SAĞLIK - 17 Kasım 2025 Pazartesi 09:06

Uzmanı uyardı: "Sürekli yorgunluğun sebebi B12 eksikliği olabilir"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Sürekli yorgunluğun sebebi B12 eksikliği olabilir"

Tedavi edilmeyen B12 vitamini eksikliğinin kansızlıktan depresyona kadar pek çok tabloya yol açabileceğine belirten İç Hastalıkları ve Yetişkin Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, "Bu nedenle halsizlik, uyku isteği, unutkanlık gibi şikayetleri olan herkes, B12 düzeyini kontrol ettirmelidir" dedi.


Enerjiden sinir sistemine kadar pek çok hayati işlevi destekleyen B12 vitamininin eksikliği, sürekli yorgun, halsiz hissetmek ve konsantrasyon kaybı yaşamak gibi etkilere yol açıyor. B12 vitamini, kırmızı kan hücrelerinin üretiminde, sinir sisteminin sağlıklı çalışmasında ve beyin fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor, eksikliği ise uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıkları ve Yetişkin Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, açıklamalarda bulundu.



"Ruh halindeki değişikliklere dikkat edin"


Eksiklik durumunun sessizce ilerlemesi halinde vücudun bazı sinyaller gönderdiğine aktaran Prof. Dr. Solmaz, "Sürekli yorgunluk ve halsizlik, baş dönmesi ve nefes darlığı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda karıncalanma veya uyuşma, denge sorunları ve kas zayıflığı, ruh hali değişiklikleri, depresyon ve sinirlilik gibi belirtileri yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuza başvurun. Kan testi ile eksiklik tespit edilebilir ve uygun tedavi ile hızla giderilebilir" diye konuştu.



"Vejetaryenler ve 50 yaş üstündekiler risk altında"


B12 eksikliğine herkeste rastlanmakla birlikte bazı gruplarda daha çok görüldüğüne değinen Prof. Dr. Solmaz bu risk gruplarını şöyle sıraladı:


"Bitkisel besinler B12 açısından yetersiz olduğu için vejetaryen ve veganlar, emilim sorunları yaşanabileceği için 50 yaş üstü yetişkinler, mide veya bağırsak ameliyatı geçirenler, Crohn, çölyak gibi hastalıklar vesilesiyle sindirim sistemi sorunları olanlar ile özellikle Metformin veya mide asidini azaltan ilaçları düzenli kullananlar."


B12 vitamininin ağırlıklı olarak hayvansal gıdalarda bulunduğuna da değinen Solmaz, et, tavuk, hindi, balık, süt, yoğurt, peynir ve yumurtanın en güçlü doğal kaynaklar arasında yer aldığını ifade ederek, "Vejetaryen bireyler için B12 ile zenginleştirilmiş gıdalar ve doktor kontrolünde alınan takviyeler hayati öneme sahiptir. Ancak hiçbir hasta kendi başına takviye kullanmamalı, mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır" ifadelerini kullandı.


B12’nin yalnızca enerji verici bir vitamin olmadığını, aynı zamanda sinir sistemini koruyan ve ruh halini dengeleyen önemli bir madde olduğunu vurgulayan Porf. Dr. Solmaz, "B12 eksikliği tedavi edilmezse kansızlıktan depresyona kadar pek çok tabloya yol açabilir. Bu nedenle halsizlik, uyku isteği, unutkanlık gibi şikâyetleri olan herkes, B12 düzeyini kontrol ettirmelidir" şeklinde konuştu.



"Yüksek B12 sessiz seyreder ama göz ardı edilmemelidir"


Genellikle eksikliğiyle gündeme gelse de sebebi bilinmeyen B12 vitamini yüksekliğinin de önemli bir sağlık uyarısı olabileceğini de aktaran Prof. Dr. Solmaz, "Eğer kişi takviye almıyor, enjeksiyon kullanmıyor ve beslenmesinde aşırı B12 bulunmuyorsa, kanında yüksek B12 tespit edilmesi mutlaka araştırılmalıdır" dedi.


