SAĞLIK - 30 Mayıs 2023 Salı 09:40

Enfeksiyonla mücadelede LED ışık dönemi

A
A
A
Enfeksiyonla mücadelede LED ışık dönemi

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı Prof.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesinde kullanılan LED ışıkları ile enfeksiyon sayılarını düşürmede önemli mesafe aldıklarını söyledi.


Hastane enfeksiyonlarında kullanılmak üzere üretilen hijyenik LED lambalar enfeksiyon sayılarını azaltmada ön plana çıkarken, Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, gün ışığı teknolojisine sahip hijyenik LED ışığının gerek havada gerek ışığın vurduğu yüzeydeki mikroorganizmaları öldürdüğünü veya çoğalmalarını engellediğini ve böylece enfeksiyon sayılarının azaldığını belirtti.


Hastanenin özellikli servislerinde, hijyenik LED ışık kullandıklarını ve hastaların enfeksiyon oranlarında düşüş gördüklerini kaydeden Yılmaz, gün ışığı teknolojisine sahip Hijyenik LED ışığının gerek havada gerek ışığın vurduğu yüzeydeki mikroorganizmaları öldüren veya çoğalmalarını engelleyen bir ışık olduğunu söyledi. Yılmaz, "Işık teknolojisi nispeten yeni ama eskiden beri tedavi amaçlı olarak kullanılan bir yöntem. Eski Mısırlılar’ın, hastalarını gün ışığına çıkararak tedavi ettiklerini, yine eskiden özellikle tüberkülozlu hastaların güneşe çıkartılarak gün ışığından faydalanılarak tedavi edildiğini biliyoruz. Işığın insan sağlığına ve hijyene katkı sağladığı muhakkaktır. Işık, açıkça, dünya üzerindeki yaşamın anahtarıdır. Işık, insan da dahil olmak üzere çok sayıda türün yaşamlarını değişen dış veya çevresel koşullara göre ayarlamasına izin veren içsel saatleri ayarlayarak etki yapar. Onlarca yıl önce dile getirilen öneriler doğrultusunda, ışık, işlevsel olarak bir ilaç eşdeğeri olarak düşünülmelidir. Bu bağlamda, ışığa maruz kalmanın zamanlaması, kalitesi (dalga boyu) ve miktarı (doz) insan sağlığı ve hastalığı için kritik derecede önemli olabilir. 2017 Nobel Tıp Ödülü, ışığın renk sıcaklığından ve yoğunluğundan etkilenen sirkadiyen ritim üzerine yapılan araştırmalara verildi. Işık aslında bir hayat, bunun için bilim insanları son dönemlerde ışık teknolojisiyle mikroorganizmaları nasıl yok ederiz? diye düşünmeye başladılar. Özellikle antibiyotiklere dirençli mikroorganizmalar bilim insanlarını mikroorganizmalarla mücadelede doğal yolların araştırılmasına yol açtı. Ultraviyole ışıklar ve mavi ışığın canlıların olduğu ortamda kullanılamaması nedeniyle gün ışığı teknolojisinin mikroorganizmalar üzerindeki etkisi araştırılması gündeme gelmiş ve gün ışığındaki gerek frekans gerek dalga boylarının ayarlanmasıyla mikroorganizmaları öldürücü düzeylerde ışın sağlanarak ışığın etkinliği ispatlanmıştır. Bu konuda dünyada birçok çalışması yürütülmekte olup ülkemizdeki çalışmalar sonucunda elde edilen ürünün etkinliği laboratuvar şartlarında kanıtlanmıştır" dedi.



