GÜNDEM - 05 Eylül 2024 Perşembe 10:00

Özel okulların kitap vurgununu ortaya çıkarttı: ‘Bin liralık kitaba, 30 bin lira istiyorlar’

A
A
A
Özel okulların kitap vurgununu ortaya çıkarttı: ‘Bin liralık kitaba, 30 bin lira istiyorlar’

Adana’da bir avukat, piyasa değeri bin TL kitaplar için kendilerinden 30 bin TL kitap parası istenince özel okulların kitap vurgununu ortaya çıkarttı. Özel okul, kırtasiye ve yayın evi arasındaki soygun gün yüzüne çıkarken özel okul hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.


Adana’da yaşayan Avukat Nazan Akça Subaşı, 10 yaşındaki kızı Dilda Ece’yi, merkez Seyhan ilçesine bağlı 2000 Evler Mahallesi’nde bulunan özel Altıneller Okulları’na kaydettirdi. Ancak, ders kitapları için özel bir kitapçıya yönlendirilen Subaşı’ya 30 bin liralık fatura çıkartıldı.


"Bireysel kitap satışı yok"


Kitapları basan yayın evine ulaşan ve kitapları yayın evinden almak isteyen Subaşı’nın bu teklifi iddiaya göre reddedilip, ‘Adana’da sadece bir kırtasiye ile anlaşmamız var. Kitapları oradan alabilirsiniz. Bireysel satışımız yok’ denildi.


Konuyu yargıya taşıdı


Bunun üzerine Subaşı, kitapları almadı ve yayın evinin internette sattığı mükerrer kitapları araştırınca bir şok daha yaşadı. Kitapların değerinin 30 bin değil, yaklaşık bin lira olduğunu gören Subaşı, konuyu yargıya taşıdı.


İddianame kabul edildi


Hazırlanan iddianame, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Kurum Müdürü E.G. (46) hakkında ’görevi kötüye kullanma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.


Kişisel veriler dağıtılmış


Ayrıca kentte faaliyet gösteren kırtasiyenin ise velileri arayarak, ‘Çocuğunuzun okul kitaplarını almamışsınız. Bu kitaplar olmazsa derse giremezler. Dersten geri kalırlar’ diyerek baskı yaptıkları, velilerin numaralarını da özel okuldan aldıkları öğrenildi.


Öğretmenin ifadesi pes dedirtti


Ayrıca geçtiğimiz sene okuldan ayrılan öğretmende davaya dahil oldu ve özel okulun kitap seçimi sırasında öğretmenlere fikirlerinin sorulmadığını beyan etti.


“Bu kitapları almaya mecbur kılıyorlar”


İhlas Haber Ajansı’na konuşan Avukat Nazan Akça Subaşı, “Okul dışından aldığınızda maksimum bin lira tutacak kitaplar için bizden kimi okullar 30 bin lira, kimi okullar 50-70 hatta 100 bin liraya kitap satan okullar var. Bütün velileri bu konuda bilinçli olmaya davet ediyorum. Devlet zaten çocuklarımızın okuması gereken bütün kitapları özel okul bile olsa ücretsiz olarak dağıtıyor. Bize satılan bu kitapların tamamı yardımcı kitap olarak geçiyor. Herhangi bir yayınevinin kitabını diledikleri gibi alabilirler. Özel okullar ise İstanbul merkezli bir yayınevi ile anlaşıp, Adana’da tek bir kırtasiye ile anlaşıyor ve o yayınevi sadece o kırtasiyeye bu kitapları satıyor. Sizi bu kitapları almaya mecbur kılıyorlar” ifadelerini kullandı.


“Kitap alanlar il hakem heyetlerine başvursun”


Yüzde 15 indirimli kitap satışı için dahi arandığını anlatan Subaşı, “İş o kadar çeteleşmiş ki özel okul velilerinin şahsi cep telefonu numaralarını bu anlaştıkları kırtasiyelere veriyorlar. Bu kırtasiye sonra beni arıyor ve kızımın tüm bilgilerimi söyleyerek ‘Kitapları almamışsınız, şu tarihe kadar alırsanız size yüzde 15 indirim yapacağız’ diyor. Velilerin kişisel verileri kırtasiyeler ile paylaşıyorlar. Bu yapılan rekabet kanununa aykırı, bir yer ile anlaşıp insanları buna dayatmak aykırı. Öte yandan bin liralık kitabı 30 bin liraya satmak ve ‘Sen bu kitapları almazsan çocuğun sınava giremez, çocuğun derse alınmaz’ baskısı kurmak bir tehdittir. Bin liralık kitaba 30 bin lira para verdirmek dolandırıcılıktır. Biz bu sözleşmeye bağlı olmak zorunda değiliz. Bu paraları ödeyip çocuğum mağdur olmasın diye kitap alanlarda varsa lütfen bulundukları illerdeki il hakem heyetlerine bu şekilde gabinle yüksek miktarda paralar ödediklerini bildirsinler” dedi.


