Yerel Haberler
Ankara
24 Mayıs 2026 Pazar - 11:06 CHP Milletvekili Sarı: "Kemal beyin gelmesi ile ilgili bir planlama yapılmadı henüz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 24. Dönem İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, "Kemal beyin gelmesi ile ilgili bir planlama yapılmadı henüz. Öncelikle şuradaki akut durumun çözülmesi lazım" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 24. Dönem İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın parti destekçileri ve milletvekilleriyle CHP Genel Merkezi önüne yürüdü. Burada açıklamalarda bulunan Sarı, "Geceden beri müzakere süreci yürütüyoruz. Genel merkeze gelmek istediğimizi söylüyoruz. Orta yol bulabilir miyiz? Oturalım konuşalım, diyalog zemini oluşturmaya çalışıyoruz. Ama arkadaşlarımız ısrarcı bir biçimde buna yanaşmadılar dün geceden beri. Sabah da biz inisiyatif geliştirerek geldik buraya. Yine milletvekili arkadaşlarımız burada, parti meclisi üyesi arkadaşlarımız burada. Bunu duyan partili arkadaşlarımız gelmişler. Biz arkadaşlarımızı süreçten uzak tutuyoruz. Sadece milletvekili arkadaşlarımızla içeri girmek istediğimizi, sohbet etmek istediğimizi, konuşmak istediğimizi ve diyalog kapısını açık tutmak istediğimizi söyledik. Yaklaşık bir saate yakın bekledik orada ama maalesef gerçekleşmedi. İçerideki partili arkadaşlarımız bizim içeriye girmemizi uygun bulmadılar kendilerine göre. Sadece partinin milletvekilleri içeri girecekti ama ona da izin vermediler. Dolayısıyla biz kolaylaştırıcı olma görevini üstlendik ama bunu gerçekleştiremedik maalesef. Şu an itibarıyla burada bekliyoruz. Dolayısıyla bizim milletvekilleri olarak, parti meclis üyeleri olarak, yüksek disiplin kurulu üyeleri olarak bu aşamadan sonra yapacak bir şeyimiz yok" ifadelerini kullandı. "Kemal beyin gelmesi ile ilgili bir planlama yapılmadı henüz" Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne gelip gelemeyeceğinin sorulması üzerine cevap veren Sarı, "Kemal beyin gelmesi ile ilgili bir planlama yapılmadı henüz. Öncelikle şuradaki akut durumun çözülmesi lazım. Biz hala şu saat itibarıyla diyaloğa ve konuşmaya açığız. Ama arkadaşlarımız telefonlarına cevap vermiyor. Daha kötüsü içeriden provoke eden açıklamalar geliyor. Bunlara hiç gerek yok. İşte burada silahlı adamlar varmış falan. Hepimiz partiliyiz işte. Milletvekili abilerimiz burada. Hepimiz parti üyesiyiz, partinin üst düzey kademelerinde görev yapan arkadaşlarız. Böyle bir durum yok. Biz içeriye girmek istiyoruz sadece. Sohbet etmek istiyoruz. Burası bizim partimiz" diye konuştu. Beklemeye devam edeceklerini söyleyen Sarı, diyalog yolunu açık tutacaklarını söyledi.
Bakan Işıkhan: "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:20 Bakan Işıkhan: "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emekli Sandığı kapsamında 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Bakan Işıkhan, Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşların 2026 yılı Ocak ayı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alanların 2025 yılına ait ek ödemelerinin yarın hesaplara yatırılacağını duyurdu. Açıklamaya göre, 4/C (Emekli Sandığı) kapsamında aylık alan 2 milyon 519 bin 790 kişiye toplam 19,1 milyar lira zam farkı ödemesi yapılacak. Aynı kapsamda aylık bağlanan 10 bin 321 kişiye ise toplam 2,7 milyar lira emekli ikramiyesi farkı ödenecek. Ayrıca harp ve vazife malulleri ile bu kapsamda aylık alan 58 bin 346 hak sahibine 2025 yılına ait toplam 1,8 milyar lira ek ödeme gerçekleştirilecek. "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan vatandaşlarımızın 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz. Ülkemizin emektarları kıymetli emeklilerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum." Ödemelerin 23 Ocak tarihinde vatandaşların aylık aldıkları banka hesaplarına veya PTT şubelerine yatırılacağı belirtildi.
Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir’den bayrağa saygısızlığa tepki:
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:00 Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir’den bayrağa saygısızlığa tepki: Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya tepki göstererek, "Türkmen Alevi Bektaşi vakfı olarak devletimiz ve Cumhurbaşkanımızın alacağı her türlü kararın arkasında ve destekçisi olacağız" dedi. Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir, Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya yönelik yaptığı açıklamada, bayrağın; Türk’ün şanı şerefi, onuru gururu, sevgisi saygısı, haysiyeti namusu olduğunu vurgulayarak, "Devlettir bayrak Türk için. Millettir bayrak. yaşayan, yaşatılan aşktır, uğruna göz kırpmadan ölünendir bayrak. Herşeydir, olmazsa olunmazdır bayrak" ifadesini kullandı. Özdemir şöyle devam etti: "Birileri gibi masa başında beğenilen renklerin veya şeklin bez üzerine çizilmiş kombinasyonu değildir Türk için bayrak. Metehan’dan, Ergenekon’dan başlayan yüce Türk tarihinin toprak uğruna döktüğü kanın üzerine düşen yansımasıdır; hilal ve yıldız. Şefkattir, topraktır, vatandır bayrak. O nedenle Türk saygı ister bayrağına; hürmet ister, ihtimam ve samimiyet ister. Kim ki; devletimizin kardeşçe ve barış içerisinde yaşam için uzattığı sevgi eline sıkılı yumrukla karşılık verir, Türkün her şeyi olan al bayrağa saygısızlık eder, hele bir de yakmaya, yırtmaya, ayaklar altına alıp çiğnemeye kalkar, yediden yetmişe bütün milleti karşısında bulur. Bu uğurda Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı olarak devletimiz ve Cumhurbaşkanımızın alacağı her türlü kararın arkasında ve destekçisi olacağız. Nusaybin de Türk’ün bayrağını yakma girişiminde bulunan bu bedbaht ve hainlere uyarımızdır; aciz değiliz, korkak değiliz, zavallı değiliz. Sabrımız ve vakur duruşumuz devlet aklına inanıp güvendiğimizdendir. Türkün bayrağına art niyetle dokunan adalet karşısında hesap verecektir."
Bakan Yerlikaya: "Yüksekova kırsalında 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi"
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:25 Bakan Yerlikaya: "Yüksekova kırsalında 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Yüksekova kırsalında 771 kilogram skunk, 10,5 kilogram eroin, 78,5 kilogram metamfetamin olmak üzere toplam 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Hakkari’de jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyona ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Operasyonda 860 kilogram uyuşturucu maddesi ele geçirildiğini aktaran Bakan Yerlikaya, "Uyuşturucuyla mücadele kapsamında Hakkari’de jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonda 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirdik. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik Şube ekiplerince yapılan istihbari çalışmalara istinaden ‘uyuşturucu madde imal veya ticareti’ suçunun ortaya çıkarılması ve uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi maksadıyla Yüksekova kırsalında 771 kilogram skunk, 10,5 kilogram eroin, 78,5 kilogram metamfetamin olmak üzere toplam 860 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir iç güvenlik meselesi değildir; bu mücadele küresel bir güvenlik mücadelesidir. Daha önce de ifade ettim. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık. Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir hedef koyduk: O hedef ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz, erişilmez bir kale haline getirmektir. Emeği geçenleri tebrik ederim" dedi.
