SAĞLIK - 03 Kasım 2025 Pazartesi 09:14

Parkinson hastası: "Yeniden yürümek çok güzel"

A
A
A
Parkinson hastası: "Yeniden yürümek çok güzel"

Adana’da Prof. Dr. Orhan Şen tarafından belinden ameliyat edilen 54 yaşındaki Parkinson hastası kadın, ameliyattan önce kaplumbağa gibi yürüdüğünü, ameliyattan sonra normale döndüğünü belirterek, "Yeniden yürümek çok güzel, anlatamam" dedi.


Parkinson hastası 54 yaşındaki Necla Sarıhan, uzun süredir çok yavaş yürüme, bir yerden bir yere giderken çok fazla yorulma şikayetiyle birçok hastaneye gitti. Ancak Sarıhan, hem yaşından dolayı hem de hastalığından dolayı doktorlar tarafından ameliyatı riskli bulunduğu için bir türlü sağlığına kavuşamadı. Adana’da Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’i bulan Sarıhan, tedaviye başlayarak ameliyat oldu.


Prof. Dr. Şen, yaşanan süreci şöyle anlattı:


"Hastamız 54 yaşında, ayakta duramama ve yürüyememe şikayetiyle bana başvurdu. Aynı zamanda 7 yıldır Parkinson hastası ve tedavi görüyor. Son birkaç yıldır bir odadan diğer odaya gidişi 3 dakikayı bulurken, şu an bir koltuktan diğerine geçecek kadar bile ayakta duramıyormuş. Parkinson hastaları zaten yavaş yürürler. Küçük adımlarla yürümeye razıymış ama artık onu da kaybetmiş. Şehir şehir doktor gezmişler. ’Parkinson hastalığın var, ameliyat olamazsın’ demişler. Bana geldiklerinde, ’Parkinson hastası olmanız ameliyata engel değil’ dedim. Kardiyoloji, nöroloji ve anestezi uzmanı meslektaşlarıma göstereceğimi, eğer onlar da ameliyat için uygun görürse eskiden razı olduğu Parkinson yürüyüşüne tekrar kavuşabileceğini, rahat yürüyebileceğini söyledim. Hasta ve ailesi buna ikna oldu. İlgili tetkikleri yaptırdıktan sonra 3 ay önce mikro cerrahi yöntemle ameliyatını yaptık. Belinde kanal darlığı vardı. Yürüyememesinin asıl sebebi buydu. Şu an aradan 3 ay geçti ve gayet rahat yürüyor."


Genç meslektaşlarına mesaj da veren Şen, "Farklı rahatsızlıkları olabilir ancak bu kişiler Parkinson hastasıysa, nöroloji, kardiyoloji ve anestezi uzmanlarının onayını almadan ’ameliyat olamazsınız’ demeyin. İnsanların geleceğiyle oynamayın" diyerek öneride bulundu.



"Yeniden yürümek çok güzel"


Tedavisi yapılan Necla Sarıhan ise, "Parkinson hastasıydım ve yürüyemiyordum. Yürümekte zorluk çekiyordum ama artık iyiyim. Doktor beyin sayesinde ameliyattan sonra düzeldim. Çok doktora gittim ama ’yatakta kalırsın, ameliyat olamazsın’ dediler. Önceden kaplumbağa gibi küçük adımlarla yürüyordum ama artık kendi işlerimi yapabiliyorum. Yeniden yürümek çok güzel, anlatamam yani" diye konuştu.



