EĞİTİM - 13 Şubat 2026 Cuma 08:47

Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa

A
A
A
Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa

Muş’un Korkut Gençlik Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nde giydiği zırhı simgeleyen hediyelik ürünler üreterek tarihi mirası yaşatıyor.


Korkut Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan’ın giydiği zırhtan esinlenerek hediyelik ürünler üretiyor. El sanatları usta öğreticisi Fatma Baba tarafından verilen kursta öğrenciler, Alparslan’ın zırhını simgeleyen objeleri kalıba dökerek taşlama ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Geçmişin izlerini el emeğiyle geleceğe taşıyan öğrenciler hem el becerilerini geliştiriyor hem de atalarını yad ediyor.


Kursu ziyaret eden Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz da atölye çalışmalarına katıldı. Öğrencilerle birlikte Alparslan zırhını kalıba dökerek taşlama yapan Ayaz, gençlerle sohbet ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üretilen zırh figürleri, ilçeye gelen misafirlere hediyelik olarak takdim edilerek kentin tanıtımına da katkı sağlıyor.


Kursa katılarak öğrencilerle güzel vakit geçiren Kaymakam Ayaz, Muş’un Sultan Alparslan’la özdeşleşmiş, tarihi ve kültürel açıdan son derece önemli, kadim bir şehir olduğunu belirtti. Kaymakam Ayaz, çocuklarla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getirdiklerini ifade ederek, "Korkut Gençlik Merkezi’nde hem öğrencilerimize hem de gençlerimize Sultan Alparslan kültürünü, ecdadımızın tarihini ve geleneklerimizi aktarmak amacıyla özel bir çalışma yürütüyoruz. Çocuklarımızla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getiriyoruz. Bu zırhları bizzat kendileri tasarlıyor, yapıyor ve emek veriyorlar. Böylece hem doğal bir şekilde tarih bilinci kazanıyorlar hem de el becerilerini ve el sanatlarını geliştiriyorlar. Bu faaliyet; dikkatlerini toplamalarına, el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine, dikkat dağınıklığını azaltmalarına ve daha birçok alanda olumlu katkı sağlamaktadır" dedi.


Öğrencilerin çalışmalara büyük bir istekle katıldığını belirten Ayaz, hafta sonu kurslarıyla köylerdeki çocuklara ulaştıklarını ve çeşitli kurs ile atölyeler aracılığıyla onların kendilerini geliştirmelerine imkân sağladıklarını kaydederek, "Çocuklarımız burada büyük bir keyif alıyor, hepsi büyük bir istek ve arzuyla Sultan Alparslan zırhını tamamlamak için adeta bir mücadele veriyor. Katılımımız oldukça yüksek. Korkut’taki 53 okulumuzun neredeyse tamamından öğrencilerimizi buraya getiriyoruz. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Merkezin Her Yerde’ projesiyle bu çalışmaları Korkut’un yanı sıra diğer ilçelerimizdeki gençlik merkezlerine de yaygınlaştıracağız. Hafta sonu kurslarımızla köylerdeki çocuklarımıza ulaşıyor, onları merkezlerimize kazandırıyoruz. Böylece çeşitli kurs ve atölyelerde kendilerini geliştirme imkânı buluyorlar. Biz de bu süreçten son derece memnunuz ve inşallah bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.


Eğitim ve üretim faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Ayaz, çalışmanın kâr amaçlı olmadığının altını çizerek, "Eğitimlerimiz ve üretimlerimiz devam edecek. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, biz bu işi kâr amaçlı yapmıyoruz. Amacımız maddi kazanç elde etmek değil; çocuklarımıza Sultan Alparslan’ın kim olduğunu, tarihimizin ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu öğretmek ve onlara bu bilinçle yatırım yapmaktır. Bu kurs, bizim için bir amaç değil, bir araçtır" şeklinde konuştu.


Zırhlarda tamamen doğal figürler ve tarihi motifler kullandıklarını ifade eden Ayaz, "Üniversitedeki akademisyen arkadaşlarımızın alan çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda belirlenen kalıplar üzerinden, Sultan Alparslan’ın kullandığı zırhın orijinal görünümlü bir yorumunu ortaya koyuyoruz. Kısacası, Muş’ta yaşayan çocuklarımız için Sultan Alparslan’ın taşıdığı büyük önemi, bu önemin nereden geldiğini ve neden bu kadar kıymetli olduğunu anlatmak üzere bu kursu açtık. Tamamen çocuklarımıza yatırım amacıyla, gönülden yürüttüğümüz bir çalışmadır" diye konuştu.


