SAĞLIK - 12 Kasım 2025 Çarşamba 10:31

Dr. Can: "Uzun süre oturmak bel fıtığını tetikliyor"

A
A
A
Dr. Can: "Uzun süre oturmak bel fıtığını tetikliyor"

Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Can, bel fıtığının en yaygın belirtisi olan bel ağrısının genellikle ani bir hareket, ağır kaldırma ya da uzun süre oturma gibi durumlarda artacağını belirterek, düzenli egzersiz ve doğru duruş alışkanlıkları geliştirerek bel fıtığına karşı önlem alınabileceğini söyledi.


Acıbadem Adana Hastanesi Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Can, tıptaki adıyla "lomber disk hernisi", halk arasında "bel fıtığı" olarak anılan hastalığın "omurgadaki omur kemikleri arasındaki disklerin (yumuşak jelimsi yapıların) dışa taşarak ya da yırtılarak, sinir köklerine baskı yapması sonucu ortaya çıkan bir durum" olduğunu ifade etti. Omurlar arasında amortisör görevi gören disklerin dış kısmının lifli, iç kısmının ise jel kıvamında olduğunu belirten Dr. Can, "Zamanla ya da ani zorlanmayla diskin dış kısmı zayıflar veya yırtılır, içteki jelimsi madde dışarı taşar ve yakındaki sinir köklerine bası yapar. Bu da ağrı, uyuşma, karıncalanma, kas güçsüzlüğü gibi şikayetlere yol açar" diyerek bel fıtığı oluşumunu açıkladı.



"Öne eğilince artan bel ağrısı fıtığa işaret eder"


Bel fıtığının sıklıkla bel ve bacak ağrısı (siyatik) ve uyuşma ile kendini gösterdiğini dile getiren Dr. Can, hastalığın ayırt edici belirtilerini, "özellikle öne eğilince artan bel ağrısı, kalça ve bacak boyunca yayılan ağrı, bacakta uyuşma veya karıncalanma, kas gücünde azalma ve ciddi durumlarda idrar veya dışkı kaçırma (acil durum)" olarak sıraladı. Dr. Can, en yaygın belirti olan bel ağrısının genellikle ani bir hareket, ağır kaldırma ya da uzun süre oturma gibi durumlarda artacağını, ağrının keskin, yanıcı ya da donuk bir şekilde hissedilebileceğini sözlerine ekledi. Tedavinin fıtığın şiddetine ve belirtilerin süresine göre belirleneceğini söyleyen Can, ilk aşamada genellikle dinlenme, fizik tedavi, ağrı kesici ilaçlar ve anti-enflamatuar ilaçların kullanıldığını ifade etti. İstirahat ve korunma kapsamında 2-3 günden uzun olmayan kısa süreli yatak istirahati, ağır kaldırmamak, uzun süre oturmamak, dik oturma ve bel desteği kullanmak olduğunu anlatan Dr. Can, ilaç tedavisinin parasetamol, NSAİ ilaçlar gibi ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ile doktor kontrolünde verilen sinir kökü ödemine karşı kortizonlu ilaçları kapsadığını dile getirdi.



"Fizik tedavi gerekebilir"


Fizik tedavi ve rehabilitasyonun bel ağrısı tedavisinde temel aşamalardan biri olduğunu belirten Dr. Can, bu sürecin hem ağrıyı hafifletmek hem de kasları güçlendirerek omurga üzerindeki yükü azaltmak için uygulandığını ve bazı durumlarda fizik tedaviyle iyileşme sağlanabildiğini vurguladı. İlaç veya egzersizle kontrol altına alınamayan durumlarda enjeksiyon yöntemlerinin devreye girdiğini vurgulayan Dr. Can, "Bu uygulamalar mutlaka bel anatomisine hakim deneyimli cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Epidural steroid enjeksiyonu, foraminal blokaj, kluneal sinir enjeksiyonu ve faset eklem blokajı ağrının kaynağına doğrudan etki eder" dedi.



"Tedaviye yanıt vermeyen ağrı durumunda ameliyat düşünülebilir"


Radyofrekans yöntemlerinin de kronik ağrılarda oldukça etkili olduğunu belirten Dr. Can, faset eklem veya medial dal blokajının hastaların birçoğunda aynı gün içinde rahatlama sağladığını anlattı. Ayrıca sinir kökü baskısını ortadan kaldıran nükleoplasti işleminin hem hızlı sonuç verdiğini hem de konforlu bir yöntem olduğunu ifade eden Can, bu uygulamaların temel amacının ağrıyı azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. Cerrahi tedavi yöntemlerine de değinen Dr. Can, "Ameliyatın gerektiği belli durumlar vardır. 6-8 haftadan uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen ağrı, bacakta belirgin kas güçsüzlüğü, MRI ile belirlenen büyük disk hernileri gibi durumlarda ameliyat tercih edilir. İdrar-dışkı kontrol kaybı ise acil ameliyat olmayı gerektirir" diye konuştu.



