EKONOMİ - 16 Mayıs 2025 Cuma 16:39

Çukurova’nın yeşil dönüşümüne SoGreen desteği

A
A
A
Çukurova’nın yeşil dönüşümüne SoGreen desteği

Hayata geçirilen "Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından Adana ve Mersin’de de uygulanacak. SoGreen Projesi kapsamında, yeşil dönüşümün ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan dört temel destek bileşeninin hayata geçirileceği belirtildi.


Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Müdürlüğü koordinasyonunda, Dünya Bankası iş birliğiyle 400 milyon dolar bütçeli "Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi" hayata geçiriliyor. Projenin açılış töreni geçtiğimiz gün Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Törene, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ile 26 kalkınma ajansının genel sekreteri ve ajans personeli de katılım sağladı. Çukurova Kalkınma Ajansı’nı temsilen Genel Sekreter Ahmet Rifat Duran ve Planlama Programlama ve Koordinasyon Birim Başkanı Murat Torun’da programda yer aldı.



"Yeşil geçim kaynakları oluşturmayı amaçlıyoruz"


Programda konuşan Bakanı Fatih Kacır, "Yerel Kalkınma Hamlemiz doğrultusunda; yeşil dönüşümü, ekonomik refahın ülke geneline dengeli yayılması için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Kalkınma ajanslarımız bu anlayışla, 81 ilde yerel potansiyeli harekete geçiriyor. Şehirlerimizin yeşil ekonomiye geçiş sürecine rehberlik ediyor"dedi.


Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Dünya Bankası iş birliğinde 400 milyon dolar bütçeli SoGreen projesi hayata geçirdiklerini aktaran Kacır, "Kalkınma Ajanslarımızın uygulayıcı olarak yer alacağı SoGreen Projesiyle sosyal kapsayıcı yeşil dönüşüm temalı proje ve programları desteklemeyi, özellikle kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan grupların ekonomik hayata katılımını artırmayı, yeşil geçim kaynakları oluşturmayı ve sosyal kapsayıcılığı sağlamayı amaçlıyoruz"diye konuştu.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’nin çevre, ekonomi ve toplumsal eşitliği aynı çatı altında buluşturan bütüncül dönüşüm adımı olduğuna dikkat çekti. Projeyle 81 ilde girişimcilere, mikro ve küçük işletmelere, kooperatif ve üretici birliklerine kuluçka ve hızlandırma desteği sunacakları bilgisini de veren Şimşek, yeşil teknolojilere geçmek isteyen işletmelere geri ödemeli finansman imkanları sağlayacaklarını, yeşil dönüşümün önünü açacak altyapı yatırımlarını destekleyeceklerini dile getirdi.



Çukurova Bölgesi’nde SoGreen desteği


Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından Adana ve Mersin’de de uygulanacak proje kapsamında, yeşil dönüşümün ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan dört temel destek bileşeni hayata geçirilecek.


Bu çerçevede; yeşil dönüşüm odaklı yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi ve iş modellerine dönüştürülmesi amacıyla ön kuluçka ve hızlandırma programları yürütülecek, bu programlar kapsamında başta kadınlar, gençler ve kırılgan gruplar olmak üzere girişimcilere yönelik eğitim, mentorluk ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve seçilen girişimlere hibe desteği sağlanacak. Temiz üretim, enerji verimliliği ve çevre dostu teknolojilere yönelik yatırımları hayata geçirmek isteyen işletmeler için geri ödemeli finansman imkânları sunulacak. Bölgenin stratejik öncelikleri doğrultusunda ise, mavi ekonomi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir sanayi altyapısı gibi alanlara odaklanan altyapı yatırımları, kâr amacı gütmeyen kurumlar tarafından geliştirilecek güdümlü projeler aracılığıyla desteklenecek.


Bu destek bileşenleriyle Ajans, TR62 Bölgesi’nde yeşil ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmayı, sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi ve toplumsal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedeflediği bildirildi.



