SAĞLIK - 16 Haziran 2025 Pazartesi 10:37

Prof. Dr. Solmaz: "Aşırı şeker tüketimi kanser riskini artırıyor"

A
A
A
Prof. Dr. Solmaz: "Aşırı şeker tüketimi kanser riskini artırıyor"

Rafine şekerlerin insülin direncini, obeziteyi ve iltihabı artırarak kanser gelişimini kolaylaştırabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Yetişkin Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz "İşlenmiş ve şekerli gıdalar yerine taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve yağsız proteinler tüketilmelidir" dedi.


Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz aşırı şeker tüketiminin yalnızca genel sağlığı değil, aynı zamanda kanserin gelişimi ve tedavi sürecini de olumsuz etkilediğini ifade ederek kanser ve şekerli gıdalar hakkında önemli bilgiler verdi. Solmaz, özellikle rafine şekerlerin aşırı tüketiminin obezite, insülin direnci ve kronik enflamasyon gibi kanserle ilişkilendirilen sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek "Şeker, bir karbonhidrat olarak vücuda glikoz formunda enerji sağlar. Vücudun normal işlevi için glikoza ihtiyaç vardır, ancak aşırı alımı hastalığın ilerlemesini destekleyebilecek metabolik ortamı oluşturur" diye konuştu.


"Şekerin tetiklediği mekanizmalar kansere zemin hazırlar"


Aşırı şeker tüketiminin özellikle meme, kolorektal ve pankreas kanserleri gibi birçok kanser türüyle ilişkilendirilen obeziteye katkıda bulunduğunu vurgulayan Solmaz, "Obezite, kanser hücrelerinin büyümesini teşvik edebilen insülin ve insülin benzeri büyüme faktörlerinin (IGF’ler) seviyelerinin artmasına neden olur. Ayrıca, yağ dokusu iltihaplı sitokinler üreterek kanser gelişimine elverişli bir ortam oluşturabilir" dedi.


Yüksek şekerli diyetlerin, vücudun hücrelerinin insüline karşı duyarsız hale geldiği insülin direncine yol açabileceğini belirten Solmaz, bu durumun yalnızca tip 2 diyabetin öncüsü olmadığını, aynı zamanda kan dolaşımında sürekli yüksek insülin ve glikoz seviyelerinin dolaşmasına neden olduğunu söyleyerek bunun özellikle karaciğer, kolon ve pankreas kanserlerinde, kanser hücrelerinin büyümesini destekleyebileceği uyarısında bulundu.


Şekerin yol açtığı bir diğer önemli riskin sistemik enflamasyon olduğunu anlatan Solmaz, "Rafine şeker açısından zengin bir diyet, bağışıklık sisteminin doğal yanıtı olan iltihabı kronikleştirerek sağlıklı hücrelere zarar verir, DNA onarımını bozar ve tümör hücrelerinin gelişebileceği bir ortam oluşturur" dedi.


"Tedavi sürecinde şekerli gıdalara yönelim riski artırabilir"


Kanser tedavisi sırasında hastaların iştah, tat ve sindirim sorunları yaşayabildiğini, bu nedenle bazı hastaların hızlı enerji sağlamak için şekerli yiyeceklere yönelebildiğini aktaran Solmaz şöyle devam etti:


"Bu tercih uzun vadede faydalı olmayabilir. Şeker, geçici olarak enerji sağlar ama sürdürülebilir değildir. Özellikle iştahsızlık yaşayan hastalar, yüksek şekerli gıdalara yönelse de bunu uzun vadeli enerji sağlayan, besin açısından yoğun gıdalarla dengelemeleri gerekir. Kompleks karbonhidratlar, sağlıklı yağlar ve protein içeren dengeli beslenme hem daha istikrarlı enerji sağlar hem de bağışıklığı destekler. Yüksek şekerli gıdalar yerine kompleks besinlerle beslenmek, tedavi sürecinde vücudun toparlanmasını hızlandırır."


"Kan şekeri dalgalanması tedaviyi olumsuz etkileyebilir"


Kanser tedavisi gören bazı hastalarda diyabet veya insülin direnci gibi mevcut sağlık sorunlarının da bulunduğunu hatırlatan Solmaz, "Bu hastalarda şeker tüketimi dikkatli şekilde planlanmalı. Kontrolsüz kan şekeri dalgalanmaları, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve tedaviye yanıtı olumsuz etkileyebilir. Şeker tüketimi tüm kanser hastaları için sıfıra indirilmesi gerekmese de ölçülü tüketim esas olmalı. Önemli olan dengeli bir diyetle fazla şekerin oluşturabileceği zararları önlemektir. Şekerin vücutta yol açabileceği riskleri kontrol altına almak mümkündür" diye konuştu.


