ÇEVRE - 11 Nisan 2023 Salı 09:29

Mor Yayla’nın Mavi Yıldız çiçekleri karların erimesi ile kendini gösterdi

A
A
A
Mor Yayla’nın Mavi Yıldız çiçekleri karların erimesi ile kendini gösterdi

Yörede “Mor Yayla” ismi ile de bilinen her yıl Nisan ayında açan mavi yıldız çiçekleri ile meşhur Trabzon’un Tonya ilçesine bağlı Kadıralak Yaylası karların erimeye başlaması ile birlikte mora bürünmeye başladı.

Yörede “Mor Yayla” ismi ile de bilinen her yıl Nisan ayında açan mavi yıldız çiçekleri ile meşhur Trabzon’un Tonya ilçesine bağlı Kadıralak Yaylası karların erimeye başlaması ile birlikte mora bürünmeye başladı. ‘Uluslararası Bern Sözleşmesi’ gereği korunan mavi yıldız çiçeği ile son yıllarda vatandaşların uğrak yerlerinden biri haline gelen Kadıralak Yaylası, bu yıl hem Ramazan ayı hem de havaların mevsim normallerinin altında seyretmesi nedeniyle bugünlerde oldukça sakin.


Yıldız çiçekleri ile meşhur Kadıralak Yaylası maviye boyanmaya başladı. Yaklaşık bin 300 metre yükseklikte, Tonya ilçe merkezine 9 km, Karadeniz Sahili’ne ise yaklaşık 29 km uzaklıktaki yaylada her yıl Nisan ayının ilk haftalarından itibaren kendini gösteren mavi yıldız çiçekleri karların erimesi ile gün yüzüne çıktı. Tüm yıl boyunca sadece 2 hafta süreyle kendini gösteren ’Mavi yıldız’ çiçekleri yaylanın birçok noktasında açarak renk cümbüşü yaşattı.


Yayla sakinlerinden Vehbi Aslan (58), karların erimesi ile çiçeklerin kendini gösterdiğini belirterek “Bir süre böyle devam ediyor ama don vurursa kayboluyorlar. Bir bakımı yok. Arazimizi gübrelediğimizde daha güzel açıyor. Biz mavi çiçek diyoruz ama başka bir ismi var mı bilmiyoruz. 3-5 senedir bu çiçekleri görmek isteyenler yaylamıza gelmeye başladı. Yaylamızda şenlik yapılmıştı o zamandan sonra herkesin ilgisini çekmeye başladı. Ramazan ayı olmasa buralar dolmuştu” dedi.



“Son yıllarda tanınınca vatandaşlar yaylamıza gelmeye başladı”


Yayla sakinlerinden Hayriye Aslan ise mavi yıldız çiçeklerinin tanınması ile son yıllarda vatandaşların yaylaya gelmeye başladığını dile getirerek, “Çocukluğumuzdan beri bu çiçekler oluyor. 20 gün durduktan sonra çiçeklere don vurursa solup giderler. Yaylamıza çok güzellik veriyorlar. Dışarıdan bu çiçekleri görmeye gelenler oluyor. Daha önceki yıllarda da bu çiçek buradaydı ama kimse bilmiyordu. Son yıllarda tanınınca vatandaşlar yaylamıza gelmeye başladı. Gezenler oluyor, piknik yapanlar oluyor. Havalar güzel olursa çiçekler biraz daha fazla kalabiliyor. Yağmur ve don olursa kayboluyorlar. Bu çiçeklerin bakıma ihtiyacı yok. Biz ot olsun diye çayır yapıyoruz onun için daha çok büyüyor. Kıraç yerlerde olmuyor. Bakımlı arazilerde oluyor” ifadelerini kullandı.



Karadeniz’in gözde yerleri arasına yerleşti


’Uluslararası Bern Sözleşmesi’ gereği korunan ince uzun yapraklı ’mavi yıldız’ çiçeğinin yetiştiği yayla geçtiğimiz yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Tabiat Parkı ilan edilmişti. Tüm yıl boyunca sadece 2 hafta süreyle kendini gösteren ’Mavi yıldız’ çiçekleri ile meşhur yaylanın, yapılacak yapay gölle Uzungöl gibi cazibe merkezi haline getirilmesi planlanıyor. Yayla estetik ve peyzaj değeri açısından önemli bir turizm merkezi olmaya aday olarak gösteriliyor. Karadeniz’in gözde yerleri arasındaki Kadıralak Yaylası’nın mavi yıldız çiçekleri, doğa fotoğrafçılarının da akınına uğruyor. İlkbaharın gelişini simgeleyen çiçeklerinde açmasıyla renk cümbüşünün yaşandığı Kadıralak Yaylası’nda 2 hafta süreyle görülebilecek mavi yıldız çiçekleri için vatandaşlar her yıl yaylaya akın ederek, manzaranın tadını doyasıya çıkarıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)