Parkinson hastası: "Yeniden yürümek çok güzel"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ’de sanatın ve sanatçının geleceği mercek altına alındı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "II. Ulusal Sahne ve Görüntü Sanatları Sempozyumu", sanat dünyasının önemli isimlerini ve akademisyenleri Bursa’da buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın katkılarıyla Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyuma; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Bursa Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Nilüfer Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü’nün yanı sıra akademisyen ve öğrenciler katıldı. "Sanatın ve Sanatçının Geleceği" temasıyla yapılan ve 2 gün boyunca devam eden etkinlikte, dijitalleşen dünyada sanatın dönüşümü ve yapay zekanın estetik üretime etkileri disiplinler arası bir perspektifle ele alındı. Farklı üniversitelerden katılan 29 akademisyenin 25 bildiri sunduğu organizasyon, sahne ve görüntü sanatlarının güncel sorunlarına ve yarınına ışık tuttu. "Sanat insanın kendini tamamlama yolculuğudur" Program kapsamında düzenlenen törende konuşan BUÜ Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, araştırma üniversiteleri arasındaki yarışın genellikle sosyal bilimler ve sanat alanındaki faaliyetleri ihmal eden bir görüntü sergilediğini ifade etti. Uluslararası sıralama kriterlerinin sanat alanındaki birikimi tam olarak yansıtamamasının, bu alanlarda emek veren akademisyen ve öğrencilerde bir değersizlik hissi sebep olmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite kurumunun insanın tüm zenginliğini bünyesinde barındıran bir yapı olduğunu belirtti. Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin sanatın doğasını dönüştürdüğüne dikkat çeken Yılmaz, yapay zeka ve dijital teknolojilerin sunduğu imkanların yanı sıra insani varoluş açısından barındırdığı kaygılara da değindi. Konuşmasının sonunda sanatın insan kalabilmenin yegane yolu olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, dünyanın distopyaya savrulduğu bir dönemde umudun ancak sanatsal faaliyetlerden neşet edebileceğini ve üniversite olarak buna katkı sunmaya devam edeceklerini önemle vurguladı. Geleceğin sanatını dijital teknolojiler şekillendiriyor BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Sait Liman ise konuşmasında sempozyumun bu yılki odağını dijital teknolojiler ve yapay zekanın sanata yansımaları olarak belirlediklerini ifade etti. Sinema, tiyatro, grafik tasarım ve fotoğraf gibi farklı sanat dallarıyla ilgili toplam 25 bildirinin sunulduğu sempozyuma 14 farklı üniversiteden 29 akademisyenin katıldığını açıklayan Prof. Dr. Ali Sait Liman, yerel yönetimlerin ve üniversite yönetiminin bu süreçteki lojistik ve manevi desteğinin önemine dikkat çekti. Bir araştırma üniversitesi olmanın getirdiği rekabetçi ortamda, kültür ve sanat alanındaki çalışmaların desteklenmesinin üniversitenin vizyonunu güçlendirdiğini belirten Liman, sempozyumun katılımcılar ve sanat dünyası için geleceğe ışık tutan verimli sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi. İki gün boyunca devam eden programda oturumlar, paneller ve sunumlar gerçekleştirildi.
Sivas SOSAD çağrıda bulundu: "Sanayi odalarının kurulmasının önü acilen açılmalıdır" Sivas OSB Sanayicileri Derneği’nden (SOSAD) yapılan açıklamada Sanayi Odalarının kurulmasının önünün açılması gerektiği ifade edildi. Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD), üretimin, istihdamın ve sürdürülebilir büyümenin en önemli aktörlerinden biri olan sanayicilere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na çağrıda bulunan SOSAD yönetimi, "Büyük şehirler dışında kalan illerde faaliyet gösteren Ticaret ve Sanayi Odaları bünyesinde, sanayicilerin ayrı bir çatı altında temsil edilebilmesi için Sanayi odalarının kurulmasının önü acilen açılmalıdır. Bu konuda irade gösterilmesi ve gerekli teşviklerin sağlanması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bugün birçok ilde, sanayici belgesi almış ve sicillerde ‘sanayici’ olarak kayıtlı yeterli sayıda firma bulunmasına rağmen, Sanayi Odalarının kurulması çeşitli gerekçelerle engellenmektedir. Mevcut Ticaret ve Sanayi Odası yapıları içinde sanayicilerin temsili ise ne yazık ki oldukça sınırlıdır" dedi. Oda meclisinde temsil noktasında sorunlar yaşanabildiğine dikkat çeken açıklamada, "Öyle ki, binlerce kişiye istihdam sağlayan, üretim ve ihracat yapan büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının meclis temsili, çoğu zaman birkaç üyeyi geçmemektedir. Buna karşılık, çok daha küçük ölçekli işletmelerle aynı düzeyde temsil edilmeleri, temsilde