EKONOMİ - 28 Ekim 2021 Perşembe 12:11

Bu önlemler faturanızı hafifletecek

A
A
A
Bu önlemler faturanızı hafifletecek

Doğugaz Tatvan Şube Müdürü İnşaat Mühendisi Mehmet Şirin Sönmez, kış mevsiminin bu bölgede uzun olduğunu ifade ederek, “Kombilerimizi minimum 4 ay boyunca açık tutuyoruz.

Doğugaz Tatvan Şube Müdürü İnşaat Mühendisi Mehmet Şirin Sönmez, kış mevsiminin bu bölgede uzun olduğunu ifade ederek, “Kombilerimizi minimum 4 ay boyunca açık tutuyoruz. Vatandaşların daha iyi tasarruf etmeleri hususunda söylemek istediğim, kombileriyle fazla oynamasınlar. Kombinin derecesini sürekli indirip arttırmasınlar. Sabit bir derecede tutarlarsa daha iyi olur” dedi.


Kış mevsiminin kapıyı çalmasıyla birlikte doğalgaz faturaları için kritik günler yaklaşırken, doğalgaz kullanımı üzerine endişeler de artmaya başlıyor. Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlar da faturalarını olabildiğince hafifletmek için tasarruf yolları arıyor. Her yıl doğalgaz faturalarının beklenenden yüksek gelmesinden şikâyetçi olan vatandaşlar, özellikle kombilerin bilinçsizce kullanımı, yalıtım için basit ama etkili yöntemlerin uygulanmaması nedeniyle yüksek faturalar ödeyebiliyor. Doğalgaz kullanımında tasarruf için yalıtım ve kombileri bazı kurallara göre kullanmak önemli kurallar arasında yer alıyor.


Vatandaşlara doğalgazda tasarruf için bilgi veren Doğugaz Tatvan Şube Müdürü İnşaat Mühendisi Mehmet Şirin Sönmez, “Bitlis, Bingöl, Muş il ve ilçelerinde yaklaşık 2015 yılından beri hizmet vermekteyiz. Bu illerde doğal gazın dağıtımından sorumluyuz. Tatvan’a 2015 yılında ilk yatırımımızı gerçekleştirdik. İlk gaz arzımızı 2016 yılında vermiş bulunmaktayız. 2016 yılında vatandaş ilk başladığımızda doğal gazın ne olduğunu, kullanıldığında kömür ve katı yakıta göre daha mı pahalı ya da ekonomik olup olmadığını bilmediği için 300 abonemiz vardı. Fakat doğal gazı kullanıp memnun kalan vatandaşlar arasında söylemlerden kaynaklı 2017 yılında ciddi bir artış sağlamış bulunmaktayız. 2021 yılında yaklaşık 18 bin aboneye sahibiz. Tatvan’da 5 yılda yaptığımız yatırım yaklaşık yüzde 98 seviyelerindedir. 22 mahallenin 21 mahallesine yüzde 95 ve yüzde 100 arasında doğal gaz arzı sağlamış bulunmaktayız. 1 mahalle hariç o da imar durumundan dolayı yapılmamıştır. Bunun dışında tüm mahallelere doğal gaz arzı sağlamış bulunmaktayız” dedi.


Yalıtımlı ev ile yalıtımsız ev arasında yüzde 60’lara kadar faturada fark göreceklerini dile getiren Sönmez, “Memleketimiz kış memleketi, 7-8 ay boyunca havalar soğuk oluyor. Kombilerimizi minimum 4 ay boyunca açık tutuyoruz. Vatandaşlara daha iyi tasarruf etmeleri hususunda söylemek istediğim, kombileriyle fazla oynamasınlar. Kombinin derecesini sürekli indirip arttırmasınlar. Sabit bir derecede tutarlarsa daha iyi olur. Yıllık kış mevsimine girmeden önce kombi ve petek bakımlarını yaptırmaları önem arz etmektedir. Eğer bunları yaparlar ise tasarruf açısından ciddi anlamda bir fark göreceklerdir. Bunun dışında yalıtım çok önemlidir. Yalıtımlı ev ile yalıtımsız ev arasında yüzde 60’lara varan faturada fark göreceklerdir. Kapı ve pencerelerin soğuğa dayanıklı ve soğuğu geçirmemiş olması, yalıtımın tam olması faturaları ciddi anlamda etkileyecektir. Vatandaşların dikkat etmesi gereken en önemli husus yalıtımdır. Kombilerde eko ve konfor dediğimiz bir olay var. Vatandaşların eko ayarında tutmaları biraz daha tasarruf sağlayacaktır. Bunları gerçekleştirirlerse, yükü daha bir hafifleteceklerini düşünüyorum” diye konuştu.


Vatandaşların herhangi bir doğalgaz sızıntısında 7-24 açık olan "187 Doğal Gaz Acil" hattını aramaları gerektiğini vurgulayan Mehmet Şirin Sönmez, “Doğal Gaz Acil dediğimiz 187 numaralı ihbar hattımız 7-24 hizmet veren bir birimimizdir. Tüm vatandaşların anonslarını sağlıyoruz. En ufak bir gaz kaçağı hissiyatı uyandığı zaman 187’ye bilgi vermeleri gerekmektedir. Evde bir gaz kaçağı var ise tüm vatandaşlara önerimiz, ortamı havalandırmaları, sayaç üzerindeki vanayı kapatıp hemen 187’ye ihbar vermeleri. Bu yönde bilgilendiriyoruz. Çünkü doğalgaz ciddi anlamda tehlikeli ve patlama aralığı düşük bir gazdır. Ortamda LEL dediğimiz yüzde 5-15 gaz ortamı sağlandığı esnada patlamanın gerçekleşebileceği bir gaz olduğundan risk durumu oldukça yüksektir. Bunun için tüm vatandaşlarımızdan ricamız, en ufak bir durumda "187 Doğal Gaz Acil" birimini arayıp bize bilgi vermeleridir. Biz de elimizden geldiği kadarıyla en hızlı şekilde olay yerine intikal ediyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)