EKONOMİ - 27 Haziran 2024 Perşembe 09:59

Kayısı hasadının başladığı Malatya’da üreticiler işçi bulamıyor

A
A
A
Kayısı hasadının başladığı Malatya’da üreticiler işçi bulamıyor

Yeni dönem kayısı hasadının başladığı Malatya’da üreticiler işçi bulmakta zorlanıyor.


Dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 85’inin karşılandığı Malatya’da yaklaşık 50 bin ailenin geçim kaynağı olan kayısıda hasat başlarken üreticiler işçi bulmakta zorlanıyor.


2024 yılı tahmini kuru kayısı rekoltesinin 107 bin 517 ton olarak açıklandığı kentte 6 Şubat 2023 depremleri sonrası verilen göçün hasat dönemini olumsuz etkilediğini belirten üreticiler ürünlerinin tarlada heba olmasından endişe ediyor.



“Hasat dönemimiz başladı hummalı bir çalışma var”


Kayısıda yeni dönem hasat sürecinin bir süre önce başladığını kaydeden Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, “Kayısıda hasat dönemimiz başladı hummalı bir çalışma var. Toplanan ürünler çeşitli başlıklarda değerlendirilmek üzere tasnif edilirken, geçtiğimiz günlerde Vali beyin başkanlığında toplanan komisyon tarafından 2024 yılı tahmini kuru kayısı rekoltesi 107 bin 517 ton olarak açıklandı. Açıklanan rekolteye bakıldığında son üç yılın en önemli hasadını gerçekleştireceğiz. Bir taraftan yaş diğer taraftan kuru kayısı ihraçlarını devam ettirerek inşallah ekonomik anlamda hem Malatya’mıza hem de ülkemize önemli bir gelir kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.



“İnsan iş gücü kaybımız artıyor”


6 Şubat 2023 depremleri sonrasında kentte yaşanan bir miktar göçün kayısıda ki hasat sürecine de olumsuz yansıdığını kaydeden Özcan, ”Hasat döneminde yaşadığımız en önemli problemlerin başında işçi konusu geliyor ciddi anlamda insan iş gücüne ihtiyacımız var. Malum depremler sonrası Malatya önemli bir göç vermek zorunda kaldı. Bu göçle beraber de insan iş gücü kaybımız da gittikçe arttı. Hasat dönemini yaşadığımız bu günlerde ciddi anlamda insan iş gücü ihtiyacımız var. Bu hususta geçtiğimiz yıllarda çevre illerde kentimize gelerek hasat sürecine katkı veren mevsimlik tarım işçilerini bu dönemde de bekliyoruz. Kayısı çok hassas bir meyve olgunlaşma süreci çok hızlı gelişiyor dolayısıyla 45 günlük bir hasat sürecimiz var bu süre içerisinde 8,5 milyon ağaçtaki ürünü dalından indirmek zorundayız” diye konuştu.



Kayısı hasadının başladığı Malatya’da üreticiler işçi bulamıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)