Yerel Haberler
İzmir
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:33 Yakıtı biten araca yardıma koşmuştu: Otoyol jandarması ölümden döndü İzmir’in Çeşme ilçesinde, otoyolda yakıtı biten bir araca yardım etmek için duran otoyol jandarması personeli, yoldan geçen bir tır ile otomobil arasında kalarak ölümden döndü. Başından yaralanan jandarmanın hastaneye kaldırıldığı dehşet anları ise araç kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, İzmir-Çeşme Otoyolu Alaçatı Port Köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı otoyol jandarması ekiplerinden bir personel, güzergah üzerinde yakıtı bittiği için yolda kalan bir otomobil sürücüsüne yardım etmek üzere aracından indi. Görevli personel araca müdahale ettiği esnada, yoldan geçen bir tır hızla yaklaşarak jandarma personelini tır ile otomobil arasına sıkıştırdı. Tedavisinin ardından taburcu edildi Çarpmanın etkisiyle başından yaralanan jandarma personeli, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan jandarma personelinin sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin ardından hastaneden taburcu edildiği öğrenildi. Kaza anı araç kamerasında Jandarma personelinin ölümden döndüğü kaza, yolda kalan otomobilin araç kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde; jandarma personelinin otomobilin yanında bulunduğu sırada, yandan çok yakın mesafede geçen tırın personeli sıkıştırdığı anlar yer aldı. Meydana gelen kazanın ardından tır sürücüsü gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Lojistiğin geleceği dijital dönüşüm
21 Nisan 2025 Pazartesi - 09:28 Lojistiğin geleceği dijital dönüşüm Prof. Dr. Kazançoğlu, lojistik süreçlerini optimize etmek, karbon ayak izini azaltıp döngüsel ekonomiyi sağlamak için dijital teknolojilerin sektör açısından önemli bir çözüm ortağı olduğunu söyledi. Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Lojistik Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, değişen tedarik zincirlerinin ve gelişen teknolojinin lojistik sektörünü de doğrudan etkilediğini, dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının katlanarak büyüyen lojistik sektörü açısından stratejik bir ortak olduğunu belirtti. Lojistik sektörünün önünde yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm olmak üzere iki önemli eşik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kazançoğlu, "Bunlar birbirini tamamlayan senkronize dönüşümler. Lojistikte dijitalleşmenin yeşil lojistiğe çok büyük katkısı var. Lojistik sektörü devasa boyutlara ulaştı. Dünyada küreselleşmenin bir sonucu olarak tedarik zincirlerinin yönetilmesi büyük önem kazanıyor. Tedarik zincirinde ucu Çin’e dokunmayan sektör neredeyse yok. Tedarik zinciri büyüdükçe yönetilmesi daha zor hale geliyor. Taşımacılık ve lojistik faaliyetleri artıyor. Buna depolama, elleçleme, gümrükleme hatta paketleme de ekleniyor. Ayrıca ürün çeşidi arttıkça bununla ilgili ham madde sayısı, müşteri sayısı ve teslimat türleri artıyor. Bu boyutlardaki operasyonu basit yöntemlerle yürütmek mümkün olmadığı için dijitalleşme kaçınılmaz hale geldi. Bu büyüklük korkutucu ama bizlere veri oluşturması açısından çok da değerli. Eskiden müşteri eğilimlerini öğrenmek için anket yapılırken şimdi sosyal medya üzerinden veriler akıyor. Bu karar alma mekanizmaları açısından müthiş bir kaynak. İşte bu noktada yapay zeka modelleri devreye giriyor. Yapay zeka bu kadar büyük verileri işleyip anlamlandırmamıza yarıyor. Dolayısıyla sektör bu değişime ayak uydurmak için dijitalleşiyor ve yapay zeka bu çapta bir operasyonu yürütmek için en önemli çözüm ortağımız" dedi. Çözüm dijitalleşme Türkiye’nin lojistikte dijitalleşme konusunda bir dönüşüm içinde olduğunu belirten