ASAYİŞ - 17 Mayıs 2026 Pazar 10:07

Yaşlı çift, ev almak için biriktirdikleri 2 kilogram altını dolandırıcılara kaptırdı

A
A
A

Adana’da yaşayan Şerif ve Saadet Pamuk çifti kendilerini polis olarak tanıtıp "Adınız kuyumcu soygununa karıştı" diyen dolandırıcılara 2 kilogram altın kaptırdı. Yaşlı adamı, "Savcı bey 4 vesikalık fotoğraf istiyor" diyerek fotoğrafçıya gönderen dolandırıcılar, kadına ise "Anneciğim, sizin için uğraşıyoruz" diyerek altınları alıp kayıplara karıştı. Jandarma, operasyon düzenleyip 2 şüpheliyi gözaltına alırken altınları giden yaşlı çift, yardım istedi.

Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Hacıali Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, geçtiğimiz salı günü, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar 86 yaşındaki Şerif Pamuk’u arayıp eşiyle birlikte isimlerinin kuyumcu soygununa karıştığını söyledi. Bir süre sonra 58 yaşındaki Saadet Pamuk’u da arayan başka bir dolandırıcı, yaşlı çiftlerin başka odalarda kendileriyle konuşmalarını istedi.

Sahte kimlik fotoğrafı gönderip ikna ettiler

"Soyguncular sizin kimliğinizi olay yerinde bırakıp kaçmış" diyerek yaşlı çifti kandıran dolandırıcılar, Pamuk çiftinin çocuklarının ve torunlarının isimlerini de sayıp, Şerif ve Saadet Pamuk adına düzenlenmiş sahte kimlik fotoğrafı yollayıp güven kazandı. Bir süre sonra yaşlı çiftin 2 kilogram ağırlığında 33 bilezikleri olduğunu öğrenen dolandırıcılar, bu sefer de o altınların sözde soyulan kuyumcudaki altın olup olmadığını tespit etmek için fotoğraflarının çekilmesi gerektiğini söyledi.

"Savcı bey 4 vesikalık fotoğraf istiyor" diyerek yaşlı adamı evden uzaklaştırdılar

Durumdan şüphelenen yaşlı çift, ilk başta altınları vermeyi kabul etmedi ancak bu sefer de dolandırıcılar Şeref Pamuk’u kandırıp, ’soyguncuları yakaladık, teşhis için karakolun yakınına gelin. Size onları göstereceğiz ve tanıyoruz demeyin. Savcı bey de gelirken 4 vesikalık fotoğraf istiyor’ dedi. Evde 2 vesikalık fotoğrafının olduğunu söyleyen Pamuk’u ısrarla ’4 vesikalık fotoğraf lazım’ diyerek kandıran dolandırıcılar, yaşlı adamın 10 kilometre uzaklıktaki fotoğrafçıya gitmesini sağladı. Bu sırada da dolandırıcılar hem yaşlı adamı hem de eşini telefonda tutmaya devam etti.

Altınları gelip evden aldılar

Yaşlı adamın evden çıkmasını fırsat bilen dolandırıcılar, bu sefer de Saadet Pamuk’a, "Anneciğim sizin için uğraşıyoruz. Şimdi Ahmet diye bir sivil polis gelecek, ona altınları teslim etmen lazım. Fotoğrafını çekip sana geri verecek" dedi. Dolandırıcılara güvenen yaşlı kadın, eve gelen şapkalı erkek şahsa 2 kilogram ağırlığındaki 33 Adana burması bileziği teslim etti.

Yaşlı çift, ev almak için biriktirdikleri 2 kilogram altını dolandırıcılara kaptırdı

Telefon kapandı, gerçek ortaya çıktı

Altınları verdikten sonra telefonu kapanan yaşlı kadın, tekrar kendisini arayan numarayı aradığında "Böyle bir numara bulunmamaktadır" uyarısını alınca dolandırıldığını anladı ve eşiyle birlikte jandarmaya giderek şikayetçi oldu.

Jandarma operasyon düzenledi

Olayın ardından çalışma başlatan Adana İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin saklandığı adresi tespit etti. Belirlenen eve operasyon düzenleyen ekipler, 2 bilezik, 4 çeyrek altın, 46 Cumhuriyet altını, 35 bin TL, 2 bin 140 euro, 720 dinar, 600 dolar ile 8 bin 416 uyuşturucu hap ele geçirdi.

Operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden H.A. ile S.A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"O altınlar bizim değil" savunması

Ele geçirilen altın ve paralarla ilgili jandarmanın işlemleri sürerken yaşlı çift, kendilerinin 33 bileziği olduğunu söyleyip ele geçirilenlerin kendilerinden alınanlar olmadığını savundu. Ayrıca altınları almak için eve gelen şahsın görüntüsü mahalledeki bir işyerinin güvenlik kamerasınca görüntülendi.