"Uzun süreli oturmalardan kaçının"


Bel fıtığını önlemek için bazı uyarılarda bulunan Can, şunları söyledi:


"Özellikle bel ve karın kaslarını güçlendiren düzenli egzersiz yapmak, uzun süre oturmaktan kaçınmak, doğru duruş alışkanlıkları geliştirmek, ağır kaldırmaktan kaçınmak, dizleri büküp, beli dik tutarak uygulanan kaldırma tekniğini uygulamak ve sağlıklı bir kiloda kalmak önemlidir. Ayrıca ergonomik bir çalışma ortamı oluşturmak, örneğin ergonomik sandalye kullanmak ve çalışırken molalar vermek fayda sağlayacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.
Tunceli Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
İstanbul 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu Bu yıl 72.’si düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde 7 kategoride yılın en başarılı sporcuları seçildi. İstanbul’da düzenlenen ödül törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın yanı sıra spor, sanat ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Törende; Yılın Sporcusu, Yılın Antrenörü, Yılın Kadın Sporcusu, Yılın Futbolcusu, Yılın Takımı, Yılın Çıkış Yapan Sporcusu ile Yılın Paralimpik/Engelli Sporcusu-Takımı olmak üzere toplam 7 kategoride ödüller sahiplerini buldu. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nin 72. kez düzenlendiğini hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde bir aradayız. Bu da benim herhalde 10, 15 olmuştur. Hem federasyon başkanıyken hem önceki dönemdeki bakanlığımızda hem de diğer süreçlerde bir aradaydık. Güreş Federasyonu Başkanı’yken güreşçilerimizin olimpiyat şampiyonlukları varken özellikle onlara oy kullanılması için baya organizasyon yapardık kendi aramızda, çalışırdık. Güreşle başlamıştık bu işlere ama onun öncesinde hepimiz Milliyet kuponları biriktirip, kutulara atarken o zamanlarda spor aşkı içimizdeydi. Güzel bir gelenek, 72.’si yapılıyor" diye konuştu. "Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz" 2025 yılı Türk sporu için önemli başarıların kazanıldığının altını çizen Bakan Bak, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk sporuna verdiği destek için, spor tesislerini yapımında dünyada en fazla yatırım yapan ülkemizde, sporcuların başarılarını gördükçe her zaman gururumuz artıyor. Millet olarak seviniyoruz. Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz. Yine hep beraber en son A Milli Futbol Takımımızın 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmasının sevincini tüm ülke olarak yaşadık. Oradaydık, Kosova’da millilerimizle beraber güzel bir duygu yaşadık. Basketbol Milli Takımızın, şampiyonadaki maçların yine onlarla beraberdik. Burada emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Voleybol ile devam edeyim. Kadın Voleybol Takımımızın finalinde oradaydık. Onlar da daha fazla sayı almalarına rağmen finalde kaybettik ama bizim gönlümüzde onlar şampiyon" ifadelerini kullandı. "Türk sporu için gurur duyuyoruz" Bakan Osman Aşkın Bak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bireysel branşlarda halterde dünya şampiyonluğu, özellikle yüzmede gelen Kuzey Tunçelli’nin gelen Avrupa ve dünya şampiyonu olması. Bunların hepsi spora yapılan yatırımlar, değişik branşlarda elde edilen başarıları ortaya koyuyor. Yine gururlu bir süreç. Basketbolda Fenerbahçe’nin başarısı, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki başarıları hepsi bizi gururlandırıyor. Türk sporu için gurur duyuyoruz. Bunları ödüllendirmek çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Türk sporunun daha iyi işler yapacağını daha başarılı süreçler elde edeceğine yürekten inanıyoruz. A Milli Futbol Takımımıza Amerika’da başarılar diliyoruz. İnanıyoruz ki kupaya kadar gideceğiz. Çünkü buna yürekten inanıyoruz. 86 milyonun desteği ve duası var. Bu çok önemli. Federasyon başkanına, teknik ekibe teşekkür ediyoruz. Yine A Milli Basketbol Takımımız, 2027 Dünya Şampiyonası için pencere maçları oynuyor. Onlara başarılar diliyoruz. Onlar da iyi işler yapıyor. Voleybolda Avrupa Şampiyonası burada olacak. Pek çok organizasyon 2027 Avrupa Oyunları burada olacak. Türk sporu; tesisleriyle, sporcularıyla, antrenörleriyle, enerjisiyle beraber tüm dünyada Türk’ün gücünü gösterecek." Törende bir konuşma gerçekleştiren Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören de, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde sizlerle olmaktan gurur duyuyoruz. Normalde ben çıkmayacaktım. Rahmetli babamın torunları Murat Oktay ve Cemal Demirören’in çıkmasını istedim. Bizler hep buralara çıktık, bu ödülleri hak edenlere verdik. Artık gençlerin dönemi diye özellikle onların çıkmasını talep ettik" dedi. 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde kazanan isimler şekilde: Yılın Sporcusu: Alperen Şengün Erdoğan Demirören Büyük Ödülü: Türkiye Basketbol Federasyonu Yılın Takımı: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yılın Kadın Sporcusu: Melissa Vargas Yılın Futbolcusu: Victor Osimhen Yılın Antrenörü: Sarunas Jasikevicius Altınyıldız Classics Ödülü: Uğurcan Çakır Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Bengisu Avcı Namık Sevik Ödülü: Ayşe Yeşin Yılın Paralimpik Sporcusu: Defne Kurt Renkli Sporcu Ödülü: Dusan Alimpijevic Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Zeynep Sönmez