Prof. Dr. Kazançoğlu şunları söyledi: "Türkiye’de çok iyi lojistik firmaları mevcut. Uluslararası organizasyonlara entegre oldukları için dijitalleşmeye geçişi başlatmış durumdalar. Ancak orta ve küçük ölçekli firmalarda tablo bu kadar iyi değil. Orta Kuşak’ta yerimizi sağlamlaştırmak ve uluslararası ticaret yollarında söz sahibi olmak istiyorsak çok hızlı bir şekilde dijital dönüşümü sağlamalıyız. Limanlarımızda da yığılmayı ya da bekleme sürelerini azaltmak dijital dönüşüm ile mümkün. Singapur Limanı dijital limana çok iyi bir örnek." Şehir lojistiği Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Lojistik Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, günümüzde neredeyse her ürünün eve kadar gelmesiyle şehir lojistiği diye bir kavram oluştuğunu belirterek, "Dünyada ve Türkiye’de e-ticaretin artması ile teslimat konusunda müşterinin esneklik ve hız talebi arttı. Günümüzde neredeyse her ürünün eve kadar gelmesiyle hatta değişim ve iade süreçlerinin dahi bu şekilde işlemesiyle her yerde kuryeler var. Bu da şehir lojistiği kavramının önemini ortaya çıkardı. Önceden bu operasyonları büyük aktarma ve depolama merkezleri üzerinden düşünürdük. Şimdi son adım teslimatı yani kapıya kadar hizmet var. Evlerin son teslim noktası olması sadece tedarik zincirinde değil şehirlerde de bir baskı oluşturuyor. Bu konfor alanımızı artırsa da bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyor. Şehir lojistiği trafik tıkanıklığına neden olmanın yanında gürültü, hava kirliliği ve partiküler madde salımına da sebep oluyor. Dünyada şehirlerin bu yükünü azaltmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Belli teslimat noktaları oluşturulması ya da bölge esnafını kargo teslimat noktası olarak kullanmak gibi yeni iş modelleri geliştirilse de, çözüm son adım teslimatının dijital teknolojiler ile yönetilmesi ve optimize edilmesinde yatıyor. Kısacası dijital teknolojiler ile yönetilen şehir lojistiği önümüzdeki yıllarda sıkça konuştuğumuz konulardan biri olacak." dedi.
Kooperatif Başkanı Ergün’den ’tamamlanmayan konut’ tepkisi: "Teslim edilmeyen konutlarla hüsrana uğradık"
20 Nisan 2025 Pazar - 18:49 Kooperatif Başkanı Ergün’den ’tamamlanmayan konut’ tepkisi: "Teslim edilmeyen konutlarla hüsrana uğradık" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZBETON aracılığı ile başlattığı kooperatif sisteminde yaşadıkları mağduriyeti dile getiren Sınırlı Sorumlu İşadamları Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Teyfik Fikret Ergün, "İzmirli iş adamları ve İzmir Ticaret Odası ismine güvenerek 5 yıl önce Sınırlı Sorumlu İşadamları Konut Yapı Kooperatifine girmiştik ama 61 ayda tamamlanmayan katlar, bitmeyen kaba inşaat ve teslim edilmeyen konutlarla hüsrana uğradık" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun kurduğu kooperatif olan, Sınırlı Sorumlu İşadamları Konut Yapı Kooperatifi Genel Kurul Toplantısı, Karabağlar Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşti. Toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıda konuşan Kooperatif Başkanı Teyfik Fikret Ergün, "Teknik ve idari personellerimiz işten çıkarıldı ve çalışmalarımız engellendi. Ödemeyi yapmadıkları firmalar kapımızı çalmaya başladı. Proje lansmanı ile birlikte beş yıl sonra gerçekler karşımıza çıktı. Tamamlanmayan katlar, bitmeyen inşaat ve teslim edilmeyen konutlar. Bizler, İzmirli iş adamları ve İzmir Ticaret Odası ismine güvenerek 5 yıl önce Sınırlı Sorumlu İşadamları Konut Yapı Kooperatifine girmiştik ama 61 ayda tamamlanmayan katlar, bitmeyen kaba inşaat ve teslim edilmeyen konutlarla hüsrana uğradık" diye konuştu. "Bazı ortaklarla ilgili hiçbir kayıt yok" Üye sayılarının 231 olduğunu belirten Ergün, "Konut dikkate