Yerel Haberler
Adana
TEKNOFEST’e 1 milyon ziyaretçi bekleniyor
25 Eylül 2024 Çarşamba - 08:14 TEKNOFEST’e 1 milyon ziyaretçi bekleniyor Adana’da ‘TEKNOFEST’ için geri sayım başlarken festivalin genel sekreteri Muhammet Saymaz, "1 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz. Gelen ziyaretçilerimiz internet sitemizden online başvurusu yapması onlar adına kolaylık sağlayacak" dedi. Adanalılar 2-6 Ekim arasında düzenlenecek TEKNOFEST için gün saymaya başladı. T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünden gerçekleştiren Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde 1 milyona yakın ziyaretçi katılması bekleniyor. Adana Şakirpaşa Havaalanında gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST’te basın mensuplarına alan hakkında bilgi verildi. “1 milyon 650 binden fazla yarışmacı başvurdu” TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz, “Bu yıl TEKNOFEST Adana’ya 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı başvurdu. Bu yılda kendi rekorumuzu kırmayı başardık. İlk yılımızda 20 bin başvuru olmuştu. Aslında toplumumuzun bilim ve teknolojiye ne kadar ilgili olduğunun en bariz göstergelerinden bir tanesidir. Bu durumdan oldukça mutluyuz” dedi. “Şampiyonlar ligi formatını ilk defa yapıyoruz” Adana’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST’te bu yıl ilk defa şampiyonlar ligini yapacaklarını dile getiren Saymaz, ”Aslında şampiyonların da şampiyonlarının çıkacağı bir alan oluşturacağız. Farklı görevler olacak be daha büyük ödüller olacak. Burada şampiyonlar ligi en önemli çıkış noktalarımızdan birisi olacak. Çağımıza uygun birçok yeniliği Adana’da hayata geçireceğiz” diye konuştu. “ 1 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz” Adana’nın festival şehri olduğunu bildiklerini belirten Saymaz, ”Biz 1 milyondan fazla takipçi bekliyoruz. Belki 1 buçuk milyon katılımcı olur ama festivaller şehri olması hasebiyle ve vatandaşlarımızın da ilgisinin çok yüksek olduğunu bildiğimiz için katılımın ciddi anlamda yüksek olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu. “Misafirler ‘Teknofest.org’ üzerinden akredite yapmaları gerekiyor” Katılımcıları ilgilendiren konular hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Saymaz, “Katılım sağlayacak misafirlerin ‘Teknofest.org’ üzerinden başvuru yapmaları gerekiyor. Vatandaşlarımızdan toplu ulaşım araçlarıyla gelmelerini rica ediyoruz. Özellikle erken saatlerde burada olmaları hem vatandaşlar açısından hem de bizlerin operasyon kabiliyeti açısından çok önemli. Online başvuru yapmayan katılımcılar girişte manuel kayıt oluşturacaklar. Ancak, manuel kayıt hem onları hem de bizi ciddi anlamda yoracaktır. O yüzden online başvuru yapılması çok daha kıymetli” dedi.
Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarına doktorun adını verdiler
24 Eylül 2024 Salı - 17:00 Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarına doktorun adını verdiler Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarına aile, tedaviyi yapan doktorun ismini verdi. Adana’da 3 yıldır evli olan Büşra ve Şehmus Kavak çifti, çocukları olmayınca Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisi için Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer’e başvuruda bulundu. Anne Büşra Kavak, ilk tedavi sürecinde gebe kaldı. 9 ayın ardından anne Kavak, 3 kilo 450 gram ağırlığında erkek bebek dünyaya getirdi. Çift, çocuklarına doktorlarının ismi olan Sefa adını verdi. "Zorlu süreçti ama sonuna değdi" Evlat sahibi olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Büşra Kavak, "Bayağı bir tedavi süreci oldu. En sonunda, Sefa hocamız sağ olsun bize yardımcı oldu. İlk tüp bebek denememiz başarılı oldu. Çok değişik mutlu bir duygu içerisinde, tarifi yok. Oğlumuza doktorumuzun ismini severek verdik. Zorlu bir süreçti ama sonuna değdi, Sefa’mız geldi" dedi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer de merkeze bugüne kadar bin 500’ün üzerinde tüp bebek başvurusu yapıldığını ve 150 civarında tüp bebek tedavisi gerçekleştirildiğini söyledi. Arlıer, "Hastalar geldiği zaman hepsini bireysel olarak değerlendiriyoruz. Çünkü tüp bebek tedavisindeki aşamalardan en önemlisi, hastanın bireysel olarak tedavisini planlamak. Daha sonra bazı tetkik tedaviler yapıyoruz. Bu tedaviler erkeğe ve kadına yönelik oluyor. Öncelikle bir ameliyat gerekiyorsa, rahimle ilgili bir sıkıntı var ise onları düzeltiyoruz. Yumurta ve spermin önemli olduğu gibi, bebeğin yerleşeceği rahim de önemlidir. Rahmin hazırlanması gerekiyor. Daha sonra hastaların yaşına göre, yumurtalık rezervine göre ileri teknoloji ultrasonla ve kan tetkikleriyle değerlendirerek bir doz belirliyoruz. Bu dozu hastaya bireysel olarak uyguluyoruz. Hastayı tedavi esnasında dört, beş kez yumurtalık takibine çağırıyoruz. Yumurtalıklar belirli bir olgunluğa eriştikten sonra, onu çatlatıyoruz ve daha dökülmeden toplayarak laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvarda erkeğin spermiyle en kaliteli sperm seçilip orada birleştiriliyor. Tüp içerisinde üç dört gün rahmi taklit eden bir ortamda büyütüldükten sonra gelişen embriyolar rahim içerisine transfer ediliyor. Ve mutlu son için 12 gün sonra gebelik testini bekliyoruz" dedi. Son olarak Arlıer, "30 yıllık hekimim ve herhalde 500’e yakın hasta ismimi verdi. Bu da hastayla olan ilgimizden, sevgimizden ve yaptığımız tedavinin ne kadar güzel olduğunu gösteriyor. Herkes için gurur kaynağı; beni de çok mutlu etti. Hastalar güvenmese, sevmeseler doktorun ismini vermez. Bu, zaten Anadolu’da bizim kültürümüzde oldukça yaygın; hem hekime hem tedavideki kişilere verilen değeri de gösteriyor" diye konuştu.
Tüp bebek yönetimiyle dünyaya gelen çocuklarına, doktorun adını verdiler
24 Eylül 2024 Salı - 16:59 Tüp bebek yönetimiyle dünyaya gelen çocuklarına, doktorun adını verdiler Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarına aile tedaviyi yapan doktorun ismini verdi. Adana’da 3 yıldır evli olan Büşra ve Şehmus Kavak çifti, çocukları olmayınca Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisin Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer’e tedavi olmak için başvuruda bulundu. Anne Büşra Kavak, ilk tedavi sürecinde gebe kaldı. 9 ayın ardından anne Kavak, 3 kilo 450 gram ağırlığında erkek bebek dünyaya getirdi. Çift çocuklarına doktorlarının ismi olan Sefa adını verdi. “Zorlu süreçti ama sonuna değdi” Evlat sahibi olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen anne Büşra Kavak, “Bayağı bir tedavi süreci oldu. En sonunda, Sefa hocamı sağ olsun bize yardımcı oldu. İlk tüp bebe denememiz başarılı oldu. Çok değişik mutlu bir duygu içerisinde, tarifi yok. Oğlumuza doktorumuzun ismini severek verdik. Zorlu bir süreçti ama sonuna değdi, Sefamız geldi” dedi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer de merkeze bugüne kadar 1500’ün üzerinde tüp bebek başvurusu yapıldığını ve 150 civarında tüp bebek tedavisi gerçekleştirildiğini söyledi. Arlıer, ”Hastalar geldiği zaman hepsini bireysel olarak değerlendiriyoruz. Çünkü tüp bebek tedavisindeki aşamalardan en önemlisi, hastanın bireysel olarak tedavisini planlamak. Daha sonra bazı tetkik tedaviler yapıyoruz. Bu tedaviler erkeğe ve kadına yönelik oluyor. Öncelikle bir ameliyat gerekiyorsa, rahimle ilgili bir sıkıntı var ise onları düzeltiyoruz. Yumurta ve spermin önemli olduğu gibi, bebeğin yerleşeceği rahim de önemlidir. Rahmin hazırlanması gerekiyor. Daha sonra hastaların yaşına göre, yumurtalık rezervine göre ileri teknoloji ultrasonla ve kan tetkikleriyle değerlendirerek bir doz belirliyoruz. Bu dozu hastaya bireysel olarak uyguluyoruz. Hastayı tedavi esnasında dört, beş kez yumurtalık takibine çağırıyoruz. Yumurtalıklar belirli bir olgunluğa eriştikten sonra, onu çatlatıyoruz ve daha dökülmeden toplayarak laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvarda erkeğin spermiyle en kaliteli sperm seçilip orada birleştiriliyor. Tüp içerisinde üç dört gün rahmi taklit eden bir ortamda büyütüldükten sonra gelişen embriyolar rahim içerisine transfer ediliyor. Ve mutlu son için 12 gün sonra gebelik testini bekliyoruz” dedi Son olarak Arlıer, "30 yıllık hekimim ve herhalde 500’e yakın hasta ismimi verdi. Bu da hastayla olan ilgimizden, sevgimizden ve yaptığımız tedavinin ne kadar güzel olduğunu gösteriyor. Herkes için gurur kaynağı; beni de çok mutlu etti. Hastalar güvenmese, sevmeseler doktorun ismini vermez. Bu, zaten Anadolu’da bizim kültürümüzde oldukça yaygın; hem hekime hem tedavideki kişilere verilen değeri de gösteriyor" diye konuştu.
Saimbeyli cevizi, üzümü, sumağı ve domatesi tescillenecek
24 Eylül 2024 Salı - 15:01 Saimbeyli cevizi, üzümü, sumağı ve domatesi tescillenecek Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yetişen lezzet ve aromasıyla diğerlerinden ayrılın ceviz, domates, sumak ve üzümü tescillemek için Kozan Ticaret Odası kolları sıvadı. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ile bir araya gelerek bölgenin tarım ürünlerinin lezzetinin tescillenmesi ve ekonomiye kazandırılması için çalışmalara başlattı. Saimbeyli kötün domatesi başta olmak üzere Çeralan cevizi, Mücennes üzümü ve bölgeye ayrı bir değer katan sumağın coğrafi işaret tescili alınması yolunda hazırlanan eylem planını Kaymakam Açar, Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir’e teslim etti. Açar, "Saimbeyli’de göreve geldiğim günden bu yana ilçenin tarım ve turizm alanında gelişmesi için devletimizin desteği ile birlikte çalışıyoruz. Saimbeyli’nin kirazı, cevizi, sumağı, üzümü ve domatesine tescil almak için bir eylem planı hazırladık. Bunun için bugün bir araya geldik. Saimbeyli domatesinin üretimini artırmak adına 2024-2025 Saimbeyli kötün domates eylem planını yaptık. Bu ürünlerde verim artması ve pazara sunumu için yerel yönetimlerle birlikte ilçemiz ürünlerini markalaştırarak ekonomiye kazandırmak istiyoruz" diye konuştu. Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ise, "Bölgede coğrafi işaret aldığımız ürünleri ekonomiyi kazandırmak için oda desteğimizi veriyoruz. Saimbeyli Belediye Başkanımız Mahmut Dal ve Kaymakamımız ile birlikte bölgenin kalkınması için tüm çalışmaları yapacağız" dedi.