Sincan Belediyesi’nden tiyatro şöleni
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:25 Sincan Belediyesi’nden tiyatro şöleni Sincan Belediyesi yarıyıl tatilinde çocukların kaliteli zaman geçirmeleri amacıyla gerçekleştireceği tiyatro gösterileri 1 Şubat’a kadar Lale Konferans Salonu’nda çocuklarla buluşuyor. Sincan Belediyesi; tiyatro ve animasyon gösterileriyle çocukların hem eğlenceli hem de kültür ve sanatla iç içe bir tatil geçirmelerine imkan sağlıyor. Tiyatro gösterimleri 1 Şubat’a kadar devam edecek. Birbirinden eğlenceli ve eğitici etkinlikler, Lale Tiyatro Salonunda 13.00 ve 15.00 saatlerinde çocukları bekliyor. Sihirli Dünya oyunuyla başlayan tiyatro oyunları çocukları teknoloji bağımlılığı konusunda bilgilendirerek eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. "Sahnelenen tiyatro oyunlarımıza tüm öğrencilerimizi bekliyoruz" Çocukların karne heyecanına ortak olduklarını belirten Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Yarıyıl tatilinde çocuklarımıza yönelik tiyatro etkinlikleri düzenliyoruz. Amacımız öğrencilerimizin yoğun geçen bir eğitim döneminin ardından yarıyıl tatillerini daha kaliteli ve keyifli geçirmelerini sağlamak. Sahnelenen tiyatro oyunlarımıza tüm öğrencilerimizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Sincan Belediyesi’nce hazırlanan program şöyle: 23 Ocak ve 24 Ocak Sihirli Dünya, 25 Ocak Bir Sevgi Masalı, 26 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 27 Ocak Orman Melekleri, 28 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 29 Ocak Pinokyo, 30 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 31 Ocak Keloğlan Korsana Karşı, 1 Şubat Ahmet Can’ın Hayal Dünyası.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:19 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek ve özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecek" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ gündemiyle ATO Congresium’da gerçekleştirilen 14. Çalışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, dijitalleşmenin iş dünyasındaki üretim süreçlerinde ve mesleklerde değişim ve dönüşüme yol açtığını dile getirerek, "Dünya Ekonomik Forumu’nun bu konuda çalışmaları var. Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor. Bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor. Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek ve özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecek. Özellikle ofis ve büro işleri ile medya, yazılım ve finans gibi mesleklerde de yapay zekânın etkisi giderek artıyor. Bu süreç, çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir değişimi beraberinde getirmektedir. Bu gelişmeler karşısında doğru tutum, teknolojiyi, insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendiren bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşımda yatmaktadır" ifadelerini kullandı. "Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiği zayıflatabiliriz" Dijital Türkiye vizyonunun temel unsurlarından birinin kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin dijital dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması olduğunu söyleyen Yılmaz, "Teknolojinin dinamik yapısını dikkate alarak, bu süreci çerçeve düzenlemeler ile yönetmenin daha anlamlı olduğuna inanıyoruz. Bu alanlarda dünyada da henüz çok oturmuş, standart diyebileceğimiz düzenlemeler yok. Dolayısıyla yol yürürken yeni yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiğini zayıflatabiliriz. Bizim dijital düzenlemelerle ilgili temel yaklaşımımız çerçeve düzenlemeler yapıp, gelişmelere göre bu düzenlemelerimizin uyum sağlayacağı bir süreç yönetimi yapmaktır" diye konuştu. "Yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır" Orta Vadeli Program’da ve çeşitli dokümanlarda bu alana ilişkin politikaların ana çerçeve itibarıyla ortaya konulduğunu aktaran Yılmaz, "Bu süreçte uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır. Geçtiğimiz yıl Ekonomi Koordinasyon Kurulumuzda da yeni nesil çalışma modellerine ilişkin sosyal taraflarla diyalog çerçevesinde yürütülen mevzuat hazırlıklarında gelinen son noktayı değerlendirmiştik. Kadınların iş ve aile yaşamını dengeli bir şekilde sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi, Nüfus Politikaları Kurulumuzda da detaylı bir şekilde ele aldığımız hususların başında gelmektedir. Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatı ile iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın. İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin. Bu genel kalkınma modelimiz ve nüfus politikalarımız anlamında da çok stratejik bir mesele. Bunu mutlaka başarmak durumundayız. Bunu yaparken çalışma hayatımızdaki genel ilkeleri de zedelemeden başarmak durumundayız" ifadelerine yer verdi. İşçi ve işveren sendikalarının dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatının temel denge unsuru olarak sosyal diyaloğun güçlenmesi ve katılımcı yönetişimin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bu süreçte sendikalar, dijital platformlarda çalışanların statüsü, yeni nesil çalışma modelleri, algoritmik yönetim uygulamaları ve veri koruma gibi konularda çözüm üreten ve politika süreçlerine katkı sunan en önemli paydaşlar arasında yer almaktadır. Genç kuşak çalışanların esnek, hibrit ve dijital odaklı çalışma tercihleri ise sendikal yapılara örgütlenme stratejilerini yenileme ve yeni iletişim kanalları geliştirme yönünde önemli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye’nin köklü sendikal geleneğinden güç alan sendikalarımızın dijital çağın gerektirdiği yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloga açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu husus hem çalışanlarımızın haklarının korunması hem de çalışma hayatının geleceğine yön verilmesi anlamında değerlidir."