alındığında, üye sayısı 251’dir. Toplam 380 konutun 129 adedi, arsa sahiplerine aittir. Ortakların kooperatife giriş ve çıkışları, ortaklık pay defteri üzerinden takip edilmelidir. Mahiyetlerinde yeterli ofis personelinin olmasına rağmen, 2019 yılından itibaren ortakların giriş ve çıkışları ortaklık pay defterine yazılmamıştır. Bazı ortaklarla ilgili hiçbir kayıt bulunmamıştır" ifadelerine yer verdi. "163 milyon 875 bin TL ödedik" Tanıtım aşamasında, konutların ilk 2 yılda teslim edileceği ve üçüncü yıl ödemelere devam edileceği vaatlerinin verildiğini belirten Ergün, "Bu gerçekleşmedi. 31 Aralık 2023 tarihinde teslim edeceklerini beyan ettiler, olmadı. En son 2024 yılında önerdikleri ödeme planını kabul etmemizi istediler. ‘Konutlarınızı 2024 yılı Ağustos ve Eylül ayında teslim edeceğiz’ dediler. 163 milyon 875 bin TL ödedik. Teslim edemediler. Verdikleri sözleri, söyledikleri tarihlerde tutmadıkları gibi katları tamamlayamadılar. Kaba inşaatı bitiremediler. Konutları teslim edemediler. 26 Ocak 2025 tarihinde yapılan genel kurulda ‘Kasamızda para var, kredi çekeceğiz, Haziran - Temmuz 2025 ayında evlerinizi teslim edeceğiz’ diyeceklerdi. Fakat yine sözlerini tutamayacaklardı. İşleri güçleri, üyeleri ve ortakları kandırmak ve oyalamak olduğu net olarak ortaya çıktı" şeklinde konuştu. "Evler küçültülmüş" Sözlerini sürdüren Ergün, şunları kaydetti: "Proje lansmanında bize satılan evlerle, inşa edilen proje arasında çok büyük fark vardır. Evler küçültülmüş. Bu konuyu defalarca dile getirdik. Küçültülen pencere ve diğer imalatlara ait ruhsat onayı çıkmadan bu değişiklikler yapılmıştır. Biz bunları düzelteceğiz."
Binlerce vatandaş Filistin için yürüdü
20 Nisan 2025 Pazar - 18:09 Binlerce vatandaş Filistin için yürüdü İzmir’de her yaştan binlerce vatandaş Filistin’e destek için yürüdü. Ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla yürüyüşe katılan vatandaşlar, ’Hamas’a selam direnişe devam’, ’Mehmetçik Gazze’ye’, ’Katil İsrail, işbirlikçi Amerika’ sloganları attı. İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) tarafından Filistin’e destek yürüyüşü düzenlendi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik kapsamında, binlerce vatandaş Basmane Meydanı’nda bir araya geldi. Ellerindeki afiş ve pankartlarla Konak Meydanı’na yürüyen kalabalık, Türk ve Filistin bayraklarıyla ’Hamas’a selam direnişe devam’, ’Mehmetçik Gazze’ye’, ’Katil İsrail, işbirlikçi Amerika’ sloganları attı. Yürüyüşün ardından Konak Meydanı’nda konuşma yapan İSTOK Dönem Başkanı Gökhan Temur, "Siyonist İsrail, gözü dönmüş bir şekilde gerçekleştirdiği saldırılarda insan, hayvan, canlı ne varsa yok etmektedir. Çocuklar ölüyor, insan hakları savunucuları ise seyrediyor. Yıllardır özgürlükten, haktan, hukuktan, basın hürriyetinden bahsedenler, İsrail’in katliamı karşısında tam 19 aydır üç maymunu oynuyor. Nerede uluslararası hukuk? Nerede İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi? Nerede ortalığı ayağa kaldırdığınız, bütçesi milyarlarca doları bulan uluslararası kuruluşlarınız, yapılarınız, örgütleriniz? Batılı devletlere soruyoruz; İsrail’e karşı neredesiniz" diye konuştu. "Canımız Kudüs ve Mescis-i Aksa’nın özgürlüğü için feda olsun" Sözlerini sürdüren Temur, "Yüreklerimiz yangın yeri. Bu savaş, hak ile batılın savaşıdır. Bu savaş, başta Kudüs olmak üzere Filistin’de Müslüman, Hristiyan ve diğer dinlere ait bütün ibadet yerlerinin ve her milletten insanın, ceddimiz Osmanlı döneminde olduğu gibi hür ve özgür bir şekilde var olabilmelerinin savaşıdır. Bu savaş, ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın özgürlük savaşıdır. Bu savaşın bedeli bir milyon şehit vermek de olsa, ’Biz canımızı bu yolda feda etmeye hazırız’ diyenler kazanacaktır. Canımız, kanımız, malımız; Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için feda olsun" ifadelerine yer verdi. ’İslam Birliği Teşkilatı’ vurgusu Gazze’de uluslararası sistemin iflas ettiğinden bahseden Temur, "Gazze konusunda kötü bir imtihan verdik. İslam dünyası, kendisinden bekleneni yerine getirememiştir. Gazze’nin tamamen yıkılmasına engel olamadık. Bunun üzerinde hepimizin uzun uzun düşünmesi gerekiyor. Müslümanlar olarak kapsamlı bir yüzleşmeye, muhasebeye ihtiyacımız var. Yeni bir dünya için, İslam Birliği Teşkilatı gibi bazı kuruluşların acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Yoksa zillete mahkum olacağız. Cezasız kalan her suç, İsrail’i daha da şımartıyor. Ülkemizde yaşayan, hem İsrail hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan katiller derhal tespit edilmeli ve vatandaşlıktan atılmalıdır" dedi. "Boykot bizim için önemli" Boykotun kendileri için önemli olduğunu aktaran Temur, "Gündelik tüm alışverişlerimizde boykot ürünlerini almayarak bu mücadeleye destek verin. Boykot bizim için bir yaşam biçimi haline gelmeli. Başta Türkiye olmak üzere, İslam ülkelerini, Siyonist işgalci İsrail’le diplomatik, ekonomik ve askeri ilişkileri kesmeye davet ediyoruz. Gazze siyasi bir konu değil, insani ve İslami bir meseledir" açıklamalarında bulundu. "Ateşkes sağlanmalı" "Mescid-i Aksa bizim kırmızı çizgimizdir" diyen Temur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kudüs-i Şerif’te ve ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya yönelik son zamanlarda baskınlar artmaktadır. Siyonist İsrailliler, silahlı güvenlik görevlileri eşliğinde ve korumasında Mescid-i Aksa’ya girerek Müslümanları tahrik ediyorlar. Gelinen aşamada önceliklerimiz; kalıcı ateşkesin derhal sağlanması, insani yardımların kesintisiz bir şekilde Gazzeli kardeşlerimize ulaştırılması ve işgal güçlerinin Gazze’den tamamen çekilmesi oluşturuyor. Ateşkesin sağlanmasıyla birlikte, Gazze’nin imarı ve ihyası için tüm Müslümanlara görev düşmektedir." Filistinli öğrenci Gazze’yi anlattı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyan Filistinli öğrenci Hasan İsa ise "Bu kriz yalnızca sayılara indirgenmeyecek insan felaketidir. Gazze’de 22 binden fazla insan hayatlarını kökten değiştiren yaralanmalarla karşı karşıya kaldı. Omurilik ve beyin yaralanmaları, ağır yanıklar olan bu insanlar acil tedaviye ihtiyaç duyuyor. Gazze’deki 36 hastanenin 17’si kısmi kapasiteyle çalışabiliyor. Birçok sağlık tesisi saldırıya uğradı. 500’den fazla sağlık tesisine saldırı düzenlendi ve yaklaşık bin sağlık görevlisi yaşamını kaybetti. Tıbbi malzeme ve yakıt eksikliği nedeniyle hastaneler durma noktasına geldi. Ameliyathaneler çalışmıyor ya da imkanlardan yoksun. Temiz suya erişim yok. Kanalizasyon sistemi çöktü. Bu sebeple bulaşıcı hastalıklar hızlı yayılıyor. 50 binden fazla çocuk ağır beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya" şeklinde konuştu
Kalbinizin sesine kulak verin
20 Nisan 2025 Pazar - 17:59 Kalbinizin sesine kulak verin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre kalp ve damar hastalıkları, dünya çapında sık görülen sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alıyor. Kalp hastalıklarının hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en sık görüldüğünü belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor" dedi. Son yıllarda kalp hastalıklarının görülme sıklığında artış yaşanıyor. Her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayata veda ettiği bildiriliyor. Kalp hastalıklarının hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en sık görüldüğünü belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verilerine baktığımızda