ASAYİŞ - 20 Ocak 2026 Salı 09:29

İş yeri soyuldu, hırsızlara "Teslim olun" çağrısı yaptı

A
A
A
İş yeri soyuldu, hırsızlara "Teslim olun" çağrısı yaptı

Adana’da parke taşıyla camı kırılıp dükkanından telefon, tablet ve akıllı saatleri çalınan iş yerinin sahibi hırsızlara, "Maddiyat çok önemli değil, teslim olun" çağrısında bulundu.


Olay, 19 Ocak günü gece saatlerinde Seyhan ilçesine bağlı Sümer Mahallesi Karafatma Caddesi’nde bir telefoncuda meydana geldi. Kimliği tespit edilemeyen, yüzleri kapüşon ve motosiklet kaskı ile kapalı 2 kişi, parke taşı ile iş yerinin camlarının kırıp içeri girdi. Şüpheliler cep telefonu, tablet gibi birçok ürünü kaçarak kayıplara karıştı. Olay anı anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Polis kaçan hırsızlık şüphelilerini yakalamak için çalışma başlattı.



"200 bin TL civarı zararım var, maddiyat önemli değil"


İş yeri sahibi Halil Dudukanlı (26), "Dün gece dükkanımın camı kırıldı diye beni polis aradı. İş yerine geldiğimde telefonlar, tabletler ve saatlerin çalındığını gördüm. Ortalama 200 bin TL civarı zararım var. Maddiyat çok önemli değil, iş yerime saldırı oldu, dükkanımız yağmalandı. Emniyete güveniyoruz, arkamızda biliyoruz. İnşallah bulacaklar" dedi.


İş yeri sahibi Dudukanlı, "Teslim olun kardeşim, böyle şeyler hoş değil. Bizi rezil ettiniz, şu an iş yerimiz kapalı. Müşterilerimizi ağırlayamıyoruz. Teslim olsunlar, böyle bir şey yapmasınlar" şeklinde konuştu.



İş yeri soyuldu, hırsızlara "Teslim olun" çağrısı yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir" Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Bu süreç doğru yönetilmezse can kaybına kadar gidebilir" dedi. Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu zamanla normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve kalıcı psikolojik etkilere yol açabiliyor. Zorbalık yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olarak değerlendiriliyor. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların, çoğu zaman kendilerini ifade etmekte zorlandıkları ve sağlıklı iletişim kuramadıkları belirtiliyor. Bu durum, zorbalığın yalnızca mağduru değil zorbalığı yapan kişiyi de olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Akran zorbalığının çocuklarda özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu süreçte yalnızca zorbalığa uğrayan çocukların değil, zorbalık yapan bireylerin de doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, zorba kişinin duygularını ifade etmeyi bilmediğini söyleyerek, "Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan ve öldürülen çocuklar görüyoruz" dedi. "Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor" Zorba kişi ile davranışlarının normal olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Nurdan Kayahan, "Akran zorbalığı, günümüzde gençler ve çocuklar arasında çok ciddi sorunlara neden olabilecek bir durumdur. Akran zorbalığı; bir çocuğun ya da gencin başka bir çocuk ya da gence fiziksel, psikolojik ya da sosyal medya aracılığı ile yaptığı baskılara denebilir. Burada iki kişi bulunuyor. Biri zorba, diğeri de zorbalığa uğrayan kişi. Zorbalığa uğrayan kişilerle ilgili pek çok çalışma yapılıyor. Bu kişiler kendini içine kapatabiliyor, özgüven düşüklüğü yaşıyorlar ve yaşadıklarının normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar. Ama zorba kişiye geldiğimizde, aslında ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler duygularını ifade edememe, empati yoksunluğu gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Kendilerini karşı tarafa bu şekilde yansıtıyorlar. Zorbayla bu davranışların normal olmadığını konuşmamız gerekiyor. Ona yaptıklarının yanlış olduğunu açıklamamız gerekiyor" dedi. "Ciddi zararlar veriyor" Bu durumdan pek çok insanın etkilendiğini söyleyen Kayahan, "Zorba kişi duygularını ifade etmeyi bilmiyor, kendini karşıdaki kişiyi ezerek cesur hissediyor. Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan, öldürülen çocuklar görüyoruz. Zorba kişi güç gösterisi yapıyor ve ‘Toplumda ben de varım’ diyor. Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor, hatta doğru olduğunu savunuyor. Ama bu kişi hem kendine hem de zorbalığa uğrattığı kişiye ciddi zararlar veriyor. Bu zarar öyle bir hale geliyor ki cana kast seviyesine kadar uzanıyor. Zorba kişi kendisini var etmeye çalışırken hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yok ediyor. Buna önlem almak için hem zorbayla hem de zorbalığa uğrayan kişiyle çalışmak gerekiyor. Biz zorbayla çalışmadığımız sürece, zorbayı sadece cezalandırdığımız sürece hiçbir şey yapamayız. Zorbayı karşımıza alacağız, ona empatiyi öğreteceğiz, yaptığının yanlış olduğunu ve başkasına zarar verdiğini anlatacağız" diye konuştu.