EKONOMİ - 03 Haziran 2025 Salı 09:43

Adana Mayıs ayında ihracatını korudu

A
A
A
Adana Mayıs ayında ihracatını korudu

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın Mayıs 2025’te toplam 252 milyon 881 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti.


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Mayıs ayı ihracat verileri açıklanandı. Adana 2025 yılının Mayıs ayında toplam 252 milyon 881 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.


Bu rakamın, geçen yılın aynı ayına göre yalnızca yüzde 0,1’lik sınırlı bir gerilemeyi ifade ettiğini kaydeden Başkan Kıvanç, "Sanayicimizin çabasıyla ihracat seviyemizi büyük ölçüde koruduk. Ocak-Mayıs 5 aylık dönemde ise Adana’mızın toplam ihracatı yüzde 1,9 azalışla 1 milyar 229 milyon dolar olarak gerçekleşti" dedi.



İlk 5 ayda kimya sektörü lider


Adana’dan Mayıs ayında en fazla ihracat yapan sektörün 54,2 milyon dolarla kimya sektörü olduğunu vurgulayan Başkan Kıvanç, "Kimya sektörümüz zirvedeki yerini koruyor. Onu 45,7 milyon dolar ile tekstil ve hammaddeleri, 28,1 milyon dolar ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve amulleri sektörleri takip etti. Ocak-mayıs döneminde de kimya sektörü toplam 233,5 milyon dolarlık ihracatla liderliğini sürdürdü.Tekstil ve hammaddeleri sektörünün 204,4 milyon dolar, hububat sektörünün ise 155,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi" ifadelerini kullandı.




"Irak 100 milyon dolarla ilk sırada"


Ülke bazında ihracat performansına da değinen Kıvanç, "Mayıs ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülke 22,8 milyon dolarla Irak oldu. Irak’ı 16,8 milyon dolarla Almanya, 16,7 milyon dolarla İtalya takip etti. 2025 yılı 5 aylık toplam ihracat verilerine göre ise Irak 100 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 73,2 milyon dolar, İspanya’ya ise 71,9 milyon dolar olarak gerçekleşti" diye konuştu.



"İhracatımızı muhafaza ettik"


Adana’nın küresel pazardaki rekabet gücünü yukarı taşıyacağını vurgulayan Kıvanç," Adanamız sahip olduğu sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve stratejik konumuyla daha yüksek ihracat rakamlarını hak ediyor. Her ne kadar bazı aylarda dalgalanmalar yaşansa da sanayicilerimizin kararlılığı, mücadele ve azmi sayesinde ihracatımızı muhafaza ettik. Küresel pazarlardaki rekabet gücümüz, orta ve uzun vadede ihracatımızı yukarı taşıyacaktır. Özelikle 2025 yılının ikinci çeyreği sonu, üçüncü çeyrek içerisinde bu artışı bekliyoruz. Başta kimya, tekstil ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde gösterilen çabayı takdir ediyor, ihracatımıza katkı sunan tüm sanayicilerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz"diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.