"Tam ve doğal besinlere öncelik verilmeli"


Kanser tedavisi sürecinde hastaların işlenmemiş ve besin değeri yüksek gıdalar tüketmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Solmaz, "İşlenmiş ve şekerli gıdalar yerine taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve yağsız proteinler tüketilmelidir. Bu gıdalar antioksidan, lif, vitamin ve mineral açısından zengindir, vücudu destekler ve iyileşmeye katkı sağlar" dedi.


Doğal olarak meyvelerde ve süt ürünlerinde bulunan şekerin ölçülü tüketilmesinde bir sakınca olmadığını dile getiren Solmaz, "Ancak meşrubat, kek, kurabiye, şekerleme gibi ürünlerdeki eklenmiş şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır. Amerikan Kanser Derneği de eklenen şekerlerin tüketimini, obezite ve metabolik hastalık riskine karşı azaltmayı önermektedir" ifadelerini kullandı.


"Kompleks karbonhidratlar daha dengeli enerji sağlar"


Basit şekerlerin ani kan şekeri yükselmelerine neden olabileceğini söyleyen Solmaz, bu nedenle nişastalı sebzeler, tam tahıllar ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlara ağırlık verilmesini önererek "Kompleks karbonhidratlar sabit enerji sağlar ve özellikle halsizlik yaşayan hastalarda daha stabil bir beslenme profili sunar" dedi.


Kanser tedavisinde şeker tüketiminin dikkatli yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Solmaz, sözlerini şöyle tamamladı:


