Yerel Haberler
Bursa
Bursa’da aile faciası: Öldürdüğü dayısı ve yaraladığı annesiyle 3 gün aynı evde kaldı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:37:10 Bursa’da tartıştığı dayısını öldüren, annesini yaralayan genç, 3 gün boyunca aynı evde kalmaya devam etti. Daha sonra taksi durağına giden şahsın, dayısının hareketsiz yattığını söylemesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde Bursa’nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak’ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti. Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.’nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs’ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran’ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi. Ayrıca, E.A.’nın geçmişte de annesi Ç.A.’ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:33 60 yıldır süren gelenek: Bayramlaşmada 1 kilometrelik kuyruk oluştu Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi’nde 60 yıldır süren bayramlaşma geleneği, bu Kurban Bayramı’nda da sürdü. Vatandaşların bayramlaşmak için oluşturduğu 1 kilometrelik kuyruk, dronla havadan görüntülendi. 13 bin nüfuslu Cerrah Mahallesi’nde 60 yıldır toplu bayramlaşma geleneği sürdürülüyor. Bayram namazı sonrası bir araya gelen binden fazla kişi, tokalaşıp, el öptükten sonra sıraya girdi. Bayramlaşma sırasında oluşan 1 kilometrelik kuyruk dron ile görüntülendi. Cerrah Mahallesi Muhtarı Hasan Ayar, "Bayram sabahı uyanıp abdestimizi alıp camiye gidiyoruz. Bayram namazının ardından mezarlığımıza gidiyoruz. Yine bir duanın ardından tek ıra halinde bayramlaşma pozisyonuna geçiyoruz. Cerrah Mahallemizin 60 yıllık bayramlaşma geleneği devam etmektedir. Bundan sonra da devam edecektir inşallah. Bayramlaşmayı tek seferde burada bitirmiş oluyoruz. Ondan sonra kurban kesimine gidenler oluyor, şehir dışına gidiyorlar. Mahallemizde yaklaşık 13 bin nüfus var. Tek sıra bayramlaşma kuyruğu bin 200 metreyi geçti. Bizim için bir rekordu. Seneye 2 kilometreyi hedefliyoruz" dedi. Mahalle sakinlerinden 14 yaşındaki Ömer Cepe ise, "Dedelerimizden bize kalan mirası sürdürmeye çalışıyoruz. Benden çocuklarıma, torunlarıma kadar gidecek bu mirası sürdürmek istiyorum. Her bayramda bu kadar coşkulu kutlama oluyor" dedi.
BTÜ’den Türkiye’de bir ilk: Lise öğrencileri bir ay boyunca üniversiteli oldu
23 Kasım 2025 Pazar - 09:52 BTÜ’den Türkiye’de bir ilk: Lise öğrencileri bir ay boyunca üniversiteli oldu Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından Türkiye’de ilk kez uygulamaya konulan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi öğrencilerini ağırlamaya başladı. Lise son sınıf öğrencilerini tercih döneminden önce üniversite atmosferiyle buluşturan proje, gençlere meslek seçimlerini daha sağlıklı yapabilmeleri için gerçek bir kampüs deneyimi sunuyor. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje kapsamında öğrenciler, tercih yapmalarının ardından not ortalamasına göre yerleştirildikleri bölümlerde bir ay boyunca derslere giriyor. Öğrenciler, üniversitenin kütüphane, laboratuvar, yemekhane ve sosyal alanları dâhil tüm imkânlarını tıpkı bir üniversite öğrencisi gibi kullanıyor. Kampüsteki günlük akışa dahil olan gençler, hem akademik ortamı yakından tanıyor hem de üniversite hayatını birebir deneyimliyor. Türkiye’de benzeri bulunmayan proje, öğrencilere üniversite yaşamını bizzat deneyimleme, ilgi alanlarını keşfetme ve meslek