POLİTİKA - 11 Şubat 2024 Pazar 14:25

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Saldırganlardan bir tanesi yakalandı, inşallah diğerlerini de yakalayacağız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Saldırganlardan bir tanesi yakalandı, inşallah diğerlerini de yakalayacağız"

Tekirdağ’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan Tekirdağ’da düzenlediği mitingde vatandaşlara seslenerek, Tekirdağ’da depremzedelerin seçim sürecindeki il turda oy vermedi diye CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kapı dışarı edilmesini eleştirdi. Erdoğan, dünkü saldırıya da değinerek, “Dün Küçükçekmece’de AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmalarında yaşanan menfur olayı bir kez daha lanetliyorum. Yaralanan vatandaşımıza acil şifa diliyorum. Emniyetimiz titizlikle olayı takip ediyor” dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aday tanıtım ve 31 Mart Yerel Seçimleri için Tekirdağ’a geldi. Cumhurbaşkanı mitinginin yapılacağı Tekirdağ Valiliği Meydanı ve Hükümet Caddesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken vatandaşlarda alanı doldurdu.


“Rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz”


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sahneye geldikten sonra vatandaşlara seslenerek, “Buradan sizlerin vasıtasıyla tüm Tekirdağ’a selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Coşkunuz, heyecanınız ve sevginiz için sizlere teşekkür ederim. Bugün Tekirdağ bir başka güzel. Tekirdağ bizim gözbebeğimiz. 3 Kasım 2002’den beri Tekirdağ’ı hiçbir zaman ihmal etmedik. Her fırsatta Tekirdağ’ın misafiri olduk. Şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Bunun için önümüzde 50 gün var. Bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Çok daha fazla sayıda Tekirdağlı kardeşimizin gönlüne girmenin yollarını arayacağız. Milletimize asla hürmetsizlik etmeyeceğiz. Biz ayıran ve ayrıştıran değil, birleştiren bir siyaset anlayışındayız. Biz, muhalefet gibi yanlışı seçmende değil daima kendimizde arıyoruz. Oy versin veya vermesin, demokrasimizin gücüne güç katan her vatandaşımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen bizim veli nimetimizdir. Bizi rakiplerimizden ayıran temel vasfımız budur. Bizde CHP gibi vatandaşa ‘tıpış tıpış gideceksiniz oyunuzu vereceksiniz’ kibirli bir dil olamaz. Oy tercihi sebebiyle insanımızı ’makarnacı, kömürcü’ gibi aşağılama yaftası olmaz. Sırf kendisine rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz. Mağdurları kapı dışarı etmek olmaz. Bizde CHP’li belediye başkanları gibi ‘oy yoksa hizmette yok’ diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Beceriksizlik, iş bilmezlik bunları öyle bir esir almış ki nereye ellerini atsalar orası kuruyor, çöküyor. CHP’nin idare ettiği yerlerde vatandaşlarımız vizyon projelerini bırakın klasik temel hizmetlere bile ulaşamıyor. 14-28 Mayıs seçim süreci ve sonrasında buna bir kez daha şahit olduk. Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savunmaktan çekinmediler. Şöyle ayna karşısına geçip ‘Biz nerede hata yapıyoruz’ deyip kendilerine sormadılar. Günah keçisi bulup pişkince yollarına devam ettiler. CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine baktığınızda bunun gibi sayısız skandallarla karşılaşırsınız. Son seçim yenilgisinde de tüm faturayı 13. Cumhurbaşkanımız diyerek yere göğe sığdıramadıkları ‘Bay Kemal’ kestiler. Kendi partilerini yönetmeye layık görmediler. Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar. Her zaman kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından kimi zaman terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil’deki terör elebaşları bunlar için açıkça oy istediler. Benim kardeşim Kandil’den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi? 50 gün sonra sandıkta gereken dersi vermeye hazır mıyız? DEM’lenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Çay demlemiyorsunuz. Bunların millete ve milli iradeye saygıları yok. Ben AK kadınlarla 31 Mart’ta sandıkları patlatacağımıza inanıyorum” dedi.


Küçükçekmece’deki saldırıya değindi


Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasının devamında, “Dün Küçükçekmece’de AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmalarında yaşanan menfur olayı bir kez daha lanetliyorum. Yaralanan vatandaşımıza acil şifa diliyorum. Emniyetimiz titizlikle olayı takip ediyor. Türkiye’nin güvensizlik ortamına sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Milletimizin canına kast eden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm genel başkanlara teşekkür ediyorum. Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de yakalayacağız” diye konuştu.


“Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler”


Erdoğan konuşmasına devam ederek, “Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Bunlarda kendini vatandaşa karşı kendini sorumlu hissetme duygusu yok. Bunlarda istişare etmek, sokağa kulak vermek gibi bir alışkanlık yok. Bunlarda hatasından dolayı milletten helallik istemek gibi bir erdem yok. Bunlarda Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’ye ufuk çekmek, ülkemizin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmek gibi bir dert yok. Peki, bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var. Terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutmayacakları sözleri verme hainliği var. Çantada keklik gördükleri kupon belediyeler için meydan muharebesi verme ihtirası var. Bir de iradesine haciz koydukları vatandaşımızı korkutmak, ürkütmek, endişelerini istismar etmek var. Maşallah, bizim seçmenlerimiz burada bak. Gençler, bugüne kadar hep bunu yaptılar. Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler. Köken, inanç, meşrep, mezhep ve hayat tarzı üzerinden insanımıza korku salarak bir şekilde siyasi kariyerlerini garanti altına aldılar. Ama halkın nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir. CHP’nin istismar ve korku siyaseti inşallah 31 Mart’ta son bulacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz de bu süreci kolaylaştıracağız. Önümüzdeki 50 gün boyunca her zamankinden çok daha fazla çalışacağız. Ana kademe çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Kadın Kolları, çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Gençler çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Başkalarının fitne girişimlerine karşı kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Kutuplaştırandan değil, kucaklaştıranlardan olacağız. Gerilimi körükleyenlerden değil, kardeşliği savunan kardan olacağız. Hiç bir ayrım gözetmeden milletimizin tüm fertlerini bağrımıza basacağız. Türkiye Yüzyılının inşaası için gece gündüz demeden çalışırken hiç bir engelin bizi yolumuzdan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. Özellikle çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu, deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız. İnşallah, Tekirdağ’da Cüneyt kardeşimizle birlikte tüm ilçelerde el ele vermek suretiyle Tekirdağ’ı yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden Tekirdağ diyoruz. Genç, dinamik bir yapıyla Tekirdağ’da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz el ele vereceğiz ve Tekirdağ’ın ayağa kaldıracağız. Tekirdağ’ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelede bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Biz, Tekirdağ’ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim işlerinde de hak ettiği hizmetlere ulaştırmak istiyoruz. Tekirdağ’ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah, 31 Mart yerel seçimleri bu noktada Tekirdağ’ımız için bir milat olacaktır. Tekirdağ ve Tekirdağlı kardeşlerimin 31 Mart’ta sandıklara gittiklerinde en doğru, en isabetli kararı vereceklerinden şüphe duymuyorum. Gençler öyle mi? Şimdi, Tekirdağ’a soruyorum. Hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı, Tekirdağ ile birlikte Türkiye Haritası’nı Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Kardeşlerim, bizim hizmet ve eser siyasetimizin en yakın şahidi Tekirdağ’dır. Son 21 yılda, Tekirdağ’a güncel rakamlarla toplamda 157 Milyar Liralık yatırım yaptık. 4 bin 149 adet yeni derslik inşa ettik. Namık Kemal Üniversitesi’ni ilimize kazandırdık. 4 bin 973 kişi kapasiteli yükseköğretim yurt binaları açtık” diye konuştu.


“780 bin metrekare nazarımızda aynıdır”


Konuşmasını sürdüren Erdoğan; “Şehrinizin eksiklerini giderme, ihtiyaçlarını karşılama, sorunlarına çözüm bulma noktasında çok daha fazlasını yaptığımızı sizler zaten biliyorsunuzdur şunu lütfen unutmayın! Bizim siyasetteki gayemiz mensubu olmaktan şeref duyduğumuz, aziz milletimize aşkla hizmettir. 81 vilayetin tamamı, 780 bin kilometrekarenin tamamı bizim nazarımızda aynıdır, eşittir. Biz Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil, evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Biz ne diyoruz ‘Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik’ elbette her fani gibi bizlerin de eksiği, hatası, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı eksiklikler olabilir. Gün olacak bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz. İşte kızımız kadın kollarında başkan yardımcısıydı. Dün emanetini sahibine teslim etti. Ben de yetişirsem cenazesine gideceğim. Yol arkadaşımız, dava arkadaşımız bu kardeşimizin cenazesine katılmak bizler için bir görev. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için döktüğümüz terin tanığı 85 milyonun her bir ferdidir: 31 Mart’ta Tekirdağ’da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim diyorum. Öyleyse ne yapacağız. Şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız? Tekirdağ, CHP’nin korku siyasetine kurduğu, esersizlik siyasetine mecbur değildir, mahkum değildir. Tekirdağ, gelişme ve ilerleme yerine CHP’nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ’da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ, mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Tekirdağ, Büyükşehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin hep birlikte Tekirdağ’ın içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin Tekirdağ’ı Cumhur Ittifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimize her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan sadece hizmet edecek, her anınızda hep yanınızda olacak isimleri aday olarak belirledik. Geçtiğimiz günlerde tüm adaylarımızın tanıtımı yapıldı. Biz belediye başkan adaylarımızın tamamına güveniyoruz, inanıyoruz. Kararlıyız ve kazanacağız. Tekirdağ’ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere inşallah bu sefer Cumhur Ittifakı’nın yanında olmasını temenni ediyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ’dan müjdeli haberler bekliyorum. Tekirdağ, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? 31 Mart’ta Cumhur Ittifakı’na destek veriyor muyuz? Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabbim bizi utandırmasın, mahçup etmesin” diyerek konuşmasını noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)