ASAYİŞ - 07 Aralık 2024 Cumartesi 09:57

50 milyon lira dolandırıcılıkla yargılanan eski kaymakam: "Tahliye edilirsem zararları karşılayacağım"

A
A
A
50 milyon lira dolandırıcılıkla yargılanan eski kaymakam: "Tahliye edilirsem zararları karşılayacağım"

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için olmayan ihaleleri varmış gibi göstererek çok sayıda firmadan ’teminat’ adı altında, şahsi hesabına para yatırtarak yaklaşık 50 milyon lira dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla tutuklu yargılanan Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç, "Tahliye edilirsem zararları karşılayacağım" dedi.


Merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı olarak tanıtan Özgür Akgül ile tutuksuz Paşa Yaşar’ın yargılanmasına devam edildi. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 4. Celse duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 160 yıla kadar hapsi istenen Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 90 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Özgür Akgül duruşmaya gelirken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı.


Tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada mahkeme başkanı, sanık eski kaymakam Kılıç’ın celse arasında mahkeme başkanı ve heyetin reddi şeklinde dilekçe gönderdiğini bu hususla ilgili talebin değerlendirilmek üzere Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiğini ve mahkemenin talebin reddine karar verdiğini söyledi.


Cumhuriyet Savcısı, tutuklu sanıklar eski Kaymakam Mustafa Kılıç ile Özgür Akgül’ün tutukluluğunun devamına, tutuksuz sanık Paşa Yaşar’ın adli kontrolünün devamı yönündeki talebi üzerine duruşmaya devam edildi.


Cumhuriyet Savcısının tutuklamanın devamı ile ilgili talebi üzerine sanıklara söz verildi. Yüreğir eski Kaymakamı Mustafa Kılıç, kendisine isnat edilen suçların görevi ile bağlantılı suçlar olduğunu tekrarladı, “4483 Sayılı yasanın kaymakamların soruşturulması ilişkin usulü açıktır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nde emsal karar mevcuttur. Hakkımda düzenlenen iddianame Yargıtay kararları dikkate alındığında yok hükmündedir, dolandırıcılık suçu CMK’da sayılan katalog suçlardan değildir, bana isnat edilen suçlamalar görevimle bağlantılı suçlardır. Bu nedenle illiyet bağı vardır ve 4483 Sayılı Yasa uygulanmalıdır” dedi.



"Ben kimseyi dolandırmadım"


Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkında görevle ilgili olarak suçtan elde edilen mal varlığını akladığı gerekçesiyle dava açıldığını belirten sanık Kılıç, herhangi bir suç işlemediğini, tarif edilen suç beyanlarına bakıldığında irtikap suçu ile uyuştuğunu söyledi. MASAK raporunda 19 milyon lirayı iade etmediğinin yazıldığını ifade eden sanık Kılıç, “Ben tutuklandığım için bu parayı iade edemedim, zararı gidereceğimi belirtmiştim. 16 aydır tutukluyum. Ben zaten herkesin alacağı karşılığında senet de verdim, herkes beni icraya da verdi, bu nedenle herkesin benim nazarımda zararları giderilmiştir. Herkesten mühlet talep ettim ancak mühlet dolmadan bu soruşturma başlatıldı. Tutuklu olduğum için zararları karşılayamıyorum. Tahliye edilirsem bu zararları gidereceğim. Menfaat temin etmedim. Ben kimseyi dolandırmadım. Silahlı terör örgütü üyeliğinden 10 yıl hapis cezası alanlar dışarıda geziyor, bu şekilde bir çok kişi dışarıda gezmektedir. 4 çocuğum var, eşim ve çocuklarım mağdurdur, uygun görülecek şekilde tahliyemi istiyorum” diye konuştu.