Çukurova’nın yeşil dönüşümüne SoGreen desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’den Kanada’ya kıtalar arası ticaret köprüsü Gebze’nin üretim gücünü Kanada pazarıyla buluşturmak amacıyla Gebze Ticaret Odası ile Burlington Ticaret Odası arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalandı. Protokolle, iki ülke iş dünyası arasında B2B görüşmelerin artırılması ve yeni ihracat iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Gebze Ticaret Odası, üyelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmasını sağlamak amacıyla Kanada’dan gelen Burlington Ticaret Odası heyetini ağırladı. Program kapsamında iki oda arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalanırken, Gebze’de üretim yapan firmaların Kanada’daki iş dünyasıyla bir araya gelmesine yönelik B2B görüşmelerin de gerçekleştirileceği belirtildi. Gebze ve Burlington’un liman, havaalanı, demiryolu ve denizyolu bağlantılarıyla benzer yönlere sahip olduğuna dikkat çekilen programda, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. "Kıtalar arası bir iş birliğinin ön adımıdır" Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, odanın 28 bin üyeye sahip olduğunu belirterek, "Bizim oda olarak en büyük misyonumuz, onların ticarette yerini artırmak, üretimlerindeki katma değerini yükseltmek ve ürettiklerini de ihraç etmek. Bununla beraber dış pazarla bir araya getirip Kardeş Oda protokolleriyle ilişkileri daha sıcak tutmak ve bunları geliştirmek. Kanada’nın Burlington şehri de Gebze’ye çok benzer yönleri olan bir bölge. Limanları olan, havaalanları olan, demiryolları olan ve denizyolları olan bir bölge. Biz de bu benzer bölgenin ve gelişmiş teknolojilerin birbirleriyle eşleştirilmesi, B2B görüşmeleri yaptırılması, Türkiye’deki, özellikle bölgemizde üretim yapan firmaların yeni ihracat kapıları açması ve yeni iş birliklerinin oluşmasına vesile olmak adına bugün bir araya geldik. Kardeş Oda protokolümüzü imzaladık. Bu protokol sadece bir protokol değildir. Kıtalar arası bir iş birliğinin aslında ön adımıdır ve biz bu işte ısrarcı olacağız. Daha sık bir araya geleceğiz. İlgili sektörleri bir araya getirip inşallah her iki ülkenin de faydasına olabilecek ticari faaliyetlerin artmasına vesile olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gebze, enlerin olduğu bir bölge" Gebze’nin üretim gücüne dikkati çeken Aslantaş, "Gebze’miz enlerin olduğu bir bölge. Üretilmeyen bir ürünün olmadığı, dünya standartlarında ve dünya standartlarının üzerinde üretim yapan bir bölge. Böyle bir bölgeye de uygun programlar yapmak lazım. Kanada da özellikle nükleer enerji noktasında çok ileri düzeyde bir ülke. Bu çalışma, ülkeler arası ilişkilerin artırılmasına da bir adım olabilecek nitelikteydi. Oda olarak ticari faaliyetleri ve ihracat faaliyetlerini artırma noktasındaki irademiz ve ısrarcılığımız devam edecektir. Bunun için gerekli altyapıyı ve gerekli anlaşmaları yapmak üzere gayretlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu. "Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan heyecanlıyım" Burlington Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Terry Caddo ise Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Gebze Ticaret Odası ile bir ilişki kurmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Dünya genişledikçe ve Kanada küresel olarak daha fazla ortak aradıkça, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iş dünyalarımızın bağlantı kurması, birbirine ulaşması ve Türkiye ile Kanada arasında daha fazla ticari bağlantıya sahip olması yönündeki teşvikleri önemlidir" diye konuştu. "Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum" Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ifade eden Caddo, "Türkiye’ye ikinci gelişim. Harika bir ülke. Kanada’dan çok kısa bir uçuş mesafesinde. Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum. Bu kadar yakın bir NATO ortağına sahip olmak harika. İstanbul’un her yerini gezmekten çok keyif aldım, şimdi de Gebze’yi görme şansım oldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. Rojin’in telefonu incelenecek Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.