"Evlerde özellikle kişilerin bir arada oldukları oturma odaları, lavobalar, yatak odalarında kullanılmasını öneriyoruz"


"Ülkemizde yapılmış teknolojilerden birini üniversite olarak hem aydınlatma amaçlı hem de dezenfeksiyon amaçlı hastanemizin riskli ünitelerinde kullanmaktayız" diyen Gürdal "Gerek havadaki mikroorganizmaları yok etmesi (özellikle salgın döneminde damlacıkla bulaşan enfeksiyonları önlemek) gerekse de ışığın vurduğu yüzeydeki temasla bulaşan mikroorganizmaları yok etmesi bu ışığın kullanımındaki en önemli avantajları oluşturmaktadır. Bu teknolojiyi Rektörlüğümüz ve Başhekimliğimizin katkılarıyla geçen yılın Temmuz ayında itibaren hastanemizin özellikli servislerinde, enfeksiyon ve yoğun bakım ünitelerinde kullanıyoruz. Bu teknolojiyle birlikte başta damlacıkla bulaşan solunum yolu enfeksiyonları, kateter enfeksiyonları ve cilt-yumuşak doku enfeksiyonlarının azaldığını tespit ettik. Bu ışık teknolojisi ileride belki daha da iyi geliştirilerek daha etkin halde kullanılacaktır. Ayrıca bunun ampul formları da var. LED ampulleri tekrarlayan enfeksiyon hastalıkları olan kişilere öneriyoruz. Bu kişiler bu ampulleri evlerinde kullanmaktalar ve bu kişilerde enfeksiyon tekrarlama sayısının azaldığına şahit oluyoruz. Bu konuda klinik çalışmalar devam ediyor. Evlerde özellikle kişilerin bir arada oldukları oturma odaları, lavobalar, yatak odalarında kullanılmasını öneriyoruz. Tekrarlayan enfeksiyonu olan hastalar, kanser hastaları ve yatalak durumda olan hastalarda yeni enfeksiyonların gelişimini önlemek çok önemlidir” şeklinde konuştu.


Hijyenik LED ışıkların İstanbul, Ankara ve İzmir’de birkaç merkezde kullanıldığını hatırlatan Yılmaz, “Ülkemizde çeşitli merkezlerde bulunduğunu biliyoruz. Biz yoğun bakımlarda ve kliniklerde kullanarak klinik çalışmasını yapan ilk merkeziz diyebiliriz. Klinik çalışma yapan birkaç merkez daha var, ancak bizim çalışmamız büyük çaplı bir klinik çalışma ve önümüzdeki ay sonunda çalışmayı sonlandıracağız. Temmuz ayı itibariyle de 12 aylık sonuçlarımızı rapor olarak düzenleyeceğiz. Özellikle ciltten bulaşan enfeksiyonlar, kateter enfeksiyonlar için belirgin bir azalma olduğunu söyleyebiliriz. Solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlarda ışığın kullanıldığı servislerde enfeksiyonlar daha az karşımıza çıkıyor. Hem aydınlatma amaçlı hem de dezenfeksiyon amaçlı kullanılabilecek güzel bir ürün olarak düşünüyoruz. Yaygınlaşma noktasında dünyada yaygınlaşmaya başladığı haberlerini alıyoruz. Çeşitli ülkelerde bu teknolojinin kullanıldığı bilgileri var ve biz de bu konuda ki ilk klinik çalışmayı yayınlamayı planlamaktayız” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GKV 62. yıl mezunlarını unutulmaz bir baloyla uğurlandı Gaziantep’in en köklü eğitim kurumlarından Gaziantep Kolej Vakfı (GKV) Özel Liseleri, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezunları için muhteşem bir "Geleneksel Mezuniyet Balosu" düzenledi. Vakfın 62. kuruluş yılında mezun olan öğrenciler, uğurlanırken coşku ve duygusal anlar bir arada yaşandı. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liselerinden mezun olmaya hak kazanan öğrenciler, bu özel günü aileleri ve öğretmenleriyle birlikte kutladı. Yoğun bir katılımın gözlendiği gecede, öğrencilerin gururu ve ailelerin mutluluğu yüzlerine yansıdı. Başarılı kadroya çiçekli teşekkür Gecenin anlamlı anlarından biri de GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel’in, yıl boyunca sergilenen üstün eğitim ve öğretim faaliyetleri dolayısıyla GKV Özel Liseleri idari kadrosuna günün anısına birer çiçek takdim etmesi oldu. İdari kadronun ve öğretmenlerin emeklerinin taçlandırıldığı bu anlar, salondan büyük alkış aldı. "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bireyler yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz" Etkinlik sonrası bir değerlendirme yapan GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, 12 yıllık köklü bir eğitim sürecinin ardından öğrencileri uğurlamaktan onur duyduklarını belirterek, "GKV çatısı altında 12 yıl boyunca eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam eden öğrencilerimizi; 21. yüzyıl becerileriyle donanmış, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, sorgulama ve araştırma becerileri gelişmiş bireyler olarak mezun etmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. Türkiye’nin en prestijli üniversiteleri Mezunların geleceğe dair hedeflerine de değinen Gürsel, öğrencilerin ülke kalkınmasında önemli roller üstleneceğine inancının tam olduğunu vurgulayarak, "Umarım öğrencilerimiz bundan sonraki süreçte Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinde eğitimlerini sürdüreceklerdir. Mezun olan öğrencilerimizin önümüzdeki süreçte istedikleri üniversitelerde eğitim görerek ülke kalkınmasına katkı sunmalarını diliyorum. Öğrencilerimize başarılar dilerken, bu süreçte bizlerle birlikte çabalayan değerli velilerimize, idareci ve öğretmenlerimize de teşekkür ediyorum" diye konuştu. Protokol konuşmaları ve çiçek takdimlerinin ardından, 2025-2026 dönemi mezunları aileleri ve öğretmenleriyle birlikte canlı müzik eşliğinde eğlence dolu, keyifli bir gece geçirerek lise hayatına unutulmaz bir noktayla veda etti.
