DÜNYA - 26 Aralık 2023 Salı 23:59 | Son Güncelleme : 27 Aralık 2023 Çarşamba 00:01

Tayland’ın güneyinde sel felaketi: 20 bin ev selden etkilendi

A
A
A

Tayland’ın güneyinde son günlerde etkili olan muson yağışları birçok bölgede sel ve su baskınlarına neden olurken, yaşanan sel felaketinden yaklaşık 20 bin ev etkilendi.

Tayland’ın güney bölgelerinde etkili olan muson yağışları, hayatı birçok bölgede durma noktasına getirdi. Yağışların şiddetini arttırmasıyla taşan nehirler, birçok yerleşim yeri ve tarım alanına zarar verdi. Selden etkilenen Yala ve Narathiwat eyaletlerinde tahliye ve yardım çalışmaları botlar yardımıyla yapılırken, evlerini boşaltmak zorunda kalan bölge halkı için acil durum afet merkezi kuruldu.

Afet Önleme Dairesi Başkanlığı (DDPM) tarafından yapılan açıklamada, 5 eyalette 24 ilçe ve 384 köyde toplam 19 bin 624 evin selden etkilendiği belirtilerek, yağışların önümüzdeki iki gün boyunca daha devam edeceği bildirildi. Açıklamada, vatandaşlardan evlerini tahliye etmeye hazır olmaları konusunda çağrı yapıldı.

Tayland Başbakanı Thavisin’den sel bölgelerini ziyaret
Tayland Başbakanı Srettha Thavisin, programını yarıda keserek selden etkilenen bölgeleri ziyaret etti. Öğle saatlerinde Narathiwat eyaletine ulaşan Thavisin, bölgedeki son durum hakkında bilgi aldı. Daha sonra acil durum afet merkezine giden Thavisin, evlerinden tahliye edilen vatandaşlar ile bir araya geldi.

Başbakan Thavisin ziyaretinin ardından yaptığı basın açıklamasında, “Tayland'ın güneyinde yer alan Satun, Songkhla, Pattani, Yala ve Narathiwat olmak üzere 5 eyalette toplam 19 bin 624 hane selden etkilenmiş durumdadır. Muson yağmurları ve alçak hava basıncının bir araya gelmesi ile bölgede olağan dışı bir yağış hacmi görülmüştür. Selden etkilenen vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için çalışacağız. Ayrıca tüm sektörlerden elimizden gelenin en iyisini yaparak halka yardım etmelerini istiyorum. Hem afet yardımı hem de halka bilgilendirme konusunda tüm yetkilileri göreve teşvik ediyorum” dedi.

Yağışlar deniz ulaşımını da vurdu

Muson yağışları deniz ulaşımını da olumsuz etkiledi. Tayland’ın güneyinde fırtına nedeniyle bu hafta en az 7 deniz kazası gerçekleşti. Deniz trafiğinde zaman zaman aksamalar yaşanırken, halk plajlarında da güvenlik önlemleri arttırıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)