ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 16:57

Aksaray’da rüzgar ve şiddetli yağmur etkili oluyor

A
A
A
Aksaray’da rüzgar ve şiddetli yağmur etkili oluyor

Aksaray’da günlerdir aralıklarla devam eden yağmurla birlikte şiddetli rüzgar da etkili olmaya başladı.


Meteorolojinin uyarılarının ardından beklenen yağış, şiddetli rüzgarla birlikte geldi. Meteorolojiden edinilen bilgilere göre, bugün Aksaray şehir merkezinde metrekareye 6,2 milimetre yağış düşerken, Hasan Dağı ve çevresinde metrekareye 38,5 milimetre yağış düştü.


Şehir genelinde etkili olan yağmur yağışıyla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şubesi ekipleri de Aksaray - Ankara, Konya, Nevşehir ve Adana kara yollarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için devriye atıyor. Şehir içinde ise yine trafik ekipleri yol güvenliği sağlıyor. Günlerdir devam eden yağmur yağışı, nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da üreticilerin de yüzünü güldürüyor.



Aksaray’da rüzgar ve şiddetli yağmur etkili oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaretinde, "KAAN, altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Görgün, "Bugün, Milli Muharip Uçak KAAN Projesinde çok kıymetli bir adıma daha hep birlikte şahitlik ediyoruz. Tam Boy Statik testlerde kullanılacak uçağımızın hangardan çıkışı ile ilk uçuşlarını yapan prototipimizin, bundan sonraki uçuşunu yapacak olan ikinci prototipimizle birlikte aynı karede yer alacak olmaları, hem önemli bir teknik aşamayı ifade etmekte hem de binlerce insanın emeğinin somut bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. KAAN, bir uçağın ötesinde, Türkiye’nin mühendislik gücünün ve bağımsız savunma iradesinin simgesidir. Bu projede hedefimiz; Türk Hava Kuvvetlerimizin envanterinde uzun yıllar görev yapacak yeni nesil muharip bir uçağı özgün olarak geliştirmek ve ülkemizin kabiliyetlerini daha da ileri taşımaktır" dedi. "Savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" KAAN’ın teknik detaylarından bahseden Görgün, "KAAN’ımızın teknik kabiliyetlerine baktığınızda; ulaşacağı hızdan görünmezlik teknolojisine, elektronik harp yeteneğinden çoklu görev kabiliyetlerine kadar, dünyada sayısı bir elin parmakları kadar olan seçkin muharip uçak sınıfının bir üyesi olacağını söylemek mümkündür. Düşük görünürlük, dahili silah yuvaları, gelişmiş aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi kabiliyetlerle hem hava-hava hem hava-yer görevlerinde üstün performans elde edilecektir. Bugün geldiğimiz noktada, geliştirme, test ve üretim adımlarını eş zamanlı olarak yürütüyoruz. 2024’te ilk uçuşunu yapan hızlı prototipimiz sonrasında geliştirme ve üretim süreçleri aralıksız şekilde ilerlemiştir. Bununla birlikte eş zamanlı olarak insanlı-insansız savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" KAAN’ın, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir proje olduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti: "Statik test prototipimizin üretiminin tamamlanmasıyla birlikte; tasarımdan üretime, üretimden doğrulamaya uzanan sürecin olgunlaşma yolunda nasıl ilerlediğini hep birlikte görmekteyiz. Yerli motorumuzun geliştirilmesi başta olmak üzere kabiliyet artırımlarıyla fazlı olarak geliştirdiğimiz KAAN, her geçen gün kabiliyetlerine ve ülkemiz savunma ve havacılık sanayi altyapısına yenilerini ekleyerek ülkemizi dünyada sayılı ülkeler ligine taşımaktadır. KAAN, uzun soluklu bir teknoloji programında bir ürün olmanın yanında; tasarım, üretim, test altyapısı ve insan kaynağını eşgüdümlü biçimde birlikte yürüten; altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir." "KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim" KAAN’ın, geniş bir ekosistem başarısı olduğunu vurgulayan Görgün, "Bu hamlenin en kritik aşamalarından biri olan seri üretim faaliyetlerine dönük olarak da paralelde tüm hızıyla çalışmaktayız. KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. KAAN’ın yerli tedarik zinciri bugün 20’den fazla şehirde, 300’den fazla firmayla, 5 binden fazla çalışandan oluşmaktadır. Bu vesileyle emeği geçen tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini bereketlendirsin. Önümüzdeki dönemde de test, kalifikasyon ve üretim hazırlıklarını aynı kararlılıkla sürdürecek; KAAN’ı adım adım daha ileri kabiliyetlerle gök vatanımızla buluşturacağız. Allah’ın izniyle, Türkiye Yüzyılı’nda savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" dedi.