ise ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık üçte biri dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı. Bu oran, konunun ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Tengiz: "Kalp hastalıklarını önlemek mümkün" Kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunun altını çizerek risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemini şu sözlerle dile getiren Tengiz, "Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve stres; kalp ve damar sistemini ciddi biçimde tehdit ediyor. Ancak bu risk faktörlerinin önemli bir bölümü bireysel önlemlerle kontrol altına alınabilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla kalp hastalıklarının gelişimini geciktirmek hatta tamamen önlemek mümkün" diye konuştu. Günümüzde daha sık görülüyor Son yıllarda kalp hastalıklarının görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken Tengiz, "Koroner arter hastalığı, kalp kasına kan taşıyan damarların kolesterol birikimiyle daralması sonucu gelişir. Bu damarlarda oluşan plaklar yırtıldığında kan pıhtısı ile damar tamamen tıkanabilir ve ani kalp krizi meydana gelebilir. Kalp yetmezliği ise kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaması durumudur. Genellikle kronik ilerler ancak zaman zaman akut ataklarla da ortaya çıkabilir. En sık nedeni koroner arter hastalığı olmakla birlikte, hipertansiyon, kalp kapak hastalıkları ve kalp kası hastalıkları da etken olabilir. Kalp kapağı hastalıklarının günümüzdeki en sık nedeninin yaşlanmaya bağlı dejenerasyon olduğuna işaret eder. Kapaklarda daralma ya da yetmezlik görülebilir. Aritmiler ise kalbin çok hızlı, çok yavaş ya da düzensiz atmasıyla seyreder. Bazı aritmiler hafif olabilirken, bazıları ciddi ritim bozukluklarına ve hatta ani ölümlere yol açabilir" şeklinde konuştu. Teknolojik gelişmeler büyük rol oynuyor Tanı yöntemlerinin çeşitlendiğini ve artık daha erken evrede hastalıkların tespit edilebildiğini belirten Tengiz, "EKG, ekokardiyografi, efor testi, ritim ve tansiyon holterleri gibi girişimsel olmayan testlerin yanı sıra gerektiğinde anjiyografi gibi girişimsel işlemler de uygulanabiliyor. Özellikle BT koroner anjiyografi gibi modern görüntüleme teknikleriyle erken ve doğru tanı şansı artıyor" dedi. Tedavi yaklaşımlarının hastalığın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlendiğini vurgulayan Prof. Dr. İstemihan Tengiz, şöyle devam etti: "İlaç tedavisi, kalp hastalıklarının temel tedavi yöntemlerinden biridir. Yüksek tansiyon, kolesterol, ritim bozuklukları ve pıhtı önleme ilaçları uygun hastalarda kullanılır. Ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi yeterli olmaz. Bu hastalarda anjiyoplasti ve stent uygulamaları gibi girişimsel işlemler ya da by-pass cerrahisi gündeme gelebilir. Uygun vakalarda robotik cerrahi de kullanılabilir." Kalp sağlığı için harekete geçin Kalp hastalıklarından korunmak için yapılabilecekler konusunda da önerilerde bulunan Tengiz, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Tuzu ve doymuş yağı azaltan, sebze ve meyve açısından zengin bir beslenme düzeni benimseyin. Haftada en az beş gün, günde 45-60 dakika tempolu yürüyüş yapın. Sigara ve tütün ürünlerinden kesinlikle uzak durun, alkol tüketimini sınırlandırın. Ağırlığınızı kontrol altında tutun, beden kitle indeksinizi izleyin. Kan basıncı, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinizi düzenli olarak takip edin. Stresle başa çıkma yöntemleri geliştirin ve kaliteli uykuya önem verin. Bu alışkanlıklar, kalp sağlığı için temel koruyucu adımlardır. Kalbiniz için bugün bir adım atın. Yaşam tarzınızı gözden geçirin, düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı bir gelecek inşa edin."