DÜNYA - 20 Aralık 2025 Cumartesi 23:23 | Son Güncelleme : 20 Aralık 2025 Cumartesi 23:43

Bakan Fidan: "(Miami'deki Gazze görüşmesi) Varılan mutabakatlar umut verici"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün ABD'nin Florida eyaletindeki Miami'de ABD, Mısır ve Katar'dan temsilcilerle Gazze Şeridi'ndeki gelişmelere yönelik gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin, "Toplantıda varılan mutabakatlar umut verici. İnsani yardımlar konusu da önemli, bu konuda atılması gereken adımlarda yetersiz bir husus söz konusu. Türkiye 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk bir devasa çalışmayı 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak hayata geçiren bir ülke. Bu tecrübe Gazze'de de kullanılabilir." dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar için bulunduğu ABD'de, dün Florida eyaletinin Miami şehrinde ABD, Katar ve Mısır'dan temsilcilerle Gazze Şeridi'ndeki gelişmelerin tartışıldığı görüşmeye ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Bakan Fidan, görüşmenin önemine ve görüşmede yer alan başlıklara ilişkin, "Şarm eş-Şeyh'te varılan mutabakat neticesinde Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesinin üstünden epey bir zaman geçti. Son rehinenin de teslim edilmesinin ardından artık ikinci aşamaya geçmenin parametreleri konuşuluyor. Dünkü toplantı, Şarm eş-Şeyh'ten sonraki en önemli toplantıydı. Dün gece geç saatlere kadar çeşitli ortamlarda toplantılarımızı devam ettirdik. Ana toplantıda varılan mutabakatlar umut verici. Birinci aşamada meydana gelen sorunları da tartışma imkanımız oldu. Özellikle Türkiye olarak ateşkes ihlallerinin barış planını tehlikeye soktuğunu, ikinci aşamaya geçmede büyük riskler oluşturduğunu da açıkça ifade ettik. İsrail tarafından devam eden ihlaller süreci inanılmaz şekilde daha zor bir hale getiriyor. Gördüğümüz o ki tüm taraflar bu konuda mutabakat içinde ve bunun önüne geçilmesi konusunda çeşitli tartışmalarımız oldu" açıklamasını yaptı.

"Gazze ile ilgili çalışmalarda bizim için 3 parametre önemli"

Bakan Fidan, "Arabulucu dört ülke Türkiye, ABD, Katar ve Mısır'ın bu konuda üst düzey istişareleri olabildiğince yoğun bir şekilde devam ettirmeleri önemli. Dün ikinci aşamaya geçişle ilgili tartıştığımız konular arasında Gazze'nin yeniden imarı konusunda bir ön çalışma sunuldu. Bunun üzerinden bir ön tartışma yaptık. Biz Türkiye olarak, Gazze ile ilgili yapılacak bütün çalışmalarda bizim için 3 parametrenin önemli olduğunu ifade ettik. Birincisi Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, ikincisi Gazze'nin toprak olarak hiçbir şekilde bölünmemesi, üçüncüsü Gazze'de yapılacak her şeyin Gazzeliler için yapılması. Yeniden imarda çok fazla yatırım öngörülüyor ve bu yatırımın yine Gazzeliler için olması önemli. Bu 3 kırmızı çizgi gözetildiği sürece diğer konuların teknik bir platform içinde tartışılabileceği konusunda genel siyasi stratejik çerçevemizi ilettik" dedi.

"İnsani yardımlar konusunda atılması gereken adımlarda yetersizlik var"

Bakan Fidan, "Gazze'nin yönetiminin teknokratlardan oluşan bir komiteye devri konusunda takvimlendirme nasıl olabilir onun tartışmalarını yaptık. Barış kurulu ve nasıl hayata geçeceğine ilişkin devam eden çalışmalar var. İstikrar gücünün oluşturulması ile alakalı devam eden paralel tartışmalar var. Bu konuda neler yapılabilir, bizim bu konuda perspektifimiz neler bunları anlatma imkanımız oldu. Diğer ülkelerin perspektiflerini de dinledik. Diğer taraftan insani yardımlar konusu da biliyorsunuz çok önemli. Bu konuda atılması gereken adımlarda yetersiz bir husus söz konusu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu konuda çok hassas. Kendisini gece bilgilendirirken bu konuda yapılan tartışmaları özellikle altını çizerek ifade ettim" açıklamasını yaptı.

