SAĞLIK - 06 Ocak 2026 Salı 10:20

Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

A
A
A
Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, tenisçi dirseği rahatsızlığında ameliyat dışı tedavilerle hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuçlar alındığını söyledi.


Halk arasında "tenisçi dirseği" olarak bilinen lateral epikondilit, yalnızca sporcuları değil, masa başı çalışanlardan el işi yapanlara kadar pek çok kişiyi etkileyebilen, yaşam kalitesini sessizce düşüren bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Acıbadem Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, bu yaygın dirsek ağrısının nedenlerini ve etkili tedavi yollarını anlattı.


Dirsek çevresinde en sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi sorunlarından birinin tenisçi dirseği olduğunu belirten Prof. Dr. Erhan Serin, "Bu rahatsızlığın temelinde tekrarlayan ve zorlayıcı hareketler yatıyor. Ön kolu hareket ettiren kasların dirsek dışındaki yapışma noktasında, zamanla oluşan mikro hasarlar önce bir iltihaplanma sürecini, ardından da doku yıpranmasını beraberinde getiriyor. Bu süreç hastalarda giderek artan bir ağrıya neden oluyor. Ağrı genellikle dirseğin ve ön kolun dış tarafında hissedilir, zorlayıcı hareketlerle belirgin şekilde artar. Bazı hastalarda bu ağrı gece uykusunu bozacak kadar şiddetli olabilir. Toplumun yaklaşık yüzde 1-3’ünü etkileyen tenisçi dirseği, kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görülürken, özellikle 30-60 yaş aralığında daha sık karşımıza çıkıyor" diye konuştu.



"Spor değil, yanlış teknik tenisçi dirseğini tetikleyebilir"


Tenisçi dirseğinin yalnızca spor yapanlara özgü bir sorun olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Serin, "El gücünün yoğun kullanıldığı işler, uzun süreli ve tekrarlayan hareketler, günde bir saatten fazla aynı el-bilek aktivitesinin yapılması tenisçi dirseği riskini artırıyor. Sigara kullanımı ve bazı hastalarda uzun süreli kortizon kullanımı da tendon dokusunun iyileşme kapasitesini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle raket sporlarında yanlış teknik, uzun süreli ve sık oyun, raketin sap uzunluğu ve ağırlığının kişiye uygun olmaması dirseğe binen yükü artırarak sorunu tetikleyebiliyor. Raket sporlarının yanı sıra okçuluk, kriket, eskrim, golf ve dağcılık gibi branşları da lateral epikondilit ile ilişkili" ifadelerini kullandı.


Tenisçi dirseğinde en sık görülen belirtinin dirseğin dış kısmında hissedilen ağrı olduğunu anlatan Serin, "Başlangıçta yalnızca zorlayıcı hareketlerle ortaya çıkan bu ağrı, zamanla kavrama gücünde azalma, el bileğini kullanmakta zorlanma ve ileri evrelerde dirsek hareketlerinde kısıtlılıkla kendini gösterebilir" ifadelerini kullandı.


Tanının çoğu zaman hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve fizik muayene ile kolaylıkla konulabildiğini ifade eden Prof. Dr. Serin, uzun süre devam etmeyen olgularda ultrasonografi veya MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerine genellikle ihtiyaç duyulmadığını, muayene sırasında uygulanan bazı özel testlerin tanıyı desteklediğini kaydetti.



"Tenisçi dirseği tedavisiz iyileşebilir"


Tedavide temel hedeflerin ağrıyı azaltmak, tendon dokusunun iyileşmesini sağlamak, dirsek fonksiyonlarını geri kazandırmak ve hastalığın tekrarlamasını önlemek olduğunu vurgulayan Serin, "Lateral epikondilitte ameliyat dışı tedaviler hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuçlar veriyor" diye konuştu.


Tedavi sürecinin çoğu zaman aktivite düzenlemesi, istirahat ve kısa süreli iltihap giderici ilaç kullanımıyla başladığını da belirten Serin, soğuk uygulama, egzersizler, ortezler, fizik tedavi yöntemleri ve gerekli durumlarda enjeksiyonların da tedavi seçenekleri arasında yer aldığını kaydetti.