tercihlerine daha bilinçli karar verme fırsatı sunmasıyla dikkat çekiyor. "Türkiye’de ilk defa uygulanan bir proje" Üniversitede doğru tercih için projenin önemli olduğunu vurgulayan Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Biz Üniversite olarak "Tercihten önce üniversiteni yaşa" projesine başlarken asıl hedefimiz, gençlerimiz hayatını planlarken tercihlerini doğru yapabilmesine odaklanmıştık. Biliyorsunuz öğrencilerimiz tercihlerini yaparken genelde başkalarının deneyimiyle tercih yapıyor. Biz kendileri tecrübe ederek tercih yapmalarına odaklandık. Dolayısıyla buradaki asıl hedef geleceğini planlayan gençlerimizin doğru tercih yapmalarına yardımcı olmak. Aslında projenin odak noktası kendilerini tanımak üzerine oturuyor. Lisedeyken üniversite ortamı görmeden kendini tanımamadan dolayı farklı ve kendisine uygun olmayan bölümleri tercih edebiliyor. Buradaki hedef öğrencinin kendisini tanıyıp en uygun bölümü seçmesine yardımcı olmak Dolayısıyla biz öğrencilerimize 5 bölüm tercih etme hakkı verdik. 1 bölüme yerleştiler ama diğer tercih ettikleri bölümlerin derslerine de girebilme imkanı sunduk. Aynı bizim kendi öğrencilerimiz gibi tüm imkanlardan faydalanarak üniversite ortamını, laboratuvarlara gitmeyi, derse katılmalarını hedefledik. Bu proje Türkiye’de ilk defa uygulanan bir proje, bu anlamda üniversite olarak da gururluyuz. İnşallah gençlerimiz faydalı bir süreç yaşamış olurlar" ifadelerini kullandı. "Her üniversitenin bu imkanı sağlaması lazım" Başkalarının deneyimlerinden yararlanmanın yetersiz olduğunu ve BTÜ sayesinde kendi üniversite tecrübesinin kazanan Muhammet Hamza Bayrak, "Bilgisayar mühendisliği düşünüyorum, dolayısıyla Bursa Teknik Üniversitesi’nde de bilgisayar mühendisliği bölümünü seçtim. Birçok derse girdim, dersler gayet güzel geçti. Bilgisayar mühendisliğine gittiğim zaman beni nasıl bir ortamın bekleyeceğini görmek çok iyi geldi. Burası çok güzel bir üniversite, imkanlara ve çok iyi hocalara sahipler. Bursa’da olması da önemli, İstanbul’dan sonra tercih edilebilecek en güzel şehirlerden biri. Bu da Bursa Teknik Üniversitesi’ne çok büyük bir artı katıyor. Bir yere gitmeden önce oradaki ortamı deneyimlemek her zaman daha iyidir. Ortaokuldan liseye geçerken çok bir fark olmayabilir ama liseden üniversiteye geçerken çok büyük farklar ortaya çıkıyor. Hem üniversite ortamını görmek, hem seçeceğiniz bölümü görmek tercihi büyük oranda etkileyebilir. Üniversiteye gitmek eğitimden sonraki hayatınızı şekillendiriyor. Belki 30 yıl seçtiğiniz mesleği yapacaksınız. 18 yaşındaki birine sen hangi bölümü seçmek istiyorsun demek yerine bu şekilde imkan sağlanması lazım" şeklinde konuştu. "BTÜ öğrencisi gibi hissediyoruz" Proje sayesinde sadece üniversite ortamı değil merak edilen birçok bölüm hakkında da bilgi aldığını söyleyen Büşra Ünsal, "Burada Denizcilik Fakültesi derslerine girdim. 5 tercih yaparak buraya geliyoruz ama tercih etmediğimiz bölümlerin derslerine de girebiliyoruz. Diğer bölümler hakkında da bir fikrimiz oluşuyor. Üniversiteye gitmeden 1 yıl önce burada edindiğimiz tecrübe ile daha hazırlıklı olacağız. Mesela buraya gelmeden önce üniversite denince aklımıza anfi sınıflar, kampüs gibi heyecan verici şeyler aklımıza geliyordu. Buraya geldikten sonra hem daha eğlenceli hem de daha ciddiyetle yaklaşmamız gerektiğini öğrendik Burada girişte ve çıkışta okuttuğumuz kartlar burada bir öğrenciymiş gibi hissettiriyor" dedi.