Yüksek B12 seviyesinin genellikle belirti vermediğini, ancak bazı hastalarda ciltte kaşıntı, iştahsızlık, sindirim bozuklukları ve kilo kaybı görülebileceğini de söyleyen Solmaz, karaciğer hastalıkları, bazı kanser türleri ve böbrek yetmezliği gibi durumların kandaki B12 düzeyini yükseltebileceğinden bahsetti. Solmaz, "B12 yüksekliği her zaman kanser anlamına gelmez, ancak vücudun depolama ve kullanım dengesinde bozulma olduğunu gösterebilir. Bu durumda karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri yapılmalı, gerekirse ileri tetkikler uygulanmalıdır. Sebebi açıklanamayan yüksek veya düşük B12 seviyesi, vücudun bize verdiği bir uyarıdır. Bu durumu hafife almamak gerekir. Düzenli kan kontrolleriyle erken tanı konulması, ciddi hastalıkların önlenmesinde hayat kurtarıcı rol oynar" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı hayatı değiştiriyor Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, nörogelişimsel bir bozukluk olan otizmde erken tanının önemini vurgulayarak, "Beynin ilk altı yaşındaki gelişimi oldukça hızlıdır ve ne kadar erken müdahale edersek o kadar hızlı ve etkili yanıt alırız" dedi. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, "Otizm; sosyal alanda zorluk, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur ve yaşamın ilk üç yılında belirtiler ortaya çıkar. Genellikle bir yaş civarında sosyal gülümsemede eksiklik, göz teması kurmama ve isme bakmama şeklinde belirtilerle kendini gösterir. Sonrasında bu durum konuşma gecikmesi, akran ilişkilerinin gelişmemesi ve tekrarlayan davranışların artması şeklinde ilerleyebilir. Bu belirtiler her çocukta farklı yoğunlukta ve farklı biçimlerde görülebilir" ifadelerine yer verdi. Doç. Dr. Işık, hastalıkta erken tanıya değinerek, "Beynin ilk altı yaşındaki gelişimi oldukça hızlıdır ve ne kadar erken müdahale edersek o kadar hızlı ve etkili yanıt alırız. Bu nedenle ailelere bu süreçte önemli sorumluluklar düşmektedir. Tanıyı erteleme, korku nedeniyle başvuru yapmama ya da farklı bölümlerde zaman kaybetme gibi hatalar sıkça yapılmaktadır. Ancak şüphe duyulduğu anda vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü erken tanı, otizm spektrum bozukluğunda sürecin en kritik basamaklarından biridir" dedi. Otizmin tedavisine değinen Doç. Dr. Işık, "Aslında tek bir yöntem ya da tek başına etkili bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Medikal tedavi, yalnızca eşlik eden bazı durumlarda destekleyici olarak kullanılabilir. Bu süreçte en etkili yaklaşım bireyselleştirilmiş, yoğun ve sürekli özel eğitim programlarıdır. Bu nedenle ailelerin gecikmeden başvurmaları ve özellikle çocuk psikiyatrisi ekipleriyle iş birliği içerisinde hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Toplumsal farkındalığa değinen Doç. Dr. Işık, "Bizlere düşen görev farkındalığımızı artırmak, otizmli bireyleri toplumsal yaşamın içine dâhil etmek ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmektir. Toplum olarak daha kapsayıcı, anlayışlı ve destekleyici sosyal ortamlar oluşturmalıyız. Unutulmamalıdır ki asıl değişim toplumda başlar ve farkındalıkla büyür" şeklinde konuştu.
Malatya Battalgazi Belediyesi nisan ayı meclis toplantısı ilk birleşimi gerçekleştirildi Battalgazi Belediye Meclisi, nisan ayı olağan toplantısını Belediye Başkanı Bayram Taşkın başkanlığında gerçekleştirdi. Battalgazi Belediyesi Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Bayram Taşkın başkanlığında yapıldı. Yoklama, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, mart ayı meclis toplantısına ait karar özeti oy birliğiyle kabul edildi. Toplantıda toplam 15 gündem maddesi görüşüldü. Gündem maddeleri arasında ağırlıklı olarak imar planı değişikliklerine ilişkin konular ele alınırken, komisyon seçimleri ve belediyeye ilişkin idari başlıklar da meclisin değerlendirmesine sunuldu. Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Bayram Taşkın, görev süresince benimsedikleri hizmet anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Taşkın, "Göreve geldiğimiz günden bu yana hiçbir ayrım gözetmeden, adaletli bir hizmet anlayışıyla hareket ediyoruz. Yapılan her işi, milletimizin emaneti olarak görüyor ve bu sorumlulukla çalışıyoruz. Belediye olarak tüm hemşehrilerimize eşit mesafede durmayı sürdüreceğiz" dedi. İlçede sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmalara değinen Taşkın, "Tamamladığımız hayvan barınağında şu anda aktif şekilde hizmet veriyoruz. İlçemizde tespit edilen 600’ün üzerinde sokak hayvanını ekiplerimiz düzenli olarak topluyor ve barınağımızda kontrol altında tutuyor. Geçmiş yıllarda bu sayı çok daha yüksekti. Bugün gelinen noktada önemli bir azalma sağladık" ifadelerini kullandı. Taşkın, sokak güvenliğinin sağlanması ve hayvanların uygun şartlarda barındırılması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Bahçebaşı ve Orduzu bölgesinde yapımı süren mesire alanına ilişkin bilgi veren Taşkın, "Orduzu ve Bahçebaşı bölgesinde yaklaşık 180 dönümlük bir alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bölgede yeni yerleşim alanlarıyla birlikte 40-50 bin vatandaşımızın yaşayacağı bir yapı oluşuyor. Biz de bu nüfus için nefes alabilecekleri, sosyal donatı alanı güçlü bir yaşam alanı oluşturuyoruz." dedi. Altyapı çalışmalarının tamamlandığını, üstyapı çalışmalarının ise devam ettiğini belirten Taşkın, "Altyapıyı tamamen bitirdik, şu anda üstyapı çalışmalarını sürdürüyoruz. Herhangi bir aksilik olmazsa, okulların kapanacağı döneme denk gelecek şekilde haziran ayı ortalarında bu alanı vatandaşlarımızın kullanımına açmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Belediyenin çalışma planına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşkın, "Son iki yılda daha çok kırsalda ve altyapı alanında yoğun bir çalışma yürüttük. Şehir merkezinde ise devam eden inşaat faaliyetleri ve yoğun araç trafiği nedeniyle üstyapı çalışmalarını istediğimiz ölçüde gerçekleştiremedik. 2026 yılı itibarıyla bu tablo değişiyor ve üstyapı çalışmalarına daha fazla ağırlık vereceğiz." dedi. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı bölgelerde hızlı şekilde üstyapıya geçileceğini belirten Taşkın, "Fen İşleri ekiplerimiz, içme suyu ve kanalizasyon, elektrik dağıtım, telekomünikasyon ve doğalgaz altyapı çalışmalarını yürüten kurumlarla koordineli şekilde çalışıyor. Altyapısı tamamlanan mahalle ve sokaklarda etap etap yol ve kaldırım düzenlemelerini hayata geçireceğiz. Bu süreç geniş bir alanı kapsadığı için zamana yayılacak ancak amacımız vatandaşlarımızın daha düzenli ve konforlu bir şehir ortamında yaşamalarını sağlamak" ifadelerine yer verdi. Sosyal belediyecilik çalışmalarına değinen Taşkın, aşevi projesinin yapım sürecine başlandığını belirterek, "Bugün itibarıyla aşevi projemizin kazı çalışmalarına başladık. Bu projeyle ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize ücretsiz yemek hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Amacımız, hiçbir vatandaşımızın mağduriyet yaşamaması. Bu süreci hayırseverlerimizin katkılarıyla sürdürülebilir hale getireceğiz" dedi. Taşkın, sosyal yardımların yalnızca belirli dönemlerle sınırlı olmadığını ifade ederek, yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine yönelik desteklerin devam ettiğini ve bu alandaki çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. Millet Bahçesi projesine ilişkin bilgi veren Taşkın, "Karayolları’na ait alanda planladığımız Millet Bahçesi projemizin hazırlıklarını tamamladık. Birkaç mahallenin kesişim noktasında yer alan bu alanı, vatandaşlarımızın nefes alabileceği bir yaşam alanına dönüştürüyoruz. Proje kapsamında Zafer Mahallesi tarafında kot farkından kaynaklı olarak yaklaşık 100 araçlık bir otopark ve hayır çarşısı da planladık" şeklinde konuştu. İlçe genelinde yürütülen diğer sosyal donatı yatırımlarına da değinen Taşkın, taziye evleri ve semt konaklarının farklı mahallelerde etap etap hayata geçirildiğini belirterek, bu projelerin mahallelerin sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını ifade etti. Konuşmasının sonunda meclis üyelerine teşekkür eden Taşkın, "Bu mecliste bugüne kadar ortak paydamız her zaman vatandaşlarımıza hizmet etmek oldu. Farklı görüşler olabilir ancak söz konusu Battalgazi olduğunda hep birlikte hareket ettik. Bundan sonra da aynı anlayışla, ayrım yapmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Belediye hizmetlerinin ekip işi olduğuna dikkat çeken Taşkın, tüm meclis üyelerine ve belediye personeline katkılarından dolayı teşekkür ederek, kalan süreçte de aynı uyum ve ortak hedef doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Battalgazi Belediye Meclisi’nin nisan ayı 2. birleşimi, 3 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Battalgazi Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılacak.