SAĞLIK - 25 Mayıs 2025 Pazar 11:18

Prof. Dr. Özkan : "Antidepresan ve epilepsi ilaçları diş çene kemiğini çökertiyor"

A
A
A
Prof. Dr. Özkan : "Antidepresan ve epilepsi ilaçları diş çene kemiğini çökertiyor"

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren bu sessiz tehlikeye dikkat çekti: "Bir tabletle başlıyor, ancak yıllar içinde ağızda, şiddetli dişeti şişmeleri, kontrolsüz dişeti kanamaları, ağız içi ağrılı ülserler, diş kayıpları ve çene kemiği çöküşü! Üstelik çoğu zaman, bunun sorumlusunun kullandıkları antidepresan ya da epilepsi ilacı olduğunu fark etmiyorlar" dedi.


Özkan, yaptığı açıklamada, antidepresan ve epilepsi ilaçlarının dişetini dev bir tümöre çevirdığını belirterek, "Özellikle fenitoin, karbamazepin, lamotrijin ve levetirasetam gibi epilepsi ilaçları ile SSRI ve SNRI grubu antidepresanlar, dişeti dokusunda tehlikeli değişimlere neden oluyor. Antidepresan ve epilepsi ilaçları, dişeti hücrelerinin kontrolsüz büyümesine yol açıyor. Dişeti, olması gereken incelikten çıkarak dev tümör gibi kabarıyor. Diş fırçalama imkânsız hale geliyor, ağızda sürekli bir enfeksiyon hali oluşuyor. Zamanla bu dişeti şişlikleri dişleri boğarak diş kaybına, çene kemiği erozyonuna, çene kemiği erimesi ve ağır yüz deformasyonlarına yol açıyor. Antidepresanlar, kanın pıhtılaşmasını sağlayan plateletleri etkisiz hale getiriyor. Diş fırçalarken, yemek yerken ya da sadece konuşurken bile ağız dolusu dişeti kanaması! Bu dişeti kanamaları kontrol altına alınmazsa, dişetinde nekroz ve diş kaybı kaçınılmaz olur" diye konuştu.


Özkan şöyle devam etti:


"Yeni nesil antidepresan ve epilepsi ilaçları 5 gün içinde ağrılı ülserlere yol açabiliyor. Epilepsi tedavisinde kullanılan levetirasetam ve lamotrijin gibi ilaçlar, ağız mukozasında ağrılı ülserler ve derin erozyonlar oluşturuyor.


Prof. Dr. Birkan Özkan: "İlk etapta küçük bir yara gibi başlar. Ancak birkaç gün içinde yemek yemeyi, konuşmayı, hatta su içmeyi bile dayanılmaz hale getiren derin, iltihaplı ülserlere dönüşür. Bazı vakalarda hastalar, bu ağrılar yüzünden psikolojik çöküntü yaşayacak kadar zorlanır. Ağız kuruluğu gizli tehlikedir. Diş taşı ve plak birikir, dişeti çürür. Özellikle trisiklik antidepresanlar ve gabapentin gibi ilaçlar, ciddi ağız kuruluğu (xerostomia) oluşturur. Bu durum, ağız içi savunma mekanizmasını zayıflatır ve diş taşı ve plak birikimini hızlandırır. Tükürük, ağzın doğal antibiyotiğidir. Kuruduğunda bakteriler ve mantarlar kontrolsüz şekilde çoğalır. Dişler çürür, dişeti enfeksiyonları başlar, ağız kokusu dayanılmaz hale gelir. Kuruluk ayrıca diş protezlerinin kullanımını da imkânsız hale getirir. En kötüsü, çene kemiğini bile etkileyerek erimesine yol açar."


Çene kemiği eriyor, yüz şekli değişiyor!