Diğer sanık Özgür Akgül de, suçlamaları kabul etmeyerek kendisini şöyle savundu:


“Ben danışman firma olarak kaymakamlığa gittim. Kurumsal olarak en uygun ürünleri devletime yardım etmek amacıyla bu işin içine girdim. Ben sadece kaymakam beyi o dönem alım yapılacak güvenli firmalarla tanıştırdım. Başka bir şeye karışmadım. Ben ortalama 74 milyonluk teklif ettirdim, kaymakam beyin tutuklandığı gün bile yanına yüksek meblağlarla yatırım yapmak amacıyla kişiler gelmişti. Tahliyemi istiyorum.”


Sanık Akgül’ün savunmasının ardından söz alan eski kaymakam Kılıç, sanık Özgür Akgül’ün kendisi ile alakasının olmadığını sadece firmalarla görüşmesinde aracılık ettiğini, para alış verişlerinin olmadığını söyledi. Kılıç, “Bana yapacağımız ihalelerin iptal edileceğini söyleyen kişi dönemin Vali Yardımcısı Huriye Küpeli Kan’dır, tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum” dedi.


Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Yüreğir eski Kaymakamı Mustafa Kılıç ile Özgür Akgül’ün adli kontrol tedbiri ile beklenen faydaların sağlanamayacağı ve kaçma şüphelerinin bulunması nedeniyle tutukluluk halleri ile tutuksuz sanık Paşa Yaşar’ın adli kontrolünün devamına karar verdi. Heyet, sanığın savunmalarında ısrarla bahsettiği siyasi komplolarla ilgili olarak dönemin Vali Yardımcısı Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan’ın tanık olarak dinlenmesi kararlaştırılarak duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Haksız fiyat artışı yapan işletmelere 389 milyon lira ceza uygulandı Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından haksız fiyat artışı yapan bin 258 işletmeye 389 buçuk milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen 4 ayrı toplantıda, piyasada adil rekabet ortamını ve tüketici refahını bozucu nitelikteki uygulamalara ilişkin inceleme ve denetimlerde bulundu. Bu kapsamda bakanlıktan yapılan açıklamada denetimlere ilişkin, "Temel gıda ve tüketim ürünlerine yönelik yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen 13 işletmeye toplam 9 milyon 643 bin 310 lira, ekmek ve simit ürünlerine ilişkin denetimlerde tarifeye aykırı uygulamalarda bulunduğu belirlenen 75 işletmeye toplam 12 milyon 953 bin lira, yabancı menşeli e-ticaret pazar yerlerine yönelik ithalat kısıtlamaları sonrasında yerel e-ticaret platformlarında gerçekleşen fiyat artışlarına ilişkin denetimlerde 840 işletmeye toplam 151 milyon 718 bin 280 lira, meyve ve sebze fiyatlarında meydana gelen olağanüstü artışlara yönelik inceleme ve denetimler sonucunda 330 işletmeye toplam 215 milyon 115 bin 676 buçuk lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Böylelikle, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından 2026 yılı içerisinde toplam bin 258 işletmeye, fahiş fiyat artışı nedeniyle 389 milyon 430 bin 962 buçuk lira tutarında idari para cezası uygulanmıştır" ifadeleri kullanıldı. "Tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir" Bakanlık olarak, vatandaşların ekonomik menfaatlerini korumaya ve adil ticaret düzenini muhafaza etmeye yönelik faaliyetlerinin sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, "Özellikle yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; alışveriş merkezleri, zincir marketler ile gıda ve bayramlık ürün satışı gerçekleştiren perakende işletmeler, vatandaşlarımızın seyahatlerini gerçekleştirdikleri otogarlar, toptan satış merkezleri, Ticaret Bakanlığımızın yakın takibi altında bulunmakta olup, tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir. Gerçekleştirilen denetimlerde mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere yönelik gerekli idari yaptırımlar, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde kararlılıkla uygulanacaktır" denildi.