TEKNOFEST Geleceğin Türkiye’si bu yıl Adana’da yükseliyor
24 Eylül 2024 Salı - 14:28 TEKNOFEST Geleceğin Türkiye’si bu yıl Adana’da yükseliyor Türkiye’nin dört bir yanında gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü, bilim ve teknolojinin ışığında yeni ufuklara yelken açtığı TEKNOFEST, bu yıl Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşuyor. TEKNOFEST Adana’ya 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacının başvurduğu öğrenildi. Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, 2-6 Ekim tarihlerinde Adana’da gerçekleştirilecek. Tarihi ve kültürel zenginlikleri, dillere destan mutfağı ve misafirperver insanlarıyla Adana, bu büyük heyecana ev sahipliği yaparken, milyonlarca teknoloji tutkunu geleceğin Türkiye’sini inşa etmeye edecek. Geçtiğimiz yıl İstanbul, Ankara ve İzmir’de milyonlarca ziyaretçiyi bir araya getiren TEKNOFEST, bu yıl da Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda bilim ve teknolojiyle ayakları yerden kesecek. Gökyüzünde sergilenecek hava gösterileri, simülasyon deneyimleri, sergiler, etkinlik stantları, bilim atölyeleri ve unutulmaz sahne performansları ile ziyaretçileri adeta zamanın ötesine taşıyacak. Bu yıl ilk kez TEKNOFEST Akdeniz kapsamındaki Teknoloji Yarışmaları’nın final değerlendirmeleri Antalya’da gerçekleştirildi. 100 farklı ülkeden başvuru alınan ve Türkiye’nin dört bir yanından katılımın sağlandığı TEKNOFEST 2024 kapsamında ise 50 ana kategoride düzenlenen yarışmalarda gençler, yapay zekâdan biyoteknolojiye, tarım teknolojilerinden haberleşmeye kadar birçok alanda projeleriyle kıyasıya mücadele etti. Genç beyinlerin, ülkemizin aydınlık geleceğini inşa etmek için verdiği emekler, birer umut ışığı olarak Adana’da sahneye çıkacak. Şampiyonlar, ödüllerini almak üzere TEKNOFEST’in coşkusunu yaşayan yüzbinlerin alkışları eşliğinde taçlandırılacak. TEKNOFEST 2024’e 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacı başvurdu Bu yıl 50 ana kategori ve 128 alt kategoride düzenlenen teknoloji yarışmalarına 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Gençler, toplamda 31 milyon TL ödül ve 55 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği ile Türkiye’nin geleceğine katkı sunmak için yarıştı. Adana’da yeni bir rekora imza atılması beklenen TEKNOFEST, bilim ve teknoloji tutkusunu yeni zirvelere taşımaya hazırlanıyor. Bu büyük buluşmada gençlerin başarısı, Türkiye’nin geleceğine yön veren umut dolu bir mesaj olarak yankılanacak. “TEKNOFEST yalnızca festivalden ibaret değil; aynı zamanda bir idealdir” 2-6 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek festival için hazırlıkları yerinde takip eden TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz, “TEKNOFEST, yalnızca bir festivalden ibaret değil; aynı zamanda bir idealdir. Her yıl bu festivalde bir araya gelen gençlerimiz, teknolojiye olan inançları ve Türkiye’ye olan bağlılıkları ile sadece kendi geleceklerini değil, ülkemizin yarınlarını da şekillendiriyorlar. Adana’da gerçekleştireceğimiz TEKNOFEST bu anlamda çok özel. Adana’nın sıcakkanlı insanları, tarihe tanıklık eden toprakları ve zengin kültürüyle birleşen bu festival, bir kez daha umutların, yeniliklerin ve heyecanın merkezi olacak.
