SAĞLIK - 16 Haziran 2025 Pazartesi 12:58

Prof. Dr. Özer: "576 yatak kapasitesiyle, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat yapıyoruz"

A
A
A
Prof. Dr. Özer: "576 yatak kapasitesiyle, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat yapıyoruz"

Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, "Adana’da 26 Haziran 1998’de başladığımız sağlık yolculuğumuz bugün 700 binin üzerinde poliklinik hizmeti, 576 yatak kapasitesi, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat ile Türkiye’nin referans kurumlarından biri olma noktasına geldi" dedi.


Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, "İyi Klinik Uygulamalar Temel Eğitim Programı" kapsamında önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Toplantıda klinik araştırmalardaki güncel gelişmeler, bilimsel etik ilkeler, uygulama deneyimleri ve gelecek vizyonu ele alındı.



"Klinik araştırmalar, bir bilimdir ve sorumluluktur"


Açılışta konuşan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, merkezin büyüklüğünü, altyapısını ve araştırma kapasitesini vurgularken, klinik uygulamaların bu yapı içinde vazgeçilmez bir yer tuttuğunu ifade etti. Prof. Dr. Birol Özer, "Adana’da 26 Haziran 1998’de başladığımız sağlık yolculuğumuz bugün 700 binin üzerinde poliklinik hizmeti, 576 yatak kapasitesi, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat ile Türkiye’nin referans kurumlarından biri olma noktasına geldi. Girişimsel radyoloji ünitemiz haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz hizmet vermektedir. Özellikle beyin damar tıkanıklıklarında ilk 6 saatte yapılan müdahaleler hastanın yaşam kalitesini belirlemektedir ve bu kritik süreçleri başarıyla yönetiyoruz. Klinik uygulamalar, sadece tedavi geliştirmek değil; nitelikli bilgi üretmek, etik değerleri yaşatmak ve sağlıkta kaliteyi sürdürülebilir kılmak demektir" dedi.


Prof. Özer ayrıca merkezin sadece hasta tedavisiyle değil, bilimsel üretim ve eğitime katkısıyla da öne çıktığını belirterek, "Aile hekimlerine yönelik her ayın son Perşembe günü düzenlediğimiz eğitimler ve yılda 50’nin üzerindeki bilimsel etkinlik, araştırma kültürünü yaygınlaştırmadaki kararlılığımızın göstergesidir" ifadelerine yer verdi.



"Mevcut sayıyı katlayarak artırmak zorundayız"


Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, yaptığı konuşmada klinik araştırmalarda ülke vizyonunu net ifadelerle ortaya koydu. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun "üreten, koruyan, geliştiren" yaklaşımıyla başlayan dönüşüme vurgu yapan Ayar, klinik araştırmaların bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Klinik araştırmalarda ülke olarak olması gereken seviyeye ulaşmak için hedefimiz çok net: Mevcut araştırma sayılarını katlayarak artırmak. Bu yalnızca bir nicelik artışı değil; nitelikli, bilimsel, güvenli ve etik değerlere dayalı bir büyüme olmalı" dedi.


Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) ilaç, tıbbi cihaz, kozmetik ürünler ve gıda takviyeleri gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini aktaran Ayar, kurumun günlük 2 binin üzerinde resmi yazışmayla düzenleme ve yönlendirme görevini yerine getirdiğini ifade etti. Klinik araştırmalarla ilgili olarak biri ilaç, diğeri tıbbi cihazlara odaklanan iki ayrı dairenin aktif çalıştığını da sözlerine ekledi.



"Etik değilse bilim sayılmaz"


ICON PLC Klinik Operasyonlar Direktörü Ebru Öncü, eğitim programının yalnızca teknik bilgi aktarmayı değil, araştırmacılar arası etkileşim ve ortak değerlerin inşasını da hedeflediğini vurgulayarak, "Klinik araştırmalar yalnızca bilgi üretimi değil; etik kurallar çerçevesinde yürütülmesi gereken, uluslararası standartlara uygun, toplum sağlığına doğrudan katkı sağlayan çok yönlü bir süreçtir. Bu eğitim, iş birliğini ve bilimsel dayanışmayı güçlendirmek açısından da çok kıymetlidir" diye konuştu.



"Her gün bir şey öğreniyoruz"


Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özgür Özyılkan, geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak klinik araştırmaların eğitim, tecrübe ve etikle bütünleşmesi gerektiğini belirtti. "Ben bu yola 1988’de çıktım. Her gün bir şey öğrenmek mümkün. Bugün burada olmak, birlikte gelişmek için büyük bir fırsat" diyen Özyılkan, merkezin ulaştığı bilimsel düzeyin uluslararası arenada dikkat çektiğini de sözlerine ekledi.



