POLİTİKA - 09 Ocak 2026 Cuma 11:55

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "En düşük emekli maaşı 2026 yılı için yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin lira oldu"

A
A
A
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "En düşük emekli maaşı 2026 yılı için yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin lira oldu"

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Toplamda 16 bin 881 TL olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi 20 bin TL’ye bu oran arttırılmak suretiyle yaklaşık bu 20 bin TL’den yararlanacak olan emekli sayımız 4 "milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır" dedi.


Güler, 2 kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunduklarını belirterek, 31 madde içeren Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair bir kanun teklifi olduğunu ve ikinci kanun teklifinin de en düşük emekli aylıklarına ilişkin hüküm içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu aktardı.


Güler, Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında bilgi vererek, "Anayasa Mahkemesi’nin son dönemlerde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu iptal kararlarında esas amaçlara hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve ölçülülük ve elverişlilik prensipleri kapsamında bu maddeleri biz yeniden değerlendirdik. Teklifimizde SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak ve Temmuz aylarında 6 aylık TÜFE oranlara esas alınarak memur emekli aylıkları emekli sandığı ise enflasyon farkını ilave olarak toplu sözleşmede öngörülen oranlar dikkat alınarak arttırılmaktadır. Buna göre 2026 yılı itibariyle SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak 2026 tarihinden itibaren yüzde 12.19 oranında memur emekli aylıkları ise emekli sandığı yüzde 6.85 oranındaki enflasyon farkı dahil olmak üzere toplam yüzde 18.60 oranında arttırılmaktadır. Bununla birlikte halen 16 bin 881 TL olan ödenen en düşük emekli aylığı 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12.19’un üzerinde yaklaşık bu olan emekli sandığı da emekli olan emeklerimize uygulanan zam oranına yaklaşık o da yüzde 18.48 oranında arttırılmak suretiyle 20 binr TL’ye yükseltilmek lüzumu doğdu. Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi yirmi bin TL olarak uygulanacaktır" ifadelerini kullandı.


Güler şöyle konuştu:


"Özellikle bu toplamda 16 bin 881 TL olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi 20 bin TL’ye bu oran arttırılmak suretiyle yaklaşık bu 20 bin TL’den yararlanacak olan emekli sayımız 4 milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır. Toplamda mevcut bütçe kapsamı içerisinde ki uzun zamandır da çalışıyoruz. Çünkü bizim ekonomi politikalarımız kapsamında Türkiye’nin dezenflasyon süreci ve orta vadeli doğram kapsamında da bütçe disiplinini bozmadan bütçenin kendi kuralları içerisinde herhangi bir olumsuzluğa sevkiyat vermememiz açısından da bazı kalemlerde de uygulamalar yapılmak suretiyle bu aradaki fark Hazine’den ödenecektir. Bu rakamda yaklaşık 69. 5 milyar TL’dir. Bu 6 aylık dönem içerisinde Hazinenizden Sosyal Güvenlik Kurumu’na 69.5 milyar TL gibi bir rakamda artarmış olacağız."