Kastamonu Kastamonu’da Yerel Kalkınma Hamlesi Programı yatırımcılara anlatıldı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgilerde toplantısı yapıldı. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı, KUZKA Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla detaylı olarak paylaşıldı. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer aldığı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları aktarıldı. "15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" Toplantının açılışında konuşan KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Türkiye yüzyılı hamlesinde teşvik sisteminde verilecek desteklerle bir konjonktür değişikliğine gidildi. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, 81 ilde her bir ilin öne çıkan rekabetçi üstünlüğe sahip olduğu konularda özel süper teşvikler uygulamalarına başvuruyor. Bu dönemde de ilimizin azami sürede azami şekilde yararlanması amacıyla bu bilgilendirme toplantılarına sıklıkla yapıyoruz. Bu yıl ağaç ve orman ürünlerinden katma değer ürün üretimi ve doğa temelli turizm yatırımı, entegre mermer işleme tesisi ve katma değer ürünlerle ilgili yatırımlar ve tarımsal ürünlerden katma değerli ürün üretimi konularında özel teşvik uygulamasına gidiliyor. 15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" Toplantıda konuşan Vali Meftun Dallı ise, "Yatırımcıyı ilimize davet etmek bir tohum ekmekse yatırım yeri, o tohumun yeşereceği topraktır. Bizler toprağı hazır etmeden, yatırımcıdan hasat bekleyemeyiz. Sanayi yatırımlarındaki yer tahsisi sorununu yeni OSB’lerimiz ve genişleme sahalarımızla sistematik olarak çözüyoruz. Kastamonu’nun can damarı olan turizm yatırımlarında ciddi bir alan sıkıntısı çekiyoruz. Orman varlığımızın yoğunluğu hepinizin malumu. Bu noktada iş, yerel yönetimlerimize düşmektedir. Belediyelerimizden acil beklentim turizm promosyonu yapabilmemiz için hukuki pürüzleri giderilmiş, altyapıya uygun ’turizm arsaları’ üretmeleridir. Bu salondaki tüm Kaymakamlarımızdan ve Belediye Başkanlarımızdan net bir talebim var. İlçelerinizdeki yatırıma uygun alanları standart bir formata kavuşturun. Bu veriler KUZKA Yatırım Destek Ofisimizde toplanacak ve Kastamonu’nun ’Yatırım Yeri Envanteri’ oluşturulacak. Kapımıza gelen yatırımcıya ’Şu ilçemizde, şu metrekare, şu altyapıya sahip yerimiz hazır’ diyebilmeliyiz. Bürokratik hızı artırmak ve Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" "Demir yolu için analiz çalışmasına başladık" Konuşmaların ardından Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Özgür Yücel Yakar da program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunu yaptı. Yakar, "Bu programın en önemli özelliği, Türkiye Teşvik Sistemi’nde teknoloji hamlesi gibi, savunma sanayi başta olmak üzere pek çok katma değeri yüksek alanlara tanınan teşvikler, aynı oranda yerel kalkınma hamlesine tanınıyor. Mermer işleme hariç olmak üzere, hepsi aynı zamanda hedef yatırımlar kapsamında desteklenen yatırımlar. Aynı yatırımı, ağaç orman ürünlerine katma değerlerini üretmek isteyen bir yatırımcı, hemen hedef yatırımlardan, bu teşviklerden yararlanabilir. Ama aradaki fark, teşvik unsurlarının hem sayısında hem kendi içindeki oranlarında gizli olması. KDV istilası ve günlük muafiyeti her ikisinde de var, onda bir sıkıntı yok. Ama en önemli fark kurumlar vergisi indiriminde. Burada yerel kalkınma hamlesi yüzde 50 oranında desteklenirken, hedef yatırımda bu oran yüzde 20’ye kadar düşüyor. İşveren hissesinde 8 yıllık bir dönem var. Bu yerel kalkınma hamlesinin kendi içindeki en önemli özelliği de Türkiye’nin neresinde olursa olsun aynı teşvik unsurlarından faydalanıyor" şeklinde konuştu. Kastamonu’nun demiryolu ihtiyacıyla ilgili çalışma yaptıklarını söyleyen Yakar, "Sayın valimizin liderliğinde analitik çalışma yapalım kararı aldık. Bölgemizin demiryolu ihtiyacını analiz etmeye, yük analizini incelemeye başladık. Yakında mevcut yüklerin ne kadar yükü var, ne kadar demiryollarına entegre edebilirler konusunu test eden bir anketi hayata geçiriyor olacağız" diye konuştu. Başvurular, 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek.