EKONOMİ - 11 Kasım 2024 Pazartesi 15:44

İSO Başkanı Bahçıvan: "Merkez Bankası, elindeki silahlarla Türkiye’nin itibarını yükseltmeye çalışıyor"

A
A
A
İSO Başkanı Bahçıvan: "Merkez Bankası, elindeki silahlarla Türkiye’nin itibarını yükseltmeye çalışıyor"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Merkez Bankasının faiz politikasını çok fazla zorlamamak gerektiğini belirterek, "Cephedeki en büyük silahımız. Merkez Bankası, elindeki silahlarla Türkiye’nin itibarını yükseltmeye çalışıyor" dedi.


Bahçıvan, "Geçmişin maliyetini çok çabuk unutuyoruz ve dersleri ihmal ediyoruz. Tedavi sürecine yönelik geçen yıl OVP açıklanmıştı. Oradaki hedeflerin bazılarında daha iyiyiz, bazılarında daha uzağız. En uzak olanı; enflasyon tahmini. Enflasyon direniyor. İstenilen ölçüde düşmüyor. Düşmesi noktasında en güçlü mücadele yeri olan Merkez Bankası, kendine ait silahlarla ve ekonomi bilimi çerçevesinde güven vererek bunu gerçekleştiriyor. Kasım ayı İSO Meclis toplantımıza Merkez Bankası Başkanı gelecek. Zaten dönem dönem reel sektör ile ilgili bilgileri paylaşıyoruz" dedi.


Özellikle Avrupa pazarının iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Bahçıvan, "Avrupa’da şartlar nereye gidiyor, Çin’deki durum, ABD’nin yeni dönemi nasıl olacak, gelişen teknolojideki dev rekabet nasıl olacak ve Türkiye nasıl konumlanacak gibi diğer çok önemli konu başlıklarını doğru değerlendiremiyoruz. Özellikle en büyük pazarımız, ortağımız Avrupa’yı çok iyi takip etmeliyiz. AB pazarı maalesef iyi gitmiyor. AB’deki gelişmeler kendi sorunlarımız kadar önemli. Almanya’yı, Fransa’yı ve Euro’yu çok iyi takip etmek lazım" dedi.


Bahçıvan, asgari ücrete yapılacak artışla ilgili ise "Prensip olarak ne bir tahmin ne de bir değerlendirmede bulunuyoruz. Ancak iki tarafın da empatisinin yüksek olması gerekiyor. Çalışanlarımız en önemli ortağımız. Onların bir hayatı ve yaşamı var. Diğer taraftan işgücünün rekabette oluşturacağı değerler var. Asgari ücretin işgücünün kalıcı ve istikrarlı olması ama aynı zamanda maliyetlerde de rekabet edilebilmesi açısından mutabık olmak lazım. Üzerinden konuşulacak bir bu konu" dedi.


Bahçıvan şöyle konuştu: "Merkez Bankasının faiz politikasını çok fazla zorlamamak lazım. Cephedeki en büyük silahımız. Merkez Bankası, elindeki silahlarla Türkiye’nin itibarını yükseltmeye çalışıyor. Ücretlerde de özellikle son iki, üç yıldır düzeltilemeyen, çalışanın enflasyon muhasebesi olarak da adlandırdığımız bu vergi bandının mutlaka yeni bir endeksle yukarıya çekilmesi lazım. Eski dönemlerde çalışan maaşlarından 8., 9., 10. aydan sonra başlayan kesintiler, şimdi artık neredeyse yılın 2., 3.ayında kesilmeye başlıyor. En azından o bandın biraz yukarı çekilmesi, çalışanlarımızın yılın daha geç dönemlerinde bir kesintiyle karşılaşmasına vesile olacak. Bir-iki haftaya kadar onunla ilgili bir ümit verici bir durum var" dedi.


Eğitim politikasının tüm sektörlerde kendini hissettiren bir konu başlığı olduğunu kaydeden Bahçıvan, "Ara elemanda olan sıkıntı, giderek, yüksek katma değer üretecek yönetici, beyaz yaka sınıfında da kendini çok daha farklı boyutta gösteriyor. Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihinin en önemli planlaması olarak adlandırılacak, geniş katılımla hazırlanacak, önümüzdeki 25-30 yılının nasıl bir gelecek planı olacak, o yapının içinde hangi iş kolunun neye ihtiyacı olacak ve bunların içi nasıl doldurulacak, anaokuldan yüksek eğitime kadar ele alınması gereken güçlü bir planlamaya ihtiyaç var" dedi.


AB, ABD ve Uzak Doğu pazarı ekseninde sanayiciyi bekleyen tehlikeler


Bahçıvan, AB, ABD ve Uzak Doğu pazarı ekseninde sanayiciyi bekleyen tehlikelere dikkat çekerek, "Avrupa’nın kısa vadede zorlanacağı çok açık ve net gözüküyor ki bunun tabii sosyolojik boyutları nereye gidebilir, siyasi boyutları nereye gidebilir, AB süreci bu konuda nasıl etkilenir. Bunların her biri önümüzdeki ayların temel stres konuları olacak. Yıllardan beri kendini AB’ye entegre eden, yabancı ortaklarını oradan alan bir Türkiye için bu denklem son derece önemli. İSO olarak Stratejik Dönüşüm Merkezi adı altında bir birim oluşturuyoruz. Bütün bu konuları daha güçlü değerlendirebileceğimiz, sanayinin Think Tank’i olacak bir birim. Asya ve ABD tarafındaki fırsatları, yabancı sermayeyi takip etmek gerekiyor. Çin ile yaptığımız iş birlikleri önemli, artırılması gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde Hindistan. Çünkü iş birlikleri olmadan stratejik boyutta pazarlar olarak bakmak kolay değil. ABD pazarında Trump döneminin daha olumlu olmasını umuyoruz. Ancak bazı konularda ne kadar içine kapanacağını, gümrük duvarlarını nasıl yükselteceğini henüz bilmiyoruz. Korumacı refleksler artacak. Dünya giderek liberal yapıdan kapalı bir döneme doğru gidiyor. Onun için iç sorunlardan çıkıp, bunları değerlendirmek lazım. Artık yüksek teknoloji ve katma değerli konulara çok daha fazla odaklanmamız gerekiyor" dedi.


"Çin’le işçilik, enerji, ham maddede eş değer fiyatlara gelindi"


İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz da, "Dünya nüfusunun üçte ikisi Asya Pasifik’te yer alıyor. Yılbaşında uzun süre Çin’de bulundum. Ücret ve ham madde fiyatları üzerinden araştırmalar yaptım. Birçok fiyatın Türkiye ile eş değer noktaya geldiğini görüyoruz. Bu tablo, 2000’li yılların başında böyle değildi. Bu sefer beni umutlandırdı. Çünkü işçilik, enerji, ham maddede eş değer fiyatlara gelindi. Orada devlet yatırımları, 30 yıl, 40 yıl vadelerle fonlayabiliyor. Bu avantajı bizim iş insanlarımıza sağlarsak, 2025 yılında enflasyon sorunundan kurtulabiliriz. Doğru politikalarla, dünya nüfusunun üçte ikisinin bulunduğu pazarlara mal satma durumumuz söz konusu. Hindistan için aynı şeyi söyleyemiyorum, iyi organize olamayan bir ülke" diye konuştu.



İSO Başkanı Bahçıvan: "Merkez Bankası, elindeki silahlarla Türkiye’nin itibarını yükseltmeye çalışıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.