adalet ilkesini zedeleyen ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa bağımsız Sanayi Odalarının kurulması; sanayicilerin ortak bir ses altında toplanmasını sağlayacak, üretim, yatırım ve ihracat süreçlerini daha etkin destekleyecek, teşvikler, pazar araştırmaları ve dış ticaret imkanları konusunda rehberlik sunacak, hukuki ve ticari danışmanlık hizmetlerini güçlendirecek, eğitim, seminer ve iş birliği ağlarıyla rekabet gücünü artıracaktır. Ayrıca, yurt dışı ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları aracılığıyla firmaların küresel pazarlara açılmasını kolaylaştıracak, şehir ekonomilerine dinamizm kazandıracaktır. Daha da önemlisi, Sanayi Odaları; sadece firmaların değil, bulundukları şehirlerin ve ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve istihdam artışına doğrudan katkı sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Ticaret ve sanayinin farklı alanlar olduğuna dikkat çeken dernek, "Unutulmamalıdır ki; ticaret ve sanayi farklı dinamiklere sahip alanlardır. Ticaret Odalarının Ticaret Bakanlığı ile, Sanayi Odalarının ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile daha etkin ve odaklı çalışması, hem üretici hem de satıcı kesimin daha sağlıklı temsil edilmesini sağlayacaktır. Bugün geldiğimiz noktada sanayiciler olarak beklentimiz nettir: Kendi kimliğimizle, kendi sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi ifade edebileceğimiz bağımsız bir kurumsal yapı. Sivas’tan yükselen bu çağrı, aslında Anadolu’nun dört bir yanındaki sanayicilerin ortak talebidir. Artık geç kalmadan, sanayicinin sesi olun" şeklinde açıklama yaptı.
Aydın Tarihi konağın duvarı yıkıldı, gerçek ortaya çıktı Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan tarihi konağın bahçe duvarının yıkılmasıyla bahçede kaçak kazı yapıldığı tespit edilirken, bahçede derinliği yaklaşık 30 metreyi bulan kazı kuyusu ile karşılaşıldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Aydın’a getirilen Macar ustalar tarafından inşa edilen tarihi konaklar zamana direnmeye devam ederken, zaman zaman definecilerin hedefi oluyor. Özellikle Köprülü-Veysipaşa Mahallesi’nde yoğunlukta olan ve Orta Avrupa mimarisinin izlerini taşıyan konaklardan olan 1614 Sokak üzerindeki tarihi konak da definecilerin hedefi oldu. Tarihi konağın bahçe duvarının yıkılmasıyla birlikte ise gerçek ortaya çıktı. Duvarın yıkıldığı ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen belediye, polis ve Müze Müdürlüğü ekipleri yaptıkları incelemeler esnasında konağın bahçe bölümünün kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kazıldığını fark etti. Yapılan ilk değerlendirmelere göre sit alanı olan bölgede tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yapıldığı belirlenirken, ekipler yaklaşık 30 metre derinliğinde kazılmış bir kuyuyla karşılaştı. Bahçede ayrıca yaklaşık 5 metre derinliğinde ayrı bir çukura da rastlanırken, tarihi konağın talan edilmesi tepki topladı. Aydın Müze Müdürlüğü uzmanlarınca gerekli tutanakların tutulmasının ardından yıkılan duvar Efeler Belediye ekiplerince temizlendi. Bölgede gerekli güvenlik önleminin alınmasının ardından konuyla ilgili inceleme başlatıldı.
Aydın Kuşadası Belediyesi patili dostların yanında Kuşadası Belediyesi Veteriner Hekimi Ceren Yağmur Aktaş, bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte sokak kedilerinde hastalık riskinin arttığına dikkati çekip, "Hayvan severler bakımını üstlendikleri kedileri, kedi kısırlaştırma merkezlerimize getirip ücretsiz olarak kısırlaştırabilirler. Merkezde kısırlaştırılan her sokak kedisine iç ve dış parazit uygulaması da yapıyoruz" dedi. Kuşadası Belediyesi, 2026 yılında da Veteriner İşleri Müdürlüğü aracılığıyla sahipsiz can dostlar için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Kuşadası Belediyesi, Kuşadası Evcil Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, kente kazandırılan 2 kedi kısırlaştırma merkezi ve hayvan ambulansı olan ’Haybulans’ araçları aracılığıyla patili dostların sağlıklı bir yaşam sürmesi için birçok hizmeti ücretsiz olarak sağlıyor. Kuşadası Belediyesi Veteriner Hekimi Ceren Yağmur Aktaş, bahar mevsiminde sokak kedilerinde hastalık riskinin arttığına dikkati çekip, "Hayvan severler bakımını üstlendikleri sahipsiz kedileri, sabah 09.00 ile 11.00 saatleri arasında kent merkezi ile Davutlar Mahallesi’nde bulunan kedi kısırlaştırma merkezlerimize getirip, ücretsiz olarak kısırlaştırabilirler. Merkezde kısırlaştırılan her sokak kedisine iç ve dış parazit uygulaması da yapıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak patili dostlarımızın daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.