KÜLTÜR SANAT - 19 Mayıs 2026 Salı 13:45

Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer

A
A
A
Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer

Gaziantep’in 500 yıllık lezzeti katmer, hem tarihi hem de eşsiz tadıyla damakları şenlendirmeye devam ediyor.


Özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan katmer, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlılardan biri haline geldi. Özellikle sabah kahvaltılarında tüketilen katmer, Gaziantep’te "güne tatlı başlamak" anlamına geliyor. İncecik açılan hamurun ustalıkla tezgahta döndürülmesi, katmer ustalarının yıllar süren emeğini ve maharetini gözler önüne seriyor. Hamurun içerisine yöreye özgü sade yağ, taze manda kaymağı ve coğrafi işaretli Antep fıstığı eklenerek hazırlanan katmer, taş fırında kısa sürede pişirilerek çıtır çıtır bir kıvama ulaştırılıyor. Katmeri özel yapan en önemli özelliklerden biri ise hamurunun kağıt inceliğinde açılması. Ustalar, iyi bir katmerin "ışığı geçirecek kadar ince" olması gerektiğini söylüyor. Piştikten sonra dışı hafif çıtır, iç kısmı ise kaymak sayesinde yumuşacık kalan katmer, ağızda dağılan dokusuyla büyük beğeni topluyor. Gaziantep’te yıllardır devam eden geleneklerden biri de düğün sabahlarında yeni evlenen çiftlere katmer ikram edilmesi. Bereketi, mutluluğu ve tatlı bir hayatı simgeleyen bu gelenek, katmerin şehir kültüründeki yerini daha da anlamlı hale getiriyor.


Gaziantep’te uzun yıllardır katmer ustası olan Mehmet Özen, yıllardır sürdürdükleri katmer geleneğini anlattı. 34 yaşındaki Mehmet Özen, bu işe küçük yaşlarda ustasının yanında başladığını belirterek, "2000 yılından beri bu işi yapıyoruz. Ustamızın yanında başladık, şimdi kendi işletmemizi kurduk ve aynı şekilde devam ediyoruz" dedi.


"Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği"


Katmerin Gaziantep kültüründeki yerinin çok özel olduğunu ifade eden Özen, "Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği. Gaziantep’te aslında kahvaltılık olarak tüketilir. Sabah saat 06.00’da başlar, öğlen 11.00 gibi biterdi. Ama artık şehrimize gelen yabancı misafirlerin artmasıyla birlikte günün ilerleyen saatlerinde de tüketiliyor. Şimdi kahvaltılığın yanında tatlı olarak da tercih ediliyor" dedi.


"Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir"


Katmerin geçmişten günümüze uzanan önemli bir gelenek olduğunu vurgulayan Özen, özellikle düğün kültüründeki yerine dikkat çekti. Özen, "Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir. Düğünden bir gün sonra kız tarafına katmer gönderilir. Gaziantep’in genel kültürüdür bu. Evlenen kişinin yakınları katmer alır, gelinle damada ve kız tarafına götürür. ‘Ağzımız tatlansın’ anlamı taşır. Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor" ifadelerini kullandı.


"Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor"


Katmerin en önemli özelliğinin kullanılan malzemelerin kalitesi olduğunu söyleyen Mehmet Özen, "Katmer tam bir enerji deposu. İçerisinde süt kaymağı, Antep fıstığı ve pancar şekeri bulunur. Özellikle süt kaymağı olması gerekiyor. Kullanılan ürünlerin hepsi birinci sınıf olmalı. Hamurumuzu bir gün önceden yoğuruyoruz. Yaklaşık 7-8 saat dinlendikten sonra kesip yağlıyoruz ve fitil haline getiriyoruz. Ardından incecik açıp hazırlıyoruz. Bir katmer yaklaşık 3 dakikada hazırlanır, 3 dakikada da pişer. Toplamda 10 dakika içerisinde müşterimize servis ediyoruz. Talebimiz çok güzel. Şehrimize çok sayıda yabancı misafir geliyor. Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor. Ayrıca kurye aracılığıyla şehir dışına da gönderiyoruz. Özellikle gençlerden yoğun talep görüyoruz" şeklinde konuştu.


Fiyatlarla ilgili de bilgi veren Mehmet Özen, "Klasik katmerimizin fiyatı 450 TL. Simit katmer ve burma katmer çeşitlerimiz ise 650 ile 750 TL arasında değişiyor" diye konuştu.



Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri, 9 günlük bayram tatilinde keşfedilmeyi bekliyor Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Kurban Bayramı’nı kapsayan 9 günlük tatilde vatandaşları önce bayramın manevi iklimini yaşamaya, ardından 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’nin tarih, kültür ve doğa rotalarını keşfetmeye davet etti. Kadim şehir; türbeleri, camileri, müzeleri, vadileri, kervansarayları ve eşsiz doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir bayram atmosferi sunuyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve manevi huzur iklimini kadim şehrin tarihi ve kültürel zenginlikleriyle buluşturan özel bir çağrıda bulundu. Başkan Büyükkılıç, önce kurban ibadetinin huzurunu yaşamanın, büyükleri ziyaret etmenin, kabristanlarda geçmişleri dualarla yâd etmenin ve çocukların bayram sevincine ortak olmanın önemine dikkat çekerken, 9 günlük tatilin kalan bölümünde ise vatandaşları Kayseri’nin eşsiz turizm rotalarını keşfetmeye davet etti. Türk Dünyası’nın UNESCO’su olan Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Kayseri, 6 bin yıllık geçmişiyle yalnızca bir şehir değil; Türk-İslam medeniyetinin yaşayan hafızası olarak dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve turizm yatırımlarıyla her geçen gün daha da güçlenen şehir, bayram tatilinde ziyaretçilerine hem manevi hem kültürel bir yolculuk sunuyor. Kurban Bayramı’nın ilk günlerinde vatandaşlar; camilerde bayram namazlarını eda edip kurban ibadetlerini yerine getirirken, büyüklerini ziyaret ederek aile bağlarını güçlendirip, kabristan ziyaretleriyle geçmişlerini dualarla yâd edecek. Çocukların bayramlık heyecanı, şeker ikramları ve bayram sofralarının bereketi ise şehrin dört bir yanında hissedilecek. Kayseri’nin manevi mimarları arasında yer alan Seyyid Burhaneddin Hazretleri’nin türbesi başta olmak üzere birçok manevi merkez, bayram boyunca ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. ’Makarr-ı Evliya’ yani veliler diyarı olarak anılan Kayseri, asırlardır gönüllere dokunan irfan geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Bayramın manevi atmosferinin ardından vatandaşları adeta açık hava müzesini andıran bir şehir karşılıyor. Hun akınlarından Selçuklu’ya, Danişmendlilerden Osmanlı’ya kadar Türk tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birine ev sahipliği yapan Kayseri’de; Hunat Hatun Camii, Sahabiye Medresesi, Hacı Kılıç Camii, Battal Gazi Camii ve Çifte Kümbet gibi eserlerin taşlarında Oğuz boylarının tamgaları bulunuyor. Kayı, Salur, Dodurga, Afşar ve Karaevli boylarının izlerini taşıyan bu eserler, Kayseri’nin yalnızca bir Anadolu şehri değil; Türk medeniyetinin mühür vurduğu kadim merkezlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Mimar Sinan’ın taşı konuşturduğu şehir olan Kayseri; Dâvud-i Kayseri’nin ilim geleneğini şekillendirdiği, Kadı Burhaneddin’in iz bıraktığı, Seyrani ve Dadaloğlu’nun türkülere konu ettiği büyük bir medeniyet merkezi olma özelliği taşıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği projelerle şehrin tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılıyor. Anadolu’da yazının ilk kez kullanıldığı merkezlerden biri olan Kültepe Kaniş-Karum’da ziyaretçi merkezi, Asurlu Tüccarlar Sokağı ve kayadan oyma Kültepe Ziyaretçi Müzesi projeleri yükselirken, tarih meraklıları binlerce yıl öncesinin ticaret hayatına tanıklık ediyor. Ağırnas’ta Mimar Sinan’ın doğduğu ev müzeye dönüştürülürken, restorasyonu tamamlanan Çerkes Mustafa Bey Konağı Koramaz Vadisi Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi, Milli Mücadele Müzesi, Ahi Evran Esnaf ve Sanatkârlar Müzesi, Veli Altınkaya Basın Müzesi ve İncesu Kent Müzesi de şehrin kültürel hafızasını geleceğe taşıyor. Koramaz Vadisi’nden Soğanlı’ya eşsiz keşif rotaları ’UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz Vadisi; taş evleri, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle bayram tatilinin en özel rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Balon turizmiyle dikkat çeken Soğanlı Vadisi, Sultan Sazlığı Kuş Cenneti, Kapuzbaşı