Togg T10F tek depo şarjla İstanbul’dan İzmir’e ulaştı
23 Kasım 2025 Pazar - 09:49 Togg T10F tek depo şarjla İstanbul’dan İzmir’e ulaştı Türkiye’nin yerli akıllı aracı Togg’un liftback formundaki yeni modeli T10F, tek batarya dolumu ile İstanbul’dan İzmir’e ulaşmayı başardı. T10F, İstanbul-İzmir arasında tek şarjla yaptığı test sürüşüyle dikkat çekti. Araç, 623 kilometreye varan menzili, güçlü motor seçenekleri ve ileri teknoloji donanımlarıyla ön plana çıkıyor. Aracı test eden İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş ve Otomotiv Yazarı Ali Çelik, Togg’un yeni modelinin dünyadaki rakipleriyle rahatlıkla yarışacağını ifade etti. Test sürüşü, basın mensupları ve sosyal medyada otomobil influencerlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Sabiha Gökçen Havalimanı Airport Otel’de gazetecilere teslim edilen araçlar, konvoy halinde yola çıktı. 20 adet Togg T10F, çevre yolu üzerinden Osmangazi Köprüsü’nü geçerek Bursa, Balıkesir ve Manisa güzergâhını izledi. Araçlar, ortalama 115 km hızla ilerleyerek tek şarjla İzmir Konak’taki Swiss Otel’e ulaştı. Otelde basın mensuplarını Togg yetkilileri karşıladı. Testin ardından düzenlenen toplantıda, araçları deneyimleyen gazetecilerin görüşleri alındı. Togg’un T10F modelini test eden Türkiye Gazetesi Otomobil Yazarı Ali Çelik, "Bu sürüş deneyimi bizim için çok faydalı oldu, çünkü tek şarjla İstanbul’dan İzmir’e gelebildiğimizi gördük. Bu sevindirici bir gelişme. Otomobilleri daha yakından inceleme fırsatı bulduk. Sosyal medyadaki video kanallarında yabancıların da görüşlerini biliyoruz. Onlar da çok başarılı buluyorlar. Almanya satışları başladı, talep de çok var. Özellikle Alman otomotiv basını Almanya’da Mercedes, BMW, Audi gibi premium modellerle T10F’i ve X’i karşılaştırıyor. Buradaki detayları da yakından görmek bizim için çok iyi oldu" dedi. Yolculuk sonrası gazetecilerin görüşlerinin de alındığı toplantıda Togg T10F ve Togg’un artan servis merkezi sayısı ve kısalan bakım süresi ile ilgili yapılan olumlu yorumlar dikkat çekti. Togg T10F’in öne çıkan özellikleri Menzil (WLTP) - 623 km’ye kadar, Şarj Süresi - Yüzde 20’den Yüzde 80’e yaklaşık 28 dakika (180 kW DC hızlı şarj), Motor Seçenekleri - Tek motorlu RWD: 218 hp, Çift motorlu AWD: 430 hp, 0–100 km/s Hızlanma - 4,6 – 7,5 saniye arası (versiyona göre), Maksimum Hız - 200 km/s, Dijital Kokpit - 12,3 inç gösterge, 29 inç bilgi-eğlence, 8 inç kumanda ekranı (toplam 41,3 inç uçtan uca ekran), Bağlantılı Teknolojiler - Araç içi sosyal kamera, yüksek hızlı internet, Wi-Fi hotspot, Snapdragon işlemcili kokpit, Aerodinamik - 0.24 sürtünme katsayısı
Cerrahi işlem gerektirmeyen modern teşhis: ’EBUS’
23 Kasım 2025 Pazar - 09:34 Cerrahi işlem gerektirmeyen modern teşhis: ’EBUS’ Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, akciğer hastalıklarının teşhisinde önemli bir yer edinen Endobronşiyal Ultrasonografi (EBUS) yöntemi sayesinde pek çok hastada cerrahi işleme gerek kalmadan teşhis koymanın mümkün olduğunu söyledi. EBUS’un modern tıbbın sunduğu en gelişmiş tanı tekniklerinden biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burgazlıoğlu, "EBUS, bronkoskopi cihazının ucuna yerleştirilen özel ultrason probu sayesinde akciğerlerin iç yapısını ve çevresindeki lenf bezlerini detaylı şekilde görüntülememizi sağlar. Klasik bronkoskopi ile ulaşamadığımız derin bölgeleri bu yöntemle değerlendirebiliyor ve gerektiğinde biyopsi alarak kesin teşhise ulaşabiliyoruz. Böylece pek çok hastada cerrahi işleme gerek kalmadan teşhis koymak mümkün oluyor" dedi. Dr. Burgazlıoğlu, EBUS’un özellikle, akciğer kanseri şüphesi olan hastalarda teşhis ve evreleme esnasında kullandığını ifade ederek diğer teşhisleri ise şu şekilde sıraladı; "Görüntüleme yöntemlerinde lenf bezi büyümesi tespit edilen olgular. Sarkoidoz, tüberküloz gibi hastalıkların teşhisi, Nedeni bilinmeyen mediastinal (göğüs içi) kitlelerin değerlendirilmesi gibi işlemlerde kullanılmaktadır. İşlem, hastaya konfor sağlayacak şekilde sedasyon veya hafif anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Ağız yoluyla ilerletilen bronkoskop yardımıyla hedef bölge ultrason eşliğinde görüntüleniyor ve ince bir iğne ile doku örneği alınıyor. Ortalama 30-45 dakika süren işlem sonrası hastalar birkaç saat dinlendirilip aynı gün taburcu olabiliyor." EBUS’un en önemli avantajının cerrahi girişim gerektirmemesi olduğunu vurgulayan Dr. Burgazlıoğlu, "Radyasyon içermediği için güvenli bir yöntemdir. Teşhis başarısı oldukça yüksektir ve komplikasyon oranı son derece düşüktür. Hastalarımızın büyük bir kısmı işlem sonrası günlük hayatlarına hızla dönebilmektedir. EBUS sonrası iyileşme sürecinin oldukça rahat geçirilmektedir. Boğazda hafif ağrı veya ses kısıklığı olabilir. Ancak kısa sürede kendiliğinden geçer. Hastalar genellikle ertesi gün normal yaşamlarına dönebilmektedir" diye konuştu. EBUS’un günümüzde göğüs hastalıkları alanında teşhis doğruluğunu artıran, hastalar için ise cerrahi müdahaleyi azaltarak konfor sağlayan önemli bir teknoloji olduğunu belirten Dr. Burgazloğlu, "Medicana Bursa Hastanesi’nde bu avancer yöntemi deneyimli ekibimizle güvenle uyguluyoruz. Amacımız, hastalarımıza en doğru tanıyı en konforlu şekilde sunmak" diyerek sözlerini tamamladı.