"Şehirlerin inşa edilmesine ilişkin çok ciddi bir tecrübemiz var"

Kış mevsimindeki olumsuz hava şartlarının etkileriyle karşılaşan Filistinliler için Gazze'ye insani yardım ve barınma araçları gönderilmesine ilişkin çalışmaların bulunduğuna değinen Bakan Fidan, Türkiye'nin 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığı depremden elde edilen tecrübelerin Gazze'de uygulanabileceğini ifade etti. Bakan Fidan, "Depremden sonra elimizde iki husus var. Birincisi insani yardım ve barınmayla ilgili çadır ve konteynerler. Diğeri de depremden dolayı yerle bir olmuş bir coğrafyanın yeniden hayata geçirilmesi; şehirlerin inşa edilmesine ilişkin çok ciddi bir tecrübemiz var. Biz bu iki tecrübeyi de tartışmalarda gündeme getirdik" açıklamasını yaptı.

"Türkiye'nin tecrübesi Gazze'de de kullanılabilir"

Bakan Fidan, "Türkiye 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk bir devasa çalışmayı 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak hayata geçiren bir ülke. Bu tecrübe Gazze'de de kullanılabilir. Aynı zamanda bizim depremzede vatandaşlarımızın barınma sorunlarını çözmekte kullandığımız altyapımız da onların evine girebilir. Bunlar yoğun koordinasyon gerektiren konular, biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada altını çizdiğimiz ve mutabık kaldığımız konuları Türkiye'ye döndüğümüzde ilgili kurumlar ve bakanlık içi genel müdürlüklerle de görev dağılımı yaparak çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.

Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin temaslar

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın danışmanı ile damadı Jared Kushner'in Gazze'deki görüşmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı'nda oynadığı role değinen Bakan Fidan, bu konuda da görüş alışverişi gerçekleştirme imkanı elde ettiklerini bildirdi. Bakan Fidan,"Witkoff ve Kushner sadece Gazze dosyasında değil aynı zamanda Ukrayna konusunda da arabuluculuk yapıyorlar. Hafta sonu Gazze toplantısına ilaveten Ukrayna görüşmeleri için hem Rus tarafından hem Ukrayna tarafından hem de Avrupalılardan gelen arkadaşlarımız vardı. Onlarla da bu vesile ile bir araya gelme fırsatı bulduk. Barış tartışmalarında en son gelinen nokta ve onların gördüğü nelerdir, bunları tartışma imkanımız oldu. Bir görüş alışverişinde bulunuldu" ifadelerini kullandı.

"Putin'in perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız oldu"

Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 12 Aralık tarihinde Türkmenistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesine değinerek, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Türkmenistan'da uluslararası bir toplantı vesilesiyle Sayın Putin ile uzun bir görüşme yapmıştı. Orada Sayın Putin'in son tartışılan konularla ilgili perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız olmuştu. Dün de Amerikalıların, Ukraynalıların ve Avrupalıların kendi aralarında yaptıkları tartışmalarda geldikleri noktaları da öğrenme imkanımız oldu. Kendi perspektifimizi de onlara anlattık. Çalışmalarımız devam edecek" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul FETÖ davasında Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin bozma kararının ardından yeniden görülen davada sanık gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında karar çıktı. Mahkeme, Ilıcak’ı ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. FETÖ silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına ilişkin haklarındaki karar 3. kez bozulan sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan’ın yeniden yargılandıkları dava karara bağlandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hazır bulundu. Duruşmaya sanık avukatları da katıldı. Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme sanık Ayşe Nazlı Ilıcak’ı, örgüt üyeliği için zorunlu hiyerarşik bağ, çeşitlilik, yoğunluk, süreklilik boyutlarına vardığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan takdiri indirim de uygulayarak 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Ahmet Altan’a takdiri indirim uygulanmadı Heyet, sanık Ahmet Hüsrev Altan’ı ise aynı gerekçe ile aynı suçtan, yargılamadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde pişmanlık göstermediğini ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşturmadığını da dikkate alarak 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Davanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Tibet Murat Sanlıman hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla dava açılmıştı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Şubat 2018 tarihinde davayı karara bağlamış, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında ise beraat kararı verilmişti. Daha sonra itirazlar üzerine Yargıtay, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığa, "anayasayı ihlal" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını bozmuştu. Yeniden yargılama yapan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 4 Kasım 2019’da Ahmet Altan’ı, "üye olmamakla birlikte silahlı terör örgüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak’ı da 8 yıl 9 ay hapisle cezalandırmıştı. Mehmet Altan’ın, cezalandırılmasına yeterli, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilememesi, suç işlendiğinin sabit olmaması gerekçeleriyle beraatine yönelik hüküm kuran heyet, "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan sanıklar Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek’in 11 yıl üçer ay, Şükrü Tuğrul Özşengül’ün ise 12 yıl hapisle cezalandırmıştı. Yeniden itiraz üzerine Yargıtay, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkındaki hükmü, Türk Ceza Kanunu’nun 220/7’nci maddesinde belirtilen indirim uygulanmadığı gerekçesiyle bozmuştu, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek hakkındaki hükmü ise onamıştı. Sanıkların Adalet Bakanlığına yaptığı "kanun yararına bozma" başvurusu üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş, bazı tanıklar dinlenilmeden karar verildiği için sanıklar hakkındaki hüküm bozulmuştu. Dosya yeniden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, sanıklardan Şükrü Tuğrul Özşengül 2022 yılında kalp krizi geçirdiği cezaevinde hayatını kaybetmiş, Mehmet Altan hakkındaki beraat kararı ise onanmıştı. Sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hakkındaki karar Yargıtay tarafından yeniden bozulmuştu.
Manisa Manisa’nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Perşembe Pazarı’nda yağışlı havalarda yaşanan su birikmesi sorununu gidermek amacıyla bölgeye ilave yağmur suyu ızgaraları yerleştirdi. Bu çalışma sayesinde vatandaşlar daha rahat alışveriş yapabilirken, pazar esnafı da ürünlerini daha güvenli ve konforlu bir ortamda sergileme imkanı buldu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun vizyonu doğrultusunda şehrin altyapı ihtiyaçlarına yönelik projelerini sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların yoğun olarak kullandığı Perşembe Pazarı’ndaki kronikleşmiş soruna müdahale etti. Uzun süredir beklenen bu iyileştirme ile aşırı yağışlarda meydana gelen su baskınlarının önüne geçilerek pazar alanında daha sağlıklı bir alışveriş ortamı oluşturuldu. "Sorunlara çözüm üretmeye devam ediyoruz" Perşembe Pazarı’ndaki altyapı çalışmalarını değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın dört bir yanında vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirtti. Başkan Dutlulu, "Göreve geldiğimiz günden bu yana, şehrimizin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için mesai harcıyoruz. Perşembe Pazarı, hem esnafımızın hem de vatandaşımızın yoğun olarak kullandığı önemli bir nokta. Burada yaşanan su birikmesi sorunu, vatandaşımızın alışveriş konforunu bozuyor ve