POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 18:32

AK Parti Sözcüsü Çelik: "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi.



"‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır"


İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı.



"İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor, bunu da dini bir fanatizmle yapıyor"


ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi.



"ABD’nin İran’a tek taraflı olarak ödev verme yaklaşımı var"


ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, ’şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi’ diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu.



"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masası krizlerden çıkış için siyasi pusuladır"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu.


Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu.



"Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak"


Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu.


Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.



"Silah bırakma aşaması teyit edildiğinde yasal düzenlemeler meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır"


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi.



"AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz"


CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı.



"Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun"


Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da polis ve Roman vatandaşlar sahada buluştu Tekirdağ’da Polis Haftası kapsamında düzenlenen anlamlı etkinlik, toplum ile güvenlik güçleri arasındaki bağı güçlendiren örnek bir organizasyona sahne oldu. Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü tarafından organize edilen dostluk maçında emniyet personeli ile Süleymanpaşa ilçesine bağlı Turan Mahallesi’nde yaşayan Roman vatandaşlar sahada buluştu. Karşılaşma, Tekirdağ’ın önemli spor alanlarından biri olan 13 Kasım Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Gün boyunca süren etkinlik, yalnızca bir spor müsabakası olmanın ötesine geçerek kültürel etkileşim ve sosyal kaynaşma açısından da dikkat çekti. Maç öncesinde Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı ve beraberindeki yetkililer sahaya inerek vatandaşlarla yakından ilgilendi. Etkinlikte yer alan Mahmut Nedim Tunçer ile birlikte vatandaşlarla sohbet eden Turanlı, Polis Haftası’nın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda toplumla güvenlik güçleri arasındaki güven bağının pekiştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Etkinlik öncesinde Roman vatandaşlar tarafından emniyet personeline çiçek takdim edilmesi ise duygu dolu anlara sahne oldu. Bu jest, karşılıklı saygı ve sevginin simgesi olarak tribünlerden büyük alkış aldı. Ardından iki takım, üzerinde "Güvenli Toplum Güçlü Gençlik" yazılı pankartla sahaya çıkarak toplumsal birlik ve beraberlik mesajı verdi. Başlama vuruşunu İl Emniyet Müdürü Turanlı’nın yaptığı karşılaşma, adeta bir festival havasında geçti. Klarnet ve davul eşliğinde oynanan maçta Roman kültürüne özgü müzikler tribünlere neşe kattı. Sahada ise rekabet ve centilmenlik bir aradaydı. Emniyet personeli ile Roman vatandaşlardan oluşan takımlar, zaman zaman tempoyu artırarak izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı. Karşılıklı atılan gollerle skor sürekli değişirken, mücadele boyunca hem oyuncular hem de izleyiciler keyifli anlar yaşadı. Özellikle atılan şık goller ve yapılan centilmence hareketler tribünlerden alkış topladı. Maçın sonunda 4-4’lük beraberlik skoru, dostluk temasına yakışır bir sonuç olarak değerlendirildi. Etkinliğe katılan vatandaşlar, bu tür organizasyonların toplumdaki ön yargıları kırdığını ve farklı kesimler arasında daha güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağladığını ifade etti. Polis Haftası kapsamında düzenlenen bu anlamlı buluşmanın her yıl tekrarlanması gerektiğini belirten katılımcılar, organizasyonun geleneksel hale gelmesi temennisinde bulundu. Programın sonunda hatıra fotoğrafları çekilirken, sahadaki samimi görüntüler etkinliğin amacına ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Hem emniyet personeli hem de Roman vatandaşlar, sporun birleştirici gücü sayesinde unutulmaz bir gün yaşadı.