Kocaeli Eşyalarla kurulan tehlikeli bağın perde arkası Evlerde bir köşeye bırakılan kullanılmayan eşyalar, atılmaya kıyılamayan eski kıyafetler, gazeteler, kutular ya da zamanla yaşam alanını daraltan birikintiler, bazı kişiler için yalnızca dağınıklık değil psikolojik bir zorlantının işareti olabiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde artış gösteren biriktiricilik ve istifçilik problemlerinin; yalnızlaşma, travma, kaygı ve sosyal temasın azalmasıyla doğrudan ilişkili olabileceğine dikkati çekti. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde biriktiricilik ve istifçilik problemleriyle çok fazla karşılaştıklarını söyledi. "Bir gün lazım olur" düşüncesiyle başlayan eşya biriktirme davranışının zamanla kişinin yaşam alanını ve sosyal ilişkilerini bozacak ciddi bir boyuta ulaşabileceğini belirten Çelik, "Aslında bunu genel bunaltıların bir sonucu olarak değerlendirebiliriz. Amerikan Psikiyatri Derneği de bu durumu takıntılı zorlantılı davranışlar içerisinde değerlendiriyor, bunaltılı davranışlar içerisinde de ele alıyor. Bireyin dönem dönem yaşadığı problemlere göre biriktiricilik ve istifçilik meydana gelebiliyor. Bu dönemin özelliklerine baktığımızda biraz daha yalnızlaşmanın, travmaların ve kaygıların dışa vurumu gibi değerlendirebiliriz. Davranış temelde eşyaları biriktirme veya onlardan ayrılamama gibi görünse de, ilk bakışta bağ kurmayla ilişkili bir problem olarak tema verse de bunun arkasında yaşanılan mevcut bir olaydan sonra ya da bir travmadan sonra gerçekleşen süreçler de olabilir" dedi. "Sosyal temasın azalması tetikliyor" İstifçiliğin son yıllarda artmasının temel nedeninin sosyal temasın azalması olduğunu vurgulayan Çelik, "İnsan insana iletişimin azalması, değerlerin, ahlak ve maneviyatın zayıflaması, yalnızlaşmanın artması bu tablonun ortaya çıkmasında etkili. En hafif tabiriyle depresif bir tablo, en ağır tablosuyla ise sert bir takıntı-zorlantı (obsesyon) bozukluğudur. Birey eşyalarla kurduğu bağdan kopamıyor ve çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de bu davranışından vazgeçemiyor" diye konuştu. Kişi yanlış olduğunu bilse de vazgeçemeyebiliyor Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, istifçiliğin kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamamasıyla ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Biriktiricilik ve istifçilik, kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamaması, o eşyaları evinin dışına çıkaramaması ve bu çıkarmayla ilgili bir zorlantı yaşamasıyla karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi bazı durumlarda kamu kurumları da burada görev alıyor çünkü çevreye rahatsızlık veren bir durum ortaya çıkabiliyor. Şikayetler yaşansa bile birey zorla oradan çıkarılmadan, çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de vazgeçemediği bir davranış olarak bu durum karşımıza çıkıyor." Erken müdahale ve çevre desteği şart Bu durumun önlenebilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Çelik, "Bunu nasıl önleyebiliriz? Öncelikle hepimiz toplum içerisinde birbirimizden sorumluyuz. Çevremizde, önce kendi ailemizde, ailemizde yoksa komşularımızda böyle problemler gördüğümüzde bireyi yetkili sağlık kuruluşuna yönlendirmemiz gerekiyor. Önce bireyle iletişim kurulmalı. Bu durum en uç noktada kişinin farkında olmadığı bir zorlantıya kadar gidebilen tablolar da oluşturabilir, yetkili sağlık kuruluşunun bu bireye yönlendirilmesiyle ilk adım atılmış olabilir" ifadelerini kullandı. İstifçiliğin yalnızca belirli bir yaş, cinsiyet ya da sosyokültürel sınıfa özgü