EĞİTİM - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 14:14

Van’da "Üniversite Hastaneleri Birliği Çalıştayı" başladı

A
A
A
Van’da "Üniversite Hastaneleri Birliği Çalıştayı" başladı

Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş, bakanlığa bağlı hastaneler ile üniversite hastanelerinin de dahil olduğu tüm sağlık kuruluşlarında otel konforunda hizmet sunulması gerektiğini söyledi.


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversite Hastaneleri Birliği Çalıştayı" başladı. Van YYÜ Prof. Dr. Cengiz Andiç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştaya, Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun, AK Parti Van İl Başkanı Abdulahad Arvas, hastane başhekimleri, akademisyenler ve sağlık çalışanları katıldı. Programda üniversite hastanelerinin sorunları ve geleceğe yönelik çözüm önerileri ele alındı.


Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, üniversite hastanelerine Sağlık Bakanlığı olarak ellerinden gelenin de ötesinde katkı sunmaya söz verdiklerini belirtti. Bakan Yardımcısı,


"Bakanlık olarak tüm hastanelere destek olduklarını aktaran Okumuş, "Üniversite hastanelerine elimizden gelenin de ötesinde katkı sunmaya söz veriyoruz. Sayın Bakanımızın üniversite hastanelerine açık ve net bir desteği var. Kendisi defalarca ’Benim için Bakanlığa bağlı, özel, vakıf üniversitesi, kamu ya da üniversite hastaneleri diye bir ayrım yok. Tüm hastaneler bizimdir. Tamamına aynı seviyede yaklaşıyoruz. Onların sorunları bizim sorunlarımızdır. Çözümü için elimizden gelen her şeyi yapacağız’ ifadelerini kullandı. Bakanımızın talimatıyla bugün buraya geldim. Çalıştaya katkı sunmak istiyoruz. Burada genel müdürlerimiz, daire başkanlarımız, genel müdür yardımcılarımız ve farklı birimlerden arkadaşlarımız yer alıyor. Üniversite hastanelerinin, hem sağlık profesyonellerinin eğitimi hem de sağlık hizmet sunumunda en üst seviyelere ulaşmaları için Bakanlık olarak üzerimize düşen ne ise yapmaya hazırız" dedi.


Şehrin önemli aktörlerinden biri olan ve şehre değer katan Van YYÜ Rektörü ve ekibine teşekkür eden Vali Ozan Balcı ise "Van YYÜ şehrimizin sosyoekonomik gelişimine katkı sağlayan, şehre dinamizm katan, akademik kadrosu ve teknik personeliyle güçlü bir üniversitedir. Rektör hocamız ve ekibinin uyumlu işbirliği ve koordinasyon içinde önemli çalışmalar yürüttüğünü, bu gayretlerin şehrimizin sosyoekonomik kalkınmasına ciddi katkılar sunduğunu özellikle belirtmek isterim. Üniversitemiz sadece öğrenci yetiştiren bir kurum değil; aynı zamanda eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanı sıra şehrin gelişiminde de öncü bir rol üstlenmektedir" diye konuştu.


Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli de üniversite hastanelerinin yalnızca tedavi hizmeti sunan kurumlar olmadığını aynı zamanda bilim üreten, yeni nesil hekimleri yetiştiren, sağlık alanında yeniliklerin öncüsü olan stratejik yapılar olduğunu ifade ederek, "Bu yönüyle üniversite hastaneleri, ülkemizin sağlık vizyonunun lokomotif gücünü oluşturmaktadır. Üniversite Hastaneleri Birliği Derneğinin çatısı altında buluşmak, yalnızca sorunlarımızı paylaşmak değil, aynı zamanda ortak akıl ve dayanışma ruhuyla geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan kıymetli bir fırsattır. Birliğimizin bugün burada ortaya koyacağı fikirler, üniversite hastanelerimizin hizmet kalitesini artırmaya yönelik alacağı kararlarla yarınlarımız için önemli bir yol haritası olacaktır. Üniversite olarak bu toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. 43 yıllık tarihiyle ülkemizin en köklü eğitim ve sağlık kurumlarından biri olan üniversitemiz, yalnızca bir akademik merkez değil, modern ve yeşil kampüsüyle öğrencilerine sosyal yaşamda da eşsiz bir deneyim sunan güçlü bir eğitim yuvasıdır. Teknolojik yeniliklerle donattığımız altyapımızla, özellikle sağlık alanında standartlarımızı sürekli yükseltiyoruz. Dursun Odabaş Tıp Merkezi ek acil binası, tıp fakültesi temel tıp bilimleri binası, diş hekimliği fakültesi ve uygulama hastanesi gibi yatırımlar, sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırırken Veteriner Fakültemiz bünyesindeki hayvan hastanesi projeleriyle de bölgemize değer katıyoruz. Üniversitemiz, sağlık alanında bölgenin lideri konumundadır. Hastanemiz, bölgenin en büyük referans merkezi olarak her yıl yüz binlerce hastaya hizmet vermekte, ileri düzey cerrahi operasyonlardan yenilikçi araştırmalara kadar geniş bir yelpazede önemli başarılar ortaya koymaktadır. Tıp, diş hekimliği, eczacılık ve sağlık bilimleri fakültelerimiz her yıl yüzlerce nitelikli mezun verirken Dursun Odabaş Tıp Merkezimiz Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Ağrı ve Iğdır’ı kapsayan yaklaşık 3 milyonluk nüfusa hizmet veren ve Sağlık Bakanlığı tarafından 3. Basamak A1 statüsünde tanımlanan bölgedeki helikopter pisti bulunan tek üniversite hastanesi olarak faaliyet göstermektedir" şeklinde konuştu.


Yükseköğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kemal Şenocak, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Derneğin Başkan Vekili ve Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran’ın birer konuşma yaptığı çalıştay, oturumalarla devam etti.



Van’da "Üniversite Hastaneleri Birliği Çalıştayı" başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da şampiyonlara görkemli karşılama 2026 Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza atarak Avrupa Şampiyonu olan Muğlalı milli okçular Hazal Burun ve Emircan Haney için Muğla’da coşkulu bir karşılama töreni düzenlendi. Makaralı yay kategorisinde Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatan altın sporcular, çiçeklerle ve alkışlarla karşılandı. 2026 Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda Makaralı Yay Kadınlar kategorisinde yarışan Hazal Burun, finalde Danimarkalı rakibini mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu ve altın madalyayı boynuna taktı. Aynı şampiyonada erkekler kulvarında da zirveye çıkan Emircan Haney ile birlikte Muğla’ya iki altın madalya kazandıran milli sporcular için memleketlerinde resmi bir karşılama töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Musa Kazım Açıkbaş, Muğla’nın son dönemde sporda altın çağını yaşadığını vurgulayarak, "Muğla’da 2025 yılı ve 2026’nın bu başlangıç döneminde Türkiye’nin sporda en başarılı illerinden biri konumundayız. En son 19 Mayıs gösterilerinde, Valimizin himayelerinde, 2025 yılında Dünya, Avrupa ve Balkan şampiyonalarında madalya alan 80 sporcumuzu ödüllendirmiş ve kendilerine teşekkür etmiştik. Hazal ve Emircan kardeşlerimiz o sırada Avrupa Şampiyonası arenasında mücadele ettikleri için yanımızda yer alamamışlardı ama bugün bizi fazlasıyla gururlandırdılar. Her ikisi de Avrupa Şampiyonu oldu, kendilerini canı gönülden tebrik ediyoruz. Bu başarıda emeği geçen hocalarımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve kulüp yöneticilerimize teşekkür ediyoruz. Emeklerinize sağlık" dedi. Hedef: 2028 Los Angeles olimpiyatları Şampiyonların Antrenörü Dr. Ejder Sözen, elde edilen başarının tesadüf olmadığını ve uzun süredir bu şampiyonayı hedeflediklerini belirtti. Olimpiyat sürecine dikkat çeken Sözen, "Öncelikle çok mutluyum. Sezonun tam ortasında hedef olarak belirlediğimiz bu Avrupa Şampiyonası’nı, ileride hayalini kurduğumuz olimpiyat sürecinin çok önemli bir adımı olarak görüyorduk. Hem Hazal’ın hem de Emircan’ın kendi kulvarlarında bu sonucu alabileceğine yürekten inanıyorduk. Karışık miks takım bronz madalya mücadelesinde her iki takım da 160 üzerinden 160 tam puan attı; dünyada belki de emsali olmayan olağanüstü bir maçtı. Beraberlik atışları sonrasında maçı kaybettik ancak makaralı yayların 2028 Olimpiyat Oyunları’na dahil edileceğini hesap edersek, attığımız skorlar ortada. Bu iki güzel çocuk, Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil etmeye en büyük iki adaydır. Biz basamakları birer birer çıkıyoruz ve bu şampiyonluk bizim için önemli bir basamaktı. Bize destek veren Sayın Valimize, Büyükşehir Belediyemize, İl Müdürümüze, tüm Muğlalılara ve basınımıza ekibim adına şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Burun: "Birlikte başarmak ayrı bir gurur" Avrupa Şampiyonu Hazal Burun, yaşadığı mutluluğu dile getirirken takım arkadaşıyla bu başarıyı paylaşmanın önemine değindi. Burun, "O kadar mutlu ve gururluyum ki, bunu Emircan’la birlikte başarmış olmak benim için çok büyük bir gurur. Çok emek veriyoruz, ter döküyoruz ve bunun karşılığını alıyor olmak inanılmaz. İkimizin beraber Avrupa Şampiyonu olmasının bende ayrı bir yeri var. Bizleri destekleyen herkese sonsuz teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Haney: "Olimpiyatlardan madalyayla döneceğimize güvenimiz tam" Muğla’ya çift altın madalyayla dönmenin gururunu yaşayan Emircan Haney ise olimpiyat sinyali verdi: "Çok mutluyuz. Hazal ile birlikte yıllardır aynı hedef için ter döküyor, mücadele ediyoruz. Bu Avrupa Şampiyonası da kendimize koyduğumuz bir hedefti. İki farklı kulvarda final mücadelesi verdik, ikisini de kazandık ve Muğla’mıza iki altın madalyayla döndük. Olimpiyat kotası alındığı takdirde ve Hazal ile bize bu görev verilirse, ülkemizi orada en iyi ve en layık şekilde temsil edip madalyayla döneceğimize güvenimiz tamdır. Destekleyen herkese çok teşekkür ederiz" dedi.
Hatay Selde akıntıya kapılarak hayatını kaybeden adamın sular altındaki evi görüntülendi Hatay’da aşırı yağışlar sonrası yaşanan sel sularına kapılarak hayatını kaybeden Şahut Kimyonok’un evinin sular altında kaldığı görüldü. Kimyonok’un komşusu Mücahit Buz, "Ben onu saat 9 civarında her taraf ana, baba günüyken aradım, ona ulaşamadığımda eyvah bu arkadaş bizim komşumuz gitmiş dedim" ifadelerini kullandı. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da 20 Mayıs tarihinde akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili olmuştu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesindeki Yeşilada, Tekebaşı ve Çöğürlü mahalleleri sular altında kaldı. Samandağ ilçesine bağlı Tekebaşı Mahallesi’nde akıntıya kapılarak kaybolan Şahut Kimyonok isimli vatandaşın ise cansız bedenine ulaşıldı. Afet gecesi suya kapılan Kimyonok’un cenazesi, Yeni Mahalle Mezarlığına defnedildi. Kimyonok’a mezar olan evin tamamen içerisinde kaybolduğu görüldü. "Keşke gündüzleri burada kalsaydı da geceleri kalmasaydı" Gece evinde kalan tarla komşusuna sabah arayıp ulaşamayınca kötü bir şey olduğunu hissettiğini ifade eden Mücahiddin Buz, "Tekebaşı Mahallesi’nden ölen adam benim tarla komşumdu. Aşırı yağışlardan dolayı Asi Nehri taştı. Komşum nasıl öldü onu biz bilmiyoruz. Ben onu saat 9 civarında her taraf ana baba günüyken aradım, ona ulaşamadığımda eyvah bu arkadaş bizim komşumuz gitmiş dedim. Buraya geldik, ailesi de gelmiş. Sahil güvenlik, asker, jandarma ekipleri iki saat içinde komşumun cansız bedenine ulaşıldı. O kadarını biz biliyoruz. Barajdan mı yoksa başka bir şeyden mi bilemedik. O gün çok yağmur yağdı, meteoroloji uyarmıştı. Asi’nin taştığından dolayı endişelendim. Bu arkadaşımıza aradığımızda ulaşamayınca endişelendim. Dedim muhakkak bu adam ölmüş, aynı sıra çıktı. Ev kuracağım tek başıma özgür yaşayacağım diye o da birkaç sene burada kaldı sonra yaşanılan olaydan dolayı hayatını kaybetti. Yazık oldu keşke gündüzleri burada kalsaydı da geceleri kalmasaydı" ifadelerini kullandı.