ASAYİŞ - 24 Mayıs 2026 Pazar 08:38

Plakayı söküp sosyal medya uğruna şov yapan motosiklet sürücüsüne 128 bin TL ceza

A
A
A
Plakayı söküp sosyal medya uğruna şov yapan motosiklet sürücüsüne 128 bin TL ceza

Hatay’da plakasını söktüğü motosikletle akrobatik şovlar yapan ve o anları sosyal medyada paylaşan sürücüye 128 bin TL trafik cezası uygulandı.


İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri, kentte trafik güvenliğini sağlamak amacıyla sanal devriyesini sürdürüyor. Polis ekiplerinin denetimlerinde; motosiklet ile ön kaldıran, akrobasi hareketleri yapan ve plakayı kapatacak şekilde araç kullanan bir sürücü sanal devriyeye takıldı. Çalışmalarda söz konusu şahsın M.Y.A. olduğu tespit edildi. Şahsa trafik mevzuatı kapsamında toplam 128 bin 629 TL idari para cezası uygulandı. Sürücü belgesine 90 gün süreyle el konuldu. Motosiklet ise 60 gün süreyle trafikten men edildi. Ayrıca şahıs hakkında "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürme" suçundan TCK 179 kapsamında işlem yapıldı.



Plakayı söküp sosyal medya uğruna şov yapan motosiklet sürücüsüne 128 bin TL ceza