Kastamonu Coğrafi işaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka desteğiyle dijitale taşındı Kastamonu Üniversitesi’nde hayata geçirilen proje ile coğrafi işaretli ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler, yapay zeka destekli kurulan internet sitesinde bir araya getirildi. Sitede coğrafi işaretli yemeklerin orijinal tarifleri ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan tarifleri vatandaşların hizmetine sunuluyor. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen projeyle, Türkiye’nin tescilli lezzetleri ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mutfak kültürü dijital çağın imkanlarıyla bir araya getirildi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi kapsamında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka entegre edilerek kuruşan "Miras Sofrası" isimli internet sitesinde, Türkiye’deki illerin coğrafi işaretli yemeklerinin orijinal tarifleri ve reçeteleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Sağlık problemleri ya da beslenme tercihleri farklı olan vatandaşlar ise siteye entegre eden yapay zeka sayesinde coğrafi işaretli yemeklerin alternatif tariflerini öğrenebilecek. Her ilin coğrafi işaretli yemeği belirlendi Projeyle ilgili bilgi veren Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serkan Çalışkan, "Kastamonu Üniversitesi olarak UNDES projeleri kapsamında gastronomiyle alakalı birkaç projemiz var. Bunlardan bir tanesi Kültürel Miras projemiz. Kültürel Miras projesi kapsamında her ilin coğrafi işaretli bir yemeğini belirledik ve bunlara ilişkin bir internet sitesi oluşturduk. Kastamonu gastronomik olarak çok köklü bir mirasa ve geçmişe sahip. Bu kapsamda da köyleri dolaşıp, kırsal alanları dolaşıp bu mirası ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapsamda anneannelerden, babaannelerden bu mirasa ilişkin notlar alıp daha sonrasında da bu yemekleri literatüre kazandırmayı, bu yemekleri yapmayı planlıyoruz" dedi. Kültürel Miras projesinin ilk aşamasında web sitesinde her ilin bir yemeğine yer verdiklerini dile getiren Doç. Dr. Serkan Çalışkan, "Bu yemeklerin sayısını ilerleyen safhalarda çoğaltacağız. Bu yemeklerin videolarını çekeceğiz. Bu yemekleri tattıracağız. İlerleyen aşamalarda internet sitesini daha geniş kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık" Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanan projenin detaylarını paylaşan Araştırma Görevlisi Ahmet Tuğrul Karamustafa da, "Multidisipliner bir çalışma ele alarak aslında unutulmuş ve yüz tutulmuş yiyeceklerin ulaşamadığımız reçetelerine rahat bir şekilde ulaşmamız açısından, aynı zamanda günümüzde artık dijital çağda yapay zeka ile entegre ederek bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık. Bu projemizdeki amaç yiyeceklerin hem normal kendi reçetelerini koymak hem de yemek farklı alerjisi olan insanlar için yapay zeka yemeklerin farklı formatta hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Kastamonu banduması dediğimizde hindi etini kullanıyoruz. Bunun orijinal reçetesinde böyle var. Bunun hem hikayesini biz oraya yazıyoruz, yapay zekayı biz içine entegre ettiğimizde hindi eti ya da normal et yiyemeyen insanlar da yapay zekasında alternatif tarifleri öğrenebiliyor. Uygulamayla ilgili geri dönüşlerimizi de yavaş yavaş almaya başladık" diye konuştu. "Kendi ülkemden baz alarak başlamak istedim" Projeyi geliştiren öğrencilerden Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Vesile İlhan da, Türkiye’nin lezzet mirasını temel alarak bu çalışmaya başladığını belirterek, "81 ildeki yemekleri araştırdım. Bunları nasıl değiştirebiliriz diye düşündüm. Daha sonra da