ASAYİŞ - 08 Nisan 2026 Çarşamba 12:33

Polis telefon ve internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarına karşı vatandaşları uyardı

A
A
A
Polis telefon ve internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarına karşı vatandaşları uyardı

Patnos İlçe Emniyet Müdürlüğü, telefon ve internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarına karşı vatandaşları uyardı. Yapılan açıklamada, suçluların vatandaşları korkutarak veya çeşitli vaatlerle kandırmaya çalıştığına dikkat çekildi.


İlçe genelinde halkın mağdur olmasını engellemek amacıyla bilgilendirme yapan emniyet yetkilileri, özellikle teknoloji kullanılarak yapılan dolandırıcılık yöntemlerine karşı vatandaşların çok daha temkinli olması gerektiğini vurguladı.


"Terör Örgütü" Bahanesine Kanmayın!


Emniyetten yapılan uyarıda, vatandaşların en çok karşılaştığı "unvan gaspı" ve korkutma yöntemleri üzerinde duruldu. Açıklamada, dolandırıcıların kendilerini polis, asker ya da savcı olarak tanıtarak; "Hesabınızdan terör örgütlerine para aktarımı yapılıyor" veya "Kimlik bilgileriniz bir suç dosyasında kullanılıyor" gibi asılsız bahanelerle baskı kurdukları belirtildi.


Yetkililer, "Devletin hiçbir memuru sizden telefon üzerinden para, altın ya da banka şifresi istemez. Sizi terör örgütleriyle korkutup para talep edenlere asla itibar etmeden görüşmeyi sonlandırın," uyarısında bulundu.


Sahte Mesaj ve Link Tuzağı


Dijital mecralar üzerinden gelen "Tebrikler, ödül kazandınız" veya "Hakkınızdaki icra takibi için tıklayın" tarzındaki mesajların birer tuzak olduğu hatırlatıldı. Bilinmeyen kaynaklardan gelen linklerin cihazlara sızarak bankacılık bilgilerini çalabileceği ifade edilirken, vatandaşların bu tür şüpheli iletileri anında silmesi gerektiği bildirildi.


Trafikte Güvenli Seyir Hatırlatması


Asayişin yanı sıra trafik güvenliğine de dikkat çeken emniyet güçleri, seyir halindeyken telefon kullanımının dikkati dağıtarak kazalara davetiye çıkardığını belirtti. Emniyet kemeri kullanımının ve hız limitlerine uymanın hayati önem taşıdığı, özellikle acil durum araçlarının geçiş güzergahlarının her zaman açık tutulması gerektiği vurgulandı.