Karabük Orman köylerine 20 yeni tanker, yanan sahalara da tohumlama Geçen yıl 6 bin 875 hektarın zarar gördüğü Karabük’te orman yangınlarına karşı önlemler kapsamında köylere 20 yeni su tankeri teslim edilirken, yangın sonrası temizlenen alanlarda tohumlama çalışmaları yapıldı. Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen törenle Karabük’te orman köylerine 20 adet yeni su tankeri teslim edildi. Orman köylerinde çıkabilecek yangınlara ekipler olay yerine ulaşana kadar ilk müdahalenin yapılmasını sağlamak ve bu sayede yangının büyümesinin engellenerek can ve mal kaybının en aza indirmek amacıyla Karabük’te teslim edilen su tankeri sayısı toplamda 84’e ulaştı. Cemaller Orman Deposu’nda gerçekleştirilen programa Karabük Valisi Oktay Çağatay, Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, kurum müdürleri ve köylüler katıldı. Vali Çağatay, kentin son yıllarda ciddi sayıda orman yangınıyla karşı karşıya kaldığını ifade ederek, 2024 yılında neredeyse sıfır yangın yaşanırken bir yıl içerisinde 60’ın üzerinde yangın çıktığını söyledi. Bölgedeki orman içi sıcaklıkların 40 dereceye kadar ulaştığına dikkat çeken Çağatay, "Bu rakam Karabük için muazzam yüksek. Her afet bizi daha fazla tedbir almaya sevk ediyor. Geçmiş yangınlarda valimizden köylümüze, milletvekillerimizden muhtarlarımıza kadar herkes canla başla çalıştı. Rabbim bizi afetlerden korusun" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ise Türkiye’nin kuraklık haritasında Karadeniz’de riskli görünen tek bölgenin Karabük olduğuna işaret ederek, "Herkes bir dikkatliyse biz on dikkatli olacağız. Gaziantep’te, Diyarbakır’da ya da Konya Ovası’nda görülen iklim şartları artık yaz aylarında Karabük’te de yaşanıyor. Ancak bizde yangınlar sarp yamaçlarda ve dev ağaçların bulunduğu zorlu arazilerde çıkıyor. Bölgemizin yüzde 76’sı orman. Bu ormanları korumak Karabüklülerin birinci vazifesidir" diye konuştu. Törenin ardından Kamış Köyü Aşağıyaka mevkisinde, yangın sonrası temizlenen alanda tohum ekimi yapılarak yanan bölgelerin yeniden yeşertilmesi için çalışma yapıldı. Öte yandan Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü, Karabük’te geçen yıl meydana gelen orman yangınlarının ardından başlatılan rehabilitasyon ve yeniden ağaçlandırma çalışmaları kapsamında binlerce hektarlık alanda çalışma yürütüyor. Karabük Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen YARDOP (Yanan Orman Alanlarının Rehabilitasyonu ve Yangına Dirençli Ormanlar Tesis Projesi) kapsamında, yanan orman alanının bin 63 hektarında tabii gençleştirme, bin 542 hektarında suni gençleştirme, 3 bin 749 hektarında ağaçlandırma ve 104 hektarında rehabilitasyon çalışması yapılacak.
Muğla Fatma Girik’in "vasiyet" davasında karar: "Akıl sağlığı yerinde, vasiyet geçerli" Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Fatma Girik’in vasiyetnamesinin iptali için kardeşi tarafından açılan davada mahkeme, Girik’in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti. Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Fatma Girik, 24 Ocak 2022 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş ve vasiyeti üzerine Muğla’nın Bodrum ilçesinde, hayat arkadaşı Memduh Ün’ün yanına defnedilmişti. Fatma Girik, 2018 yılında hazırladığı vasiyetnamesinde mirasını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ve kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit paylaştırmıştı. Ayrıca vasiyetinde; kardeşi Günay Girik’in iki çocuğu, koruyucu ailesi olduğu Ahu Aşkar ve evde çalışan yardımcıları dahil toplam 5 kişiye de belirli miktarlarda maddi pay ayırmıştı. Ancak sanatçının kardeşi Günay Girik, vasiyetnamenin hazırlandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek "vasiyetnamenin iptali" davası açmıştı. Adli Tıp: "Fiil ehliyeti tamdır" Dava süreci kapsamında Fatma Girik’in vasiyetname düzenlediği tarihteki akıl sağlığının tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda; "Fatma Girik’in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018’de fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulü uygun bulunmuştur" denilerek, kararın oy birliğiyle alındığı belirtildi. Mahkemeden ret kararı Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 11 Şubat’ta görülen 12. duruşmada karar çıktı. Mahkeme, Günay Girik’in davasını reddederek Fatma Girik’in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti. Kararın ardından Ahu Turanlı ve Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ve Eylem Pektaş yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu konu bir miras kavgası değil, bir iradeye saygı meselesidir. Mahkemenin kararı, merhume Fatma Girik’in özgür iradesinin hukuken teyididir. Günay Girik’in maddi menfaat uğruna ortaya attığı ’akıl sağlığı yerinde değildi’ iddiası, aziz hatırasını lekeleme girişimidir ve bu iddiaların mesnetsiz olduğu tescillenmiştir." Avukatlar, medyada yer alan "miras krizi" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, sürecin Fatma Girik’in vasiyetine duyulan saygıdan ibaret olduğunu vurgulayarak, asılsız iddialarla itibar suikastı yapanlara karşı yasal haklarını saklı tuttuklarını belirtti.