esnafımızı mağdur ediyordu. Ekiplerimizle hızlıca harekete geçerek gerekli altyapı güçlendirmesini sağladık. Bizler, Manisa’nın sadece görünen yüzünü değil, alt yapısından üstyapısına kadar her noktasını daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz. Halkımızın taleplerini dinlemeye, sorunlara çözüm üretmeye ve Manisa’mızı modern bir görünüme kavuşturmaya kararlıyız." "Yaşanan mağduriyet son bulacak" Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Kanalizasyon Dairesi Saha Sorumlusu Hakan Pekkaraca, "Başkanımız Besim Dutlulu’nun talimatları doğrultusunda, Perşembe Pazarı’ndaki su birikmesi sorununu çözmek için ilave ızgara imalatımızı tamamladık. Özellikle yağışlı havalarda esnafımızın ürünlerinin zarar görmesi ve vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyet artık son bulacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan ve esnaftan tam not Yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren pazar esnaflarından Erdin Arslan, "Daha önce verilen sözler tutulmamıştı ancak Besim Başkanımız hem altyapı hem de üstyapı konusundaki eksiklikleri hızla gideriyor. Kendisine çok teşekkür ederiz. Karaköy Projesi gibi çalışmalarla Manisa’ya değer katmaya devam edeceğine inanıyoruz." bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kocael, "Yağmur yağdığında pazar yerini su basıyor, vatandaş tezgahımıza yaklaşamıyordu. Birçok kez maddi kayıp yaşadık. Bu çalışma ile emeklerimiz artık zayi olmayacak." şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Atalay Ağır, "Belediye gerçekten çalışıyor ve halkın ihtiyaçlarına öncelik veriyor. Esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını hissettiriyorlar." ifadelerini kullanırken, bir başka pazarcı esnafı Oğuzhan Şenyurt da şunları söyledi: "Sesimize kulak verildi ve taleplerimiz karşılık buldu. Yapılan hizmetlerden dolayı belediye ekiplerine teşekkür ederiz."
Mersin Mersin iş dünyası yeşil dönüşüm için AB ile ortak projeye başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarını uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda KOBİ’lerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlaması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amacıyla hazırlanan ’KOBİ’lerin Ticari Faaliyetlerini Geliştirmek Amacıyla Odalar Arasında Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri Kurulması Projesi’ düzenlenen açılış toplantısıyla tanıtıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Eurochambers iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Programı kapsamında desteklenen proje, Avrupa Birliği tarafından finanse edilirken sözleşme makamı olarak Merkezi Finans ve İhale Birimi görev yapıyor. MTSO’nun başvuru sahibi olduğu proje; Adana Ticaret Odası, Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası ile Belçika’dan VOKA Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığında yürütülecek. Projenin açılış toplantısına MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Bucuge de katıldı. Toplantıda projenin amacı, kapsamı, uygulanacak faaliyetler ve iş dünyasına sağlayacağı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Proje kapsamında ortak kurumların bünyesinde ’Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri’ kurulması planlanıyor. Bu merkezler aracılığıyla KOBİ’lere danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunularak işletmelerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreçlerinin desteklenmesi, sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi ve Avrupa Birliği pazarlarındaki rekabet güçlerinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca yeşil alanda faaliyet gösteren firmaların eşleştirilmesi amacıyla Avrupa Birliği’nden katılımcılarla birlikte ilerleyen süreçte B2B görüşmeler düzenlenmesi planlanıyor. Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkan Yardımcısı Cem Bucuge, dünyanın jeopolitik, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemden geçtiğini belirterek, buna rağmen insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sorunun küresel iklim değişikliği olduğunu söyledi. Bucuge, bu sorunun bireysel çabalarla değil güçlü uluslararası iş birlikleriyle yönetilebileceğini ifade ederek, yeşil dönüşüm çalışmalarının kritik önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreciyle bu alanda önemli bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Bucuge, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın da üyelerinin bu sürece uyum sağlaması ve küresel pazarlarda rekabet gücünü koruması için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bucuge, proje kapsamında kurulacak merkezlerin KOBİ’lerin sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Toplantıda ayrıca proje ortakları da deneyimlerini paylaştı. Belçika’dan Flanders Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi, şirketlerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda aksiyon planları oluşturarak yeşil dönüşüm süreçlerini sistematik şekilde yürüttüklerini aktardı. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ise yeşil dönüşüm sürecinde Türkiye, Bulgaristan ve Belçika’daki iş dünyasının birlikte hareket etmesinin doğrusal ekonomiden döngüsel ekonomiye geçişte ve karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli katkı sağlayacağını ifade etti.