Op. Dr. Gökler: "Obez kadınlarda hamile kalmak 3 kat daha zor"
24 Eylül 2024 Salı - 13:10 Op. Dr. Gökler: "Obez kadınlarda hamile kalmak 3 kat daha zor" Obezitenin yol açtığı birçok sağlık sorununun dışında, kadınlarda hamile kalma ihtimalini de azalttığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Gökler, "Araştırmalar, obez kadınların kısırlık riskinin obez olmayan kadınlara göre 3 kat daha fazla olduğunu ve bu kadınların hamile kalmak için daha uzun süreye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yapılan çalışmalar, BMI değeri arttıkça doğurganlığın azaldığını ve normal döngülere sahip obez kadınlarda bile doğurganlık oranlarının düştüğünü ortaya koyuyor" dedi. Medical Park Seyhan Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Gökler, obezitenin kadın doğurganlığı üzerindeki moleküler ve endokrinolojik etkileri hakkında bilgilendirmede bulundu. Obezitenin sadece kilo fazlalığı ile değil, aynı zamanda hormon dengesizlikleri ve metabolik bozukluklarla da yakından ilişkili olduğunu belirten Op. Dr. Gökler, "Obezite, hem kadınlarda hem erkeklerde çeşitli nedenlerle infertilite yani kısırlığa sebep olmaktadır. Kadın üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyen çeşitli endokrinolojik mekanizmalara yol açmaktadır" şeklinde konuştu. "Obezite kadınlarda yumurtlama fonksiyonunu bozuyor" Obezitenin kadınlarda insülin direnci, hiperinsülinemi ve hipotalamus-hipofiz-yumurtalık (HPO) eksenindeki bozulmalarla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Op. Dr. Gökler, bu durumun, gonadotropin salgılanmasını etkileyerek yumurtlama fonksiyonunu bozduğunu ve kadınların doğurganlık şansını azalttığını vurguladı. Op. Dr. Gökler, obezite ve aşırı kilonun hormon profillerini nasıl değiştirdiğine dair şu bilgileri paylaştı: "Obez kadınlarda insülin direnci ve hiperinsülinemi, hiperandrojenemiye yol açarak yumurtlama bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca, seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG), büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri büyüme faktörü bağlayıcı proteinlerin (IGFBP) azalması, leptin seviyelerinin artmasıyla birlikte HPO ekseninin düzensizliğine yol açar." "Tüp bebek tedavisini de olumsuz etkiliyor" Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki birçok ülkedeki kadınların önemli bir kısmının aşırı kilolu veya obez olduğunu belirten Op. Dr. Gökler, obezitenin doğurganlık üzerindeki etkilerinin ciddi olduğunu söyledi. Obez kadınların sıklıkla adet düzensizlikleri, endometriyal patolojiler ve kısırlık gibi sorunlarla karşılaştığına dikkat çeken Op. Dr. Gökler, "Obezite, tüp bebek tedavisi gören kadınlarda da ürümede görev alan düşük oosit kalitesi ve düşük preimplantasyon oranı gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilidir. Araştırmalar, obez kadınların kısırlık riskinin obez olmayan kadınlara göre üç kat daha fazla olduğunu ve bu kadınların hamile kalmak için daha uzun süre ihtiyaç duyduğunu gösteriyor" dedi. Dr. Gökler, "Yapılan çalışmalar, BMI değeri arttıkça doğurganlığın azaldığını ve normal döngülere sahip obez kadınlarda bile doğurganlık oranlarının düştüğünü ortaya koyuyor" diye konuştu. "Erkeklerin sperm sayılarında azalmaya yol açıyor" Obezite ile erkek üremesi arasındaki ilişkinin de çok eski tarihlerden beri bilindiğini ifade eden Op. Dr. Gökler, şu bilgileri paylaştı: "İbn-i Sina kitabında obezitenin erkek üremesi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetmiştir. Obezitenin erkek vücudunda oluşturduğu sistemik inflamasyon, hipogonadizim, organlar üzerindeki yağ dokusu artışı, hiperinsülinemi, hiperleptinemi gibi nedenler sonucunda sperm kalitesinde ve sperm sayısında azalma görülmüştür. Ayrıca ereksiyon bozukluğu yine yapılan çalışmalara ortaya konulmuştur. Bunun dışında gebe kadınlar üzerinde yapılan çalışmalarda da eşi obez olan gebelerin daha uzun sürede gebe kalabildiği ve gebelik deneme sayısının daha