Güler, Tapu Kanunu ile ilgili değişiklikler hakkında ise, "Yapı güvenliğinin arttırılmasını, denetimsiz ve plansız yapılaşmanın önlenmesini, yangın güvenliği başta olmak üzere yapılan tüm yaşam döngüsü boyunca etkin şekilde izlenmesini bu çerçevede ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri burada olabildiğince yer vermeye çalıştık. Yine kooperatifler ve yapı denetim kuruluşlarına, beton üreticilerine, zemin etkili firmalarına kadar inşaat sürecinin tüm aktörlerine ilişkin sorumlulukta açık ve net şekilde bu kanun teklifinde tanımlanmaktadır. Böylece böylelikle özellikle yapı inşa süreçleri kapsamında beton, demir ve diğer özel durumları da Bakanlığımızın elektronik ortamda yakın takip edilmesi de sağlanmış olacaktır. Bir de Tapu Kanunumuzda yapılan üzerinde bir de yetkili değerleme kuruluşlarındaki bu kamu kuruluşları finans işlerimizin hazırlamış olduğu değerleme raporlarında taşınmaza ilişkin bu verilerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün elektronik bir ortamda gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Kat mülkiyeti kavramında yapılan düzenlemelerle site ve apartman yönetimlerinde yaşanan keyfiliğe veya haksız taleplere son vermeye başlıyoruz. Aidat artırma yetkisinin katmalikler kurumuna bırakılması suretiyle özellikle malik sayısının fazla olduğu toplu yapılardan yönetim planlarını değiştirilmesinde yaşanan güçlüklerde de dikkate alınmak suretiyle karar nisabını 5’te 4 yerine 3’te 2 olarak uyguluyoruz. Ve aidat yükseltme hususlarında mutlaka katmalikleri yönetimde bırakılmasını öneriyoruz. Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemeyle de yapı kooperatiflerinin son konu tamamlanmadan ve kesin maliyet insafı ortaya çıkartılmadan ortaklara bireysel tapu devri hususunda da bir önlem yetiştiriyoruz. Dolayısıyla ileride meydana gelecek mülkiyet sorunları ve kooperatiften kaynaklı hukuki sorunları da bu surette engellemiş olacağız. Yine Damga Vergisi kanununda yapılan bazı düzenlemeler var" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Toprağa düşen umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ağaç bayramları Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından "21–26 Mart Orman Haftası Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen "Toprağa Düşen Umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ağaç Bayramları" başlıklı panel, Orman Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panele; Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yılmaz Türk ve Doç. Dr. Halil İbrahim Şahin’in yanı sıra Ormancılık Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Özdemir, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Bilgi Sistemleri Şube Müdürü Dr. Erhan Kılıç, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, ormanların korunması ve yeni orman alanlarının oluşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu bilincin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Ormancılık tarihi ve ağaç bayramları gibi akademik alanda sınırlı çalışılan konulara katkı sunan Dr. Erhan Kılıç’ın bilgi ve deneyimlerini paylaşacak olmasının kıymetli olduğunu ifade ederek kendisine teşekkür etti. Panelde konuşmacı olarak yer alan Dr. Erhan Kılıç, Dünya Ormancılık Günü, Orman Haftası ve Milli Ağaçlandırma Günü’nün tarihi gelişimi ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde gerçekleştirilen ağaç bayramları hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Osmanlı döneminde ormanlara değer verilmediği yönündeki yaygın kanaatin doğru olmadığını belirten Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren ormanların stratejik bir kaynak olarak değerlendirildiğini, özellikle sahil kesimlerindeki ormanların askeri ihtiyaçlar doğrultusunda korunduğunu, diğer alanların ise halkın kullanımına sunulduğunu ifade etti. Ormancılık teşkilatlanmasının tarihi gelişimine de değinen Dr. Kılıç, 1840 yılında ilk orman müdürlüğünün kurulduğunu, 1858 yılında ise ilk orman mektebinin açıldığını aktardı. Balkanlar ve Kafkaslar’dan gelen göçlerle birlikte artan nüfusun orman alanları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Dr. Kılıç, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile yangınların da etkisiyle ağaçlandırma ihtiyacının doğduğunu belirtti. Bu süreçte ağaçlandırma faaliyetlerinin teşvik edilmesi amacıyla ilk ağaç bayramlarının düzenlendiğini ifade eden Dr. Erhan Kılıç, Erzurum Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliklerin bu alandaki ilk örnekler arasında yer aldığını dile getirdi. Cumhuriyet döneminde ise Kazım Karabekir Paşa’nın öncülüğünde Erzurum, Kars ve Ardahan’da ağaç bayramlarının düzenlenerek fidan dikim çalışmalarının yaygınlaştırıldığını belirten Dr. Erhan Kılıç, 1923 yılında İstanbul’da üç gün süren ağaç bayramı etkinliklerinin gerçekleştirildiğini ve 1937 yılında çıkarılan Orman Kanunu ile bu uygulamaların yasal bir zemine kavuştuğunu ifade etti. Panel; katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.
Bursa Başkan Şadi Özdemir’den mesai öncesi metro sürprizi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı. Sabahın erken saatlerinde öğrenciler ve işe gidenlerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin gençlere ve kadınlara yönelik hayata geçirdiği destek projelerini anlattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu. Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi. Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını hatırlatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu. "Gençleri önemsiyoruz" Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti. Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, "Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor" dedi. Anne taksi ve yeni kreşler yolda Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen "Anne Taksi" uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz" diye konuştu. "Nilüfer’de yaşamak ayrıcalıktır" Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.