7/24 İhbar Hattı: 112


Patnos İlçe Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzuru için denetim ve bilgilendirme çalışmalarının aralıksız süreceğini ifade etti. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geçilmesi büyük önem arz ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Yargının görevi, sendikal hakları güvence altına almaktır. Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Ankara 4. İş Mahkemesi’nin öğrenci gelişim raporlarının doldurulmasına yönelik Türk Eğitim-Sen ile birlikte dört sendikanın aldığı eylem kararını iptal ettiğini belirtti. Geylan, bu kararın hukuksuz olmasının yanı sıra sendika kanununa, anayasal haklara ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kararları olmak üzere evrensel kaidelere aykırı olduğunu ifade etti. "Mahkemeler kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" Mahkemenin eylem kararını iptal etmesini hukuka aykırı bulduğunu ifade eden Geylan, "Ankara 4. İş Mahkemesi’nin öğrenci gelişim raporlarının doldurulmasına yönelik alınan eylem kararını garabet bir hükümle iptal etmesi hukuksuz olmasının yanı sıra sendika kanununa, anayasal haklara ve ILO kararları başta olmak üzere evrensel kaidelere açıkça aykırıdır. Yargının görevi, sendikal hakları güvence altına almaktır. Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir. Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından öğrenci gelişim raporlarının doldurulmaması konusunda 8 Ocak tarihinde eylem kararı alınmıştır. Alınan eylem kararının iptali talebi ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara 4. İş Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Yapılan yargılamada mahkeme makamınca ilk duruşmada sendikamız ile beraber 4 sendikanın aldığı eylem kararlarının iptaline karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin sendika kurmasının yasalaştığı günden bugüne kadar herhangi bir eylem kararının mahkeme tarafından iptalinin istenildiğine hiç rastlanılmamıştır" ifadelerini kullandı. "Kamu çalışanlarının sendika kurma özgürlüğü anayasa maddesi 51 ile güvence altındadır" Türk Ceza Kanunun 118. maddesinde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesinin suç sayıldığını vurgulayan Geylan, "Milli Eğitim Bakanlığı, sendikal faaliyetlerin korunması ve engellenmemesi adına yapılan tüm düzenlemelerin aksine mahkemeden bu faaliyetlerin engellenmesi için karar verilmesini talep etmiş ve maalesef mahkeme tarafından bu yönde karar verilmiştir. Kamu çalışanlarının sendika kurma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 51 ile güvence altındadır. Bu güvence yalnızca kağıt üzerinde bir hak değildir; bizzat korunması gereken dokunulmaz bir özgürlük alanıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi de sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini suç olarak tanımlar. Üstelik bu suç, sadece fiziki müdahalelerle değil; hukuka aykırı her türlü yöntemle ortaya çıkabilir. Yargıtay içtihatları da bu konuda son derece nettir. Sendikal faaliyetin engellenmesi bir ‘tehlike suçu’dur. Yani zararın gerçekleşmesi dahi beklenmez, hak kullanımının engellenmesi ihtimali dahi suçun oluşması için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi kararları defalarca şunu vurgulamıştır; sendikal haklar demokratik toplumun temelidir. Bu haklara yönelik müdahaleler karşısında devletin koruma yükümlülüğü vardır" dedi. "Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir" Türk Eğitim-Sen olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını dile getiren Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir. Anayasal bir hakkın kullanımının iptal kararıyla fiilen imkansız hale getirilmesi, TCK 118 kapsamında düzenlenen ‘sendikal hakların engellenmesi’ suçunun yargı eliyle işlenmesi anlamına gelmektedir. Ankara 4. İş Mahkemesi’nin bu kararı açıkça sendikal eylemlerin kısıtlanması ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın bundan sonraki süreçte sendikaların karar alma ve eylem yapma özgürlüğüne açıkça müdahale etme yolunu açmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay kararları doğrultusunda sendika üyelerini cezalandıramadığı için sendikamızı hedef alarak eylem kararını iptal ettirmiştir. Türk Eğitim-Sen bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır. Tüm hukuki yollara başvuruda bulunacak ve yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir. Üyelerimizin gönlü ferah olsun, Türk Eğitim-Sen yıllardır verilen mücadeleler ile alınan birçok sendikal hakkın bir mahkeme kararı ile elimizden alınmasına asla müsaade etmeyecektir."
Gaziantep Medical Point Gaziantep Hastanesi 1 yılda 200’üncü kemik iliği nakline ulaştı Gaziantep’te sağlık alanında önemli başarılara imza atan Medical Point Gaziantep Hastanesi, kemik iliği nakli alanındaki çalışmalarına bir yenisini ekleyerek 1 yıl dolmadan 200’üncü kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi, lösemi, lenfoma ve diğer ciddi kan hastalıklarının tedavisinde hayati rol oynayan, ileri düzey uzmanlık ve donanım gerektiren bir yöntem olarak öne çıkan kemik iliği naklini 1 yıl dolmadan 200’üncüsünü gerçekleştirdi. Gaziantep’te ve bölgede kemik iliği nakli alanında tek olma özelliği taşıyan, alanında uzman hekim kadrosu, güçlü teknolojik altyapısı ve deneyimli sağlık personeliyle dikkat çeken hastane, gerçekleştirdiği başarılı nakillerle hem Gaziantep’te hem de çevre illerde yaşayan hastalar için umut kapısı olmayı sürdürüyor. Doç. Dr. Ali Eser, "Yaklaşık 2 yıl içerisinde 200’üncü naklimizi gerçekleştirmiş olacağız. Bu nedenle gerçekten çok mutlu ve gururluyuz. Gaziantep’te bu yoğunlukta nakil yapan ilk ve tek merkeziz. Başarı oranlarımız da oldukça yüksek. Dünya ortalaması genelde yüzde 70 civarındayken, bizim başarı oranlarımız yüzde 90’lara ulaşıyor" dedi. "200’üncü nakle ulaşmak bizim için de hastalarımız için de büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı" Dr. Buğra Sağlam ise, "Ben de yaklaşık 2 yıldır Medical Point Hastanesi’nde iç hastalıkları ve hematoloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Hem hematoloji servisinde hem de kök hücre nakil ünitesinde birlikte çalışıyoruz. 100’üncü naklimizi kutladıktan sonra henüz 1 yıl dolmadan 200’üncü nakle ulaşmak bizim için de hastalarımız için de büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı" diye konuştu. "Bu tek başına yapılan bir iş değil" Uzm. Dr. Buğra Sağlam, bu başarının ekip işi olduğunu vurgulayarak, "Bu tek başına yapılan bir iş değil. Ekibimizle ve hastanemizin diğer branşlarıyla birlikte yürüttüğümüz multidisipliner yaklaşımın bir sonucu. Hastalarımıza şifa sunabildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. Kök hücre nakline ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Kök hücre nakli iki ana grupta değerlendiriliyor. Birincisi, hastanın kendi hücrelerinden elde edilen otolog nakil. Bu yöntem bazı hematolojik ve onkolojik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Daha zorlu olan ise allojenik nakil. Yani hücrelerin kardeşten ya da kök hücre bankalarından temin edildiği durumlar. Hastalarımızın büyük bir kısmını da bu grup oluşturuyor" dedi. Lösemi hastalarına dikkat çeken Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Özellikle akut lösemilerde, nakil yapılmadığı takdirde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 25’in altına düşüyor. Bu nedenle kök hücre nakli, hastaların yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini artıran en önemli tedavi yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor" diye konuştu.