Ağrıyı artıran hareketlerden kaçınmanın önemine dikkat çeken Serin, sporcularda ise 6-12 hafta spora ara verilmesi, spora özgü germe ve güçlendirme egzersizleri ile doğru teknik ve uygun ekipman kullanımının tedavinin başarısını belirleyen temel unsurlar olduğunu sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Bakan Göktaş’tan bayramda birlik ve beraberlik vurgusu Tekirdağ’da AK Parti İl Başkanlığı’nca düzenlenen bayramlaşma programına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bayram günlerinde sıcak ve samimi anların değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini aktararak "Ailecek kutladığımız ramazan bayramlarını çok özlüyoruz" dedi Bakan Göktaş, AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı binasında İl Başkanı Ali Gümüş tarafından karşılandı. Yoğun katılımın olduğu programda partililer, bayram dolayısıyla bir araya gelmenin memnuniyetini yaşarken, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Program kapsamında partililer birbirleriyle bayramlaşarak hatıra fotoğrafları çektirdi. Göktaş, burada yaptığı konuşmada, Ramazan Bayramının aileler için hayırlı olmasını temenni etti. Bayram günlerinde sıcak ve samimi anların değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini aktaran Göktaş, "Ailecek kutladığımız ramazan bayramlarını çok özlüyoruz. Yine Ramazan ayları bizim ailece vakit geçirdiğimiz, komşumuzun hatırını sorduğumuz önemli günler" dedi. Göktaş, bayramların aile değerlerinin yeniden pekiştiği özel günler olduğunu belirtti. Unutulan insani temasları yeniden hatırlamanın her zamankinden daha büyük bir önem taşıdığını anlatan Göktaş, "Bu kapsamda aslında bizim geleneğimizi sürdürmemiz, vatandaşımızın hayatına dokunurken aynı zamanda sevdiklerimizin de yanında olduğumuz, aile değerlerimizin yeniden pekiştiği önemli günler. Aslında aile değerlerimizi en kıymetli bir şekilde yaşadığımız günlerdeyiz. Bu günlerin bereketini unutmamamız lazım. Dijital çağdayız, bireyselliğin arttığı bir çağdayız ve maalesef bu temasları unutabiliyoruz, dolayısıyla bunlar çok kıymetli, insanlara dokunmak, elini sıkmak, bir kapısını çalmak bu komşuluk ilişkilerimiz içinde çok değerli aynı zamanda kendi değerlerimiz, milli değerlerimiz açısından da çok değerli olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Orta Doğu’da önemli diplomatik çabaların gerçekleştirildiğini dile getirdi. Türkiye’nin etrafının ateş çemberi olduğunu vurgulayan Göktaş, "Etrafımız ateş çemberi malumunuz. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ateşkesin bir an önce tesis edilmesi için çok yoğun diplomatik çabalar gerçekleştiriyoruz. Bu zor günlerde dahi oralarda sükunetin sağlanması ve herkesin barış ve huzur içerisindeki günlere kavuşması için önemli çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah en yakın zamanda İran’da Orta Doğu’da sükunete erilir ve her bir insan huzur içerisinde savaşsız çatışmasız bir ortamda yaşar" ifadelerini kullandı.
Kars Kars’ta protokol üyeleri bayramlaştı Kars’ta Ramazan Bayramı dolayısıyla Polis Evi’nde bayramlaşma programı düzenlendi. Programa Kars Valisi Ziya Polat’ın yanı sıra AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın ve protokol üyeleri katıldı. Bayramlaşmanın ardından konuşan Polat, "Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan mübarek Ramazan’ı geride bırakırken; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı pekiştiren bir Ramazan Bayramı’na daha ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar; gönüllerin buluştuğu, kırgınlıkların unutulduğu, sevgi, saygı ve hoşgörünün hayatımıza daha güçlü şekilde yansıdığı özel günlerdir. Asırlardır yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yaşatan Aziz Milletimiz için bayramlar; paylaşmanın, gönül almanın ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmenin en güzel vesilelerinden biridir. Bayram sabahının ilk ışıklarıyla birlikte camilerden yükselen tekbirler, aslında asırlardır aynı inanç, aynı umut ve aynı vatan sevgisi etrafında kenetlenen Aziz Milletimizin ortak duasıdır. Köklü tarihi, zengin kültürü ve güçlü dayanışma ruhuyla kadim şehir Gazi Kars’ımızda da bayramın manevi iklimini hep birlikte hissediyor; büyüklerimizi ziyaret ederek, ihtiyaç sahiplerini gözeterek, gönül köprülerimizi daha da sağlamlaştırarak, paylaşma ve kardeşliği en güzel şekilde yaşatıyoruz. Ramazan Bayramının; milletçe birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Başta Aziz Şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli aileleri, Kahraman Gazilerimiz olmak üzere tüm hemşehrilerimin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve esenlik getirmesini diliyorum. Ramazan Bayramımız mübarek olsun." dedi. Çalkın ise, "Ramazan ayının manevi iklimini geride bırakırken, gönüllerimizi arındıran, paylaşmanın ve sabrın kıymetini bir kez daha hatırlatan mübarek günlerin ardından Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu müstesna günler, yalnızca bir bayram sevinci değil; aynı zamanda kardeşliğimizi güçlendiren, toplumsal dayanışmayı pekiştiren ve bizi bir arada tutan değerlerimizi yeniden hatırlatan özel zamanlardır. Ne yazık ki bugün dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların gölgesinde bayrama ulaşmaya çalışan, acı ve gözyaşıyla imtihan olan milyonlarca insan bulunmaktadır. Bayramın özünde taşıdığı merhamet, adalet ve kardeşlik çağrısı; bizlere bir kez daha barışın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktadır. Temennimiz odur ki; silahların sustuğu, çocukların güldüğü, annelerin gözyaşı dökmediği bir dünya en kısa zamanda mümkün olsun. Bayramın getirdiği bu manevi iklimin, tüm insanlık için barışa, huzura ve vicdana kapı aralamasını diliyorum. Bu bayramda varlık sebebimiz olan anne babalarımızın hayır dualarını alarak, kırık kalpleri onaralım, yetimlere, yaşlılara, engellilere, yoksullara, vatanımız uğruna canlarını feda eden şehit ailelerine gönül kapılarımızı açarak, bayram sevincini, mutluluğunu gönülden gönüle taşıyalım. Bayramların bize kattığı ortak sevinci hayatımızın her anında yaşamayı, tüm insanların sevdikleri ile birlikte huzur içinde bayram geçirmelerini diliyor, başta siz kıymetli hemşehrilerim olmak üzere, milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tüm kalbimle kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlara hep birlikte ulaşmayı temenni ediyorum. Ramazan Bayramımız mübarek olsun." ifadesini kullandı.