış noktalarında mevzuata uygunluk, tüketiciyi yanıltıcı veya aldatıcı uygulamaların tespiti hususlarına öncelik verildi. Söz konusu uygulamalarda karşılaşılan usulsüzlüklere ilişkin cezai yaptırımların yanı sıra Bakanlığa sunulan raporlarla haksız fiyat artışlarına yönelik işlem tesis edilmesi sağlandı.