olmadığını, herkesin risk altında olabileceğini aktaran Çelik, hastalığın erken dönemde sosyal izolasyon, hayattan keyif almama, uyku düzeninde bozulma ve suçluluk duygusu gibi belirtiler verdiğini söyledi. Çelik, "Bu bunalımla ilgili bir problem olduğu için önce bunun davranışsal izlerini ve alarmlarını vermeye başlar. Birey sosyal izolasyon içerisine giriyorsa, duygularını paylaşmıyorsa, düşüncelerini paylaşmıyorsa, ilişkilerinde bozukluklar varsa, akademik işlevselliğinde veya diğer zihinsel işlevlerinde gerileme ve durgunluk varsa, hayattan keyif almıyorsa, eskiden yaptığı şeyleri artık yapmamaya başlıyorsa, uykuları azalıyorsa veya artıyorsa, suçluluk duyguları varsa, bağ kurmayla ilgili çevresiyle problemler varsa bu işaretlerle birlikte bu ihtimallerin arttığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Küçük işaretlerle başlar, kar topu gibi büyüyebilir" Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Çelik, "Bu meseleler küçük küçük başlar, küçük küçük işaretlerini verir, daha sonra kar topu gibi büyüyebilir. Biz ne kadar o mesele küçükken buna el atarsak, bunu önlemeye başlarsak, o kadar muhtemel sonuçları da engelleyebiliriz" sözlerine ekledi.
İstanbul Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilgi Evleri’nin 20’nci yılı kutlandı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Bilgi Evleri’nin 20’nci yılı, düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Programda çocuklar ve aileler çeşitli etkinliklere katılarak doyasıya eğlendi. Zeytinburnu Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilgi Evleri’nin hizmete açılışının 20’nci yılı kutlandı. Telsiz Mahallesi’nde bulunan millet bahçesinde çeşitli etkinliklerle düzenlenen kutlama programına, çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Etkinlikte, Hacivat - Karagöz gösterisi, masal dinletisi, illüzyon ve jonglör gösterileri, animasyon etkinlikleri ile çeşitli halk oyunları gibi bir çok gösteri yer aldı. Alanda kurulan oyun parkurlarında çocuklar yoğun ilgi gösterirken, düzenlenen yarışmalar renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlik alanında rodeo, gladyatör, sumo ringi, trambolin, engelli parkuru, VR simülasyonları, elektronik basketbol, air hockey ve balon futbol gibi birçok aktivite yer aldı. Bilgi Evleri’nin 20’nci yılına özel hazırlanan film de gösterildi Çocuklar gün boyunca kurulan oyun alanlarında vakit geçirirken aileler de etkinlikleri takip etti. Programın akşam bölümünde, halk oyunları gösterileri ve çocuk tiyatrosu izleyenlerden alkış aldı. Etkinlik kapsamında Bilgi Evleri’nin 20’nci yılına özel hazırlanan film de gösterildi. Kutlamalar boyunca vatandaşlara çeşitli ikramlar ve hediyeler dağıtılırken, alanda kurulan maskot karakterler, selfie panoları ve graffiti-resim duvarı özellikle çocukların ilgi odağı oldu. "Çalışkan belediye başkanımız çocuklar için böyle bir fırsat tanıdılar" Etkinliğe oğlu ile katılan Hülya Bahçetepe isimli vatandaş, "Bugün çok eğlendik, çeşitli etkinliklere katıldık. Çocuklar eğlendi, etkinliklere katıldı, yarışmaya katıldı hediye kazandı yani çok güzel bir gün geçirdik" dedi. Birden fazla etkinliğe katıldığını belirten Muhammed Abed, "Bugün Bilgi Evleri’nin 20’nci yılını kutladık, çok mutluyum. Burada birden fazla etkinlik yaptım. Aynı zamanda dans ettim ve evet hayır oyunu oynadık hediye kazandım" şeklinde konuştu. Çocuğu halk oyunlarına katılan ve etkinliğe ailesiyle birlikte gelen Nizamettin Amani, "Çocukları buraya getirdik. Sağ olsun çalışkan belediye başkanımız çocuklar için böyle bir fırsat tanıdılar, böyle etkinlikler yaptıkları için teşekkür ederiz" dedi. Halk oyunlarında gösteri yapan Burhanettin Amani ise, "Bugün halk oyunlarında dans ettik, eğlendik. Çok mutluyuz. Zeytinburnu Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Etkinlik alanında doyasıya eğlenen çocuklardan Efranur Aksoy da, "Bugün oyunlar oynadım, resim çizdim çok eğlendim. Bugün çok güzeldi" dedi.