arkadaşımla otururken böyle bir proje geliştirmek istedik ve bunu nasıl ortak yapabiliriz diye düşündük. Arkadaşım sitenin yazılım kısmıyla ilgilendi. Ben de tariflerin araştırılması ve bunları nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalıştım. Daha sonra yapay zekayı devreye soktuk. Bu üçünü birleştirip 3-4 aylık bir çalışma gerçekleştirdik. Sonucundan da memnun kaldığımız sitemiz ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Prof. Dr. Demirköz: "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak" Eskişehir Türk Ocağı’nda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü, BM Yapay Zeka Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, Eskişehir Türk Ocağı’nda konuştu. Uzay, yapay zeka ve astropolitika alanındaki kritik gelişmelere değinen Prof. Dr. Demirköz, yapay zeka üzerinde bir kavram kargaşası olduğunu belirtti. Demirköz, yapay zekanın kendi başına bir niyeti ve aklı olmadığını, tüm modellerin eğiticilerin ona öğrenmesi gereken verileri vermesiyle ve yönlendirmesiyle şekillendiğini söyledi. "Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz" Doğal dil modellerinin ücretsiz gibi görünse de aslında kullanıcının sorduğu soruları, ilgilendiği alanları ve paylaştığı bilgileri işleyerek başta pazarlama ve reklam şirketlerine olmak üzere satıldığını hatırlatan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz. Siz bu modellerle konuşurken; kim olduğunuz, sağlık bilgileriniz, hayat görüşünüz analiz edilerek bunları merak eden kurumlara pazarlanıyor" şeklinde konuştu. Yapay zekanın sınırları ve gelecekteki gelişmeler Soru-cevap bölümünde büyük dil modellerinin veri sınırına ulaştığı iddiasını değerlendiren Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Veri tükendiğine dair söylemler yalnızca büyük dil modelleri için geçerli. Yapay zekanın asıl bilmediği şey, fizik, kimya ve biyoloji; yani sorunu gerçek dünyayı anlayamamak. Halk arasında yapay zeka olarak adlandırılan şey, çok limitli bir sınıf olan büyük dil modelleri ve bu dil modelleri sadece insanın kelimelere döktüğü olgular üzerinden eğitildiği için şu an tüm dünyayı dilin anlattığı olarak görüyor. Onun için fiziksel dünyadaki sebep-sonuç ilişkisini anlamada ve öngörmede çok zayıf. Önümüzdeki 5 yılın en büyük gelişmesi, makinenin dünyayı bizim gibi algılamasını sağlayacak ’dünya modelleri’ olacak." Yapay zekanın sağlık verilerini işlemesi Kişisel sağlık verilerinin, büyük dil modellerinin işlemesi için verilmesi konusunda da uyarılarda bulunan Demirköz, bireysel veri paylaşımına karşı çıkarken, devlet eliyle yürütülen anonimleştirilmiş sistemlere yeşil ışık yakarak, "Bu veriyi Sağlık Bakanlığı kapalı devre, kimliksiz ve anonim biçimde işlerse; örneğin bulaşıcı bir hastalığın yükselişini tespit etmek ve önlem geliştirmek amacıyla kullanırsa, bu halk sağlığı için faydalı olabilir" ifadelerini kullandı. "Uzaydaki varlıkların yüzde 50’si tek bir insana ait" Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, uzay alanının ve astropolitika ile ilgili olarak, "Kırılma noktası olarak, Eylül 2023’ten beri uzaydaki varlıkların yüzde 50’si tek bir insana ait. Bu oran artmaya devam ediyor. Kendisinde uzaydaki trafiği yönetme yetkisini görmeye başladı ve bunu empoze etmeye çalışıyor. Uzayda özellikle insansız bilimsel görevler için, yapay zeka ile kontrol edilen robotların kullanımının anlamlı. Mars’ta insansız helikopterin yapay zeka ile uçurulmasını insanlık tarihinin dönüm noktalarından biri. Bu Apollo 11 kadar önemli bir adım. Uzayı keşfetmekte yapay zekasız hareket alanı pek mümkün değil. Mars ile Dünya arasındaki iletişimin ışık hızından ötürü gecikmesi iki gezegenin yörüngelerinde