POLİTİKA - 17 Mart 2026 Salı 18:28

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu.


"BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir"


Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen ’Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi.


"Bu gidişin sonu iyi değil"


Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi.


"Bir an evvel savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır"


İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail’in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi.


"İsrail net bir biçimde Lübnan’ı Gazzeleştirmeye çalışıyor"


Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze’de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan’ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze’de yaptığı gibi Önce Beyrut’un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan’a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan’da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu.


"Mezhep tartışması açmak son derece yanlış bir yaklaşımdır, bunun Türkiye’ye bir faydası yoktur"


Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye’ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu.


"Türkiye ateşten uzak duracaktır"


İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye’yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye’yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye’nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi.


"Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle itiyoruz"


Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi.


Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.


"Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek"


Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi’ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Başkan Elbi’den 18 Mart Mesajı Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ahmet Elbi mesajında, "Milletimizin tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi, bundan yıllar önce iman, cesaret ve fedakârlıkla kazanılmış eşsiz bir destandır. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk Milleti’nin neleri başarabileceğinin en büyük göstergesidir. ‘Çanakkale Geçilmez’ diyerek yazılan bu destan, sadece bir zafer değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve inancının simgesidir" ifadelerine yer verdi. Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Başkan Elbi, "Bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği bu vatanı aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara taşımaktır. Çanakkale ruhu, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu önemli topraklarda yaşadığımız ve neslimizi yetiştirdiğimiz için çok şanslıyız" dedi. Başkan Elbi mesajının sonunda, "Bu duygularla başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, destanın tüm kahramanlarını Esad Paşa’yı, Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’i, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Seyid Onbaşı’yı, Yahya Çavuş’u, vatan için canla başla mücadele ederek canını veren binlerce Mehmetçiğimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.