Kursa katılan çocuklardan Nursima Sayılgan ise 75. Yıl Merkez İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, gençlik merkezine hem eğlenmek hem de eğlenceli oyunlar oynamak için geldiğini söyledi. Sayılgan, "Gençlik merkezine eğlenmeye ve eğlenceli oyunlar oynamaya geliyorum. Aynı zamanda burada Sultan Alparslan’ın zırhlarını yapıyor, kalkan ve kılıçlarını hazırlıyoruz. Hepsini kendimiz yapıyoruz. Taş tozundan evler yapıyor, kuş evleri hazırlıyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul FETÖ davasında Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin bozma kararının ardından yeniden görülen davada sanık gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında karar çıktı. Mahkeme, Ilıcak’ı ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. FETÖ silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına ilişkin haklarındaki karar 3. kez bozulan sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan’ın yeniden yargılandıkları dava karara bağlandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hazır bulundu. Duruşmaya sanık avukatları da katıldı. Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme sanık Ayşe Nazlı Ilıcak’ı, örgüt üyeliği için zorunlu hiyerarşik bağ, çeşitlilik, yoğunluk, süreklilik boyutlarına vardığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan takdiri indirim de uygulayarak 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Ahmet Altan’a takdiri indirim uygulanmadı Heyet, sanık Ahmet Hüsrev Altan’ı ise aynı gerekçe ile aynı suçtan, yargılamadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde pişmanlık göstermediğini ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşturmadığını da dikkate alarak 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Davanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Tibet Murat Sanlıman hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla dava açılmıştı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Şubat 2018 tarihinde davayı karara bağlamış, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında ise beraat kararı verilmişti. Daha sonra itirazlar üzerine Yargıtay, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığa, "anayasayı ihlal" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını bozmuştu. Yeniden yargılama yapan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 4 Kasım 2019’da Ahmet Altan’ı, "üye olmamakla birlikte silahlı terör örgüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak’ı da 8 yıl 9 ay hapisle cezalandırmıştı. Mehmet Altan’ın, cezalandırılmasına yeterli, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilememesi, suç işlendiğinin sabit olmaması gerekçeleriyle beraatine yönelik hüküm kuran heyet, "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan sanıklar Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek’in 11 yıl üçer ay, Şükrü Tuğrul Özşengül’ün ise 12 yıl hapisle cezalandırmıştı. Yeniden itiraz üzerine Yargıtay, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkındaki hükmü, Türk Ceza Kanunu’nun 220/7’nci maddesinde belirtilen indirim uygulanmadığı gerekçesiyle bozmuştu, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek hakkındaki hükmü ise onamıştı. Sanıkların Adalet Bakanlığına yaptığı "kanun yararına bozma" başvurusu üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş, bazı tanıklar dinlenilmeden karar verildiği için sanıklar hakkındaki hüküm bozulmuştu. Dosya yeniden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, sanıklardan Şükrü Tuğrul Özşengül 2022 yılında kalp krizi geçirdiği cezaevinde hayatını kaybetmiş, Mehmet Altan hakkındaki beraat kararı ise onanmıştı. Sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hakkındaki karar Yargıtay tarafından yeniden bozulmuştu.
Manisa Manisa’nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Perşembe Pazarı’nda yağışlı havalarda yaşanan su birikmesi sorununu gidermek amacıyla bölgeye ilave yağmur suyu ızgaraları yerleştirdi. Bu çalışma sayesinde vatandaşlar daha rahat alışveriş yapabilirken, pazar esnafı da ürünlerini daha güvenli ve konforlu bir ortamda sergileme imkanı buldu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun vizyonu doğrultusunda şehrin altyapı ihtiyaçlarına yönelik projelerini sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların yoğun olarak kullandığı Perşembe Pazarı’ndaki kronikleşmiş soruna müdahale etti. Uzun süredir beklenen bu iyileştirme ile aşırı yağışlarda meydana gelen su baskınlarının önüne geçilerek pazar alanında daha sağlıklı bir alışveriş ortamı oluşturuldu. "Sorunlara çözüm üretmeye devam ediyoruz" Perşembe Pazarı’ndaki altyapı çalışmalarını değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın dört bir yanında vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirtti. Başkan Dutlulu, "Göreve geldiğimiz günden bu yana, şehrimizin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için mesai harcıyoruz. Perşembe Pazarı, hem esnafımızın hem de vatandaşımızın yoğun olarak kullandığı önemli bir nokta. Burada yaşanan su birikmesi sorunu, vatandaşımızın alışveriş konforunu bozuyor ve esnafımızı mağdur ediyordu. Ekiplerimizle hızlıca harekete geçerek gerekli altyapı