"Şeker tamamen zararlı değildir ancak miktarı, türü ve tüketim şekli çok önemlidir. Rafine şekerin fazlası, bağışıklık sistemini baskılayabilir, iltihabı artırabilir ve tedavinin etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle, kanser hastaları beslenme konusunda mutlaka profesyonel destek almalı ve kişiye özel planlarla ilerlemelidir. Şeker alımının bilinçli bir şekilde yönetilmesi, yaşam kalitesini yükseltmenin yanı sıra tedavi başarısını da artırır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak Valisi Kartal, zincirleme trafik kazasında yaralananları hastanede ziyaret etti Uşak’ta meydana gelen zincirleme trafik kazasında 4 kişi hayatını kaybetti, 34 kişi yaralandı. Uşak Valisi Serdar Kartal, hastaneye giderek yaralıların durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Uşak’ta akşam saatlerinde 7 aracın karıştığı trafik kazası meydana geldi. Kazada 4 kişi olay yerinde yaşamını yitirdi, 34 kişi de yaralandı. Yaralılardan 20’si Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, diğer 14 kişi kentteki çeşitli özel hastanelerde tedavi altına alındı. Uşak Valisi Serdar Kartal, kazanın ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek İl Sağlık Müdürü Tarık Acar ve Başhekim Mesut Saka’dan yaralıların sağlık durumuna ilişkin bilgi aldı. Hastanede tedavi gören bazı yaralıları da ziyaret eden Kartal, geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Kartal, "Bugün saat 22.20 sıralarında İzmir istikametinde 7 aracın karıştığı bir trafik kazası oldu. 4 vatandaşımızı kaybettik. 34 vatandaşımız yaralı olarak 20’si Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, 14’ü de ilimizdeki çeşitli özel hastanelere kaldırıldı. Ben vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Vefat eden vatandaşlarımız arasında biri 1 yaşında, biri de 6 yaşında evladımız var. Anne ve babasıyla beraber vefat etti. Allah rahmet eylesin" dedi. Vali Kartal’a ziyaretinde İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç ile İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi de eşlik etti.
Erzincan Önlem alınmadı, yağmurda çöken yolda araçlar çukura girdi Erzincan’da Ergenekon Mahallesi Adnan Ercan Caddesi üzerinde altyapı çalışması sonrası asfaltlanmayan yol, yağışla birlikte çöktü; oluşan göçüğe düşen 3 araçta maddi hasar meydana gelirken, olayda yaralanan olmadı. Erzincan’da altyapı çalışması yapılan yolda yağışın ardından meydana gelen göçükte 3 araç mahsur kaldı. Ergenekon Mahallesi’nde bulunan Adnan Ercan Caddesi üzerinde, altyapı çalışmasının ardından asfaltlanmadığı belirtilen yol, etkili olan yağış nedeniyle çöktü. Göçüğün oluştuğu sırada caddeden geçen 3 araç çukura girerek mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede güvenlik önlemi alarak yolu trafiğe kapattı. Göçüğe saplanan araçlar ise ahtapot çekici ve diğer çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı. Olayda yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi. Belediye ekiplerinin çöken yol bölümünde onarım ve güvenlik çalışmalarını başlattığı öğrenildi. Vatandaşlar, Ergenekon Mahallesi Adnan Ercan Caddesi üzerindeki göçüğe tepki gösterdi. Altyapı çalışmasının ardından yolun uzun süre asfaltlanmadan bırakıldığını belirten mahalle sakinleri, yağışla birlikte zeminin çökmesinin "beklenen bir sonuç" olduğunu savundu. Bazı vatandaşlar, bölgede yeterli uyarı levhası ve güvenlik önlemi bulunmadığını ileri sürerek, "Gece karanlığında fark etmek mümkün değildi. Daha büyük bir facia yaşanabilirdi." ifadelerini kullandı. Sürücüler ise araçlarda oluşan hasara dikkat çekerek, sorumluların belirlenmesini ve zararlarının karşılanmasını istedi. Mahalleli, benzer olayların yaşanmaması için çalışmaların ardından yolların hızlı ve güvenli şekilde tamamlanması çağrısında bulundu.
Kayseri Milletvekili Ersoy’dan Kayserispor-Eyüpspor maçında ofsayttan iptal edilen gole tepki Kayserispor’un Eyüpspor ile 1-1 berabere kaldığı maçın ardından Kayserispor’un attığı golün ofsayttan iptal edilmesine tepki gösteren Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, "Böyle bir ofsayt çizgisi olmaz" dedi. Maçın ardından açıklamalarda bulunan MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) seslenerek, "Bugün bir avantaj kaybettik evimizde. Yenebilirdik, yenmeliydik, yenemedik. Ama bir puan da bizi ligde bırakabilir. Önümüzdeki iki maçta 6 puan alıp, işimizi şansa bırakmamamız gerekiyor artık. Başkanımın da söylediği gibi rakiplerimizin puan kaybettiği bu haftada 3 puan çok iyi olacaktı ama olmadı. Son iki maçı alıp, inşallah bu ligde kalmak istiyoruz. Ben federasyona bir şeyler söylemek istiyorum. Yani böyle bir ofsayt çizgisi olmaz. Canlı izlediğimizde adam geriden çıkıyor sonradan bir ofsayt çizgisi oluyor. Gençlerbirliği maçında da aynısını yaptılar. Geçen ki Eyüp maçında da yediğimiz golde ofsaytı vermediler. Ofsayt çizgileri nasıl çiziliyor anlamış değilim. Göz göre göre hakkımızı gasp ediyorlar. Yazık oluyor. Bir şehre yazık oluyor. Burası bir camia, burası bir şehir takımı. Onun için federasyonu da buradan uyarmak istiyorum. Yani ilk oynadığımız Eyüp maçında ofsayttan gol yiyoruz. Adam 1,5 metre ofsayt. Orada çizgi nasıl oluyorsa farklı çekiliyor. Burada bizim oyuncumuz geriden geliyor ve siz ‘ofsayt’ diyorsunuz. Faul deseniz anlarız. Yani ‘faul’ deseniz deriz ki ‘arkasından temas etti’ diyebiliriz. Bence faul değil ama hani onu deseniz anlarız ama bu çizgiler nasıl çiziliyor, anlamak mümkün değil. Bu VAR odasındaki arkadaşlar neye göre karar veriyor, anlamak mümkün değil. Bir kornerden gelen top var. Adam eliyle düşerken eliyle vuruyor. Parmaklarının ucuna değiyor. Net penaltımızı vermiyorsunuz. Biz hakemlerin bu problemli yönetimlerinin arkasına sığınacak değiliz elbette ama futbolda da bunlar birkaç defa oluyor ve hiç bizim lehimize bu sene bir tane düdük çalınmadı. Bu da çok enteresan. Yani Alanya, Antalya maçında Alanya’nın nizami golü verilmedi diyorlar. Bizim nizami golümüz verilmiyor. O zaman birileri eğer bu ligi bu şekilde dizayn edecekse oynamamızın da bir anlamı yok. Şerefimizle düşeriz. Ben bunları söylemek istiyorum arkadaşlar" ifadelerini kullandı. Ersoy, Kayserispor’un ligde kalma adına son dakikaya kadar mücadelesini vereceğini sözlerine ekledi.