"Bizi felç ettiler"

Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Şerif Pamuk, "Beni telefonla arayıp, ‘3 kuyumcu soymuşlar, sizin kimliğinizi oraya bırakmışlar’ diyerek bizi kandırdılar. Ayrıca bizim iyi ve tanınan bir aile olduğumuzu söyleyip savcının bizi tanıdığını söylediler. Beni konuşturdu sonra da ‘savcı bey 4 fotoğraf istiyor’ diyerek evden uzaklaştırdı. O sırada da eşimle görüşüp onu kandırmışlar, ondan da altınları almışlar. 33 bilezik gitti. Arsamızı, tarlamızı sattık. Altınlar oradan gelmişti, çocuğumuza ev alacaktık. Bizi felç ettiler. 2 kişi yakalandı bir miktar altın ele geçirildi ama onlar bizim değil. Bizim altınlarımızla o ele geçirilen altınlar yer değiştirilmiş olarak düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

"30 senelik emeğim gitti"

Dolandırıcıların yalnızca 2 kişi olmadığını, bu işin bir çete işi olduğunu öne süren Pamuk, şahısların bir an önce yakalanmasını istediğini söyleyerek, "Bize daha bir altın gelmedi. Bugün bize, yarın başkasının başına gelmesin. Devletimiz çok güçlü. Bu şahısların yakalanmasını istiyoruz. Devletimizin gücü yeter, 30 senelik emeğim gitti" diye konuştu.

"Eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi"

Dolandırıcıların kendilerini adeta hipnoz ettiğini belirten Saadet Pamuk ise, "33 altını aldım, dizdim ve görüntülü kendisine gösterdim. Daha sonra bana ‘anneciğim biz sizin için uğraşıyoruz, Ahmet diye birisi gelecek’ dedi. Gözlerim kör, kulaklarım sağar olmuş. Eşimi de beni de tehdit ediyorlar telefondan. Komşularım geldi ama onları geri gönderdim. Kapıya gözünde gözlük, şapkalı olan birisi geldi ve ona teslim ettim. O sırada da eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi" dedi.

Yaşlı çift, ev almak için biriktirdikleri 2 kilogram altını dolandırıcılara kaptırdı

"Başkasının canı yanmasın"

Altınları verdikten sonra telefondaki dolandırıcının kendisine, "Anneciğim ortalık çok kötü, kapıyı kilitle" dediğini anlatan Pamuk, "Ben de öyle yaptım sonra telefon kapandı, tekrar aradığımda ‘böyle bir numara bulunmamaktadır’ uyarısı alınca dizlerimize vurduk ama iş işten geçmişti. Bizler mağdur olduk. Başkasının canı yanmasın. O bizim birikimimizdi. Evladımıza ev almak için tarlamızı, arsamızı sattık" diye konuştu.

Saadet Pamuk, daha sonra şunları söyledi:

"Bu tür haberleri izleyip ‘bunlarda hiç mi akıl yok’ diyordum. Biz de böyle dolandırıldık. Bana sürekli ‘anneciğim’ diyordu. Benim oğlum bile bana bu kadar kibar konuşmadı. Öyle bir konuşuyorlar ki şeytandan bile daha beterler. Beynimizi yıkadılar, kulaklarımız kapandı, gözlerimiz kör oldu."

Umutcan İşledici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Beytüşşebap’taki sel bölgesinde inceleme AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, beraberindeki heyetle birlikte sel felaketinin ağır hasara yol açtığı Beytüşşebap ilçesinde incelemelerde bulundu. Son günlerde etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel felaketi ilçede hayatı olumsuz etkilerken, taşan dereler nedeniyle birçok noktada yollar zarar gördü, tarım alanları su altında kaldı ve bazı bölgelerde altyapıda ciddi hasar oluştu. Selin ardından bölgeye giden Milletvekili Tatar ve beraberindeki heyet, afetin etkilediği alanlarda incelemelerde bulunarak vatandaşların taleplerini dinledi. Selin etkilediği bölgelerde incelemelerde bulunan Tatar, mağdur vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde büyük korku yaşandığını ifade eden vatandaşlar, altyapı ve taşkın riskine karşı kalıcı çözüm talebinde bulundu. Tatar ise devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirterek, zarar gören alanların en kısa sürede eski haline getirilmesi için yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi. İncelemelerin ardından koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Beytüşşebap Kaymakamlığı, Beytüşşebap Belediyesi, Şırnak İl Özel İdaresi, AFAD, Devlet Su İşleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Türk Kızılay ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda selin yol açtığı hasar, riskli bölgeler, taşkın alanları, zarar gören yollar ve altyapı sorunları detaylı şekilde ele alındı. Özellikle dere yataklarında kalıcı taşkın önleme çalışmalarının hızlandırılması ve zarar gören bölgelerde acil müdahale sürecinin genişletilmesi kararlaştırıldı. Şırnak İl Afet ve Acil Durum Müdürü Muzaffer İşlek, selin ilk anından itibaren ekiplerin sahaya yönlendirildiğini, riskli bölgelerde tahliye ve güvenlik çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü belirtti. AFAD ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü öğrenilirken, özellikle kırsal bölgelerde oluşan zararların kayıt altına alındığı ifade edildi. Milletvekili Tatar’ın yaşanan sel felaketini doğrudan İbrahim Yumaklı ile Mehmet Akif Balta’ya telefonla ilettiği öğrenildi. Yapılan görüşmelerin ardından Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiği ve dere yataklarında teknik inceleme başlatıldığı belirtildi. Özellikle taşkın riski bulunan bölgelerde yeni koruma projelerinin gündeme geldiği öğrenilirken, selin tekrar yaşanmaması için kapsamlı altyapı çalışmaları yapılacağı ifade edildi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Tatar, devletin tüm imkanlarıyla Beytüşşebap halkının yanında olduğunu söyledi. Sel felaketinin ardından tüm kurumların koordineli şekilde sahada görev yaptığını belirten Tatar, "Vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli tüm adımları atıyoruz. Devletimiz ilk andan itibaren sahadadır. Hiçbir vatandaşımız yalnız değildir" dedi. Tatar, afet sonrası oluşan zararların giderilmesi için gerekli çalışmaların hızlandırıldığını vurgulayarak, "Yollar, altyapı, dere yatakları ve zarar gören alanlarla ilgili kalıcı çözümler üretilecek. Beytüşşebap’ın yaşadığı bu afeti hep birlikte aşacağız" ifadelerini kullandı. Sel felaketinin ardından bölgede iş makineleriyle temizlik ve tahliye çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Ekiplerin dere yataklarında taş ve balçık temizliği yaptığı, zarar gören yolların yeniden ulaşıma açılması için yoğun çalışma yürüttüğü belirtildi. Yetkililer, vatandaşların özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunurken, bölgede hava şartlarının yakından takip edildiği ifade edildi. Yaşanan sel felaketi sonrası devlet kurumlarının koordineli müdahalesi ve sahada yürütülen çalışmalar, Beytüşşebap’ta yaraların kısa sürede sarılması adına umut olurken, bölge halkı da kalıcı taşkın önleme projelerinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.
Karabük Genç AN-KA, Karabüklü üniversite öğrencilerini Ankara’da buluşturdu Karabük Ankaralılar Platformu’nun gençlik yapılanması olan Genç AN-KA tarafından düzenlenen kahvaltı programında, Ankara’da üniversite öğrenimini sürdüren Karabüklü öğrenciler bir araya geldi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gölbaşı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen programda, farklı üniversitelerde eğitim gören Karabüklü öğrenciler tanışma, kaynaşma ve fikir alışverişinde bulunma fırsatı buldu. Karabük Ankaralılar Platformu yönetiminde görev alan Yüksek Seçim Kurulu Seçmen Kütüğü Genel Müdürü Şeref Şık ile Ali Özen’in öncülüğünde düzenlenen programın koordinasyonunu öğrenci temsilcileri Yavuz Selim Kaya ve Sena Şık üstlendi. Kahvaltı programında eğitim hayatı, kariyer planlamaları, sosyal projeler ve Ankara’daki öğrenci yaşamına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Öğrenciler, hedeflerini ve gelecek planlarını paylaşma imkânı buldu. Programın ardından Karabük Ankaralılar Platformu Yönetim Kurulu ve Genç AN-KA tarafından yapılan ortak açıklamada, Ankara’da öğrenim gören Karabüklü gençlerle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunun yaşandığı belirtilerek, bu tür organizasyonlarla gençler arasındaki dayanışmanın artırılmasının, memleket bağlarının güçlendirilmesinin ve ortak sosyal faaliyetlerde bir araya gelinmesinin amaçlandığı ifade edildi. Programa Kadir Ekinci, Necat Börekçi, Selahaddin Çelebi, Prof. Dr. İrfan Taşoğlu, Dr. Harun Mıkçı, Serdal Eren, Cumhur Abaoğlu, Ömer Faruk İskenderli ve Yusuf Tığlı da katılarak öğrencilere destek verdi. Genç AN-KA yetkilileri, Ankara’da eğitim hayatını sürdüren Karabüklü üniversite öğrencileriyle benzer etkinliklerde yeniden bir araya gelmeyi hedeflediklerini bildirdi. Program, öğrencilerin memleket bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşma olarak değerlendirildi.