Antalya Evde patlayan tüp binayı harabeye çevirdi: 1 yaralı Antalya’nın Serik ilçesinde ev tüpünün patlaması sonucu bir kişi yaralandı. Patlama sonrası 5 katlı bina ve araçlarda hasar meydana geldi. Olay sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Serik İlçesi Gedik Mahallesinde 5 katlı bir binanın 2. Katın mutfak bölümünde meydana geldi. Tüp gazı sıkışması sonucu yaşanan patlama sırasında evde bulunan ismi öğrenilemeyen bir kişi yaralandı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından önce Serik Devle hastanesi sonrasında Antalya’da bir hastaneye kaldırıldı. Yaralının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Olaya tanıklık eden Apartman sakinlerinden Safa Nergiz, "Saat 5 sıralarıydı evde tek başıma yatıyordum. Bir patlama sesi geldi. İlk önce deprem zannettim. Patladı diye bir bağrışma duydum. Aşağıya indim. Durum bu. Ben ilk deprem zannettim ama tüp patlamasıymış. Binada baya zarar var. Kapılar, pencereler duvarlar yıkıldı. Evde bir kişi vardı vücudunda yanıklar vardı hastaneye götürdüler" dedi. Apartman sakinlerinden Barış Türkdağlı ise, "Yoğun bir gaz sıkışması olmuş patlamadan dolayı bina bu hale geldi. Araçlarımız böyle. En sevindirici haber can kaybı yok. O anda deprem zannettik. Bomba mı atıldı dedik o anda her şey aklımıza geldi. Ailem vardı onları tahliye ettik. Patlama olan evdeki kişi yaralı hastanede" dedi. Patlama sonrası binada ve park halindeki 4 araçta ağır hasar meydana geldi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Bursa Sosyal medya üzerinden verilen gayrimenkul ilanlarına dikkat ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Artık EİDS sistemiyle sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. Ancak, vatandaşlarımız sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ve yetki belgesi olmayan kişilerin gayrimenkul ilanlarına dikkat etmeli" dedi. ELFİ Gayrimenkul, Nilüfer ilçesi Balkan Mahallesi’nde 4. şubesini düzenlenen törenle hizmete açtı. Açılışa iş dünyası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan ELFİ Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, yeni şubenin Bursa’ya ve sektöre hayırlı olmasını dileyerek, büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Gayrimenkul sektöründe güvenli ticaretin önemine dikkat çeken Aydemir, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ile birlikte sektörde önemli bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Aydemir, "Artık dolandırıcıların sosyal medya üzerinden sahte kira ve satış ilanları paylaşmasının önüne geçiliyor. EİDS sistemiyle vatandaşlarımız daha güvenli bir şekilde işlem yapabilecek. Bu gelişmeden dolayı mutluyuz. Ancak son aylarda insanlar taşınmaz numaralarla doğru ilan girişleri yapmıyor. Bu da müşterilerin dolandırılmasına neden oluyor. Bu tarz durumlarla karşılaşan vatandaşların mutlaka bakanlıklara şikayet etmelerini tavsiye ediyoruz. Sosyal medya mecraları üzerinden yayınlanan ilanların da gözden geçirilmesi gerekiyor. Yetki belgesi olmayan kişilerin de sosyal medyadan gayrimenkul pazarladığını görmekteyiz. Bakanlığımızın da bu konu hakkında çalışma yapmasını temenni ediyoruz" dedi. Açılışa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı da katılarak yeni şubenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Program, kurdele kesimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.