Antidepresan ve epilepsi ilaçlarından kaynaklı ağızda oluşan ağrılı ülserler, dişetinde gelişen morluk, dişeti büyümesi, şişlik, kanama ve çene kemiğinde başlayan enfeksiyonlar zamanla çene kemiğine yayıldığnı anlatan Özkan, "Dişeti çekilir, iltihap çene kemiğine ilerler. Çene kemiğini eritir ve dişi destekleyen çene kemik yapısı tamamen kaybolur. Sonuç? Diş kayıpları oluşur çene kemiği erimeye başlar. Çene kemik eridikçe alt yüz kısalır, çökük ve yaşlı bir görünüm ortaya çıkar. Bu fiziksel değişiklikler, kişilerin özgüvenlerini kaybetmesine, sosyal hayattan çekilmesine ve psikolojik yıkıma sürüklenmesine neden olabilir. Yüzde ve ciltte ciddi şekil değişikliği oluşturuyor. Antidepresan kullanımı cillte ve yüzde de anormal değişklik oluşturabiliyor. Trisklik antidepresan grubu ilaçların kullanımı yüzde ciltte ve cilt altı tabakalarda görüntüsel ve yapısal değişiklikler oluşturabiliyor. Bunlar; yüz cildinde deri döküntüleri, ışığa aşırı duyarlı etkiler, egzama, ciltte bölgesel çöküntüler gibi bazı ciddi yan etkilerle karşımıza çıkıyor. Bu yan etkilerin farkına varıldığında Anti depresan kullanımı sonlandırılabiliyor veya antidepresan grup ilacın değiştirilmesi tavsiye edilebilir."


Özkan bu tehlikelerden nasıl korunulması gerektiğini 5 hayati öner ile şöyle sıraladı:


"Her 3-6 ayda bir diş hekimi muayenesi. Özellikle epilepsi ve depresyon hastaları düzenli dişeti hastalıkları açısından periodontal muayeneden geçmeli. Diş ve Çene cerrahisi uzmanı muayenesi. Antidepresan kullanım sırasında diş dişeti çene ve yüz cildinde oluşabilecek anormal değişiklilerin erken tanısı açısından çene cerrahisi uzmanı muayenesinden geçmeli. İleri diş taşı ve plak kontrolü. Diş taşı temizliği, antiseptik gargaralar, orta sertlikte diş fırçası ve arayüz temizliği şart. İlaç-doz ayarı. Şiddetli yan etkilerde ilgili hekimin bilgisiyle ilaç değişikliği veya doz azaltımı planlanmalı. Kanama testleri: SSRI ve SNRI kullanan hastalarda tam kan sayımı ve trombosit fonksiyonları izlenmeli. Multidisipliner takip. Diş hekimi, çene cerrahı, dermatolog, psikiyatrist ve nörolog iş birliği ile kişiye özel yaklaşım geliştirilmelidir. Diş Hekimi ve Diş Çene Cerrahı olarak görevimiz yalnızca hastalığı değil, hastayı bütüncül olarak korumaktır. Ruhsal ya da nörolojik hastalıklar tedavi edilirken, ağız, diş, dişeti, çene kemik ve yüz cilt sağlığı da korunmalı. Aksi halde tedaviden fayda yerine zarar görmek kaçınılmaz olur. Her hastaya kişiye özel tedavi planlaması multidisipliner ve koruyucu bir yaklaşımla bu yan etkilerin büyük çoğunluğu önlenebilir."



