SPOR - 08 Nisan 2026 Çarşamba 14:44

A Milli Takım’ın gücü turizm tanıtımına yansıyacak

A
A
A
A Milli Takım’ın gücü turizm tanıtımına yansıyacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile bir araya geldi.


A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası süreci, Türkiye için yalnızca sportif bir hedef değil, milli futbolcuların küresel etkisiyle yürütülecek tanıtım hamlesinin de merkezine yerleştiriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TFF ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda hayata geçirilecek çalışmalarla Türkiye’nin turizm potansiyelinin uluslararası ölçekte daha güçlü şekilde öne çıkarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmaları değerlendirmek üzere TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ile bir araya geldi.


Türkiye, Dünya Kupası sürecini yalnızca sportif başarıyla sınırlamayan yeni bir yaklaşımla ele alıyor. A Milli Takım’ın uluslararası görünürlüğünün, ülke tanıtımı ve turizm hedefleriyle birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede, Dünya Kupası sürecine yönelik hazırlıklar ele alınırken milli futbolcuların uluslararası tanıtım gücünün Türkiye’nin turizm potansiyeline katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi konusu öne çıktı.



Futbolcuların küresel etkisi tanıtımda kullanılacak


Görüşmede, milli futbolcuların dünya çapındaki bilinirliğinin Türkiye’nin tanıtımında daha etkin kullanılması hedefi doğrultusunda yürütülecek çalışmalar masaya yatırıldı. Bu kapsamda, federasyon ile Bakanlık arasında kurulacak iş birliğiyle, Türkiye’nin turizm değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için yeni adımların planlandığı öğrenildi.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy sosyal medya hesaplarından duyurduğu sürece ilişkin şu ifadeleri paylaştı:


"Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Dünya Kupası sürecine yönelik hazırlıkları ele aldığımız görüşmemizde, milli futbolcularımızın uluslararası tanıtım gücünden yararlanarak ülkemizin turizm potansiyelini daha geniş kitlelere ulaştırmaya yönelik çalışmalar ile federasyonumuzla yürütülecek iş birliği başlıklarını kapsamlı şekilde değerlendirdik. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile bu süreçte yürütülecek tanıtım faaliyetlerini konuştuğumuz ziyarette, uluslararası ölçekte daha güçlü bir iletişim ve tanıtım stratejisi oluşturulması konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’nin marka değerini küresel ölçekte güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz."



Bakanlık ve TFF arasında koordinasyon güçlenecek


Toplantıda ayrıca, Dünya Kupası sürecinde yürütülecek çalışmaların koordinasyonu, ortak projeler ve stratejik iş birliği başlıkları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Türkiye’nin uluslararası alandaki marka değerinin artırılmasına yönelik somut adımların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü temsil edilmesi amacıyla yürütülen çalışmaların, spor ve turizm alanında eş zamanlı bir etki oluşturması bekleniyor.



A Milli Takım’ın gücü turizm tanıtımına yansıyacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’den Filistin’e destek Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısı yönelik basın açıklamasında Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla 72 binin üzerinde insan katil İsrail rejimi tarafından şehit katledilmiş vaziyette. Buna ek olarak çeşitli raporlar özellikle batı kaynaklı birçok üniversite buradaki göçüğün kaldırması ve gerekli araştırmaların yapılması sonrasında bu rakamın yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor" dedi. Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısına yönelik protesto gerçekleşti. Basın açıklamasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar şehit edilen Filistinlilerin 21 bininden fazlası çocuk, bunların 450’si bebek, bin 29’u 1 yaş altında, 5 bin 31’i 5 yaş altında, toplam yaralı sayısının 170 bin üzerinde olduğunu biliyoruz. Yaralıların da 45 bininin çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. İsrail saldırıları sonucu yaralanan çocukların 10 bin 500’ü kalıcı sakatlık yaşadılar. Aynı şekilde binden fazlası uzuv kaybı yaşadı. Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz" dedi. Filistinlilere yönelik çıkarılan idam yasasının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirten Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti: "Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz." Basın açıklaması sonrasında Filistin halkına destek temalı kısa bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.