ASAYİŞ - 03 Haziran 2025 Salı 10:47

Otizmli çocuğa öğretmeninden darp iddiası

A
A
A
Otizmli çocuğa öğretmeninden darp iddiası

Adana’da bir özel eğitim merkezinde otizmli 7 yaşındaki çocuğun öğretmeni tarafından darbedildiği iddiası üzerine aile, suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


İddiaya göre, olay 22 Mayıs Perşembe günü Seyhan ilçesi Sümer Mahallesi’ndeki Dora Otizm Rehabilitasyon Merkezi’nde meydana geldi. Halil ve Gamze Serkanoğlu çiftinin 7 yaşındaki otizmli evlatları T.A. eve geldiği sırada annesi, oğlunun kolunda çizik, sırtında ise morluk fark etti. Durumu öğrenmek isteyen anne Serkanoğlu, okula ulaşmaya çalıştı ancak herhangi bir yanıt alamadı. Bu sırada çocuğunun öğretmeni Ç.Ş.’nin anneyi arayarak, ’T.A. grup eğitimini istemedi, bana saldırdı. Sonra aramızda arbede yaşandı. Beni de darbetti’ açıklamasını yaptığı ileri sürüldü. Bunun üzerine Serkanoğlu çifti okula gitti. Kamera kayıtlarını isteyen aileye okul müdürü tarafından, "Kayıtlar üst üste bindi, açılmıyor" yanıtı verildi. Öğretmen ile görüşen aile, onda herhangi bir darp izi görmedi.



Oğullarının kaydını okuldan alıp, suç duyurusunda bulundular


Bunun üzerine oğullarının kaydını okuldan alan aile, Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne götürerek darp raporu alıp Bağlar Polis Merkezi’ne ifade vererek, kurumdan ve öğretmenden şikayetçi oldu.


Olayla ilgili soruşturma başlatılırken anne Gamze Serkanoğlu, yaşadığı süreci anlattı. Serkanoğlu, "Oğlum rehabilitasyon merkezinden geldiğinde darbedildiğini fark ettim. Elinde, sırtında morluklar vardı. Bunu kuruma bildirdiğimizde bize geri dönüş sağlanmadı. Bir süre sonra oğlumu darbeden öğretmen arayıp, ’T.A. grup eğitimini istemedi, bana saldırdı. Sonra aramızda arbede yaşandı. Beni de darbetti’ açıklamasını yaptı. Biz okula gittik kamera görüntülerini istedik ancak bize ’kayıtlar üst üste bindi, açılmıyor’ yanıtı verildi. Biz daha sonra gidip darp raporu aldık ve suç duyurusunda bulunduk" dedi.


Otizmli çocukların hassas olduğunu anlatan anne Serkanoğlu, "Otizmli çocuklar zaten toplum tarafından dışlanıyorlar. Bu çocuklar özel çocuklar, bir de eğiten insanlar böyle davranırsa olmaz. Biz davamızın sonuna kadar arkasındayız. Oğlum şu anda çok korkuyor. Kimi görse ’kolumu öğretmenim yaptı’ diye gösteriyor. Bize destek verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.



Kurum suçlamaları kabul etmedi


Öte yandan, İhlas Haber Ajansı’nın ulaştığı eğitim merkezinin müdürü M.A. ise iddiaları kabul etmediklerini, aileye iftira davası açtıklarını, okulun koridorunda ve sınıflarda yasal mevzuat gereği güvenlik kamerası olmadığını, sadece okulun giriş ve çıkışında kamera olduğunu, o görüntülerde ise herhangi bir darbın olmadığını, gerekli açıklamaları mahkemede yapacaklarını söyledi.



Otizmli çocuğa öğretmeninden darp iddiası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.