güçlendirmesini sağladık. Bizler, Manisa’nın sadece görünen yüzünü değil, alt yapısından üstyapısına kadar her noktasını daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz. Halkımızın taleplerini dinlemeye, sorunlara çözüm üretmeye ve Manisa’mızı modern bir görünüme kavuşturmaya kararlıyız." "Yaşanan mağduriyet son bulacak" Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Kanalizasyon Dairesi Saha Sorumlusu Hakan Pekkaraca, "Başkanımız Besim Dutlulu’nun talimatları doğrultusunda, Perşembe Pazarı’ndaki su birikmesi sorununu çözmek için ilave ızgara imalatımızı tamamladık. Özellikle yağışlı havalarda esnafımızın ürünlerinin zarar görmesi ve vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyet artık son bulacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan ve esnaftan tam not Yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren pazar esnaflarından Erdin Arslan, "Daha önce verilen sözler tutulmamıştı ancak Besim Başkanımız hem altyapı hem de üstyapı konusundaki eksiklikleri hızla gideriyor. Kendisine çok teşekkür ederiz. Karaköy Projesi gibi çalışmalarla Manisa’ya değer katmaya devam edeceğine inanıyoruz." bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kocael, "Yağmur yağdığında pazar yerini su basıyor, vatandaş tezgahımıza yaklaşamıyordu. Birçok kez maddi kayıp yaşadık. Bu çalışma ile emeklerimiz artık zayi olmayacak." şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Atalay Ağır, "Belediye gerçekten çalışıyor ve halkın ihtiyaçlarına öncelik veriyor. Esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını hissettiriyorlar." ifadelerini kullanırken, bir başka pazarcı esnafı Oğuzhan Şenyurt da şunları söyledi: "Sesimize kulak verildi ve taleplerimiz karşılık buldu. Yapılan hizmetlerden dolayı belediye ekiplerine teşekkür ederiz."
Mersin Mersin iş dünyası yeşil dönüşüm için AB ile ortak projeye başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarını uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda KOBİ’lerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlaması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amacıyla hazırlanan ’KOBİ’lerin Ticari Faaliyetlerini Geliştirmek Amacıyla Odalar Arasında Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri Kurulması Projesi’ düzenlenen açılış toplantısıyla tanıtıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Eurochambers iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Programı kapsamında desteklenen proje, Avrupa Birliği tarafından finanse edilirken sözleşme makamı olarak Merkezi Finans ve İhale Birimi görev yapıyor. MTSO’nun başvuru sahibi olduğu proje; Adana Ticaret Odası, Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası ile Belçika’dan VOKA Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığında yürütülecek. Projenin açılış toplantısına MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Bucuge de katıldı. Toplantıda projenin amacı, kapsamı, uygulanacak faaliyetler ve iş dünyasına sağlayacağı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Proje kapsamında ortak kurumların bünyesinde ’Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri’ kurulması planlanıyor. Bu merkezler aracılığıyla KOBİ’lere danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunularak işletmelerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreçlerinin desteklenmesi, sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi ve Avrupa Birliği pazarlarındaki rekabet güçlerinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca yeşil alanda faaliyet gösteren firmaların eşleştirilmesi amacıyla Avrupa Birliği’nden katılımcılarla birlikte ilerleyen süreçte B2B görüşmeler düzenlenmesi planlanıyor. Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkan Yardımcısı Cem Bucuge, dünyanın jeopolitik, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemden geçtiğini belirterek, buna rağmen insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sorunun küresel iklim değişikliği olduğunu söyledi. Bucuge, bu sorunun bireysel çabalarla değil güçlü uluslararası iş birlikleriyle yönetilebileceğini ifade ederek, yeşil dönüşüm çalışmalarının kritik önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreciyle bu alanda önemli bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Bucuge, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın da üyelerinin bu sürece uyum sağlaması ve küresel pazarlarda rekabet gücünü koruması için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bucuge, proje kapsamında kurulacak merkezlerin KOBİ’lerin sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Toplantıda ayrıca proje ortakları da deneyimlerini paylaştı. Belçika’dan Flanders Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi, şirketlerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda aksiyon planları oluşturarak yeşil dönüşüm süreçlerini sistematik şekilde yürüttüklerini aktardı. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ise yeşil dönüşüm sürecinde Türkiye, Bulgaristan ve Belçika’daki iş dünyasının birlikte hareket etmesinin doğrusal ekonomiden döngüsel ekonomiye geçişte ve karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli katkı sağlayacağını ifade etti.