ASAYİŞ - 23 Aralık 2025 Salı 10:05

İşitme engelli genci takip edip acımasızca darbettiler

A
A
A

 Adana'da işitme engelli genç, trafikte yol vermediği iddiasıyla önü kesilen dolmuş şoförü tarafından darbedildi. Darp anında işitme engelli olduğunu anlatmaya çalışan gence, dolmuş şoförünün yanındaki bir şahsın 'işine gelince işitme engelli oluyorsun' demesi pes dedirtti. Gözaltına alınan şoför, ifadesinin ardından serbest kaldı.

Olay, geçtiğimiz cumartesi akşam merkez Seyhan ilçesine bağlı Turhan Cemal Beriker Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, işitme engelli Ömer A. (26), trafikte yol vermediği iddiasıyla 01 M 0118 plakalı dolmuş sürücüsü İ.T.(46) tarafından yaklaşık 5 kilometre takip edildi. Bir süre sonra ışıklarda işitme engelli gencin aracının önünü kesen dolmuş sürücüsü ve yanındaki ismi öğrenilemeyen şahıs araçtan inip, ‘bizim hastamız var sen böyle zikzak yaptın’ diyerek tartışma başlattı.

'Engelliyim' dedi, yumruk yedi

Bu sırada kulağındaki cihazı gösterip ‘ben işitme engelliyim’ diyen Ömer A.’ya şoför İ.T. yumruk atarken, yanındaki şahıs ise ‘işine gelince işitme engelli oluyorsun, sen nasıl yapıyorsun’ diyerek hakaret etti. Darp sonucu Ömer A.’nın kulağındaki 200 bin liralık işitme cihazı kırılırken çevredekilerin araya girmesiyle saldırganlar sakinleştirildi. Ömer A. da aracıyla bölgeden uzaklaştı. Tüm bu anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi.

Kendisini korumak için yumruk atmış

Ömer A., darp raporu alıp şoförden şikayetçi olurken polis ekipleri şoför İ.T.'yi kısa sürede gözaltına aldı.Poliste işlemleri yapılan şoför, ardından serbest bırakılırken ifadesinde ise, "Yol vermeme yüzünden takip ettim. Işıklarda inip konuşmaya gittik. El, kol hareketleri yapıyordu, bana saldıracağını düşündüm. Kendimi korumak için yumruk attım" dediği öğrenildi.
Ömer A. ise akrabası avukat Nazan Akça aracılığıyla dolmuş sürücüsünden şikayetçi oldu.
Yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlatan Ömer A., "Beni takip edip darbettiler. Kulaklığıma zarar verdiler. Devletimin bu kişilere gerekli cezayı vermesini talep ediyorum" dedi.

"Trafik magandalarını görün artık"

Ömer A.’nın babası Ercan A. da, "Benim işitme engelli oğlumu 5 kilometre takip edip, trafik ışıklarında yakalayıp darbettiler. Benim çocuğum işitme engelliyim demesine rağmen, ‘işinize gelmeyince engelli olursunuz’ deyip darbediyorlar. Bu adamlar araçlarında yolcu taşıyan insanlar. Bu insanlara devletimizin gerekli cezayı vermesini bekliyorum. Bugün bana, yarın başka bir engelliye bunu yapabilirler. Engellileri ötelersek ileride başka durumlar olabilir. Bu kişiler alkollü. Gerekli cezanın verilmesini istiyoruz, trafik magandalarını görün artık. Benim çocuğumun cihazı kırıldı, o cihazı kim karşılayacak" ifadelerini kulandı.

"200 bin lira değerindeki cihaz kırılıyor"

Avukat Nazan Akça ise şikayetçi olduklarını ve soruşturmanın başladığını belirterek, "Şahıslar trafikte kuzenimin işitme engelli oğlunu takip ediyor ve ışıklarda önüne kırıyorlar. Kuzenimin oğlu ‘ben işitme engelliyim’ demesine rağmen darbediliyor. Kulağındaki 200 bin lira değerinde olan cihazı da kırılıyor. Ömer, darp raporu alıp şikayetçi oluyor ancak dolmuş sürücüsü ifadesinin ardından serbest bırakılırken yanındaki şahıs ise hiç gözaltına dahi alınmıyor. İşitme engelli, kendisini savunamayacak bir insanı darbediyor ama serbest bırakılıyor. Şu an soruşturma başladı. Bu tarz trafik magandalarının aramızda gezmemesi lazım. Yanındaki adamın ismini dahi vermemiş. Belki yanındaki adam muhtemelen infazı olan veya firar birisi olabilir. Trafik magandalarıyla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Umutcan İşledici - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.