SAĞLIK - 22 Eylül 2025 Pazartesi 10:08

Fıtık sandığı ağrı, kalp krizinin habercisi çıktı

A
A
A
Fıtık sandığı ağrı, kalp krizinin habercisi çıktı

Adana’da boyun fıtığı şikayetiyle gittiği doktorun muayenehanesinin önünde kalp krizi geçiren 50 yaşındaki Hüseyin Kahveci, hastaneye kaldırıldı. Olay, güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kola vuran her ağrının boyun fıtığı olmadığına değinerek, "Her kola vuran ağrı, boyun fıtığı ağrısı değildir. Genç meslektaşlarıma bir uyarı yapmak istiyorum. Lütfen radyolojik görüntülerin esiri olmayın" dedi.


Bir bankanın müdürü Hüseyin Kahveci (50), geçtiğimiz aylarda koluna vuran ağrıları üzerine doktora gitti. Doktorlar, Kahveci’nin boyun fıtığı olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine ameliyattan çekinen Kahveci, bir tanıdığı aracılığıyla Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’den randevu aldı. Doktor Şen’in muayenehanesine giden Kahveci, kapının önünde kalp krizi geçirdi. İlk müdahalesi Prof. Dr. Şen tarafından yapılan Kahveci, ambulansla hastaneye kaldırıldı ve burada kalbine 2 stent takıldı.



Ameliyat riskli


Hastaneden çıktıktan sonra Hüseyin Kahveci yeniden Prof. Dr. Orhan Şen’e gitti. Burada yapılan kontrollerde ise Kahveci’nin boyun fıtığının olduğu tespit edildi ancak ameliyat olmasının risk olduğuna karar verilerek fizik tedaviye yönlendirildi. Bir süre sonra Kahveci sağlığına kavuştu ve günlük rutin yaşantısına yeniden döndü.



"Her kola vuran ağrı fıtık değil"


İhlas Haber Ajansı’na konuşan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kola vuran her ağrının boyun fıtığı olmadığına vurgu yaparak, "Hastamız bana gelmeden önce yakını telefonla arayıp ’kola vuran ağrısı var, boyun fıtığı ameliyatı önerilmiş, siz görür müsünüz’ dedi. Ben de gelsin diye hastamızı çağırdım. Hastamız muayenehanenin kapısının önünde bilincini kaybedip kalp krizi geçirdi. Hemen ilk müdahaleyi yaptım ve ambulansa haber verdik. Hastanede hastamızın kalbine 2 stent takılmış. Hastaneden çıktıktan sonra yeniden benim yanıma boyun MR görüntüsüyle geldi. Hastaya baktık ve bu hastaya ameliyat yapmanın risk olduğuna karar verip fizik tedaviye kendisini yönlendirdik. Şu anda hastamız gayet iyi durumda. Her kola vuran ağrı, boyun fıtığı ağrısı değildir" ifadelerini kullandı.



"Lütfen radyolojik görüntülerin esiri olmayın"


Genç meslektaşlarına da tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Şen, daha sonra şunları söyledi:


"Bir hastanın MR görüntüsünde fıtık olsa dahi kolunda ve elinde kuvvet kaybı yoksa bu hastayı mutlaka kardiyolog ile birlikte değerlendirin. Bu değerlendirmeniz bir insanın hayatını kurtarır. Eğer radyolojik görüntülemeyle birlikte bir kuvvet kaybı varsa hasta cerrahiden fayda görür. Ancak hastada bir kuvvet kaybı, his kaybı yoksa MR’da istediğiniz kadar fıtık görün, o hastaya yaptığınız ameliyat gereksiz olur. Genç meslektaşlarıma bir uyarı yapmak istiyorum. Lütfen radyolojik görüntülerin esiri olmayın."



"Her ağrıyı fıtık zannedip karıştırmamak lazım"


Hüseyin Kahveci ise sağlığının yerinde olduğunu belirterek, yaşadığı süreci anlattı. Kahveci, "Koluma vuran ağrılarım vardı, randevu alıp hocamıza geldim ama tam kapıda kalp krizi geçirdim. Benim kola vuran ağrım meğer fıtıktan değilmiş, kalp kriziymiş. Gözümü açtığımda hastanedeydim ve 2 stent takılmıştı. Her ağrıyı fıtık zannedip karıştırmamak lazım. Bana fıtık için ameliyat önerilmişti ancak ben kalp hastalığı çekiyormuşum. Benden 2-3 ay sonra bir personelimizi kaybettik, doğru müdahale edilseydi belki o arkadaşımız yaşayacaktı" dedi.



Fıtık sandığı ağrı, kalp krizinin habercisi çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.