Eğitim başlıklarıyla güçlü bir program


Klinik araştırma tanımı, faz çalışmaları, iyi klinik uygulamalar, yasal düzenlemeler, etik ilkeler, gönüllü onam formları, hasta vizitleri, advers olay raporlanması ve takibi gibi başlıkların ele alındığı eğitim programı gün boyu interaktif olarak devam etti. Program sonunda yapılan değerlendirme testi sonucunda katılımcılara TİTCK onaylı katılım ve başarı belgesi verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Golümüz iptal edilmeseydi, 3 puanı alan taraf biz olacaktık" Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Antalyaspor, maçının ardından, "Maç adil yönetilse ve golümüz iptal edilmeseydi, 3 puanı alan tarafın net bir şekilde biz olacağını düşünüyorum. Bunu herkesin gördüğüne inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Alanyaspor, deplasmanda Antalyaspor ile golsüz berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Joao Pereira, "Bizim için önemli bir puan oldu, özellikle sahada yaşananlardan sonra. Televizyonda herkesin pozisyonu gördüğünü düşünüyorum. Bu golün nasıl iptal edildiğini ben anlamadım. Merak ettiğim bir şey var; bu hakem, Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş statlarında da böyle bir golü iptal edebilir miydi? Bunu gerçekten görmek isterdim. Bundan sonraki maçlarda da buna dikkat ederek izleyeceğim. Ama her şeye rağmen, yaşananlara rağmen futbolcularımı tebrik etmek istiyorum" dedi. "Futbol bir temas oyunu, bunu bilmiyorlar mı?" Hakemle ilgili söylediklerinin sahadaki hakemle ilgilisi olmadığını belirten Pereira, "Söylediklerim VAR’daki hakemlerle ilgili. Çünkü sandalyede oturup televizyondan izler gibi maçımı izliyorlar bilmiyorum. Futbol bir temas oyunu, bunu bilmiyorlar mı? Gerçekten anlamıyorum" şeklinde konuştu. "Oyuncularımı tebrik ediyorum" Oyuncularını tebrik ettiğini belirten Pereira, "Daha fazla şut çeken taraf, daha fazla pozisyona giren taraf bizdik. Maestro mesela çok erken bir sarı kart gördü ki Rize’de de aynısını yaşamıştı ve ikinci sarı kartla atılmıştı. Çok dikkat etti maç boyu. Aynı pozisyonda, çok benzer bir şekilde rakibin sağ beki faul yaptığı zaman sarı kart görmedi. Lima sadece gole sevindiği için sarı kart gördü. Juan bir pozisyonda sarı kart gördü ki aynı pozisyon Safuri tarafından yapıldığında sarı kartla cezalandırılmadı. Bence buna biraz daha dikkatimizi vermemiz gerekiyor, bunun farkında olmamız gerekiyor. Ama dediğim gibi oyuncularımı tebrik ediyorum çünkü olanlara rağmen kafaları net bir şekilde maça devam ettiler ve derbi duygusunu iyi yönettiler" ifadelerini kullandı. "Bence temiz bir goldü, faul yoktu" Attıkları golün iptaline ilişkin de konuşan Pereira, "Bence temiz bir goldü, faul yoktu. Oyuncumuz zaten havadaydı Antalyaspor’un stoperi zıplamak istediğinde. Faul yoktu orada. Ve bu bir takımın bütün bir sezonunu belirleyebilir. Bir sezon belirlendiği zaman da o kulüpte çalışan kaç kişi varsa ki belki siz biliyorsunuzdur, 100’den fazla kişi çalışıyor o insanların hayatını, geleceğini etkiliyor. O ailelerin, oyuncuların, personelin, kulübün ve şehrin geleceği söz konusu. Karar verirken buna dikkat edilmesi gerekiyor çünkü bu bir kulübün geleceğini etkileyebilir" ifadelerini kullandı. "Maç adil olsaydı eğer 3 puan alan taraf net bir şekilde biz olurduk" Sahada daha iyi oynayan takım olduklarını düşündüğü belirten Pereira, "Biz daha fazla pozisyon girerek daha iyi top oynadık. Rakibimize şans vermedik. Maç adil olsaydı eğer 3 puan alan taraf net bir şekilde biz olurduk. Bunu da herkesi gördüğünü düşünüyorum. Şimdi 2 tane çok zorlu bir maç oynayacağız. Kümede kalma mücadelesi veren takımlara karşı. Gerçekten çok zorlanacağız. Bunun farkındayız ve buna göre hazırlanacağız. Çünkü puana ihtiyacımız var" açıklamasında bulundu.