Muş II. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu: "Değerleri koruma kanunu çıkarılsın" Devlet-i Aliye Ocakları Başkanı Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, "Nasıl 5816 sayılı kanun varsa, aynı şekilde sayın devlet büyüklerimizden ricamız; değerleri koruma kanununun çıkarılmasıdır" dedi. Çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Muş’a gelen II. Abdülhamid Han’ın 4. kuşak torunu ve Devlet-i Aliye Ocakları Başkanı Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, komedyen Tuba Ulu’nun bir gösterisinde Kanuni Sultan Süleyman hakkında kullandığı ifadeleri eleştirerek sert açıklamalarda bulundu. Ecdada yönelik hakaret ve saygısızlıkların kabul edilemez olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini belirten Osmanoğlu, bu tür söylemlerin neden hâlâ devam ettiğini anlamakta güçlük çektiklerini ifade ederek, "Biz aslında bunu her fırsatta söylüyoruz. Neden hâlâ bizim ecdadımıza hakaret ediyorsunuz? Neden ecdadımızı malzeme olarak görüyorsunuz? Bunu anlamak gerçekten çok zor. Yani her fırsatta biz bunu dile getiriyoruz. Diyoruz ki; bizim ecdadımız bugün sadece bizim değil, hepimizin. Diyoruz ya, biz kandan, siz candan torunsunuz. O yüzden bırakın artık ecdadımızla hakaret etmeyi, ecdadımızla dalga geçmeyi" dedi. Yüzyıllar boyunca bu topraklarda mücadele eden ve hüküm süren bir geçmişe hakaret edilmesinin Türk milletine yakışmadığını dile getiren Osmanoğlu, mevcut yasal düzenlemelere benzer şekilde, değerleri korumaya yönelik yeni bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini ifade ederek, "Bugün 600 küsur yıl boyunca ecdadımız bu topraklarda savaşmış ve aynı zamanda hüküm sürmüştür. Siz bu insanlara hakaret ediyorsunuz, dalga geçiyorsunuz. Bu Türk milletine yakışmayan hareketlerdir. Biz diyoruz ki; hem dünyada hem ahirette, Allah huzurunda şikâyetçiyiz ve şikâyetçi olmaya da devam edeceğiz. Bugün gerçekten kanun var. Nasıl 5816 sayılı kanun varsa, aynı şekilde Sayın devlet büyüklerimizden ricamız; ‘değerleri koruma kanunu"nun çıkarılmasıdır’ ifadelerini kullandı. Uzun süredir farklı platformlarda bu konuyu gündeme getirdiklerini belirten Osmanoğlu, hem dini değerlere hem de ecdada yönelik hakaretlerin önüne geçilmesi için caydırıcı bir düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti. Osmanoğlu, "Hem Efendimize kimse hakaret etmesin, tövbe hâşâ, hem de ecdadımıza kimse hakaret etmesin. Bu nedenle böyle bir kanunun çıkmasını devlet büyüklerimizden rica ediyoruz. İnşallah en kısa vakitte ecdadımıza hakaret edenler adalet huzurunda yargılansın istiyoruz. Çünkü bu bir değil, iki değil. Her fırsatta dedelerimize hakaret edilmesi gerçekten bizi rahatsız ediyor. Hem bizleri sevenler hem de ecdadımızı, dedelerimizi seven milletimiz bu durumdan ciddi şekilde rahatsız oluyor. Hatta yurt dışından dahi bizi arıyorlar: "Neden böyle yapıyorlar?" diye soruyorlar. Sizler bile kendi dedelerinize, ecdadınıza saygı duyarken, neden sizin milletiniz bunları hakaret ve dalga konusu yapıyor" diye konuştu. Öte yandan, komedyen olarak tanınan Tuba Ulu hakkında, bir gösterisinde Osmanlı Devleti padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman için söylediği hakaret içerikli sözleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Sosyal medya platformlarında yer alan videoda aleni olarak müstehcen sözleri yayınlayan ve bu sözlerle tarihi milli manevi değerlere hakaret ettiği tespit edilen Tuba Ulu, hakkında başlatılan soruşturma çerçevesince İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Antalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir" Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’ının ‘fiili atış safhası’ ardından konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu: "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir, aynı zamanda hava savunma muhribi ‘TCG-Kocatepe’ gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur" dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Mavi