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ’lü akademisyenlerin Avrupa Birliği proje başarısı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) akademisyenleri, otizm spektrum bozukluğu olan yetişkinlerin günlük hayatlarını kolaylaştırabilmek adına yapay zeka destekli özel bir sanal asistan sistemi geliştirecek. BUÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Ahmet Emir Dirik, Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu ve Öğr. Gör. Koray Aki ile Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özge Boşnak, yer aldıkları uluslararası Erasmus+ KA220-ADU projesi kapsamında, otizm spektrum bozukluğu olan yetişkinlerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları sosyal durumlara hazırlanabilmeleri için yapay zeka destekli bir sanal asistan sistemi geliştirilecek. "ASSIST-AI - Designing and Developing Artificial Intelligence Supported Virtual Assistant for Autistic Adults to Acquire and Develop Social Skills and Inclusion in Society" başlıklı projenin başlangıç toplantısı Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirildi. Çalışmaya dair bilgi paylaşımında bulunan Öğr. Gör. Koray Aki, uluslararası proje kapsamında yapay zeka destekli bir sanal asistan sistemi geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı. Sistemin kullanıcıların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri sosyal durumları düşük stresli, erişilebilir ve kişiselleştirilebilir bir dijital ortamda deneyimleme imkanı sağlayacağını vurgulayan Öğr. Gör. Koray Aki; "Almanya, Fransa, İspanya, Türkiye, Belçika ve Portekiz’den 6 farklı kurumun yer aldığı proje; yapay zeka, özel eğitim, yetişkin eğitimi, erişilebilirlik ve sosyal kapsayıcılık alanlarını bir araya getirmektedir. ASSIST-AI, özellikle otizm spektrumundaki yetişkinlerin sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, duygu düzenleme, problem çözme, karar verme ve günlük yaşam becerileri gibi alanlarda desteklenmesine odaklanıyor. Bu kapsamda hazırlanacak senaryolar, yapay zeka destekli sanal asistan sistemine entegre edilerek kullanıcıların bu becerileri güvenli bir dijital ortamda tekrar tekrar pratik edebilmesine imkan tanıyacak" dedi. Öğr. Gör. Koray Aki; geliştirilecek sanal asistan sisteminin, otizm spektrumundaki yetişkinlerin sosyal becerilerini desteklemesinin yanında, özel eğitim uzmanları, yetişkin eğitimi profesyonelleri, aileler ve bakım verenler için de uygulanabilir eğitim içerikleri ve rehber materyaller sunmasını planladıklarını vurgulayarak, proje çıktılarının hem bireysel öğrenme süreçlerine hem de profesyonel destek uygulamalarına katkı sağlamasını hedeflediklerini sözlerine ekledi. Aki, proje sonunda geliştirilecek yapay zeka destekli sanal asistan sisteminin, otizm spektrum bozukluğu olan yetişkinlerin sosyal yaşama katılımını destekleyen bir dijital model sunacağını aktardı.
Bursa Modern hayat, vücudumuzun doğal savunmasını zayıflatıyor Son yıllarda alerji, otoimmün hastalıklar ve kronik rahatsızlıklardaki artışa dikkat çekerken, dünyaca ünlü Bursalı bilim insanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş bu yükselişin vücudun doğal koruma sistemindeki bozulmadan kaynaklanabileceğini söyledi. Türk İmmünoloji Derneği ile Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 27. Ulusal İmmünoloji Kongresine konuşmacı olarak katılan Davos’taki Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) direktörü ve Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Cezmi Akdiş, yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalıştığı ‘Epitel Bariyer Teorisi’ ile modern yaşamın beraberinde getirdiği kimyasalların ve çevresel etkilerin insan sağlığını derinden etkilediğini söyledi. İnsan vücudunun cilt, bağırsak ve solunum yolları gibi bölgelerinde bulunan doğal koruyucu katmanların, dışarıdan gelen zararlı maddelere karşı bir kalkan görevi gördüğünü anlatan Prof. Dr. Akdiş’e göre, bu koruyucu yapı zarar gördüğünde pek çok sağlık sorununun kapısı aralanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş, modern hayatın görünmeyen etkilerine dikkat çekerek, "Vücudumuzun dış dünyayla temas eden yüzeylerinde çok güçlü bir koruma sistemi bulunuyor. Ancak hava kirliliği, yoğun kimyasal maruziyeti, işlenmiş gıdalar ve günlük yaşamda sık kullandığımız bazı temizlik ürünleri bu doğal bariyeri zamanla zayıflatabiliyor. Koruyucu yapı bozulduğunda, vücuda girmemesi gereken maddeler daha kolay içeri sızıyor ve bağışıklık sistemi sürekli alarm halinde kalabiliyor" dedi. Bilim Özel Ödülü ile Dünya Allerji Organizasyonu Özel Ödülü alan, Harvard Üniversitesi de dahil 6 büyük üniversitede Onursal Profesör olan ve İsviçre Bilim Akademisi’nin Senato Üyeliği görevlerinde de bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in geliştirdiği teoriye göre, astım, egzama, gıda alerjileri, bağırsak hastalıkları, bazı metabolik rahatsızlıklar ve otoimmün hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda kronik sağlık sorununun temelinde bu koruyucu bariyerlerdeki hasar bulunabiliyor. Dünya genelinde milyarlarca insanın bu süreçten etkilendiğine dikkat çekiliyor. Son yıllarda hayat biçiminin hızla değişmesiyle birlikte insan bedeninin yoğun bir kimyasal yük altında kaldığını ifade ededen Prof. Dr. Akdiş, "Evde, işte ve sokakta birçok kimyasalın etkisi altındayız. Elbette tüm ürünler zararlıdır demek doğru olmaz ancak gereğinden fazla ve yoğun maruziyetin vücudun doğal savunma sistemini zorladığını görüyoruz. Özellikle son 50-60 yılda alerjik ve kronik hastalıklardaki artışın nedenlerini anlamaya çalışırken çevresel değişimleri göz ardı edemeyiz" şeklinde konuştu. Açıklamalarında daha doğal ve sade bir yaşam yaklaşımının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akdiş, hastalıklardan korunmada günlük hayat alışkanlıklarının önem taşıdığını belirterek, mümkün olduğunca az işlenmiş gıda tüketilmesi, evde yemek yapılması ve gereksiz kimyasal kullanımından kaçınılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Akdiş, "Koruyucu yaklaşım aslında oldukça basit. Daha doğal beslenmek, fazla katkı maddesi içeren ürünlerden uzak durmak, temizlik ürünlerini bilinçli kullanmak ve gereksiz kimyasal maruziyetini azaltmak vücudun doğal savunmasını korumaya yardımcı olabilir. Küçük görünen alışkanlık değişiklikleri uzun vadede büyük fark oluşturabilir" diye konuştu.