TOGG T10F, tek depo şarjla İstanbul’dan İzmir’e ulaştı
23 Kasım 2025 Pazar - 09:04 TOGG T10F, tek depo şarjla İstanbul’dan İzmir’e ulaştı Türkiye’nin yerli akıllı aracı Togg’un liftback formundaki yeni modeli T10F, tek batarya dolumu ile İstanbul’dan İzmir’e ulaşmayı başardı. T10F, İstanbul-İzmir arasında tek şarjla yaptığı test sürüşüyle dikkat çekti. Araç, 623 kilometreye varan menzili, güçlü motor seçenekleri ve ileri teknoloji donanımlarıyla ön plana çıkıyor. Aracı test eden İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş ve Otomotiv Yazarı Ali Çelik, Togg’un yeni modelinin dünyadaki rakipleriyle rahatlıkla yarışacağını ifade etti. Test sürüşü, basın mensupları ve sosyal medyada otomobil influencerlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Sabiha Gökçen Havalimanı Airport Otel’de gazetecilere teslim edilen araçlar, konvoy halinde yola çıktı. 20 adet Togg T10F, çevre yolu üzerinden Osmangazi Köprüsü’nü geçerek Bursa, Balıkesir ve Manisa güzergâhını izledi. Araçlar, ortalama 115 km hızla ilerleyerek tek şarjla İzmir Konak’taki Swiss Otel’e ulaştı. Otelde basın mensuplarını Togg yetkilileri karşıladı. Testin ardından düzenlenen toplantıda, araçları deneyimleyen gazetecilerin görüşleri alındı. Togg’un T10F modelini test eden Türkiye Gazetesi Otomobil Yazarı Ali Çelik, "Bu sürüş deneyimi bizim için çok faydalı oldu, çünkü tek şarjla İstanbul’dan İzmir’e gelebildiğimizi gördük. Bu sevindirici bir gelişme. Otomobilleri daha yakından inceleme fırsatı bulduk. Sosyal medyadaki video kanallarında yabancıların da görüşlerini biliyoruz. Onlar da çok başarılı buluyorlar. Almanya satışları başladı, talep de çok var. Özellikle Alman otomotiv basını Almanya’da Mercedes, BMW, Audi gibi premium modellerle T10F’i ve X’i karşılaştırıyor. Buradaki detayları da yakından görmek bizim için çok iyi oldu" dedi. Yolculuk sonrası gazetecilerin görüşlerinin de alındığı toplantıda Togg T10F ve Togg’un artan servis merkezi sayısı ve kısalan bakım süresi ile ilgili yapılan olumlu yorumlar dikkat çekti. Togg T10F’in öne çıkan özellikleri Menzil (WLTP) - 623 km’ye kadar, Şarj Süresi - Yüzde 20’den Yüzde 80’e yaklaşık 28 dakika (180 kW DC hızlı şarj), Motor Seçenekleri - Tek motorlu RWD: 218 hp, Çift motorlu AWD: 430 hp, 0–100 km/s Hızlanma - 4,6 – 7,5 saniye arası (versiyona göre), Maksimum Hız - 200 km/s, Dijital Kokpit - 12,3 inç gösterge, 29 inç bilgi-eğlence, 8 inç kumanda ekranı (toplam 41,3 inç uçtan uca ekran), Bağlantılı Teknolojiler - Araç içi sosyal kamera, yüksek hızlı internet, Wi-Fi hotspot, Snapdragon işlemcili kokpit, Aerodinamik - 0.24 sürtünme katsayısı