nerede olduğuna bağlı olarak, 3 ila 20 dakika arasında bir süre. Komut beklersen, helikopter çoktan düşmüş olabilirdi. Onun için uzaydaki gezegenleri anlama serüvenimizde yapay zekayı kullanmak faydalı" dedi. "Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek" Uzay madenciliği konusundaki soruya yanıt veren Prof. Dr. Demirköz, genel beklentinin aksine denizaltı madenciliğine yönelimin arttığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Örneğin göktaşlarından ve diğer gezegen ve uydularından madenleri geri getirmek büyük problem. Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek. Dünyanın yüzeyinin yüzde 71’i sularla kaplı olduğu için, yeraltı varlıklarının çoğu da deniz altında. Bu açıdan da ’Mavi Vatan’ çok önemli. Şimdilik deniz madenciliği sadece doğalgaz, petrol ve elmas için yapılmakta ancak özellikle polimetalik nodüllerin madenciliği konusunda yarış hızlanıyor." Türkiye’nin uzay çalışmaları Demirköz, ODTÜ İVMER ekibinin Türkiye’de gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili olarak ise şöyle konuştu: "Uluslararası Uzay İstasyonu’nun üzerindeki Alfa Manyetik Spektrometresi deneyi ile karanlık madde odaklı kozmik ışın analizi yapay zeka modelleri kullanılarak geliştirildi. Pek çok ulusal uydu programı için, uzayda alacakları radyasyon hesaplamaları ve radyasyon testleri gerçekleştirildi. Ankara’da TENMAK tesislerinin içinde kurulan ODTÜ-Saçılmalı Demet Hattı laboratuvarında bugüne dek protonlarla 138 test tamamlandı ve nötronlarla test kapasitesi de geliştirildi. Uzay için radyasyon sayaçları geliştirildi ve Roketsan’ın Sinop’tan yaptığı sonda uçuşlarında ve astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in uçtuğu Virgin-Galactic uçuşunda bilimsel veriler toplandı ve analiz edildi. Uzay radyasyonunun atmosfere girişkenliğini anlamak üzere 9 kez stratosferik uçuş programı düzenlendi ve bilimsel veriler toplandı. Uzay radyasyonuna karşı birçok farklı radyasyon soğurucu malzeme geliştirildi ve Ay için şimdi yenilikçi yapı malzemeleri geliştirilmekte. Bilişim alanı için kuantum rassal ve kaotik rassal sayı üreteçleri geliştirildi. Fotonik kuantum kapılar ve yenilikçi kuantum hesaplama teknikleri de geliştirilmekte. İVMER ekibinde aynı zamanda uzay alanında teorik fizik çalışmaları da yapılmakta. Kütle çekimi dalgaları ve kozmoloji çalışan bir ekip de mevcut." Dinleyicilerin ilgiyle dinlediği konuşmanın ardından Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz’e şükran beratı ve hediye takdim etti.
Bursa Bursa Büyükşehir, Kurban Bayramı’na hazır Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentte huzurlu bir bayram yaşanması için her türlü önlemi aldı. Bu kapsamda, arefe günü ile bayramın 4 günü boyunca vatandaşların mezarlık ziyaretlerini daha kolay gerçekleştirebilmeleri amacıyla büyük mezarlıklara ücretsiz otobüs seferleri düzenlenecek. 10.15 ile 18.30 saatleri arasında, saatte bir karşılıklı olarak yapılacak seferlerle vatandaşlar Hamitler, Erdoğanköy ve Hasköy mezarlıklarına ücretsiz taşınacak. Kent Meydanı ile Hamitler Kent Mezarlığı arasındaki otobüsler, Kent Meydanı, Ulubatlı Hasan Bulvarı, İzmir Yolu, Yeni Mudanya Yolu, Filament Kavşağı, Kavaklı Caddesi ve Albayrak Caddesi güzergâhını izleyerek Hamitler Kent Mezarlığı’na ulaşacak. Dönüşler de aynı güzergâh üzerinden yapılacak. Emek İstasyonu ile Hasköy Mezarlığı arasındaki otobüsler ise, Bursaray Emek İstasyonu’ndan hareket ederek Korupark Kavşağı, Mudanya Yolu, Bademli Kavşağı ve Hasköy güzergâhı üzerinden Hasköy Mezarlığı’na ulaşım sağlayacak. Bursaray Kestel İstasyonu’ndan kalkacak otobüsler de doğrudan Erdoğanköy Mezarlığı’na gidecek. Araçların gidiş istikametindeki duraklarda sadece yolcu alacağı ve yolcu indirmesi yapmayacağı bildirilirken; dönüş istikametinde de duraklarda sadece yolcu indireceği ve yolcu almayacağı açıklandı. BURULAŞ Genel Müdürlüğü de bayram süresince toplu ulaşımda aksama yaşanmaması için tüm hazırlıklarını tamamladı. Bayram boyunca toplu taşıma araçları planlanan sefer saatlerine uygun şekilde hizmet vermeye devam edecek. Vatandaşlar ulaşımla ilgili her türlü talep ve şikayetlerini ise 0850 850 99 16 numarasından BURULAŞ Çağrı Merkezi’ne bildirebilecek. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Kurban Bayramı öncesi ve bayram boyunca vatandaşlardan şahsen veya 716 33 30-716 33 40-261 52 40-444 16 00 ve Alo Belediye 153 No’lu hatta gelen öneri ve şikayetleri anında değerlendirmek üzere yaya ve motorize ekipler oluşturdu. Ayrıca; şehir içerisinde toplu taşıma hizmeti veren özel halk otobüsleri, minibüs, taksi ve dolmuşlar ile seyahat eden yolcuların her türlü mağduriyet ve şikayetlerinin giderilmesi amacıyla Trafik Denetleme Zabıta Amirliğinde; şehirlerarası yolculuk yapan yolcuların şikayetlerinin değerlendirilmesi için de Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde bulunan Terminal Zabıta Amirliğinde personel görevlendirildi. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı da Kurban Bayramı’nda her türlü itfaiye hizmeti ve yangın ihtimaline karşı 31 ayrı istasyonda görevini sürdürecek. İhtiyaç duyulması halinde vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşabilecekler. Yollarla ilgili sıkıntılarda acil müdahaleler için Yol İşleri Şube Müdürlüğü bünyesinde de nöbetçi ekipler oluşturdu. BUSKİ Genel Müdürlüğü’nün bakım ve onarım ekipleri de bayramda 24 saat hizmet verecek. Vatandaşlar, su ve kanalizasyonla ilgili her türlü şikayetlerini 185 veya 444 5 185 no’lu telefona bildirerek yardım isteyebilecek. Bayram süresince Mezarlıklar Şube Müdürlüğü de defin işlemlerini sürdürecek ve mezarlıklar ziyarete açık olacak. Bu arada 17 ilçede belirlenen kurban kesim noktasında da Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ve ilçe belediyelerine bağlı ekipler koordineli bir şekilde sinek ve haşere oluşumuna karşı ilaçlama uygulamalarını bayram boyunca sürdürecek.
İstanbul Sarıyer’de moloz yüklü kamyon geri kayarak devrildi, sürücü yaralandı İstanbul Sarıyer’de yokuş yukarı çıktığı sırada sürücüsünün kontrolünden çıkan moloz yüklü kamyon geri geri kayarak yan yattı. Kazada sürücü hafif yaralanırken, cadde bir süre trafiğe kapandı. Kaza, saat 09.30 sıralarında Maden Mahallesi Yunus Emre Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, B.D. idaresindeki 34 DST 190 plakalı moloz yüklü kamyon, yokuş yukarı seyir halindeyken önünde bulunan aracın durması üzerine durmak zorunda kaldı. Rampada yeniden hareket edemeyen kamyon, geri geri kaymaya başladı. Kontrolden çıkan kamyon, kaldırıma çarptıktan sonra yan yatarak durabildi. Kamyonun kasasında bulunan taşlar yola savrulurken, kazayı gören vatandaşlar durumu polis ve belediye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, caddede güvenlik önlemi alarak trafiği alternatif güzergahlara yönlendirdi. Kazada kamyon sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Yaralı sürücü ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. Sürücü yakını Hamit Duman, "Rampa çıkıyoruz, zaten basar çalışıyoruz yükler hafif. Burada önünde bir tane binek araba birden stop ediyor. Arabayı kaldıramayınca tekrar stop ediyor. O da yüklü çıkınca durmak zorunda kalıyor. Arkada da arabalar varmış, geri kaydırmaması için, arabalara vurmaması için arabayı kenara atmaya çalışmış. Araba da yol yamuk olunca devrilmiş" dedi.