Vatan 2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’nın ardından ‘TCG Anadolu’ çok maksatlı amfibi gemisinde açıklamalarda bulundu. Oramiral Tatlıoğlu, uçak gemisi inşasının devam ettiğini belirterek, "Uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir. Aynı zamanda hava savunma muhribi TCG-Kocatepe gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur. İkinci, üçüncü ve dördüncü hava savunma muhriplerine de en kısa zamanda inşasına başlayacağız. İstanbul sınıfı fırkateynlerimizin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fırkateynleri denize inmiş durumdadır. Altı, yedi ve sekizin inşası devam etmektedir. Milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, Bayraktar sınıfı milli çıkarma gemilerimiz, açık deniz karakol gemimiz, milli denizaltımız ve milli çıkarma gemilerimizin diğerleri inşası hala da devam etmektedir. Hala 37 tanesi Deniz Kuvvetlerimize, dört tanesi Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ait olmak üzere 41 askeri geminin inşası aynı anda tersanelerimizde inşası devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız" Beş tip insansız deniz aracı ile iki tip kamikaze insansız deniz aracının envantere alındığını belirten Oramiral Tatlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Dokuz adet gemimizin inşasına da çok kısa bir zaman sonra başlayacağız. Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız. Aynı zamanda insansız hava araçlarımızı envantere aldık. Bugün sabah siz de gözlemlediniz. İnsansız hava araçlarımızla insansız deniz araçlarımıza taarruzlar geliştirdik. Beş tip insansız deniz aracımızı ve iki tip kamikaze insansız deniz aracımızı da envanterimize kattık. Denizaltlarımızdan sahil hedeflerine atılan ‘Atmaca’ güdüm mermisini envanterimize aldık. İlk milli torpidomuz ‘Akyaka’yı envantere aldık. İlk milli mayınımız ‘Malaman’ mayınını envanterimize aldık. Son dönemde kurmuş olduğumuz Amfibi Kolordumuz gerek bu tatbikatta gerek yurt içinde gerek yurt dışında başarılıyla görevlerini icra etmekte. Son dönemde kurmuş olduğumuz Sualtı Harekat Komutanlığımızın personeli özellikle Karadeniz’de kontrol dışına çıkan mayınların, insansız deniz araçlarının, insansız hava araçlarının imhasını başarıyla yerine getirmektedir."
Ankara Tarım ve Orman Bakanlığından, bir çiftçinin satamadığı kıvırcıkların koyunlara yem edildiği iddialarına yalanlama Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçinin kıvırcık marullarını satamadığı için ürünlerin tarlada kalarak koyunlara yem edildiğine dair paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya platformlarında, Mersin’in Tarsus ilçesinde bir çiftçimizin kıvırcık marullarını satamadığı için ürünlerin tarlada kalarak koyunlara yem edildiğine dair yer alan paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu videonun çekildiği arazi, Tarsus ilçesi Kulak Mahallesi’nde, bir üreticimiz tarafından işlenmektedir. Yapılan incelemede, üreticimiz ürününü henüz tarladayken satmıştır. Ürünü satın alan kişi, marulların büyük bir çoğunluğunu hasat ederek pazara sunmuş, tarlada kalan ürün ise kalite standartlarının düşük olması nedeniyle alıcı tarafından hasat edilmemiştir. Tarla sahibi üreticimiz, bir sonraki üretim sezonu için fotoğraflarda da yer aldığı gibi tarlasının bir kısmına karpuz fidesi dikmiştir. Tarlada kalitesinden dolayı hasat edilmeyen ürünlerin küçükbaşlar tarafından tüketildiği esnada, başka bir kişi tarafından olay kayda alınmış ve çarpıtılarak sosyal medyadan paylaşılmıştır. Söz konusu üreticimiz, paylaşılan videonun içeriğiyle bir ilgisinin olmadığını, ürününü sattığını ve şu an söz konusu arazide karpuz ekili olduğunu resmi makamlara beyan etmiştir. Sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, tarımsal üretim süreçlerindeki olağan hasat artığı ve ürün değişimi işlemleri manipüle edilerek kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanlığı olarak üreticilerimizin her daim yanında olduğumuzu, dezenformasyon içeren paylaşımlara karşı hassasiyetle yaklaştığımızı bir kez daha kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" ifadelerine yer verildi.