Şelaleleri, Aladağlar ve Hacer Ormanları ise doğayla baş başa kalmak isteyen ziyaretçilere unutulmaz manzaralar sunuyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımlarıyla dört mevsim turizmin merkezi haline gelen Erciyes de kamp, yürüyüş, bisiklet ve doğa sporlarıyla tatilcilerin uğrak noktaları arasında bulunuyor. Bünyan’daki Sultan Hanı ve Karatay Hanı Kervansarayı, İpek Yolu’nun asırlık ihtişamını bugüne taşıyor. İncesu’daki tarihi Karamustafapaşa Kervansarayı ise taş işçiliği ve mimarisiyle ziyaretçileri geçmişe götürüyor. İncesu Örenşehir’de ortaya çıkarılan İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısı ile Yamula Barajı çevresindeki 7,5 milyon yıllık fosil kazıları da Kayseri’nin dünya çapındaki tarihi ve doğal mirasını gözler önüne seriyor. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı’nda gastronomi şehri olarak yer alan Kayseri; mantısı, pastırması, sucuğu, yağlaması, nevzinesi ve geleneksel mutfağıyla bayram sofralarını zenginleştiriyor. Kentin oksijen deposu olan ve dolup, taşan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisindeki Mutfak Sanatları Merkezi de ziyaretçilere Kayseri mutfağını yakından tanıma fırsatı sunuyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kurban Bayramı’nın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirterek, tüm vatandaşların bayramını kutlayıp şunları söyledi; "Öncelikle bayramın manevi huzurunu hep birlikte yaşayalım. Büyüklerimizi ziyaret edelim, çocuklarımızı sevindirelim, paylaşmanın bereketini hissedelim. Ardından da 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olan kadim Kayseri’mizin tarihini, kültürünü, doğasını ve eşsiz güzelliklerini keşfedelim. Kayseri’miz, geçmişin ve geleceğin buluştuğu büyük bir medeniyet merkezidir". Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin dijital turizm çalışmaları kapsamında vatandaşlar, şehrin gezi rotalarına ve tarihi noktalarına "kayseri.com.tr" ile Büyükşehir Belediyesi turizm haritası üzerinden ulaşabiliyor. Kurban Bayramı’nın manevi iklimini tarih ve kültürle buluşturan Kayseri, 9 günlük tatilde ziyaretçilerini medeniyetin kalbine davet ediyor.
Muş Muş’ta bayram öncesi türbe temizliği Muş’un Çatbaşı köyü sınırlarında bulunan Abdulvahap Gazi Türbesi, Kurban Bayramı öncesi temizlenerek ziyarete hazır hale getirildi. Köy sakinlerinden Cihat Koçlardan, Vedat Koçlardan ve Beytullah Cengiz’in katılımıyla gerçekleştirilen çalışmalarda türbe içerisinde detaylı temizlik yapıldı. Ekip, türbedeki halıları yıkayarak çevre düzenlemesini de tamamladı. Türbe duvarlarına yazılan yazılar ise vatandaşların tepkisine neden oldu. Türbenin manevi değer taşıdığını belirten Vedat Koçlardan, ziyaretçilere daha duyarlı olunması çağrısında bulundu. Koçlardan, "Bayram öncesinde türbemizi detaylı şekilde temizledik. Halıları yıkadık, içeriyi düzenledik. Ancak bazı vatandaşların duvarlara yazılar yazması bizi üzüyor. Türbeyi bu hale getirmeyin. İnsanlar nasıl gördüyse öyle bıraksın, temiz kullansın. Burası hepimizin manevi değeridir" dedi. Köy halkı ise yapılan gönüllü çalışmanın örnek bir davranış olduğunu belirterek, ziyaretçilerin türbeyi temiz tutmaları gerektiğini ifade etti. Emeviler döneminde yaşamış ve Anadolu seferlerinde büyük başarılara imza atmış olan Abdulvahap Gazi’nin türbesi, merkez ilçeye bağlı Çatbaşı köyünde bulunuyor. Şehre 7-8 kilometre mesafede olup yaklaşık 40-50 mezarın bulunduğu, dörtgen planlı, mazgal pencereli, beşik tonuz örtülü türbe, ahşap destekli direk, üzeri toprak örtülü bir ön odadan oluşmuştur. Türbenin doğusunda yer alan kare planlı, direk destekli düz toprak dam örtülü eski camii, türbenin ziyaretçilerinin ibadet ve ikametgahı için yapıldığı düşünülmektedir. Türbeyle camii arası ahşap kakmaların taşıdığı direk destekli düz damla örtülerek, her şart altında camiden türbeye gidiş geliş sağlanmıştır. Türbenin içinde üç gömü mevcut olup bunlar; Abdulvvahap Gazi, Tarışlı (Silvan) Şeyh Şeref ve Muş ulemalarından Hacı Tayyip Efendi’ye aittir. Abdulvahap Gazi’nin doğum tarihi tam olarak bilinmese de 113 Hicri (M. 731) yılında şehit düştüğü bilgisi yer alıyor.