Prof. Dr. Özkan : "Antidepresan ve epilepsi ilaçları diş çene kemiğini çökertiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te Hıdırellez coşkusu Balıkesir’in Edremit ilçesinde baharın müjdecisi Hıdırellez, düzenlenen şenliklerle kutlandı. Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle muhtarlıklarının organizasyonunda bir araya gelen vatandaşlar, geleneksel Hıdırellez ateşinden atladı. Edremit’te baharın, umudun ve bereketin simgesi Hıdırellez, mahalle kültürünün en güzel örneklerinden biriyle kutlandı. Edremit Belediyesi’nin katkılarıyla Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle Muhtarlıkları tarafından düzenlenen şenliğe; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Coşkun Taşkın, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel ritüellerin renkli görüntülere sahne olduğu şenlikte, katılımcılar davul zurna eşliğinde göbek atarak baharın gelişini kutladı. Hıdırellez geleneğinin en önemli parçalarından biri olan dev ateşin yakılmasıyla heyecan doruğa ulaştı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar, dileklerinin kabul olması temennisiyle ateşin üzerinden atladı. Şenlikte hemşehrileriyle bir araya gelerek coşkuya ortak olan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ertaş, "Baharın ve bereketin müjdecisi Hıdırellez ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşadık. Oyunlar oynadı, dileklerimizi bıraktık ve geleneksel ateşimizi yaktık. Bu anlamlı geleneğin bereketi ve bolluğu hepimizle olsun. Şenliğe emek veren ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Edremit halkının yoğun ilgi gösterdiği şenlik, mahalle sakinleri arasındaki dayanışmayı güçlendirirken; Hıdırellez’in getirdiği umut dolu atmosfer tüm ilçeye yayıldı.
Düzce Rektör Sözbir Bilim Kafede uydu teknolojilerindeki milli vizyonu anlattı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, "Uzaya İmza Atmak: Uydu Teknolojilerinde Milli Vizyon ve Gelecek" başlıklı sunumuyla halka bir araya geldi. 4 Mayıs Dünya Uzay Günü kapsamında, Düzce Bilim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Mustafa Koç, Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasının gerçekleştiren Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi olarak, bilimi toplumla buluşturmaya devam ettiklerini belirterek, "Bilim Kafe etkinliklerimizle amacımız; bilimi, akademik sınırların dışına taşıyarak toplumun her kesimiyle buluşturmak, merak duygusunu canlı tutmak ve bilginin paylaşımını artırmaktır. Çünkü inanıyoruz ki bilim, paylaşıldıkça anlam kazanır. Bugün ülkemizin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki vizyonunu, hedeflerini ve geleceğe yönelik adımlarını ele alacağız. Bizlerle değerli bilgi ve birikimlerini paylaşacak olan Rektör Nedim Sözbir’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yerli teknoloji uydu üretimi Rektör Nedim Sözbir, konuşmasında; uzayın tanımı, uydu çeşitleri, ülkemizin uydu serüveni, sistem güvenliği ve termal kontrol, uzay çöplüğü, uyduların yörüngede tutulması, ülkemizin ay misyonu ve aya uydu gönderme çalışmaları, uydu güvenliği ile uydu teknolojisindeki son gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Uydu çalışmalarının maliyetli olduğu için son derece iyi planlanması gerektiğine dikkat çeken Nedim Sözbir, çalışmalarda asla hataya yer olmadığını dile getirdi. 1993 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından başlatılan uydu çalışmalarının, 2025 yılında yerli teknoloji uydu üretimi ile devam ettiğini ifade eden Sözbir, Tusaş’taki merkezde tüm uydu testlerinin yapılabildiğini sözlerine ekledi. Uydular için geliştirilen teknolojilerin şimdi insanlık için kullanıldığına işaret eden Nedim Sözbir, 16 yıl çalışacak olan uyduların yedek sistemlerinin bulunduğunu ve arıza durumunda yedek sistemin devreye girdiğini söyledi. İmece uydumuzu beş yılda üreterek Türk mühendisliğinin geldiği ileri teknolojiyi tüm dünyaya gösterdiklerinin altını çizen Sözbir; haberleşme uyduları TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B, yer gözlem uyduları Göktürk-1, Göktürk-2 ve İmece hakkında bilgiler aktardı. TÜRKSAT 6A’nın Türkiye’nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olduğunu belirten Rektör Sözbir, ülkemizin Endonezya’dan İngiltere’nin batısına kadar büyük bir alanı artık görebildiğini ve veri paylaşımını sağladığını dillendirdi. Öğrencilere de seslenen Sözbir, "Gençler olarak sizler çok çalışacak ve bizim bıraktığımız yerden bilimi ve teknolojiyi daha ileri seviyelere götüreceksiniz. Sanayi ürünleri ve uzay teknoloji ürünleri üreteceksiniz. Zeki olmak tek başına yetmez. Planlı ve çok çalışmalısınız" diyerek sözlerini sonlandırdı.