fazla olduğu görülmüştür." "Orta düzeyde kilo kaybı bile gebe kalma şansını artırabilir" Kilo kaybının hem obez erkekler, hem de obez kadınlar için üreme sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirebileceğini gösteren klinik çalışmalar mevcut olduğunun altını çizen Op. Dr. Gökler, "Orta düzeyde kilo kaybı bile, kadınlarda iyileştirilmiş yumurtlama oranları ve daha yüksek gebe kalma şansı ile ilişkilendirilmiştir. Diyet ve egzersize odaklanan yaşam tarzı müdahalelerinin normal adet döngülerini geri getirebileceğini ve aşırı kilolu kadınlarda doğurganlığı artırabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu. Obeziteye cerrahi müdahale ile birlikte diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle müdahale etmenin doğurganlık sonuçlarını iyileştirebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Gökler, "Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybının bile gebe kalma şansını artırdığı gözlenmiştir. Bu yüzden obeziteye bağlı doğurganlık sorunlarıyla karşı karşıya kalan kadınlar için kilo yönetimi hayati önem taşımaktadır" dedi. "Cerrahi sonrasında yaşam tarzı değişiklikleri de önemli" Obezite cerrahisi sonrasında erkeklerdeki cinsel fonksiyonlar ve üreme üzerine yapılan birçok çalışmada sperm sayısında artış, erektil fonksiyonlarda artış ve cinsel istekte artış olduğunun tespit edildiğini söyleyen Op. Dr. Gökler, "Obezite cerrahisi bu noktada büyük bir öneme sahiptir. Obezite cerrahisi ile birlikte sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kaybı ve düzenli fiziksel aktivite, kadın ve erkek üreme sağlığını korumak ve iyileştirmek adına kritik bir adımdır" ifadelerine yer verdi. "Uygun tedavi planı için bir uzmana başvurulmalı" Obezitenin üreme üzerindeki etkilerinin karmaşık ve çok boyutlu olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gökler, erken teşhis ve tedavinin önemine de dikkat çekerek şunları söyledi: "Bireylerin sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeleri, dengeli beslenmeleri ve düzenli fiziksel aktivite yapmaları gerekir. Ayrıca, obezite ile ilgili ciddi sorunlar yaşayan bireylerin uygun bir tedavi planı için bir uzmana başvurmalarının önemlidir. Obezite ve kısırlık arasında önemli bir ilişki vardır. Obeziteden kurtulmak kaliteli bir yaşam sağlamasının yanında üreme fonksiyonlarında önemli derecede iyileşme sağlamaktadır."
Paketleme tesisindeki yangın havadan görüntülendi
24 Eylül 2024 Salı - 11:28 Paketleme tesisindeki yangın havadan görüntülendi Adana’nın Kozan ilçesinde organize sanayi bölgesindeki narenciye ve tarım ürünleri paketleme tesisinde çıkan yangın itfaiye ve orman işletme müdürlüğüne ait ekiplerin kara ile havadan müdahalesiyle söndürüldü. Yanan fabrika dronla görüntülendi. Kozan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Toklucuoğlu Narenciye Paketleme Tesisinde sabah saatlerinde çıkan yangın, 3 bin 500 metrekare kapalı alan dahil toplam 4 bin metrekare alanı sardı. Yangın çıkar çıkmaz 60 işçi fabrikadan tahliye edildi. Yangının haber verilmesi üzerine Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Kozan Orman İşletme Müdürlüğü, AKOM ve AFAD ekipleri olay yerine geldi. Ekipler yangına hem karadan hem de helikopterle havadan müdahale başlattı. Yapılan hızlı müdahalenin ardından yangın yaklaşık 1 saatlik bir müdahale sonucu söndürüldü. Yangında ekipler soğutma çalışmasını sürdürüyor. Kozan Kaymakamı Bahhatin Alp Arslanköylü, OSB Müdürü Fatih Aydın, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, yangın söndürme çalışmalarını yerinde takip ederek fabrika sahibi ile bir araya geldi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı fabrika sahibi Gökhan Toklucaoğlu’na geçmiş olsun temennisinde bulunarak Kozan Belediyesi’nin tüm imkanları ile yanında olduğunu kaydetti. Yanan tesisin sahibi Gökhan Toklucuoğlu, yangının çıkış nedenin belirlenemediğini kaydederek can kaybı ve yaralanma olmamasıyla teselli bulduklarını söyledi.