“Çeteleşme çok büyük”


Geçen sene de aynı sorunu yaşadığını ve konuyu yargıya taşıdığını aktaran Avukat Nazan Akça Subaşı, “Kaymakamlık zaten özel okul hakkında soruşturma izni verdi. Şuanda mahkeme devam ediyor. Bu sene de böyle bir sorunla karşılaştık. Açılmış dava olmasına rağmen haksız uygulamayı devam ettiriyorlar. Aslında kar öyle büyük bir kar ki, öyle bir çeteleşme var ki, bir kişiyi feda edip bu işi yapmaya devam ediyorlar” diye konuştu.


Öte yandan Subaşı, özel okulda kitap almayan öğrencilerin yönetim tarafından derse alınmadığını da öne sürdü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı İşeri’den buruk bayram mesajı Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, İslam coğrafyasında yaşanan acılara ve Gazze’deki zulme dikkat çekerek, "Yüreğimiz yangın yeri, bu bayramı boynu bükük ve buruk karşılıyoruz" dedi. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren müstesna günler olduğunu belirten İşeri, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasının maruz kaldığı acılar nedeniyle bu bayramın sevinçten ziyade hüzünle karşılandığını vurguladı. İslam coğrafyasının zorlu bir imtihandan geçtiğini ifade eden Başkan Mustafa İşeri, "Bizleri bir Kurban Bayramı’na daha ulaştıran Yüce Mevla’ya hamdolsun. Ancak ne yazık ki, İslam coğrafyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, özellikle de aylardır Gazze’de gözlerimizin önünde yaşanan soykırım ve vahşet, bayram sevincimizi gölgelemektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın gölgesinde, kundaktaki bebeklerin, masum sivillerin katledildiği, insanlığın sustuğu bir dönemde bayramı hakkıyla ve coşkuyla kutlamamız mümkün değildir. Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin acısı, bizim de canımızı yakmaktadır" şeklinde konuştu. Müslümanların küresel ölçekte yalnızlığa itildiğini ve İslam dünyasındaki parçalanmışlığın bu zulümleri körüklediğini belirten İşeri, "Bugün karşı karşıya olduğumuz en acı gerçek, İslam coğrafyasındaki dağılmışlık, parçalanmışlık ve neticesinde Müslümanların içinde bulunduğu o derin yalnızlık hissidir. İki milyara yakın nüfusuyla devasa bir potansiyele sahip olan İslam alemi, ne yazık ki tek bir ses, tek bir yürek olamamanın bedelini ödemektedir. Dünyanın egemen güçleri bu dağınıklıktan cesaret alarak mazlumların üzerine çökerken, Müslümanlar, yalnızlığın ve sahipsizliğin kıyısına itilmiş durumdalar. Bu yalnızlık ve parçalanmışlık, kalbimizi Gazze’deki bombalardan daha fazla acıtmaktadır. Bu bayram vesilesiyle, tüm İslam dünyasının bir an evvel silkinmesini, birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve yakınlaşma ruhuna vurgu yapan Başkan İşeri, "Kurban, sadece bir ibadet değil; Allah’a, hakka, adalete ve birbirimize yakınlaşmaktır. Bu mübarek günlerin, İslam coğrafyasındaki uyanışa, Müslümanların yalnızlığının son bulmasına ve mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Kahtalı hemşerilerimiz ve meslektaşlarımız olmak üzere, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; huzur, barış ve adalet dolu bir dünya temenni ediyorum" dedi.
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da binlerce yılda rüzgar ve su erozyonuyla oluşan 200 hektarlık alan farklı yapısıyla dikkat çekiyor. Adıyaman-Şanlıurfa Karayolu Kuyulu Köyü yakınlarında yer alan bu alan killi kireç taşı yapısıyla kendini diğer bölgelerden ayırıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik, mistik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla aşınması sonucu, dalgalı yer şekilleri, kendine has mikro-kanyonlar ve sırtlar oluşturan arazi, coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik sıra dışı yer yüzü şekilleriyle doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekti. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile Tema Vakfı tarafından, erozyonun önüne geçmek için bitkilendirmek için proje hazırlanarak 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tema Vakfı Temsilcisi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonra ki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bu günki pozizyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında Tema yürütücülüğünde, GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda, özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu. (CK-LO-Y)